T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/134 Esas
KARAR NO: 2023/923
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVA: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/09/022
KARAR TARİHİ: 05/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/12/2023
... 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 13/12/2022 tarih ve 2022/1668 Esas, 2022/2005 Karar sayılı Görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilen dosya yukarıda belirtilen sıraya kaydı yapılarak, yapılan yargılama sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davalı tarafından ... 19. İcra Müdürlüğünün 2022/5496 Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı yapılan itiraz üzerine icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu karara borçlu tarafından itiraz edildiğini, davalının icra müdürlüğüne yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının işbu dava konusu kendi adına olan kayıtlı taşınmazını yıllar önce sattığını ve devrettiğini ifade ettiğini ancak bu satış işleminin yalnızca taşınmazın mülkiyetinin devri olduğunu, THSS Gülbeng Konut Yapı Kooperatifi ortaklık hissesini devretmemiş olduğunu, bu yönüyle davalının kooperatife karşı tüm hukuki sorumluluklarının devam ettiğini, davalının kooperatif ortaklık hissesini devredebilmesi için söz konusu taşınmaza satan ile satın alanın birlikte kooperatif yönetim kuruluna sunmaları ve konu ile ilgili devir metninden oluşan protokolü yönetim kurulunun huzurunda imzalamaları gerektiğini, davalı tarafından usulüne uygun olarak yapılmış bir devir işlemiş söz konusu olmadığını, kanunun öngördüğü şekil şartının tamamlanmamış olduğunu, yani davalının kooperatif üyeliğinin devam ettiğini, kooperatif tasfiye aşamasında bulunduğu için inşaat ve yatırım faaliyetlerinde bulunamadığı gibi tasfiye aşamasında olduğundan dolayı tahliye masrafları doğduğunu ayrıca bina inşaatlarını yapan müteahhit firma ile halen devam etmekte olan hukuk davalarında ihtiyaç duyulan mahkeme masrafları, bilirkişi heyetlerine ödemeleri ile avukatlık ücretlerinin karşılanabilmesi için talep edilen ve genel kurullarda belirlenen aidat alacaklarının işbu davaya konu alacakları oluşturduğunu, davalının tüm ihtarlara rağmen borcunu ödememiş, usulüne uygun bir ortaklık devir işleminin varlığını bildirmemiş ve yukarıda da açıklandığı gibi devir işleminin gerçekleştiğine dair kooperatifler kanuna uygun olarak alınmış bir yönetim kurulu kararı da bulunmadığını, kabul manasına gelmemek üzere davalının usulüne uygun istifa etmiş olsaydı dahi kooperatiften elde edeceği gayrimenkulü almış olduğunu, davalının kooperatifin edimlerinden yararlandığı gibi tasfiye ve diğer giderlerine de katılması gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kooperatiflerin taraf olduğu davalar dava şartı arabuluculuğa tabi olup davacı yanın arabuluculuk yoluna başvurmadan işbu davayı açmış olduğundan ve bu dava şartı sonradan tamamlanabilen bir husus olmadığından davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 2020/2 sayılı kararı ile kooperatiflerin tacir sayılacağına karar verilmiş olup bu nedenle tacir sayılan kooperatiflerle ilgili davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, bu nedenle mahkememizin görev alanında olmaması nedeniyle davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, müvekkilinin davacı kooperatif ortaklığından 28/07/2010 tarihi itibariyle istifa ettiğini, istifa tarihi itibariyle müvekkilinin davacı kooperatife hiçbir borcu bulunmadığı gibi istifa tarihinden sonra müvekkilinin borçlandırılmasının mümkün olmadığını, buna göre davacı kooperatifin müvekkilinden bir alacağı var ise dahi beş yıllık zaman aşımı süresi geçmiş olduğundan zaman aşımı itirazında bulunduklarını, icra dosyasından da anlaşılacağı üzere davacı kooperatifin müvekkilinden 2012-2021 dönemine ait aidat talebinde bulunmuş olduğunu, oysa müvekkilinin 28/07/2010 tarihi itibariyle kooperatif ortaklığından istifa etmiş olduğundan ve kooperatifler ortaklık ilişkisi kalmamış olduğundan müvekkilinden aidat istenmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 19. İcra Dairesinin 2022/5496 Esas sayılı dosyası istenilerek incelenmiş ve sureti dosyaya kazandırılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında kooperatif hukukunda uzman bilirkişi marifeti ile alınan bilirkişi raporunda özetle, davacı kooperatifin tasfiye halinde olup, ferdileşme suret konutları ortaklar adına tescil ettiğini, davalıya da konutun tapu devrini yaptığının anlaşıldığını, davalı tarafından davacı kooperatife ... 53. Noterliği aracılığı gönderilen 28.07.2010 tarih ve 019006 yevmiye numaralı ile konutunu sattığı için Kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, Yargıtay uygulamasına göre davalının ortaklık sıfatının 30.07.2010 tarihinde sona erdiğini, davacı kooperatifin tasfiye halinde olduğu dikkate alındığında 1163 Sayılı Kanunun 81/1I maddesi hükmü uyarınca genel gider aidatı mahiyetindeki aidat alacağını davalıdan talep edip edemeyeceği hususunun mahkemenin takdirinde bulunduğunu, Mahkemece davacı kooperatifin 2012-2021 dönemi aidatlarını talep edebileceğinin kabul edilmesi halinde, davacı kooperatifin ... 19. İcra Müdürlüğü'nün 2022 / 5496 E. sayılı takip dosyası kapsamında 15.03.2022 takip tarihi itibariyle 4.750,00.TL. aidat alacağının (2012-2021 yılı) bulunduğu yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava, kooperatif alacağı için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminat davasıdır.
Dava Sulh Hukuk Mahkemesinden görevsizlikle gelmekle; davanın mahkememizce dosyanın ön inceleme duruşmasının yapıldığı tarihten önce arabuluculuk eksikliği giderildiği anlaşılmakla, dava şartının yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde bulunan icra dosyasını incelenmesinden; davacının davalı hakkında 2012,2013, 2016,2017,2018,2019,2020,2021 yılları aidatları için takip başlattığı anlaşılmıştır.
Davacı aidat borçlarının ödenmediğinden bahisle takip başlamıştır. Davalı ise davacı kooperatif üyesi iken 28/07/2010 tarihi itibari ile istifa ettiğini, istifa tarihinden sonra aidat borcundan sorumlu olmadığını ileri sürmüştür.
Dosya kapsamında davacı kooperatifin ticari defterleri incelenmesi ve rapor hazırlanması için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor alınmıştır. Dosya kapsamındaki belgeler ve rapor kapsamından; davalının davacı kooperatife ... 53 Noterliğinin gönderdiği 28/07/2010 tarihli istifa ile kooperatif üyeliğinden istifa ettiği, ihtarnamenin 30/07/2010 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Kooperatif yasasının 13. Maddesi, ana sözleşmenin ilgili maddesi , yargıtay içtihatlarına göre kooperatif ortağının ayrılma isteğini noter aracılığı ile kooperatife bildirdiği tarihten ( ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren) ortaklık sıfatının sona ereceğinden somut olayda 30/07/2010 tarihi itibari ile davalının ortaklık sıfatı sona ermiştir. Genel kurul kararları ortaklık sıfatı sona eren eski ortağı bağlamaz, ve ortaktan aidat ödemesi talep edilemez. Davacı kooperatif tasfiye halinde olduğunu, ancak 1163 sayılı yasanın 81/11 maddesi gereğince davalının tasfiye masraflarına katlanması gerektiğini belirtmekte ise de; yapılan takipte takibe konu alacağın tasfiye masrafı olduğunun belirtilmediği, aidat için takip başlatıldığı, yine genel kurul tutanaklarında aidat toplanmasına karar verildiği, tasfiye masrafına ilişkin bir açıklama bulunmadığı anlaşılmakla; davacının üyesi olmayan ortaktan aidat alacağı için takip başlatması haksız olduğundan, davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 84,65 TL mahsubu ile noksan olan 185,20 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.120,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 4.750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, dava değeri istinaf kesinlik sınırı altında kaldığından kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
*