T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/395 Esas
KARAR NO: 2023/615
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... -...
DAVALI : ... - ... ...
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 02/06/2023
KARAR TARİHİ: 01/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/11/2023
Mahkememizde açılan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacının Konya'da restoran sahibi olduğunu, aynı zamanda doğal ürünler sattığını, davalının davacıdan 145.091,39 TL doğal ürün satın aldığını, 20.000,00 TL sini ödediğini, bakiye 125.091,39 TL sinin ödenmediğini, yapılan icra takibine itiraz edildiğini, belirterek itirazın iptaline takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir.
H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E :
Dava, fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. (İİK Madde 67)
Taraflar arasında alım satım ilişkisi olduğu ve fatura düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Ön inceleme duruşmasında dava şartları bakımından yapılan incelemede , Davacının esnaf olduğu, davalının da ticaret odasına kaydı bulunmadığı, esnaf kaydı olduğu, kafeterya işlettiği, bilanço esasına göre defter tuttuğu tespit edilmiştir.
Davacı eski şirket ortağıdır. Şirket ortak ve temsilcileri tacir değildir. Tacir olan şirkettir. Davacı da zaten 2017 yılında ortaklıktan ayrılmıştır. Dosyadaki belgelere göre Bozkır Esnaf Odasında Bakkallar Odasına kayıtlı olduğu, yıllık gelir beyannamesinin esnaf sınırını aşmadığı tespit edilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümünde tarafların tacir, esnaf olup olmamasına göre, davaya bakma konusunda mahkemenin görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Zira tarafların sıfatına göre görevli mahkeme ile birlikte uygulanacak hükümler farklılık göstermektedir.
Dava şartları bakımından inceleme: Ticaret Mahkemelerinin görevi TTK'nın 5.maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1.bendinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir.
Bu nedenle uyuşmazlığın çözümü için öncelikle "ticari işletme", "ticari iş", "tacir" ve "ticari dava" kavramları üzerinde kısaca durulmasında yarar vardır.
Ticari işletme, TTK'nın 11/1.maddesindeki tanıma göre; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Esnaf işletmesi ile ticari işletme arasındaki sınırın ise Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak kararname ile belirleneceği hükme bağlanmıştır. Görüleceği üzere ticari işletmenin unsurları; esnaf işletmesi için öngörülen sınırın üzerinde bir gelir sağlamayı hedef tutan faaliyet, devamlılık ve bağımsızlık olarak düzenlenmiştir. Buradaki faaliyet iktisadi faaliyet olup, amacı gelir elde etmektir. Kanunda ticari işletme için herhangi bir miktarda gelir değil, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşar düzeyde gelir sağlama amacı aranmıştır.
Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir. Yine TTK’nın 15. maddesinde de; "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, bir kimsenin vergi mükellefi olması, TTK yönünden de tacir kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez.
21/07/2007 tarihli resmi gazetede yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararında esnaf ve sanaatkarla ile tacir ve sanayicilerin ayrımına ilişkin 1.maddesinde eski TTK'nın 12.ve 17.maddeleri ile ilgili uygulama bakımından tanım yapılmıştır ki kararname de TTK ile verilen madde hükümleri yürürlükte bulunan TTK'nın 11.ve 15.maddelerinin karşılığıdır.
Kararnamenin 1/a maddesinde Esnaf ve Sanaatkarlar ile tacir ve sanayici aykırımını belirlemek koordinasyon kurulunun tespit edeceği resmi gazetede yayınlanacak esnaf ve sanaatkarlar meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte beden çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir ve sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan basit usulde vergilendirilen ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3.numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerinin yarısını 2 nolu bendinde yazılı nakdi limitini tamamını aşmayanların esnaf ve sanaatkarlar sayılmaları gerektiği, esnaf ve sicil odasına kaydedileceği belirtilmiştir.(Yargıtay 6. H.D. 27/05/2014 t. 2014/4426-6852 E.K)
Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.
Vergi Usûl Kanununu 177/1. Satın Aldıkları Malları Olduğu Gibi Veya işledikten Sonra Satan son Dönem İş Hacminin % 20’yi Aşan Bir Nispette Fazla Olması halinde;
2022 Yılı Yıllık Alış tutarı : 890.000 .-TL (%20) fazlası = 1.068.000 .- TL veya ,
2022 Yılı Yıllık Satış tutarı :1.270.000 .- TL (%20) fazlası = 1.524.000 .- TL nı aşanlar. İşletme esasından Bilanço esasına geçeceklerdir.
B)- Vergi Usûl Kanununu 177/2. Birinci Bentte Yazılı Olanların Dışındaki İşlerle uğraşanlar (hizmet Satışı Yapanlar) 2022 Yılı Yıllık Gayri Safi İş Hasılatı: 440.000.- Tl (%20) Fazlası = 528.000 .-tl nı aşanlar. İşletme Esasından Bilanço Esasına Geçeceklerdir.
c)- Vergi Usûl Kanununu 177/3. 1 Ve 2 Numaralı Bentlerde Yazılı İşlerin Birlikte yapanlar 2022 Yılı İş Hasılatının 5 Katı İle Yıllık Satışlarının Toplamı: 890.000 Tl (%20) Fazlası = 1.068.000 .-TL nı aşanlar. İşletme esasından Bilanço esasına geçeceklerdir.
Bu miktarların altında olanlar ise esnaf odasına kayıtlı iseler esnaf sayılır tacir sayılmaz.
Türk Ticaret Kanunu tacir kavramını gerçek kişiler ve tüzel kişilerde ayrı ayrı ele almış, gerçek kişilerde tacir sıfatının kazanılması bir ticari işletmenin mevcut olması, bir ticari işletmenin işletilmesi ve ticari işletmenin kısmen de olsa o kişi adına işletilmesi unsurlarına bağlanmıştır.
TTK'nın 3.maddesinde "ticari iş" kavramı açıklanmış ve "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." denilmiştir.
Ticaret hayatının temel süjesi olan "tacir" de yine işletme kavramı bağlamında tanımlanmış ve "bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişiye tacir" deneceği TTK'nın 12/1.maddesinde belirtilmiştir. Türk Ticaret Kanunu tacir kavramını gerçek kişiler ve tüzel kişilerde ayrı ayrı ele almış, gerçek kişilerde tacir sıfatının kazanılması bir ticari işletmenin mevcut olması, bir ticari işletmenin işletilmesi ve ticari işletmenin kısmen de olsa o kişi adına işletilmesi unsurlarına bağlanmıştır. Tüzel kişi tacir kavramının kapsamı ise TTK'nın 16/1.maddesinde düzenlenmiştir.
Ticari davalar ise mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1.maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. TTK'nın 4-(1).maddesi hükmünde "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, a-f bentleri arasında sayılan hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı" belirtilmiştir.
Nispi ticari davalar ise, tacir tarafların, ticari işletmeleri ile ilgili uyuşmazlıklarından kaynaklanan davalardır. TTK'nın 4/1.maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olmasına bağlıdır.
Somut olayda , davacı ve davalı ticaret odasına kayıtlı tacir değildir. Davacı ve davalı esnaf odasına kayıtlıdır. Davacının alış ve satışları VUK 177. Maddesindeki sınırın çok altındadır. Bu açıklamalara göre davanın TTK nunda yer alan davalardan olmadığı, davacının tacir olmadığı davanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekçesi ile göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeni ile HMK nın 114- 115/2 maddelerine göre davanın usulden reddine , talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-6100 sayılı yasanın 20/1 maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra 2 haftalık süre içerisinde taraflarca dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde, mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar VERİLECEĞİNE,
İlişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda/ taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/11/2023
Katip ...
Hakim ...
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."