T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/357 Esas - 2023/886
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/357 Esas
KARAR NO: 2023/886
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/06/2021
KARAR TARİHİ: 23/11/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/11/2023
Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ASO. 1. Organize Sanayi Bölgesinde yer alan işyerlerinin güvenliğinin sağlanması için 03.02.2014 tarihinde davalı ... A.Ş. ile Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi imzaladığını ve bu tarihten itibaren müvekkilinin adreslerdeki işyerlerinin güvenliğinin haftanın 7 günü 24 saat olmak üzere davalı şirket tarafından sağlanmakta olduğunu, 23.01.2021 günü müvekkilinin ASO. 1. Organize Sanayi Bölgesi Oğuz Cad. No:6 Sincan/... adresindeki işyerinde gerçekleşen hırsızlık olayının meydana gelmesinde davalı şirketin ve davalı ...'nın sorumluluğu bulunduğunu, müvekkilinin uğradığı maddi zararın öncelikle tespiti ve 23.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ettiklerini, 23.01.2021 tarihinde müvekkiline ait işyerinde, davalı şirket çalışanı davalı ...'nın güvenlik görevlisi olarak görev yaptığı sırada toplam ağırlığı 2816 gr olan 367 adet 1000 mm uzunluğunda bakır bara ile toplam ağırlığı 1442 gr olan 5044 adet 500 mm uzunluğunda bakır baranın çalındığını, Güvenliğinin sağlanması davalı şirketin sorumluluğunda olan işyerinde gerçekleşen hırsızlık eylemine ilişkin kamera kayıtlarında yapılan incelemede; dava dişi ..., Emrah Koçyiğit ve Cüneyt Koçyiğit'in olay günü saat 18:00 sıralarında bir kamyonet ile işyerine geldiklerini, davalı ... tarafından kurallara ve görev yükümlülüklerine aykırı olarak dava dışı kişilerin kamyonet ile birlikte işyerine alındığını, davalı ...'nın dava dışı kişiler ile güvenlik görevlisi kabininde bir süre oturduğunu, bu süre zarfında ... tarafından güvenlik görevlisi kabinindeki kameranın kablosunun çekilerek kameranın kayıt almasının engellendiğini, bu sırada dava dışı kişilerden ...'in kamyonet ile işyerinin sevkiyat bölümüne giderek söz konusu çalınan malları kamyonete yüklediğini, akabinde davalı ...'nın dava dışı kişilerle samimi bir şekilde sarılıp vedalaşarak, bu kişilerin müvekkiline ait mallar ile işyerinden ayrılmasına müsaade ettiğini, Güvenlik görevlisi davalı ... ve dava dışı kişiler hakkında hırsızlık eylemi nedeniyle müvekkili tarafından şikayette bulunulduğunu, ... Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/254 Esas sayılı dosyasında; dava dışı kişilerin ayrı ayrı, bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçunu işlemeleri sebebiyle 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiğini, davalı ...'nın suçlamaları inkâr ettiği dikkate alınarak, kesin somut delil olmadığı gerekçesiyle beraatına karar verildiğini, davalı ... hakkında verilen beraat kararına karşı istinaf yoluna başvurduklarını, 6098 sayılı TBK'nın 74'de: "Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz." hükmü bulunduğunu, Davalı ...'nın bu hırsızlık olayında kusuru ve dolayısıyla sorumluluğu bulunduğunu, fabrikaya Biriş izni olmayan ve tanımadığı kişileri içeri alanın, kamera fişlerini çekenin, daha sonra bu kişilerle sohbet ederek sarılan ve netice itibariyle dava dışı kişilerle birlikte tonlarca kilogram ağırlığındaki malzemeyi adeta fabrikadan uğurlayan güvenlik görevlisinin bu olayda kusurlu olduğunu, davalı ...'nin meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunduğunu, Davalı ...'nın soruşturma dosyasında alınan 27.01.2021 tarihli ifadesinde hırsızlık eylemine katıldığını inkâr ettiğini, kurallara aykırı olarak kendisine müvekkili yetkilileri tarafından herhangi bir bildirim yapılmadığı halde tanımadığı ve müvekkilinin çalışanı olmayan, ... dışındaki kişilerin girişlerine izin verdiğini ve şirket yetkililerinden herhangi bir kimseyi bu durumdan haberdar etmediğini, kişilerin fabrika sevkiyat alanından kamyonet ile birlikte çıkmaları esnasında görevi olan araç içeriği kontrolünü yapmadığını ikrar ettiğini, davalı şirket tarafından da ...'nın bu eylemleri gerçekleştirdiği kabul edilerek, görevini ihmali nedeniyle şikayetçi olunduğunu, davalı şirket yetkilisi ...'ın, ... Bati 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin (1) numaralı duruşmad a "Ben ... özel güvenlik şirketinin müdürüyüm, sanık İsmail benim çalışanım, bütün kameralara ulaşma imkanı yoktur, sadece kulübedeki kameraya müdahale edebilir, sanık İsmail'in olay tarihine yakın bir zamanda nişanlandığını biliyorum, ayanca bizim güvenlik talimatlımıza göre sanık İsmail'in diğer sanıkları içeri almaması gerekiyor, yasak, bizden veya fabrika yetkililerinden onay alması gerekiyor, yine güvenlik kulübesine kimseyi sokmaması gerekiyor, talimatlarımızda bu var, eğer kendi kulübesindeki kamerayı kapatmasaydı, biz kulübede kimler var ne yapıyorlar farkına varabilirdik, olay nedeniyle şikayetçiyiz." ifadesini kullandığını, Davalının sözleşmeye göre taahhüdünü yerine getirmek üzere görevlendirdiği diğer davalı çalışa nının Müvekkilinin işyerinde gerçekleştirilen hissizlik olayına iştirak etmiş olması ve görevini kasten yerine getirmemiş olduğunun davalının da kabulünde olması dikkate alındığında müvekkilin uğradığı tüm zararı karşılamakla sorumlu olduğunu, 5188 sayılı Kanunun 21 maddesinde özel güvenlik şirketlerinin görevlendirdikleri özel güvenlik görevlilerinin üçüncü kişilere verdiği zarardan sorumlu olduklarını düzenlediğini, 6098 sayılı Kanunun 116. maddesinde de, "Borçlu borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun surette bırakmış olsa bile, onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür. Yardımcı kişilerin fiilinden doğan sorumluluk, önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabilir. Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun - yardımcı kişilerin - fillerinden - sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür." Düzenlemesinin yer aldığını, 5188 sayılı Kanuna göre faaliyette bulunan davalının görevlendirdiği ...'nın eylemi nedeni, Müvekkilinin uğradığı zarardan kusursuz sorumlu olduğunu, sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemekten dolayı davali şirketin TBK madde 116 ile 5188 saylı Kanun madde 21 uyarınca ayrıca sorumlu olduğunu, Çalınan malların kolluk kuvvetlerince halen bulunamadığını, toplam ağırlığı 2816 gr olan 367 adet 1000 mm uzunluğunda bakır bara ile toplam ağırlığı 1442 gr olan 5044 adet 500 mm uzunluğunda bakır baradan dolayı 341.719,80 TL zarar ettiklerini, dava dışı ...'in soruşturma dosyasındaki ifadesinde çalınan malların 42.000,00 TL'ye satıldığını beyan ettiğini, çalınan malların gerçek değerinin ve ikamelerinde oluşan fiyat farkının bilirkişi incelemesi ile tespitini talep ettiklerini, bu hususta arabuluculuktan da sonuç alamadıklarını, İzah ettikleri nedenlerle davanın kabulü ile müvekkilinin işyerinde gerçekleşen 23.01.2021 tarihli hırsızlık olayı neticesinde uğramış oldukları maddi zararın karşılanması amacıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'nin (HMK m.109/1 uyarınca kısmi dava ikame edilmektedir.) 23.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan Müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasındaki sözleşme kapsamında çalışılırken 23.01.2021 tarihli hırsızlık olayının meydana geldiğini, bunun üzerine davacı tarafından Sincan 1. Noterliği'nin 24.02.2021 tarih ve 04246 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile hırsızlık olayı sebebiyle 03.02.2014 ve 14.05.2015 tarihli Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmelerinin davacı tarafından fesih edilip, uğradıkları 341.719,80 TL'nin tazmininin talep edildiğini, müvekkilinin de ... 53. Noterliği'nin 22.03.2021 tarih ve 08040 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile hem ihtara cevap verdiğini, hem de 03.02.2014 ve 14.05.2015 tarihli Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmelerinin haksız feshi sebebiyle uğradıkları zararlara ilişkin haklarını saklı tuttuklarını bildirdiğini, 23.01.2021 tarihli hırsızlığın, o tarihte davacının sevkiyat bölümünde çalışan ... tarafından gerçekleştirildiğini, davacının sanki dışarıdan üçüncü kişiler tarafından yapılmış bir hırsızlık gibi aksettirmeye çalıştığını, olaya bu açıdan bakıldığında, davacının personeli tarafından gerçekleştirilen hırsızlıktan doğrudan davacının sorumlu olduğunu, müvekkilinin aralarındaki sözleşme uyarınca kendisine düşen yükümlülükleri eksiksiz olarak ve profesyonel bir şekilde yerine getirdiğini, sözleşmeye konu işyerine ilişkin Güvenlik Risk Analiz Raporu hazırladıklarını ve davacı ile paylaştıklarını, değişen koşullara göre 30.04.2020 tarihinde anılan Güvenlik Risk Analiz Raporunu revize ettiklerini ve davacı ile paylaştıklarını, Bu Güvenlik Risk Analiz Raporunda Yetkisiz Giriş ve Hırsızlık riskinin dava konusu olaydan önce öngörüldüğünü, davacının alması gereken tedbirlerin bildirildiğini; Raporun "Hassasiyet Değerlendirmesi" başlık 6.1.2. maddesinin "Araçları tanıyan bir sistemin olmamasından dolayı, bölge yetkisiz araç girişlerine karşı hassastır" dendiğini, Raporun "Tavsiye ve Öneriler" başlık 6.1.3. maddesinde "Giriş yapan araçları tanıyıcı bir sistem (Plaka tanıma, HGS vb.) entegre edilmesi tavsiye edilmektedir. Aynı şekilde araç ile veya yaya olarak gelen fabrika idari ofis çalışanlarının kimliğini doğrulayıcı elektronik bir sistem geliştirilmesi tavsiye edilmektedir" yine Raporun "Tavsiye ve Öneriler" başlık 6.4.1. maddesinde "Tesis genelinde depolanan malzemelerin dağınık ve kontrolsüz bir biçimde sahaya yayıldığı gözlenmiştir. Özellikle başıboş duran bakır ve kabloların hırsızlık riskini arttırdığı değerlendirilmektedir, Tesis alanında bulunan ve içerisinde malzeme bulunan tüm tel kafeslerin kilitlerinin açık olduğu tespit edilmiştir" dendiğini, Risk Değerlendirme Matrisinde hırsızlık riskinin 20 gibi yüksek bir oran bildirildiğini Yine müvekkilinin 31.05.2020 tarihli e-mail ve Güvenlik Faaliyet Raporu verdiğini, Müvekkili tarafından davacının işyerinde düzenli periyotlarla ziyaret ve denetim yapıldığını, Hırsızlık olayında en önemli sebebin, davacının yükte hafif pahada ağır olması sebebiyle ilk hedefin bakır mamuller ve kabloların dağınık, korumasız ve kontrolsüz bir biçimde tutulması ve bu konuya ilişkin müvekkilinin uyarı ve tavsiyelerini göz ardı etmeleri olduğunu, Davacının bu ihmali tavrını gören, davacının çalışanı ...'in 23.01.2021 tarihinde görevli olarak geldiği işyerinden, maddi değeri olmayan paletleri alırken, paletlerin altına bakır mamulleri de gizleyerek dava konusu hırsızlığı yaptığını, Taraflar arasında imzalanan 03.02.2014 tarihli sözleşmenin 6.3. maddesinin aynen: "YÜKLENİCİ güvenlik ile ilgili tespit ettiği güvenlik açıklarını (kamera sistemi yetersizliği, açık kalan kapı, uygunsuz çevre güvenlik tedbirleri vb.) Müşteriye yazılı olarak iletecek olup müşterinin tedbirleri dikkate almaması neticesinde yaşanacak güvenlik problemlerinden Müşteri sorumludur" şeklinde olduğunu, 4721 sayılı TMK'nun 2. maddesinin "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” dendiğini, Davacının hırsızlık olayında diğer davalı ...'nin kusuru olduğunu iddia ettiğini, oysa ... Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/254 E. sayılı dosyasında hırsızlık suçu iddiasından beraat ettiğini, Müvekkilinin ve çalışanı ...'nın davacının kendi çalışanlarının eylemlerinden korumasına ilişkin bir görev ve yükümlülüğü bulunmadığını, davacı çalışanı ...'in görevli olduğundan bahisle, davacının işyerine gelmesi ve işyerinden sevkiyat görevlisi olarak sevkiyat yapmasında Mmüvekkilinin çalışanı ...'nin bir dahli ve yetkisi bulunmadığını, Müvekkili ile davacı arasında yapılan toplantılar ile hafta sonu çalışacak personellerin isim listesinin davacı tarafından görev yapacak Özel Güvenlik Görevlileri ile paylaşılmasında mutabık kalınmasına karşın, davacı tarafından bu mutabakata uyulmadığını, Müvekkilinin çalışanı ...'nın, 23.01.2021 günü davacı çalışanı ... tarafından palet ile yüklenen aracın kontrolünü yaptığını, ancak ...'nın Gümrük Muhafaza Memuru gibi, aracı tamamen boşaltıp, içindeki tüm malları kontrol ve sayım görev ve yetkisi bulunmadığından, paletlerin altına gizlenmiş bakır mamulleri tespit etme ihtimali bulunmadığını, Hayetinde, davacının kendi çalışanlarının eylemlerini kontrol ve gözetim yükümlülüğü bulunduğunu, ...'nın bakır mamulleri tespit etse bile davacının çalışanın bu malzemeleri iş sebebiyle mi yoksa hırsızlık amacıyla mi işyeri dışına çıkarttığını ayırt etme ve sorgulama hak ve yetkisi bulunmadığını, Davacının hırsızlıkta iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 367 adet 1000 mm uzunluğundaki bakır baranın 2816 gr ve 5044 adet 500 mm uzunluğundaki bakır baranın ise 1442gr olmasının mümkün olmadığını, kg yerine gr yazıldığını bu hususun davacıya açıklattırılması gerektiğini, Davacının çalışanı ve hırsızlık olayını gerçekleştiren ...'in, ceza yargılamasında, toplam 1210 kg bakır çaldığını ve bunu 48.000,00 TL'ye sattığını beyan ve ikrar ettiğini, Hırsızlığın İsuzu marka bir kamyonet ile işlendiğini, bu kamyonetin davacının iddia ettiği adet (5411) ve kilo da bakırı (4258 ke) taşıma kapasitesi bulunmadığını, Yine, hırsızlık olayında dava dışı ...'in tek başına ve 15 dakika da İsuzu marka araca hırsızlık olayına konu bakırları yüklediğinin ceza dosyasında sabit olduğunu, bir kişinin 15 dakika da 4 ton 250 g bakırı bir araca yüklemesinin fiilen mümkün olmadığını, İsuzu marka aracın maksimum kapsitesinin 3.500 kg olduğunu, Davacının dava dilekçesinin ekinde 10.07.2020 tarihli bir fatura ve bir takım fotoğraflar sunduğunu, fatura ve fotoğraflar ile davacı şirketin iddiasını ispat etmesinin mümkün olmadığını, anılan faturanın hırsızlık tarihinden 6 ay önce tanzim edilmiş olduğunu, fatura içeriğinde sadece bakır mamul alındığını, Dolayısıyla, davacının hırsızlık sebebiyle uğradığını iddia ettiği zararın da gerçek dışı olduğunu davacının kendi personeli tarafından gerçekleştirilen hırsızlığı fırsat bilip, hırsızlığı gerçekleştiren kişilere karşı hiçbir dava açmaksızın (arabuluculuk başvurusunda yer almalarına rağmen) doğrudan Müvekkili üzerinden sebepsiz zenginleşmeye çalıştığını, İşbu davayı hırsızlık olayından ceza alan; ..., Cüneyt KOÇYİĞİT, Emrah KOÇYİĞİT' ihbar edilmesini talep ettiklerini, açıklamaları ışığında, haksız davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Diğer davalı ...'ya dava dilekçesi tebliğ olunmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER:
... Batı 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/254 esas sayılı dosyası uyaptan getirtilmiş incelenmiştir.
SGK ... İl Müdürlüğünce ...'ya ait SGK dökümleri gönderilmiş incelenmiştir.
Tanıkların beyanları tespit edilmiş incelenmiştir.
Tüm dosya kapsamından uzman bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporunda özetle,
Davalının özel güvenlik hizmeti verirken özen yükümlülüğünü ihlal edip etmediği, hırsızlık olayında mevcut koşullara göre kusuru bulunup bulunmadığının takdir ve değerlendirmesi mahkemeye ait olduğu, eğer mahkemece davalının kusurlu olduğuna hükmedilecek olursa, mevcut duruma göre davacının hırsızlık olayından kaynaklı zararının 341.704,81 TL olduğu görüşlerini bildirmişlerdir.
MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın öncelikle görev yönünden değerlendirilmesi gerekmiş olup taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı davalının işçisi olan davalı ... yönünden davacıdan alınan emir ve talimatlar dolayısıyla hareket ettiğinden işçi işveren ilişkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı düzenlenmiştir. Davalı İsmail Başlının tacir olmadığı taraflar arasındaki ilişkinin işçi işveren ilişkisi olduğu anlaşılmıştır. Davacının talep sonucu mutlak ticari dava da oluşturmamaktadır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesi hükmü uyarınca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde İş Mahkemesi görevlidir. Davalı şirket yönünden ise uyuşmazlık ticari ise de davaların birlikte görülmesi gerektiğinden davalı şirket yönünden de özel görevli mahkemece değrlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle mahkememizin görevsiz olduğu davaya bakmaya iş mahkemelerinin görevli olduğu kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yargılama yapmaya İş Mahkemesi görevli bulunduğundan HMK'nın 114/c maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE ,
2-HMK 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan, anılan yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,
3-Kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİNE gönderilmesine,
4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/11/2023
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.