Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2009/1898 Esas 2009/9896 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 05.05.2009Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 12. Hukuk Dairesi
Esas No: 2009/1898
Karar No: 2009/9896
Karar Tarihi: 05.05.2009


12. Hukuk Dairesi         2009/1898 E.  ,  2009/9896 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesi
    TARİHİ : 20/11/2008
    NUMARASI : 2008/1121-2008/1272

    Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
    İcra takibine konu edilen  bonolar lehtar tarafından teminat cirosu ile Yapı ve Kredi Bankası AŞ.ne verilmiştir. Yapı ve Kredi Bankası AŞ. bono keşidecileri hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçmiş, keşideci takibe itirazında alacaklının yetkili hamil olmadığını, ciro silsilesinin kopuk olduğunu ileri sürmüştür. TTK'nun 690. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 598. maddesi hükmüne göre "bir poliçeyi elinde bulunduran kimse son ciro beyaz ciro olsa dahi kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde selahiyetli hamil sayılır". Yine aynı Kanun'un 601. maddesi gereğince ciro "bedeli teminattır" kaydını taşırsa, hamil poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir. Fakat kendisi tarafından yapılan bir ciro ancak tahsil cirosu hükmündedir.
    Somut olayda, icra takibi yetkili hamil olan banka tarafından keşideci hakkında yapılmaktadır. Ayrıca, "rehin cirosunu" düzenleyen TTK'nun 601.maddesinin 2.fıkrasında (Bonodan mesul olanlar, kendileriyle ciranta arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan def'ileri hamile karşı ileri süremezler; meğer ki, hamil poliçeyi iktisab ederken bile bile boçlunun zararına hareket etmiş olsun) düzenlemesine yer verilmiştir. Bonoya rehin cirosu ile hamil olan bankanın bile bile borçlunun zararına hareket ettiği de iddia ve ispat edilemediğine göre, "itirazın reddine" karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptali yolunda hüküm tesisi isabetsizdir.
    SONUÇ  : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 05.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

     



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın

    Yeni üyelere kısa süreliğine ve tüm paketlerde geçerli %45 indirim tanımlanmıştır. Şimdi ücretsiz üye olun ve tüm programları ücretsiz deneyin.

    Programlar Paneline Göz At