T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/807 Esas - 2025/154
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/807 Esas
KARAR NO: 2025/154
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/11/2024
KARAR TARİHİ: 13/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/03/2025
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı şirket yetkilisi arasında akdedilen 11.05.2024 tarihli İnşaat Sözleşmesi kapsamında ... .... .... .... .... .... ilçesinde yerine getirmiş olduğu işlere ilişkin bakiye 127.500,00-TL;... ... ... Sitesinde yerine getirdiği işlere ilişkin olarak da bakiye 431.500,00-TL olmak üzere tüm işler için toplamda 599.000,00-TL bakiye alacağının bulunduğunu, bununla birlikte kabul mahiyetine gelmemek kaydıyla davalı taraf yetkilisince oluşturulan imzasız adi yazılı metinde de müvekkilinin 207.000,00-TL alacağı olduğunun belirtildiğini, davalı tarafından tüm süreç boyunca kısmi ödeme dahi yapılmadığını, ödemelerin yapılmayacağının açıkça bildirildiğini, müvekkilinin yerine getirmiş olduğu işlerden kaynaklı bakiye alacak bedelleri olan 559.000,00-TL'nin tahsili amacıyla davalı aleyhine ... .... ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve davalılar tarafından ödeme emrine, icra takibinde gösterilen asıl alacağa, faize, tüm fer'ilerine itiraz edildiğinin ve icra takibinin durduğunu, davalının takibe yönelik tüm itirazlarının haksız ve kötüniyetli olduğunu, tüm bu nedenlerle borçlunun alacak miktarının %20'sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, takibe dayanak olarak gösterilen 11.05.2024 tarihli sözleşme metninden de rahatça anlaşılacağı üzere müvekkilinin şirketinin işbu dava konusu sözleşmenin tarafı omadığını; mezkur sözleşmenin bir tarafı... ve ... iken diğer tarafında ...'nin yer aldığını, tarafların yer aldığı Madde 1'de veya sözleşmenin herhangi bir başka maddesinde sözleşmeye Müvekkilinin Şirketi "...Grup İnşaat Mobilya Sanayi Ticaret Ltd. Şti."nin taraf olduğuna dair bir ifade yer almadığını, üstelik müvekkilinin şirketi kaşesinin üzerindeki imzanın kime ait olduğunun da anlaşılmadığını, davacı da sözleşme süresi boyunca müvekkili şirketin sözleşmeye taraf olmadığını kabullenecek olacak mezkur sözleşmenin tarafı olan...'in şahsi banka hesabından veya nakden defaatle yapılan iş karşılığı kendisine gönderilen paraları itiraz etmeden kabul ettiğini, işbu dava konusu itirazın iptali istenen icra takibinde Borçlu olarak ... ve... aleyhine de takip yapıldığını, tüm bu olgular karşısında...'den defalarca para kabul ettiği bilinen davacının işbu davayı sadece Müvekkilinin Şirketi aleyhine açmış olması husumet yokluğu nedeniyle kabul edilemez olduğunu, diğer yandan davacının kötü niyetinin göstergesi olduğunu, açıklanan sebeplerle, gerek mezkur sözleşme metninden gerekse davacının ve...'in işlem iradesinden anlaşılacağı üzere Müvekkili Şirketin işbu dava konusu sözleşme ile bir alakasının olmadığını, davacının tacir sıfatını haiz olmaması nedeniyle ticari dava olarak nitelendirilemeyecek huzurdaki davada asliye ticaret mahkemesinin görevsiz olduğunu, davanın öncelikle görevsizlik daha sonra Müvekkilinin Şirketi "...Grup İnşaat Mobilya Sanayi Ticaret Ltd. Şti." yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacının tacir olup olmadığı hususu araştırılmış, vergi dairesinden ve ticaret sicil müdürlüğünden verilen cevaplarda davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır.
MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak iddiasıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.
Bir davanın ticaret mahkemesinde görülmesi için her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması veya tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Ticaret Kanununda düzenlenen hususlardan doğması veya özel kanunularda davaya ticaret mahkemesinde bakılacağının belirtilmesi gerekir.
Davacının tacir olup olmadığı araştırılmış gelen yazı cevaplarından tacir olmadığı anlaşılmıştır.
Davamızın taraflarından biri gerçek kişi olan ve Türk Ticaret Kanununa göre tacir sınıfında olmayan davacı, diğer tarafı ise tacirdir dolayısıyla her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olan bir dava değildir. Dava alacak davası olup ticaret kanununda da düzenlenmemiştir.
Neticede yukarıda açıklanan nedenlerle davaya genel mahkemelerde bakılması gerektiği ve Asliye Hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yargılama yapmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli bulunduğundan HMK'nın 114/c maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE ,
2-HMK 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan, anılan yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,
3-Kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/03/2025
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.