T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/428 Esas
KARAR NO: 2023/840
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 05/06/2023
KARAR TARİHİ: 09/11/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/11/2023
Mahkememize açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, kuaför işletmeciliği yapan müvekkilinin davalı ile kuaför mobilyaları ve kurumları için imzaladığı sözleşme bedeline karşılık 600.000,00 TL bedelli çekleri davalıya teslim ettiğini, ancak davalının sözleşme konusu malzemeleri teslim etmediğini ileri sürerek dava konusu çekler nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, çeklerin ödenmemesi amacıyla icra takibine konulmaması ve neticede çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
09/11/2023 tarihli celsede, davacı vekili, müvekkilinin tacir olmadığını, esnaf olduğunu beyan etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde mahkememizin görevli olmadığını görevin temel ilişkiye göre belirlenmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre edimin ifasına hazır hale getirdiklerini fakat davaya konu çeklerin ödenmesi konusunda yaşadıkları endişe nedeniyle teslim için teminat istediklerini fakat teminat verilmediğini nitekim çeklerin de ödenmediğini bu nedenle davanın reddini istediklerini beyan etmiştir.
MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, eser sözleşmesine dayalı olarak verilen çeklerden kaynaklı menfi tespit davasıdır.
Bir davanın ticaret mahkemesinde görülmesi için her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması veya tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Ticaret Kanununda düzenlenen hususlardan doğması veya özel kanunularda davaya ticaret mahkemesinde bakılacağının belirtilmesi gerekir.
Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir. Davacı esnaf olduğunu beyan etmiştir.
Bu durumda, uyuşmazlığın kambiyo senedinden (çekten) kaynaklanmadığı, temel ilişkinin sözleşme ilişkisi olduğu, akdi ilişkiye bağlı olarak düzenlenen çekin, sözleşmenin ifa edilememesi ve çekin bedelsiz olduğu iddiasının akdi ilişkiye göre ve genel hükümler çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği anlaşıldığından, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu nedenle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. (Aynı yönde Yargıtay 20, HD. 17.05.2015 tarih 2015/1207 E ve 2015/3273 K sayılı ilamı, ...BAM 27. HD. 2021/176 E ve 2021/382 K sayılı kararı)
Davamızın taraflarından biri gerçek kişi olan ve Türk Ticaret Kanununa göre tacir sınıfında olmayan esnaf sayılan davacı, diğer tarafı ise tacir olmayan gerçek kişi olup dolayısıyla her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olan bir dava değildir. Dava eser sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit davası olup ticaret kanununda da düzenlenmemiştir.
Neticede yukarıda açıklanan nedenlerle davaya genel mahkemelerde bakılması gerektiği ve Asliye Hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yargılama yapmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli bulunduğundan HMK'nın 114/c maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE ,
2-HMK 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan, anılan yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,
3-Kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ...NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/11/2023
Katip ...
¸E-İmzalıdır
Hakim ...
¸E-İmzalıdır
*