T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/188 Esas - 2023/348
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/188
KARAR NO: 2023/348
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/03/2021
KARAR TARİHİ: 04/05/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/05/2023
Mahkememize açılan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, 4628 sayılı Kanunla enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği hükmünün getirildiğini, Yüksek Planlama Kurulunun 17.03.2004 tarih 2004/3 sayılı kararı ile kabul edilen "Elektrik Enerjisi Reformu ve Özelleştirme Stratejisi Belgesi" çerçevesinde müvekkili ...’ın 02.04.2004 tarih 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alındığını, davalının da dahil olduğu 20 şirketin Türkiye'deki dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı müvekkili şirkete ait olmakla birlikte ayrı birer tüzelkişiliğe sahip olarak faaliyet göstermeye başladığını, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ni imzalayan elektrik dağıtım şirketleri ve dolayısıyla davalı şirketin mülkiyeti ...'a ait olan sistem, tesis, taşınmaz ve varlıkların seviyesindeki elektrik enerjisinin hatlar üzerinden nakli kv ve altı gerilim amacıyla devraldığını, mülkiyet hakkı uyarınca taşınmaz ve tesisler üzerinde her türlü kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma hakkının müvekkili Genel Müdürlüğe ait olduğunu, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi dahilindeki koşul, izin ve kısıtlamalar dışında elektrik dağıtım şirketlerince herhangi bir iş ve işlem yapılmasının mümkün bulunmadığını, dağıtım şirketlerinin gelirlerinin nasıl paylaştırılacağının Dağıtım Sistemi Gelirlerinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ hükümleri çerçevesinde belirlendiğini, mülk sahibi müvekkili ... ve elektrik dağıtım şirketleri arasında imzalanan ve kapsam ve sınırları belli olan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nde düzenlenmeyen bir hususta Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumunun tebliğ ile düzenleme yapmasının mümkün bulunmadığını, elektrik dağıtım şirketleri tarafından elde edilen reklam, kira vb gelirlerin iç ilişkideki uygunluğu, paylaşımı, sözleşme ve mevzuata uygun olup olmadıklarının ... düzenlemesi kapsamına girmediğini, gönderilen 25.12.2020 tarih 126712 sayılı yazıda mülkiyeti müvekkili ...’a ait taşınmaz ve tesisler üzerinden İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne ve mevzuata aykırı bir şekilde kira ve reklam geliri elde edilmesinin durdurulması gerektiğinin, sözleşme tarafı olan 3.kişilere bundan sonra yapılacak tüm ödemelerin Genel Müdürlük hesabına yapılması gerektiğinin bildirilmesi, mülkiyeti kendilerine ait taşınmaz ve tesislere ilişkin 3.kişiler ile dağıtım şirketleri arasında reklam alınması, baz istasyonu, telsiz ve TV aktarıcısı vb. kurulmasına ve taşınmazların kiraya verilmesine ilişkin imzalanan tüm sözleşmelerin 11.01.2021 tarihine kadar kendilerine gönderilmesinin, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi tarihinden 25.12.2020 tarihine kadar bahsi geçen sözleşmelere istinaden elde edilen kira, reklam vb tüm gelirlerin tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 11.01.2021 tarihine kadar Genel Müdürlük hesabına yatırılmasının talep edildiğini ancak dağıtım şirketlerince Genel Müdürlüklerinin taleplerinin karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla mülkiyeti müvekkili Genel Müdürlüğe ait olan taşınmaz ve tesislere ilişkin, davalı tarafından İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi ve mevzuata aykırı bir şekilde tahsil olunan reklam bedellerinden, baz istasyonu, telsiz ve TV aktarıcısı vb kurulumuna ilişkin bedellerden ve taşınmazların kiraya verilmesinden elde edilen bedellerden şimdilik 1.000,00 TL'nin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi tarihi baz alınarak tahsil tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte tahsilini talep ve dava talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, davacının hangi alacak kalemine istinaden ne kadar talep ettiğinin anlaşılamadığını, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, ...'ın özelleştirme kapsamına alınmasıyla ...'ın hissedarı olduğu elektrik dağıtım şirketlerinin özel sektöre devredildiğini, müvekkili şirketin özelleştirme işlemlerinin 07.06.2010 tarihinde tamamlandığını, bu tarihten önce müvekkili şirketin ... bünyesindeki bir kurum olması ve özelleştirme tarihine kadar elde edilen gelirlerin devir bilançosunda işlem görmüş olması nedenleriyle özelleştirme tarihinden öncesi için talepte bulunulmasının hukuk ve mantığa aykırı olduğunu, özelleştirme işlemlerinin tamamlandığı 07.06.2010 tarihine kadar tüm dağıtım bölgelerinin gelir-gider kayıtlarının davacı tarafından tutulduğunu, bu tarihten önce müvekkili şirketin davacı bünyesinde faaliyet göstermekte ve aslında dava konusu ettiği kayıtların davacı şirket nezdinde bulunduğunu, özelleştirme işlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte müvekkili şirketin bilanço değerlerini devraldığını ve bu tarihe kadar elde edilen gelirlerin devir bilançosunda işlem gördüğünü, İHDS kapsamında devre konu varlıkların mülkiyet dışında tüm hakları ile birlikte müvekkili şirkete devredildiğini ve müvekkili şirket tarafından elektrik dağıtım tesisleri, dağıtım sistemi ile bunların bulunduğu taşınmazlar üzerine reklam alması, baz istasyonu, telsiz, TV aktarıcısı vb. tesis kurulması gibi tasarruflarda bulunulmasının hukuken mümkün olduğunu, 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun her şeyden önce İHDS'nin 4628 sayılı Kanun hükümlerine göre düzenlenmesinden sorumlu olduğunu, ...’nın elektrik tarifelerini belirlemekte ve kurul kararlarıyla bu tarifeleri yürürlüğe koyduğunu, 01.01.2016'ya kadar dağıtım şirketlerinin gelir gereksinimi, elde ettikleri ve edecekleri gelirlerden hareketle belirlenerek tarifeye yansıtıldığını, dolayısıyla bu gelirlerin davacının iddia ettiği şekilde ...'a verilmesinin, mükerrer bir şekilde gelirlerin dağıtım şirketlerinden alınmasına neden olacağını, 19.12.2015 tarihli 29567 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2016 tarihi itibariyle yürürlüğe giren Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 25. maddesinde, dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanımına ilişkin bedeller dışında kullanıcılara tahakkuk ettirilen bedeller kapsamında toplanan gelirler ile üçüncü taraflara sunulan hizmetlerden elde edilen gelirlerin sınıflandırıldığını, bu maddede "Dağıtım şirketinin bölgede işlettiği dağıtım şebekesi üzerinden elde ettiği reklam ve kira (baz istasyonu, araç, bina, arazi, veri transferi iletişim alt yapısı kullanım geliri) gelirleri gibi gelirler" ifadelerine yer verilerek dava konusu edilen reklam bedeli, kira bedeli gibi bedeller bu sınıflandırmaya dahil edildiğini, görüldüğü üzere dava konusu edilen reklam bedeli, kira bedeli gibi gelirlerin 2003 yılından beri ... tarafından yapılan tarife düzenlemelerinde dikkate alındığını, bu itibarla, ayrıca İHDS'nin ilgili maddesinde sözleşmede yer almayan hususların yürürlükteki mevzuat hükümleri, Kurul ve Kurum kararları çerçevesinde uygulanacağının düzenlendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Davalı şirketten dava ile ilgili tüm sözleşmeler getirtilmiş, incelenmiştir.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Başkanlığı'ndan davaya konu edilen bedellere ilişkin yapılan bildirimler ve diğer evraklar getirtilmiş, incelenmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında nitelikli hesaplama uzmanı ve mali müşavir bilişkisinden alınan bilirkişi heyet raporunda özetle,nitelikli hesaplama uzmanı ve mali müşavir bilişkisinden alınan bilirkişi heyet raporunda özetle, yanlar arasında akdedilen İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nde davaya konu edilen kira ve reklam gelirlerinin kime ait olacağına dair bir düzenleme bulunmadığı, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin 21.2 maddesi uyarınca sözleşme ile karalaştırılmayan hususlarda mevzuat hükümleri, Kurul ve Kurum kararlarının uygulanabileceği, reklam ve kira gelirlerinin ... kararına bağlı Tebliğ kapsamında davalı şirketin gelir tarifesi içinde yer aldığı, ...'nın Tebliğinin yürürlükte olduğu da gözetildiğinde davalı tarafından elde edilen reklam bedellerinin, baz istasyonu, telsiz ve TV aktarıcısı vb kurulumuna ilişkin bedellerinin ve taşınmazların kiraya verilmesinden elde edilen bedellerin davalıdan tahsilinin talep edilemeyeceği, mahkemece reklam bedellerinin, baz istasyonu, telsiz ve TV aktarıcısı vb kurulumuna ilişkin bedellerinin ve taşınmazların kiraya verilmesinden elde edilen bedellerin davalıdan tahsilinin gerektiğinin düşünülmesi halinde; davalı tarafın anılan kalemlerden 2006 yılından 2021 yılı sonuna kadar toplam 2.648.183,00 TL gelir elde ettiği ve bu bedelin tahsili hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu, davalı tarafın 2010 yılında şirketin özelleştirildiği, bu sebeple de 2010 yılına kadar olan gelirlerin zaten devir bilançosuna dolayısı ile devir bedeline yansıtıldığı iddiası yerinde bulunacak olur ise dava konusu gelirlerden 2006-2010 yılları arasına isabet eden tutarın 172.781,00 TL olduğu, bu durumda davacının 2.475.402,00 TL talep edebileceği görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE:
Davaya konu uyuşmazlık, İHDS kapsamında sözleşmeye aykırı olarak davalı yanca üçüncü kişilerden tahsil edildiği iddia olunan reklam bedeli, telsiz, baz istasyonu TV aktarıcısı kurulum bedelleri ve davacıya ait taşınmazların kiraya verilmesinden elde edilen gelirlerin davaıdan tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasındaki İHDS sözleşmesine aykırı olarak davalı yanca üçüncü kişilerden tahsil edildiği iddia olunan reklam bedeli, telsiz, baz istasyonu TV aktarıcısı kurulum bedelleri ve davacıya ait taşınmazların kiraya verilmesinden elde edilen gelirler olup olmadığı, davalı yanca elde edilmiş olan yukarıda sayılan gelirler olması halinde bu bedellerin davalıdan tahsili gerekip gerekmediği, davacının alacağının bulunması halinde miktarının ne olduğu, faiz alacağının doğup doğmadığı, davalının zamanaşımı itirazının yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmıştır.
Taraflar arasındaki hukuki ilişki İHD sözleşmesine dayandığından bu sözleşme için zamanaşımı süresine ilişkin ayrık bir hüküm bulunmaması nedeniyle 6098 sayılı TBK 146. Maddesine ve 82 maddelerine göre 10 yıllık zamanaşımı dolmadığından zamanaşımı definin reddine karar vermek gerekmiştir.
Tüm dosya kapsamından nitelikli hesaplama uzmanı ve mali müşavir bilişkisinden alınan bilirkişi heyet raporunda özetle,yanlar arasında akdedilen İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nde davaya konu edilen kira ve reklam gelirlerinin kime ait olacağına dair bir düzenleme bulunmadığı, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin 21.2 maddesi uyarınca sözleşme ile karalaştırılmayan hususlarda mevzuat hükümleri, Kurul ve Kurum kararlarının uygulanabileceği, reklam ve kira gelirlerinin ... kararına bağlı Tebliğ kapsamında davalı şirketin gelir tarifesi içinde yer aldığı, ...'nın Tebliğinin yürürlükte olduğu da gözetildiğinde davalı tarafından elde edilen reklam bedellerinin, baz istasyonu, telsiz ve TV aktarıcısı vb kurulumuna ilişkin bedellerinin ve taşınmazların kiraya verilmesinden elde edilen bedellerin davalıdan tahsilinin talep edilemeyeceği, mahkemece reklam bedellerinin, baz istasyonu, telsiz ve TV aktarıcısı vb kurulumuna ilişkin bedellerinin ve taşınmazların kiraya verilmesinden elde edilen bedellerin davalıdan tahsilinin gerektiğinin düşünülmesi halinde; davalı tarafın anılan kalemlerden 2006 yılından 2021 yılı sonuna kadar toplam 2.648.183,00 TL gelir elde ettiği ve bu bedelin tahsili hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu, davalı tarafın 2010 yılında şirketin özelleştirildiği, bu sebeple de 2010 yılına kadar olan gelirlerin zaten devir bilançosuna dolayısı ile devir bedeline yansıtıldığı iddiası yerinde bulunacak olur ise dava konusu gelirlerden 2006-2010 yılları arasına isabet eden tutarın 172.781,00 TL olduğu, bu durumda davacının 2.475.402,00 TL talep edebileceği görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. görüşlerini bildirmişlerdir.
Yapılan yargılama ve toplanan deliller ışığında, taraflar arasında 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devri sözleşmesi akdedildiği, iş bu sözleşme ile davacı ... uhdesinde bulunan dağıtım sisteminin, dağıtım tesislerinin işletilebilmesi için varlığı zorunlu diğer taşınır ve taşınmazların, mülkiyet hakkı saklı kalmak kaydıyla şirketlerine işletme hakkının devredilmesi ile dağıtım tesislerinin ve gerekli diğer unsurların iyileştirilmesi, güçlendirilmesi ve yeni dağıtım tesisi yapımının esasları ve tabi olduğu hükümlerin belirlendiği görülmekle;
İşletme Hakkı Devir Sözleşmenin 2.maddesinde; "Şirketin, dağıtım tesisleri ve dağıtım tesislerinin işletilmesinde kullanılması gerekli diğer ilave unsurlar üzerinde bu sözleşmede yer alan hükümlerle sınırları belirlenen hakkı ve bu hakkın tanınması nedeniyle yürürlükteki mevzuattan ve bu sözleşmeden doğan bütün sorumlulukları "şeklinde tanımlandığı,
Elektrik Piyasası Kanunu madde 9/1 maddesinde; “Dağıtım faaliyetiyle birlikte yürütülmesi verimlilik artışı sağlayacak nitelikteki piyasa dışı bir
faaliyetin yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.”
Elektrik Lisans Yönetmeliği madde 33/1 maddesinde; “Dağıtım lisansı, sahibine; a)
Lisansında belirlenen dağıtım bölgesinde dağıtım faaliyetinde bulunma, b) Kurum tarafından
belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde, dağıtım faaliyetiyle birlikte yürütülmesi verimlilik artışı
sağlayacak nitelikteki piyasa dışı bir faaliyeti yürütme..... hakkını verir.”
şeklinde düzenlenmiştir.
Taraflar arasında akdedilen işletme hakkı devir sözleşmesinde, mülkiyeti davacıya ait taşınmaz ve tesislere ilişkin davalı şirketin elde ettiği gelirlerin davacıya ait olacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi, yukarıda açıklanan Kanun ve yönetmelik hükümleri ile, dağıtım lisansı sahibine dağıtım faaliyetiyle birlikte yürütülmesi verimlilik artışı
sağlayacak nitelikteki piyasa dışı bir faaliyeti yürütme hakkı tanındığından, davacının talebi yerinde görülmemiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Davanın reddine;
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 179,90 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 59,30 TL mahsubu ile noksan olan 120,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/05/2023
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.