T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/717 Esas - 2025/26
T. C.
A N K A R A
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO: 2024/717 Esas
KARAR NO: 2025/26
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 22/10/2024
KARAR TARİHİ: 23/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/12/2014 tarihinde sürücü ... .... ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayan ZMMS poliçesi nedeniyle limiti kadar maddi tazminattan sorumlu olduğunu, müvekkili...'ın müteveffanın kızı olduğunu, babasının kaybetmesinden dolayı derin üzüntü yaşadığını, bu nedenle zararın tanzimi amacıyla sigorta şirketine müracaat edildiğini ancak sigorta tarafından ödeme yapılmadığını, bunun üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşılamadığını, tüm bu sebepler ile belirsiz alacak davalarının kabulü ile kazada vefat eden ...'in kızı müvekkil... için şimdilik 100,00 TL destekten yoksunluk nedeniyle maddi tazminatın davalı sigorta şirketine ilk müracaat tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirkete karşı yönetilen iş bu davanın haksız ve mesnetsiz olarak şirkete karşı yöneltiğini, müvekkil şirketinin taraf sıfatına haiz olmaması nedeniyle müvekkil yönünden davanın öncelikle usule ilişkin yetki, iş bölümü, zaman aşımı, hak düşürücü süre, görev, hukuki yarar ve dava şartı yokluğu yönünden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin merkezi İstanbulda bulunduğundan dolayı dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, kaza 07/12/2014 tarihinde gerçekleşmesi sebebiyle 2 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının müvekkili şirkete bir başvurusunun bulunmadığın bu nedenle dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, müteveffa ...'in kaza sırasında emniyet kemeri takmadığının aşikar olduğunu, tüm bu sebepler ile öncelikle davanın usul yönünden reddini, davacının haksız ve hukuka aykırı istemleri nedeniyle davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
... .... ... Başsavcılığına, ... Ticaret Odası Başkanlığına müzekkereler yazıldığı görüldü.
Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen ölümden ötürü açılan destekten yoksun kalma maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kaza yapan araca ait trafik kayıt bilgileri, hastane kayıtları, kaza tespit tutanağı ve diğer belgeler dosyada mevcuttur.
Davalı sigorta vekilinin süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde; ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuşlardır.
Davacı taraf vekili duruşmadaki beyanında yetki itirazının reddi gerektiğini bildirmiştir.
6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlık Karayolları Trafik İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 110. maddesinde diğer bir yetki kuralı da yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili olduğu kabul edilmiş, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartlarında da aynı hüküm tekrar edilmiştir.
Bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir, (aynı yönde Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar)
Dava konusu uyuşmazlıkta davacı, davalı sigorta şirketinin ...’da bölge ve şube müdürlüğü bulunduğu iddiasına dayanmıştır.
Somut olayda yukarıda belirtilen yetki kuralları tek tek değerlendirildiğinde; öncelikle HMK'nun 6. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin yerleşim yerinin ... olduğu anlaşılmıştır.
6102 Sayılı TTK'nun 40. maddesi gereğince, "Her tacir ticari işletmenin açıldığı günden itibaren 15 gün içinde, ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir. Merkezi Türkiye'de bulunan ticari işletmelerin şubeleri de bulundukları yerin ticaret siciline tescil ve ilan olunur." hükmü yer almaktadır.
Bu kapsamda davalı sigorta şirketinin HMK'nun 6.maddesi anlamında yerleşim yeri olarak ... ticaret siciline kayıtlı olduğu ve yetkili mahkeme olarak ... Adliyesine bağlı olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer yetki kuralı ise: haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında, dosyada mevcut kaza tespit tutanağına göre trafik kazası Korkuteli/Antalya'da meydana geldiği anlaşılmakla, kazanın meydana geldiği yere göre yetkili mahkeme Korkuteli/Antalya mahkemeleridir.
Yine dava dilekçesine göre davacının yerleşim yerinin Manisa adresi olup bu kayda göre de yetkili mahkeme Manisa Mahkemeleri olacaktır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110/2. maddesinde düzenlenen yetki kuralına göre de; Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir. Bununla birlikte sigorta şirketine karşı açılan dava davalının bölge müdürlüğünün bulunduğu yerde de açılabilecektir. (bkz. Yargıtay HGK, 2017/17-1078 E., 2020/125 K. sayılı ve 11/02/20202 tarihli ilamı)
Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre: davacının ikametgahı yetki kuralına göre yetkili mahkeme Manisa Mahkemeleri, kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre yetkili mahkeme Korkuteli/Antalya Mahkemeleri, davalı tüzel kişi sigorta şirketinin yerleşim yeri yetki kuralına göre yetkili mahkeme ... Mahkemeleri, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen sigorta poliçesini düzenleyen acentenin bulunduğu yere göre Manisa mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle dava konusu uyuşmazlıkta, davacı taraf davalı sigorta şirketinin ...’da bölge müdürlüğünün bulunduğunu belirterek ... mahkemelerinde dava açmış ise de ticaret odası yazı cevabına göre davalının ...'da bölge müdürlüğünün bulunmadığı, HMK'nun 16. maddesi gereğince dava haksız fiilden kaynaklandığından zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin Manisa olduğu, yine aynı maddeye göre kazanın meydana geldiği yer mahkemesinin Korkuteli/Antalya olduğu, HMK'nun 6. maddesi gereğince davalının ikametgahı mahkemesinin ... olduğu, Karayolları Trafik Kanununun 110. maddesine göre sigortacının merkezinin bulunduğu yerin ... olduğu, poliçeyi düzenleyen acentanın Manisa'da bulunması nedeniyle Manisa mahkemeleri olmak üzere kanunen belirlenen tüm yetki kurallarına uyulmadan tüm bu yetki kuralları bertaraf edilerek kanunen belirlenen yetkili mahkemelerden hiçbirinde dava açılmadığı anlaşıldığından davalı tarafın yetki itirazının kabulü ile seçim hakkı davalıya geçtiğinden davalının seçtiği yer olan ... Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşıldığından davanın mahkememizin yetkisizliği nedeni ile usulden reddine (bkz. aynı konuda ... BAM. 26. HD.'nin 2018/2750 esas 2018/1373 karar sayılı 15.10.2018 tarihli ilamı) süresinde ve istek halinde dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin yetki itirazının HMK m. 116/1-a uyarınca kabulü ile, Mahkememizin davaya bakmakla yetkili olmadığının ve davaya bakmakla yetkili mahkemenin ... ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİ olduğunun tespitine,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-6100 sayılı yasanın 20/1 maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra 2 haftalık süre içerisinde taraflarca dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde, mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar VERİLECEĞİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2025