Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2019/1614 Esas 2019/3684 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 01.07.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/1614
Karar No: 2019/3684
Karar Tarihi: 01.07.2019


4. Hukuk Dairesi 2019/1614 E. , 2019/3684 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

    Asıl ve birleşen davada davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 05/01/1998 ve 17/11/2006 günlerinde verilen dilekçeler ile kurum zararı sebebiyle alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen 10/07/2018 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.Karar başlığında; birleşen ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/323 Esas 2016/20 Karar sayılı dosyasının bilgilerine yer verilmemesi, mahallînde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş ve bozma sebebi yapılmamıştır.Asıl ve birleşen dava, kurum zararı nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleşen dava kısmen kabulüne karar verilmiş; karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Asıl ve birleşen davada davacı, davalılardan ...'ın banka şube müdürü, diğer davalı ...'in ise banka amiri olarak görev yaptığını, dava dışı ... adlı müşterinin karşılıksız çekinin ödenmesi ve usulsüz EFT yapılması suretiyle bankanın zarara uğratıldığını, ayrıca çeşitli zamanlarda farklı müşterilere ait hesaplardan mudilerin bilgisi ve rızası olmaksızın başka hesaplara para aktarıldığını, bu paraların davalılarca zimmete geçirildiğini belirterek zararın tazminini istemiştir.Davalılar davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda asıl ve birleşen dava için ayrı ayrı hüküm kurulmuştur.Dosyanın incelemesinde; birleşen davaya ilişkin hükme dayanak yapıldığı bildirilen 25/05/2016 ve 21/06/2017 havale tarihli bilirkişi raporlarındaki hesaplamalar ile hüküm altına alınan miktarlar arasında çelişki bulunduğu gibi bozmaya uyulduğu halde tahsilde tekerrür oluşturmama durumunun da gözetilmediği anlaşılmıştır.
    Şu halde; mahkemece birleşen davada ki talepler yönünden konusunda uzman bilirkişi marifetiyle raporlar arasındaki çelişkiler nedenleri izah edilerek giderilmeli, Mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli, gerekçeli bir bilirkişi raporu hazırlanmalıdır. Ayrıca bozma ilamında Ceza dosyalarında tahsil edilen miktar yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere ödetilmesine karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olması da doğru değildir.Mahkemece, açıklanan yönler gözetilmeyerek, yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması ve tahsilde tekerrür hususunun gözetilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/07/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.


















    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın