Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2015/20714 Esas 2017/7705 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 09.11.2017Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/20714
Karar No: 2017/7705
Karar Tarihi: 09.11.2017


16. Hukuk Dairesi         2015/20714 E.  ,  2017/7705 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    DAVA TÜRÜ : TESCİL
    KANUN YOLU : TEMYİZ

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Davacı, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1963 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle, 11.10.2012 tarihinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile, fenni bilirkişiler ... ve ...'ın 28.03.2014 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 5.069,69 metrekare mesahalı yerin son parsel numarası verilerek ... ve ... oğlu 26.05.1942 doğumlu ... T.C. kimlik numaralı davacı ... adına tesciline, karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece davacı lehine edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile hüküm kurulmuştur. Ancak; dava TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerine dayalı tescil isteğine ilişkin olduğu ve karar tarihinden önce yürürlüğe girmiş olan 6360 sayılı Kanun'la ilgili kamu tüzel kişisi durumuna gelen ... Büyükşehir Belediyesinin de TMK'nın 713/3. maddesi gereğince davada yasal hasım olarak yer alması gerektiği halde bu husus göz ardı edildiği gibi, hava fotoğrafı incelemesinin jeodezi ve fotogrametri mühendisince değil, orman bilirkişisi tarafından yapılması taşınmazın niteliği ve üzerinde sürdürülen zilyetlik süresinin, imar-ihya tarihlerinin belirlenmesi açısından yetersiz olan ziraat bilirkişi raporu ile yetinilmiş olması ve davacının aynı çalışma bölgesinde zilyetlik yoluyla iktisap edebileceği taşınmaz miktarı üzerinde durulmamış olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme de hüküm vermeye yeterli bulunmaktadır.
    Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na husumet yaygınlaştırılıp dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmalı, dava konusu taşınmazı kapsayacak şekilde ve dava tarihi olan 2012 yılından geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından getirtilerek dosya arasına konulduktan sonra mahallinde fen bilirkişi, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu, jeoloji mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri uzmanı ile üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinin
    ne olduğu, ilk kez hangi tarihte kullanılmaya başlandığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından ne şekilde kullanılageldiği, imar-ihyaya, ne zaman başlanıldığı başlandığı ve tamamlandığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; fen bilirkişiden keşfi izlemeye elverişli harita ve rapor düzenlemesi istenmeli; ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların öncesinin ve hali hazır durumunun ne olduğu, toprak yapısı, bitki örtüsü ve niteliği hususlarında bilimsel verilerle desteklenmiş, denetime elverişli rapor düzenlemesi, çekişmeli taşınmazın farklı yön ve açılardan fotoğrafları çektirilerek rapora eklenmesi istenmeli ve jeodezi ve fotogrametri mühendisince, o tarihlerdeki niteliklerinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, taşınmazların kısmen veya tamamen ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine yönelik rapor alınmalı, keşifteki tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri, bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, davacı adına aynı çalışma alanı içerisinde kadastro sırasında belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığının Adliye Yazı İşleri Müdürlüğü, Kadastro ve Tapu Müdürlüklerinden (senetsiz defteri) sorularak varsa bu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediklerini gösterir şekilde onaylı örneklerinin getirtilmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapılmadan, eksik incelemeyle hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın açıklanan bu nedenlerle BOZULMASINA, 09.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın