T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2021/663 Esas - 2023/84
T. C.
A N K A R A
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO: 2021/663
KARAR NO: 2023/84
DAVA: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/11/2021
KARAR TARİHİ: 16/02/2023
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 24/02/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketinin Akyurt/... adresinde bulunan firmasında otobüs tavanları üretimi yaptığını, üretim sırasında uygulanan proses serisi içerisinde yapışkan atma prosesi bulunduğundan üretimin yapıldığı zeminde toz bulunmaması ve imalatı yapılan ürünlere toz yapışmaması için zemine epoksi kaplanması için 27/01/2021 tarihli sözleşme ile 1.900m2 ve 01/03/2021 tarihli ikinci sözleşme ile 238m2 alanın kaplanması için davalı şirketle anlaşma yapıldığını, yapılan iş için 1 yıllık garanti verildiğini, sözleşmelere göre toplam kaplama alanının fabrikada üç parça halinde bulunduğunu, davalı firmanın bu üç parçadan en büyüğü olan 1600m2'yi 2021 Şubat ayında kapladığını, geri kalan alanı ikinci uygulamada kapladığını, 1600m2'lik birinci parça zeminde kabarmalar ve soyulmaların mevcut olduğunu, bunun üzerine... sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, kabarmalar ve soyulmalar üzerine davalı tarafa bildirimde bulunulduğunu ve davalı tarafça tamiratlar yapıldığını, yapılan tamirata rağmen kabaran ve soyulan yerlerin kapanmadığını, bunun üzerine 01/03/2021 tarihinde komple sıfırdan kaplama yapıldığını, bu yapılan yerlerde de kabarmaların ve soyulmaların mevcut olduğunu, ... Mahkemesi'nce aldırılan bilirkişi raporunda da bu durumun sabit olduğunu, müvekkili tarafından Kadıköy 14. Noterliği'nin 27/09/2021 tarih ve 14538 sayılı ihtarnamesi ile davalıya ihtarname çekildiğini davalı tarafından ... 16. Noterliği'nin 29/09/2021 tarih ve 20311 sayılı ihtarnamesi ile olumsuz cevap verdiklerini, davalı tarafın gönderdiği cevabi ihtarnamesinde belirttiği kabarmaların nem hareketinden kaynaklandığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda da kabarmaların hatalı uygulamadan kaynaklandığı tespit edildiğini, başka uzman görüşlerinde de belirtildiği üzere beton zeminde yeterli derinlikte zımpara yapılmadığını, tırtıklı hale getirilmediğini, zımpara yapıldıktan sonra zemindeki toz yeterli derece temizlenmediğini, kabarma olan yerlerde zeminin dümdüz olduğunu, sürülen boyanın doğru zemine sürülmesi durumunda böyle bir sonucunun olmayacağını, kabarmaların nem hareketinden kaynaklanmadığını ve hatalı imalattan kaynaklandığını, geçen süreçte kabarmaların lokal olma halini aştığını ve fabrikanın geneline yayıldığını, dava konusu eser sözleşmesinin ifasında hatalı uygulama ve imalat sebebiyle müvekkilinin uğradığı zararın tazmini için alanı tekrar epoksi kaplamaya hazır hale getirmek ve tekrar epoksi kaplamak üzere ödenecek bedellerin yabancı para üzerinden tazmini gerektiğini, iş bedeli malzeme bedeline bağlı olarak yabancı para Euro üzerinden belirlendiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00EURO yabancı para olarak ... sayılı ihtarnamenin tebellüğ edildiği 02/10/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının bir yıl vadeli Euro mevduatına uyguladığı en yüksek oranda işleyen faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden itirazlarının bulunduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince müvekkili tarafından 03/02/2021 tarihinde epoksi uygulamasına başlandığını, epoksi uygulamasından sonra boya uygulamasından önce mutlaka yapılması gereken prosedürler bulunduğunu, bunların sözleşmede de belirtildiğini, epoksi uygulaması yapılacak olan alana iyice zımpara yapıldığını, sonrasında ise beton yüzeyinde daha önce kalmış olan yağ, çapak ve toz gibi partiküllerin zeminden temizlendiğini, bu zımparalama işlemi sonrasında epoksi kaplanacak tüm alanın Nilfix CFM 30 Marka Endüstriyel vakum süpürge makineleri ile 3 defa temizlenerek tozdan arındırıldığını, bu uygulamalar tamamlandıktan sonra epoksi astar atılması uygulamasına geçildiğini, sözleşmede belirtilenin %30'undan fazla malzeme karşı tarafın zeminine uygulandığını, davacı tarafın başka firmalardan da görüş aldığını iddia etmesine rağmen dosyaya bununla ilişkin belge sunmadığını, değişik iş dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda bilirkişi kendisini hukukçu/kimya mühendisi olarak tanıttığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, epoksi zemin kaplama uygulamalarında en az 6 çeşit uygulama modelinin bulunduğunu, bilirkişi raporunda da dava dilekçesinde de iddia edilen müvekkili şirketin yöneltilen ve eksik hatalı yaptıklarını iddia ettikleri uygulamaya ilişkin sistem detayının Mortar tekstürlü epoksi kaplama modeli olduğunu, oysaki taraflar arasında yapılan sözleşmedeki uygulamaların en baz versiyonu olan coating epoksi zemin kaplama uygulaması olduğunu, maliyetinin düşük olması ve kiracı oldukları belirtilerek davacı şirket tarafından bu sistemin tercih edildiğini, bu sistemin sözleşmede belirtilen rakamının 5,80Euro/m2 iken davacının bahsettiği kumlu ve kalın sistemin mortar epoksi zemin kaplama modelinin 18,50-20Euoru/m2 olduğunu, davacı tarafın zeminine yapılan uygulama sonrası 10-15 m2 kadar bir alanda lokal bölgelerde boyanın kabardığı yerler tespit edildiğini, bu yerler tamir edilirken sebebinin beton altından gelen nem hareketi olduğunun gözlemlendiğini, bunun davacı şirket yetkililerine hem görsel hem sözlü olarak bilgi verildiğini, müvekkilinin sırf müşteri memnuniyeti adına 1.600m2 lik alanı 2. Defa şirket bütçesinden 65.000,00TL+ KDV'yi karşılayarak bedelsiz olarak 2. Defa kapladığını, zeminin kuruması beklendiğini, herhangi bir sorun olmadığı gözlemdikten sonra ikinci sözleşmenin ifasına geçildiğini, davacı şirket yetkililerinin kendilerine gönderdikleri videoda raspa adı verilen malzeme ile boyanan zemindeki kabaran alanı kazdıklarını gösterdiklerini, hasar görmeyen yerleri de kendileri tarafından hasar gördüğünü davacı tarafından her ne kadar Euro cinsinden dava açılmışsa da bunun da kabulünün mümkün olmadığını, iş Euro üzerinden kararlaştırılsa da taraflar arasındaki ödemeler TL bazında gerçekleştiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, Akyurt Asliye Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazıldığı görüldü.
Akyurt Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak 13/06/2022 tarihinde Nitelikli Hesap Uzmanı Bilirkişi Gülbahar Yalçın, Kimya Mühendisi Bilirkişi ... , Mali Müşavir Hesap Uzmanı Bilirkişi ... oluşan heyetten keşif icrası akabinde bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Akyurt Asliye Hukuk Mahkemesine 13/06/2022 tarihinde talimat yazılarak yapılan keşif işlemi sırasında taraf tanıklarının beyanları alınmış olup, tanık Gülşah Hale Arslan; "Ben Makel Yalıtım Şti'nde kalite direktörü olarak çalışmaktayım. Epoksi işlemi 2021 Şubat ayında yapılmıştır. Bu tarihte söz konusu fabrika boştu, herhangi bir makine veya üretim yapılmamaktaydı. ... AŞ aynı zamanda müşterimiz olur, yapacağımız üretimin onayı için zeminin epoksi olmasını istedi. Biz de buna istinaden davalı şirket ile anlaştık, ancak yapılan işlem eksiksiz, ayıpsız ve hatasız bir şekilde yapılmamıştır. Şöyle ki epoksi işlemi yapıldıktan sonra davalı firma 5 gün beklememizi söyledi. Yaklaşık 5-6 gün bekledikten sonra işlemi kontrol etmek için söz konusu alana gittiğimizde boyaların parça parça belli bölgelerde kabardığını gördük. Durumu davalı firmaya ilettik, davalı firmanın yetkilileri gelerek bu bölgelere müdahale ettiler, kabaran yerleri kazıyarak buralara yeniden epoksi döktüler, bir nevi yama işlemi yaptılar. Bir daha bu tür kabarmaların olmayacağını bize ilettiler. Ancak sonrasında başka yerlerde de aynı sorunlar baş gösterdi. Firma yetkilileri bu kabarmaların bir daha olmayacağını söyleyince biz fabrikanın ikinci etabını yani holün kalan kısmında da davalı firmaya da epoksi uygulaması yaptırdık. Aynı sorunlar bu bölümde de baş gösterdi. Söz konusu hata ve eksiklikler davalı firmadan kaynaklanmaktadır. Davalı firma işlemi yapmadan önce gerekli ölçümleri yapmak zorundadır, ancak böyle bir işlem yapıldığına şahit olmadım, bizlere zeminin uygun olmadığı yönünde herhangi bir uyarı da yapılmamıştır. Kaldı ki, zeminde de böyle bir eksiklik veya ayıp söz konusu değildir. Biz epoksi işlemi yapıldıktan sonra davalı firmaya gereken ödemeleri tam ve eksiksiz bir şekilde yaptık. Dosyada gerekli makbuz ve evraklar mevcuttur. Ben maliyeti en düşük olan epoksinin yapılmasını kesinlikle istemedim, benim firmaya ilettiği kalite ve maliyet dengesi gözetilerek uygun bir zeminin yapılmasını istedim. Epoksinin çok çeşitli kullanım alanları vardır, biz üretime uygun bir epoksi yapılmasını istedik. Kabaran bölgeleri firmaya göstermek amacıyla onların da huzurunda müdahale ettik (küçük bir spatulayla çok dar bir alanı kazıdık) bunu da davalı firmanın gözetiminde yaptık, ancak sert bir cisimle geniş alanlar üzerinden kesinlikle kazıma yapmadık. Zaten bölge bölge geniş alanlarda hava kabarcıkları görünüyordu." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Hande Aydınoğlu; " Ben davacı firmada satın alma mühendisi olarak görev yapmaktayım. Davalı firma zemin kaplama işini eksiksiz, ayıpsız ve hatasız şekilde yerine getirmemiştir. Bu eksiklik ve ayıplar davalı firmadan kaynaklanmaktadır. Şöyle ki, söz konusu firma ile fiyat hususunda anlaştıktan sonra davalı firma zemini süpürerek yüzeyden kazımaya başladı, ancak iddia ettiği gibi zeminde herhangi bir nem ölçümü yapılmadı. Bize zeminin uygun olduğu söylendi. Biz daha sonra epokside uzman başka firmalarla görüştükten sonra yapılan uygulamaların baştan itibaren yanlış yapıldığını, kazıma işleminin uygun şekilde yapılmadığını, zeminle ilgili gereken ölçümlerin yapılmadığını öğrendik. Söz konusu epoksi döküldükten sonra yaklaşık 1 hafta o bölgeye girilmedi. Sonrasında bölgenin üzerinde parça parça kabarmalar olduğunu gördük, fotoğrafladık ve durumu davalı firmaya bildirdik. Firmadan yetkililer gelerek incelemeleri yaptılar ve bunların normal olduğunu, düzeleceğini söylediler. Ancak düzelmedi, bunun üzerine kabaran bölgeleri kazıyarak yeniden epoksi uygulaması yaptılar. Bölgesel uygulama da sorunu çözmedi, kabaran bölgeler daha fazla genişledi. O dönemde fabrikada herhangi bir üretim yapılmıyordu, şuan fabrika aktif olarak çalışmaktadır. Aktif olarak çalışmadığı dönemde söz konusu sorunlar baş göstermiştir. Davacı firma üzerine düşen bütün ödemeleri yapmıştır, dosyada bu ödemeler mevcuttur. Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: satın alma mühendisi olarak bizler davalı firmaya en ucuz maliyetli epoksi yapılması yönünde bir teklifte bulunmadık, zemine en uygun olanını, kar zarar ve maliyet dengesi içinde yapılmasını teklif ettik. Sözleşmede ağır sanayiye uygun bir epoksi yapılması gerektiğini zaten davalı firma biliyordu. Ancak sözleşmeye uygun epoksi yapıldığını düşünmüyorum. Bu kabarmalardan sonra başka epoksi firmaları da çağırdık. Yetkililer kabaran bölgedeki boya parçalarını kaldırdıklarında zeminin bu kadar tozlu olmaması gerektiğini, zemin temiz olsa idi boyanın yapışacağını, bu sebeple boyanın kabarmış olduğunu bize ilettiler. Ancak herhangi bir nem ölçümü veya buna ilişkin rapor sunmadılar. Zeminde bölgesel kabarmaların ne şekilde kabardığını göstermek ve kabaran yerlerin kolayca kazındığını firma yetkililerine iletmek amacıyla video çektik, söz konusu videoyu da davalı firmaya gönderdik" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... ; "ben davalı firmada epoksi zemin kaplama ustası olarak görev yapmaktayım. Dava konusu işlemi de bizzat ben yaptım. Davacı ve davalı firma zemine epoksi dökülmesi hususunda anlaştıktan sonra davalı firma yetkilileri gelerek zeminde gerekli incelemeleri ve araştırmaları yaptılar. Alan geniş olduğundan dolayı parça parça 5-6 yerde nem ölçüm aletleriyle gerekli ölçümleri yaptılar. Bu ölçümler neticesinde zeminin epoksiye uygun olduğu, zeminde nem olmadığı tespit edildi. Sonrasında zeminin üzerinde zımparalama işlemi yapıldı. Epoksi işlemi için zeminin kuru ve temiz olması gerekiyordu, bu nedenle biz de zımparalama işleminden sonra vakumlu toz makineleriyle zemindeki bütün tozu temizledik. O esnada çatıdan gelen borulardan yağmur yağdığında su sızdığını fark ettik. Bu hususu davacı firmaya bildirdik, onlar da gereken önlemleri aldıktan sonra ıslak olan bölgeleri kuruttuk, zemin uygun olduktan sonra epoksiyi uygulamaya başladık. Yapılan işlemler aşama aşama vıdeoya alınmıştır, dosyada mevcuttur. Önce astarı çektik, astar bir gün kuruduktan sonra üzerine epoksi uygulaması yaptık. Biz bu işlemleri yaklaşık 17 yıldan beri yapmaktayız. Bugüne kadar hiçbir firmayla bu tür sorunlar yaşamadık. Söz konusu sorunun yaşanmasının temel nedeni bana göre duvarlarda nem olması, sonrasında zeminden gelen nemdir. Biz ölçümlerimizi yaptığımızda zemin kuruydu, ancak binada bohçalama yapılmadığı için epoksi işleminden sonra alttaki nemi çekmiştir. Bu sebeple boyada kabarmalar olmuştur. Davalı firmanın herhangi bir hatası veya işlemde ayıbı söz konusu değildir. Epoksi işlemi yapıldıktan 5-6 gün sonra zeminin üzerinde yaptığımız incelemede bölgesel olarak kabarmalar tespit ettik. Genellikle duvar diplerinde bu kabarmalar söz konusuydu. Sonrasında kabaran yerleri kazıdık. Kazıdığımız bölgelerde yoğun bir nem ve su vardı. Yapılan işlemleri ve zeminde su ve nem tespit ettiğimizi videoya çektik. Sonrasında nem tespit ettiğimiz yerleri pürmüzle kuruttuk ve bölgesel olarak yeniden epoksi uygulaması yaptık. Ayrıca bu işi yıllarca yapan bir usta olarak söz konusu kabarmanın zemindeki tozdan kaynaklanmadığını zira, tozdan dolayı kabarma olsaydı işlemden 5-6 ay sonra kabarma olurdu. Ancak bu kabarmalar hemen olmuştur. Bu da zemindeki nemden kaynaklanmaktadır. Anlaşma astar ve boyamaya ilişkindi. Ancak zeminde bu tür sorunlar çıkınca bu işi yıllardır yapan köklü bir firma olarak müşteri memnuniyeti için bütün alana kaplama yaptık. Bu da ekstra 75.000.-TL zarar etmemize sebep oldu. Davacı firma bizden en ucuz malzemeyle ve maliyetle işlem yapmamızı istemişti, 4-5 yıl idare etmesini istediler. Ancak zemin alttan nemli olduğu için bu bölgeye en pahalı uygulama da yapılmış olsa epoksi uygulaması sonuçsuz kalacaktı. Mahkeme heyetinin de göreceği şekilde elimizdeki nem ölçüm cihazıyla bir takım ölçümler yaptık, kabaran bölgelerde nem oranı %80-90 civarındadır, normalde bu oran %4 civarı veya altı olmalıdır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Ebru Bayrak; " Ben davalı firmada maliı müşavır olarak çalışıyorum. Sözleşmenin başından itibaren yapılan işlemlere bizzat şahit oldum. Epoksi işlemi davalı firma tarafından usulüne uygun şekilde yerine getirilmiştir, zımparalama işlemi yapılırken ben bizzat eşimle birlikte işin başındaydık. Zeminin boya tutması için öncelikle zımparalama işlemi yapıldı, sonrasında zemin her türlü tozdan arındırıldı ve boyanın tutmasına uygun hale getirildi, gerekli vakum işlemi yapıldı, epoksi uygulaması sırasında zeminde herhangi bir nem yoktu. Bildiğim kadarıyla birkaç yerden nem ölçümü yapılmıştı. Epoksi uygulamasından sonraki süreçte ben yoktum, Sözleşme kurulurken gerekli teklifleme işlemlerini ben yaptım. Davacı firma ile eşim muhatap oldu. Firmalar karşılıklı anlaşırken konuşmalara şahit oldum. Davacı firma burada 5-6 yıl kalacaklarını, kiracı olduklarını beyan ederek bizden en ucuz ve en uygun malzemeyle işlem yapmamızı istediler. İlk yapılan işlemde bütçelerine en uygun ve en ucuz malzemeyle yapıldı. Sonrasında ekstradan 75.000.-TL'lik fazladan bir uygulama daha yapıldı. Bu uygulama sözleşmede yer almamaktaydı. Bu uygulama müşteri memnuniyeti çerçevesinde yapıldı."şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce Nitelikli Hesap Uzmanı Bilirkişi Gülbahar Yalçın, Kimya Mühendisi Bilirkişi Kemal Coşkun, Mali Müşavir Hesap Uzmanı Bilirkişi ... ve İnşaat Mühendisi Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Bilirkişi ... oluşan heyetten 05/12/2022 tarihinde ek rapor aldırılmıştır.
Davacı vekilinin ıslah dilekçesi sunduğu ve dilekçenin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Dava,
... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/80 D.iş sayılı dosyası, keşif zaptı, tanık beyanları, bilirkişi raporları, taraflar arasındaki sözleşme ve getirilmesi gerekli tüm bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
Taraflar arasında yapılan epoksi zemin kaplaması yapılması işine ilişkin 27/01/2021 ve 01/03/2021 tarihli sözleşmeler incelendiğinde, davalı tarafından yerine getirilecek iş için gerekli malzemenin markasının sözleşmelerde kararlaştırıldığı, fiyatlandırmanın yüzey pürüzlendirilmesi, hazırlığı, temizliği, tamir ve onarım dahil epoksi zemin kaplaması yapılması işinin malzeme ve işçilik dahil m2 olarak 5,80-Euro üzerinden belirlendiği, 1 yıl garanti süresinin olduğu, sözleşmenin özel şartlar başlıklı maddelerinde kaplaması yapılacak mahallerin boşaltılmış, kaba temizliği yapılış, tamamen kuru olarak bir defada verilmesi gerektiği, kaplaması biten bölümlerin kürü alıncaya kadar korumasının davacı işverene ait olacağı, yine imalatı biten bölümlerde taze/yaş kaplamanın kürü alıncaya kadar her türlü olumsuz ortam şartlarından korunması ve epoksinin imalatı süresince ortam uygulama sıcaklığının 15 derece sağlanmasının işverene ait olacağı görülmüştür.
Davacı tarafça davalı aleyhine ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/80 D. İş sayılı dosyasında delil tespiti talebinde bulunulmuş olup, aldırılan 16/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılan incelemede uygulamanın hatalı yapıldığı, hatalı uygulamanın ise uygulamanın ilk aşaması olan zemin temizliğin yeterince yapılmadığı ya da kullanılan epoksi yapıştırıcısının-epoksinin yeterli miktarlarda kullanılmadığı, hatalı uygulanan epoksinin temizlenerek tekrar epoksi kaplamaya hazır hale getirmek için hesaplaması raporun 4.2. bölümden gösterildiği üzere 1.642,56 €; tekrar epoksi kaplamak için ise hesaplaması raporun 4.1. bölümünde gösterildiği üzere 10.950,4 € olmak üzere toplam 12.592,96 € bedel ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı rapor edilmiştir.
Mahkememizce yazılan yazı gereği talimat mahkemesi tarafından keşif icra edilip mahallinde hazır bulunan bilirkişiler Gülbahar Yalçın, Kemal Coşkun, Ferhat Cıvır ve Kenan Ergun Şarklıoğlu'ndan oluşan heyetten bilirkişi raporları dosyaya kazandırılmıştır.
Keşif yapılarak aldırılan bilirkişi raporuna göre; Usulünce tutulmakta sahibi lehine delil olma vasfını taşıdığı anlaşılan ve birbirlerini doğrulayan taraflara ait ticari defter ve kayıtlarda, davalı şirketin davacı şirkete düzenlemiş olduğu 2 adet satış faturasından doğan 126.769,36.-TL tutarındaki toplam alacağını, davacı şirketten 2 adet çek ile tahsil etmiş olduğunu, Taraflar arasında 27.01.2021 tarih REF Ö.B: 126856 ve 01.03.2021 tarih REF Ö.B:126858 numaralı Sözleşme / Fiyat Teklifi düzenlendiği ve taraflarca imzalandığı, sözleşme kapsamında; davalının belirtilen alanlara sözleşmede belirtilen niteliklerde Epoksi Zemin Kaplaması yapmayı, davacının da sözleşme kapsamında belirtilen ücreti ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, dosya kapsamında yer alan e-posta yazışmaları, telefon mesajları ve tanık beyanları dikkate alındığında, davacının dava konusu epoksi uygulamasında ortaya çıkan kabarmaları, davalı firmaya gecikmeksizin bildirdiğini, Dosya kapsamında yer alan mail, telefon yazışması, ihtarnameler ve tanık beyanları incelendiğinde; davalının, dava konusu epoksi işleminden önce, işlem sırasında veya yaptığı tamirat esnasında fabrika zemininin nemli olduğuna, bu durumun ürün performansını olumsuz etkileyeceğine ilişkin davacıya bildirim yapıldığı tespit edilememiş olup; davalının, Türk Borçlar Kanunu'nun 472/3 Maddesinde düzenlenen bildirim yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığının takdirinin mahkememize ait olduğunu, Rapor kapsamında yapılan teknik değerlendirmeler çerçevesinde, yapılan işin AYIPLI olduğu, ayıbın GİZLİ AYIP olduğunu, 22/04/2022 tarihinde yerinde yapılan keşifte; 1600 m2 alanda %15 civarında, 300 m2+238 m2 uygulama alanında %10 civarında kabarmaların / kusurlu-ayıplı imalatın olduğu, davalıdan kaynaklandığı değerlendirilen ayıplı imalatın tutarının 1.704,04 € + KDV = 2.010,76 € olarak hesaplandığını, 22/04/2022 tarihinde yerinde yapılan keşifte; 1600 m2 alanda %15 civarında, 300 m2+238 m2 uygulama alanında %10 civarında kabarmaların / kusurlu-ayıplı imalatın olduğu tespit edilmiş ise de; Sayın Mahkeme tarafından dava konusu alanın tamamının ayıplı olduğunun takdir edilmesi durumunda; ayıplı imalat tutarının 12.400,4 € + KDV = 14.632,47 € olarak hesaplandığını rapor etmiştlerdir.
Mahkememizce Nitelikli Hesap Uzmanı Bilirkişi Gülbahar Yalçın, Kimya Mühendisi Bilirkişi... ... ve İnşaat Mühendisi Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Bilirkişi Kenan Ergun Şarklıoğlu'ndan oluşan heyetten 05/12/2022 tarihinde aldırılan bilirkişi ek raporunda özetle; Usulünce tutulmakta sahibi lehine delil olma vasfını taşıdığı anlaşılan ve birbirlerini doğrulayan taraflara ait ticari defter ve kayıtlarda, davalı şirketin davacı şirkete düzenlemiş olduğu 2 adet satış faturasından doğan 126.769,36.-TL tutarındaki toplam alacağını, davacı şirketten 2 adet çek ile tahsil etmiş olduğunu, Taraflar arasında 27.01.2021 tarih REF Ö.B: 126856 ve 01.03.2021 tarih REF Ö.B:126858 numaralı Sözleşme / Fiyat Teklifi düzenlendiği ve taraflarca imzalandığı, sözleşme kapsamında; davalının belirtilen alanlara sözleşmede belirtilen niteliklerde Epoksi Zemin Kaplaması yapmayı, davacının da sözleşme kapsamında belirtilen ücreti ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, dosya kapsamında yer alan e-posta yazışmaları, telefon mesajları ve tanık beyanları dikkate alındığında, davacının dava konusu epoksi uygulamasında ortaya çıkan kabarmaları, davalı firmaya gecikmeksizin bildirdiğini, Dosya kapsamında yer alan mail, telefon yazışması, ihtarnameler ve tanık beyanları incelendiğinde; davalının, dava konusu epoksi işleminden önce, işlem sırasında veya yaptığı tamirat esnasında fabrika zemininin nemli olduğuna, bu durumun ürün performansını olumsuz etkileyeceğine ilişkin davacıya bildirim yapıldığı tespit edilememiş olup; davalı yüklenicinin sorumlu tacir olarak istenilen uygun ortamın olmaması durumunda işi başlatmaması gerekirdi (örneğin nemin %4'ün altında olmadığı varsayılsa dahi). Zemin temizliğinin uygun veya epoksi yapıştırıcının zemine uygun ve yeterli miktarda kullanılmaması durumunda yapılan işin AYIPLI olacağı aşikardır. Davalının, Türk Borçlar Kanunu'nun 472/3 Maddesinde düzenlenen bildirim yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığının takdirinin mahkememize ait olduğunu, Rapor kapsamında yapılan teknik değerlendirmeler çerçevesinde, yapılan işin AYIPLI olduğu, ayıbın GİZLİ AYIP olduğunu, 22/04/2022 tarihinde yerinde yapılan keşifte; 1600 m2 alanda %15 civarında, 300 m2+238 m2 uygulama alanında %10 civarında kabarmaların / kusurlu-ayıplı imalatın olduğu, davalıdan kaynaklandığı değerlendirilen ayıplı imalatın tutarının 1.704,04 € + KDV = 2.010,76 € olarak hesaplandığını, 22/04/2022 tarihinde yerinde yapılan keşifte; 1600 m2 alanda %15 civarında, 300 m2+238 m2 uygulama alanında %10 civarında kabarmaların / kusurlu-ayıplı imalatın olduğu tespit edilmiş ise de; Sayın Mahkeme tarafından dava konusu alanın tamamının ayıplı olduğunun takdir edilmesi durumunda; ayıplı imalat tutarının 12.400,4 € + KDV = 14.632,47 € olarak hesaplandığını zemin yenilemede epoksi kaplamanın tamamen çıkarılması gerektiğinden serbest piyasa fiyatları ile dava tarihi itibariyle metrekare fiyatının 37,50 TL /3,337 € + KDV (maktuen) olarak tespit edildiğini, mahkememiz tarafından dava konusu alanın tamamındaki epoksi kaplamanın çıkarılması gerektiğinin takdir edilmesi durumunda; söküm maliyetinin 7.134,506 € + KDV = 8.418,717 € olarak hesaplandığını rapor etmişlerdir.
Deliller değerlendirilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasında yapılan epoksi zemin kaplama işine ilişkin yapılan sözleşmeler nedeniyle davalının üzerine düşen imalat işini eksiksiz, ayıpsız ve hatasız olarak yerine getirip getirmediği, imalatta ayıp, hata yahut eksiklik var ise bunun hangi taraftan kaynaklandığı, davacıya ait işlem yapılan binanın zemininin ve yalıtımının sözleşmenin eksiksiz ve ayıpsız şekilde yerine getirilmesine engel olup olmadığı, davalı edim yükümlülüğünü usulünce yerine getirmediyse davacının imalat sebebiyle zemini tekrar epoksi kaplamaya hazır hale getirmesi ve ayıplı imalat sebebiyle istemde bulunduğu tazminat talebinin yerinde olup olmadığı, yerinde ise davacının davalıdan alacağının varlığı ve miktarı noktaları, istenebilecek faizin türü ve temerrüt tarihi noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, yukarıda detayları belirtilen sözleşmeler uyarınca davalının belirtilen alanlara sözleşmede belirtilen nitelikte malzeme kullanılarak epoksi kaplaması yapmayı, davacının sözleşmede belirtilen m2 olarak euro cinsinden ödemeyi yapmayı kabul ve taahhüt ettikleri, yapılan işin mahiyeti icabı taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davalının düzenlenen 2 adet satış faturasından doğan 126.769,36-TL tutarlı alacağını, davacı şirketten 2 adet çek ile tahsil etmiş olduğu görülmüştür. Davacı yapılan ödemeye karşılık ayıplı imalat tutarı ile ayıplı olarak yapılan malzemenin kaldırılması bedelini talep ettiği görülmüştür. TBK'nun 475. maddesinde iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakları bulunduğundan davacının şartları var ise bu istemlerde bulunmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesinden kaynaklı zararların tahsilinin talep edilebileceği, istemlerin eser sözleşmelerinde geçerli 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürüldüğü anlaşılmıştır.
Davacının Kadıköy 14. Noterliğinin 27/09/2021 tarih ve 14538 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tüm alanın yeniden epoksi malzeme ile kaplanması ve bilirkişi raporu ile tespit edilen 12.592,96-Euro'nun delil tespitindeki yargılama giderleriyle birlikte davalıdan talep ettiği, buna karşılık davalı tarafça ... 16. Noterliğinin 29/09/2021 tarih ve 20311 yevmiye numaralı ihtarnamesinde nemden kabaran 10-15 m2lik tüm bölümlerin tamir edildiği, tüm alanın tamamının bedelsiz bir şekilde yeniden 65.000 artı KDV harcama yapılarak epoksi zemin kaplaması ile kaplandığı, bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığı bildirilmiştir.
Talimat mahkemesi aracılığıyla yapılan bilirkişiler eşliğinden yapılan keşif incelemesi sonrası aldırılan heyet bilirkişi raporunda, 1600 M2'lik alana uygulanan epoksi kaplamanın bazı bölgelerinde kavlama (kabarıp, dökülme) meydana geldiği, bazı yerlerde ise kabarma meydana geldiği, yapılan keşifte ayrıca ayıplı olan alanda epoksi boya katmanın alt tarafının tozlu olduğu, gözüken zeminin pürüzlü, tırtıllı olmayıp düz olduğunun görüldüğü, her ne kadar CD içinde zımpara makinesi kullanıldığı, astar öncesi yüzeyin çizikli ve dalgalı olarak gözükmesine rağmen astar atıldıktan sonra ise yüzeyin parlak ve kaygan olarak gözüktüğü, duvar diplerinde pah olmadığı, uygulamanın zemin ve duvar birleşim yerlerine de yapıldığının video ve fotoğraflardan anlaşıldığı, zımparalama işleminin beton yüzeyinde yeteri kadar prüzlendirme yapılmadığının değerlendirildiği, epoksi kaplaması yapılacak bölgenin temiz olması, tozlu olmaması, vakumlanması, pürüzlü, tırtıllı ve de nem oranının %4'ün altında olması, epoksi yapıştırıcının uygun, yeterli şekilde yapılması gerektiği, yüklenicinin sorumlu tacir olarak istenilen uygun ortamın olmaması durumunda işi başlatmaması gerektiği, (örneğin nemin %4'ün altında olmadığı varsayılsa dahi), zemin; zımpara işleminin, temizliğinin, epoksi uygulamasının (astar, ve boyasının) uygun ve yeterli miktarda kullanılmadığının değerlendirildiği, yukarıda yazılı hususlar çerçevesinde yapılan işin ayıplı olduğu, ayıbın gizli ayıp olduğuna dair rapor verildiği anlaşılmıştır. Alınan rapor ile dosyamız arasına alınan ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/80 D. İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporu ile benzeşmektedir.
Bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde epoksi uygulamasının zemin temizliğine dikkat edilmeksizin, yeterli şekilde astar ve boya kullanılmaksızın yapıldığı, davacının isteği ile davalının bu nedenle alandaki bir kısım kabaran yerleri tamir ettiğini bildirdiği dikkate alındığında davalının keşif tarihinde tespit edilen alandaki yüzde 10-15 civarındaki ayıptan değil uygulamanın hatalı yapılması ve davacının sözleşme uyarınca haklı beklentisi dikkate alınarak tüm alana karşılık gelen ayıplı imalat tutarından sorumlu olacağı, dosyada bulunan elektronik posta yazışmaları, tanık beyanları dikkate alındığında davalının yerine getirmekle yükümlü olduğu epoksi uygulamasında ortaya çıkan kabarmaları/ayıpları davalıya süresinde bildirildiği, TBK'nın 472/3 maddesi uyarınca eser meydana getirilirken eserin yapılması için gösterilen yerin ayıplı olması veya eserin gereği gibi yapılmasının önüne geçebilecek durumların bulunması halinde bu durumu davacıya bildirmekle yükümlü olan davalının fabrika zemininin nemli olduğu, binanın/zeminin sözleşme şartlarına uygun olarak epoksi uygulamasına hazır hale getirilmediği veya bunların ürün performansını olumsuz olarak etkileyebileceğine yönelik işlemin en başında davacıya bildirimde bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen tüm bu nedenlerle, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacının davalıdan hatalı epoksi uygulaması nedeniyle ayıplı imalat tutarı için kdv dahil 14.632,47-Euro ve epoksi kaplamanın çıkarılması için kdv dahil 8.418,71-Euro'yu tahsili talebinin yerinde olduğu, taraflar arasındaki sözleşme Euro cinsinden olduğundan sözleşmeye bağlı olarak meydana gelen davacının gördüğü zararın ikamesi bakımından Euro cinsinden asıl alacak ve faize ilişkin talebin yerinde olduğu, davanın kısmi dava olması, ıslah dilekçesinde talep, davacının dava öncesi ihtarname ile davalıyı 02/10/2021 tarihinde temerrüde düşürmesi birlikte değerlendirildiğinde davanın kabulü ile kabul edilen 23.051,00-Euro'nun 1.000,00-Euro'sunun 02/10/2021 tarihinden bakiye kalan 22.051,00-EURO'sunun ıslah tarihinden itibaren işletilecek 3095 sayılı kanunun 4-a maddesi gereğince Devlet Bankaları'nın 1 yıl vadeli Euro mevduatına uyguladığı en yüksek oranda işleyen faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Son olarak her ne kadar ıslah dilekçesinde davacı vekili ıslah tarihindeki TL'ye karşılık gelen Euro kuru efektif satış satış değeri (20,73-TL) üzerinden toplam 23.051-Euronun karşılığı olarak 477.948,65-TL üzerinden dava değerini belirlese de, dava tarihinde istenilen 1.000-Euro (11,24-TL) ile ıslah tarihinde istenilen 22.051 Euronun (20,73-TL) TL'ye karşılık davanın değeri 468.450,75-TL olarak belirlendiğinden hükmolunması gerekli harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti buna göre aşağıdaki hüküm kısmında belirlenmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının Kabulüne;
1-23.051,00-EURO'nun 1.000,00-Euro'sunun 02/10/2021 tarihinden bakiye kalan 22.051,00-EURO'sunun ıslah tarihinden itibaren işletilecek 3095 sayılı kanunun 4-a maddesi gereğince Devlet Bankaları'nın 1 yıl vadeli Euro mevduatına uyguladığı en yüksek oranda işleyen faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 31.999,87-TL harçtan peşin alınan 191,89-TL harç ve alınması gerekli 7.808,08-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 23.999,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, fazla alınan 354,09-TL ıslah harcının davacıya iadesine,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AÜT gereğince 68.583,11-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 59,30-TL başvuru harcı, 191,89-TL peşin harç, alınması gerekli 7.808,08-TL ıslah harcı, 8,50-TL vekalet harcı, posta masrafları toplamı 261,50-TL, bilirkişi ücreti 6.600,00-TL olmak üzere toplam 14.929,27-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen tutarı karşılığı arabulucu ücreti olan 1.320,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/80 değişik iş sayılı dosyasında yapılan yargılama gideri olarak 1.000,00-TL bilirkişi ücreti, 419,90-TL keşif harcı, 59,30-TL başvurma harcı, 97,70-TL peşin harç, 8,50-TL vekalet harcı, 400,00-TL araç ücreti olmak üzere toplam 1.985,40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-HMK 333 maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İlişkin, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/02/2023