TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/
KARAR NO: 2024/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI: ... SERVİS TAŞIMACILIĞI OTOMOTİV İNŞAAT TAAHHÜT TEKSTİL GIDA DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -
VEKİLİ: Av.
DAVALI: ... KONFEKSİYON İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -
VEKİLLERİ: Av.
Av.
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/05/2023
KARAR TARİHİ: 26/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı borçlu arasında Personel Taşıma Sözleşmesi imzalandığını, davacı şirket bu sözleşme uyarınca davalı şirkete işçileri taşımak üzere servis taşımacılığı hizmeti verdiğini, sözleşmenin 9. Maddesinde taşıma ücreti kararlaştırıldığını, davacı şirket sözleşmeden doğan edimi olan servis taşımacılığı işlerini yeri getirmişse de hak edişleri davalı tarafından verilmemiş olduğunu, sözleşmenin davalı şirket tarafından feshedilmiş olduğunu, davacı şirketin vermiş olduğu servis taşımacılığı hizmeti uyarınca davalı tarafa karşı 2 adet fatura kestiğini, bu faturaların ödenmemesi üzerine davacı tarafından davalıya karşı ... 3. İcra Müdürlüğü' nün 2023/... e sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, borçlu - davalı şirket iş bu takibe 27/03/2023 tarihinde vekili aracılığıyla itiraz etmiş ve takip durdurulmuş olduğunu ifade ederek; İcra takibine vaki itirazın iptaline, takibin aynen devamına, icra takibine vaki itirazın kötü niyetli olması ve alacağın likit olması sebebiyle %20'den az olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında servis taşımacılığından doğan ticari ilişki olduğu doğru olduğunu, ancak davacı tarafın alacaklı olmadığını, bilakis davalı firmanın davacıdan alacağı olduğunu, davacının faturalarda iddia ettiği kadar servis hizmeti söz konusu olmadığını, verdiği kısmi servis hizmetinin de kusurlu ve ayıplı olduğunu, davalıya ödemeler yapıldığını, yapılan ödemelerin düşülmediğini, taraflar arası sözleşmeden kaynaklanan davalının davacıdan alacağı bulunduğunu, alacak ödenmeden davalının borç olduğu var sayımında dahi ödemeden kaçınma hakkı bulunduğunu, taraflar arasında imzalanan Servis Taşıma Sözleşmesinde, hizmetin hangi saat, zaman, şartlarda yapılacağı açıkça belirtildiğini, Servis firmasından kaynaklanan sebeplerle gecikmeler yaşanması halinde servis firmasının sözleşmede yazdığı şartlarda ceza-i şart ödeyeceği taraflarca kabul edildiğini, davacının her zaman kusurlu hizmette bulunduğunu, servis araçları ile taşınan işçilerin puantaj kayıtları dosyaya celp edildiğinde işçilerin hemen her zaman iş yerine geç geldiği, bunun üretime yansıdığı ortaya çıkacağını ifade ederek; davanın reddine, davacının %20 den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatını davalıya ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
Deliller;
... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.
SMMM Bilirkişisinin Raporunun Sonuç Kısmı: "Tarafların 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin Ticari defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne
uygun olarak tutulduğu,
Ticari defterlerin E-Defter Beratlarının zamanında alındığı, açılış ve kapanış onaylarının süresinde
yaptırıldığı, Ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı,
Ticari defterlerdeki kayıtların karşılıklı olarak birbirine uygun kayıtlar içerip içerdiği, sehven
yapılan giriş-çıkış olduğu, bunun bakiyeyi etkilemediği,
- Her iki taraf defterlerine göre; Davacının davalıdan 216.937,80 TL Alacağı olduğu kanaatimdir." şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, ticari nitelikte servis taşımacılığı sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istemine yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalının işçilerini servis ile taşıdığı ancak servis ücretinin ödenmediği iddiasındadır.
Dava dilekçesinin ekinde taraflar arasında akdedilen yazılı "Personel Taşıma Sözleşmesi" mahkememize sunulmuştur. Keza davalı taraf da davacı ile akdedilen iki ayrı sözleşmeyi mahkememize sunmuştur. Sözleşmelerden anlaşıldığı üzere taraflar arasındaki akdi ilişki 04/10/2022 tarihinde başlamış ve 31/12/2023 tarihine kadar devam etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde taşıma işinin eksik ve ayıplı olduğu savunmasında bulunmuş, ancak eksik ve ayıplı taşıma yapıldığına ilişkin davacı tarafa bir ayıp ihbarında ya da ihtarında bulunduğuna dair bir belge sunmamıştır. Ayrıca aşağıda ayrıntısı ile izah edileceği üzere davalı taraf cevap dilekçesinde yemin deliline de dayanmamıştır. Davacı yanın ticari defter kayıtlarına dayanması ve mahkemece kendiliğinden ticari defter incelemesi de yapılabileceği gözetilerek mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve davacının defterlerinde kayıtlı olan faturaların davalının da defterlerinde kayıtlı olduğu görülmektedir. Keza davalının da yaptığı ödemeler davacının defterinde kayıtlıdır. Ayrıca davalının kestiği gecikme bedeli faturası da davacının defterinde kayıtlıdır ve her iki defter kayıtlarına göre davalının davacıya 216.937,30 TL borçlu olduğu görülmektedir. Davalı her ne kadar davacının eksik ve ayıplı taşıma hizmeti verdiği savunmasında bulunmuş ise de davacının kestiği tüm faturaları defterine kaydetmiştir, ayrıca davalının basiretli davranma yükümlülüğü kapsamında eksik taşıma hizmeti verilmesi halinde eksik taşıma hizmetine tekabül eden bir iade faturası kesmesi ya da davacının kestiği faturayı defterine kaydetmemesi gerekirdi, ayrıca ayıplı taşıma hizmeti verildiği iddiasında olan davalının davacıya uygun bir sürede ayıp ihbarında bulunması gerekirdi. Nitekim davalı, davacıya gecikme bedeli adı altında bir fatura kesmiş ve bu faturada davacının defterine kaydolunmuştur, ancak bu fatura dışında davalının kestiği bir fatura olmadığı görülmektedir. Açıklanan tüm bu nedenlerle davalının eksik ve ayıplı ifa savunmalarını yazılı delille ispatlayamadığı ve yemin deliline de dayanmadığı görülmekle davacının ticari defterlerde görünen alacağa hak kazandığı kanaatine varılmış, 216.937,30 TL üzerinden itirazın iptaline ve söz konusu alacak davalı tarafça belirlenebilir olduğundan mahkememizce davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Davalı taraf, her ne kadar birleştirme talepli dava açacağını beyan etmiş ise de burada usul ekonomisi gereğince davaların birleşmemesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Zira, mahkememizde görülen davada itirazın iptaline karar verilip birleşen davada da ayrıca bir eda hükmü kurulacağından ve eldeki itirazın iptali davasında davalının eksik ve ayıplı ifa savunmalarını kanıtlayamadığı kanaatine varıldığından davalının açtığı davanın mahkememiz dosyasına bir etkisinin olmayacağı kanaatine varılmıştır. İzah edilen nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
1-Davanın Kabulü ile; ... 2. Genel İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı icra dosyasında davalının yaptığı İtirazın İptaline ve davalı hakkında yürütülen icra takibinin sadece 216.937,10 TL asıl alacak üzerinden üzerinden takip talebindeki şartlar dahilinde aynen devamına,
2-... 2. Genel İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı icra dosyasında, itirazın iptaline karar verilen asıl alacak miktarı olan 216.937,10 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının, itiraz haksız olduğundan davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
3-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 14.818,97 TL karar ve ilam harcından; 2.026,06 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 12.792,91 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 2.026,06 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 202,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 4.908,46 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 34.540,57 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
8-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
9-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/03/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır