T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/99 Esas - 2025/65
T. C.
A N K A R A
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO: 2025/99
KARAR NO: 2025/65
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 10/08/2024
KARAR TARİHİ: 12/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç 20.04.2023 tarihinde kaza yapmış ve hasara uğradığını, ... plakalı araç kazanın gerçekleştiği tarihte davalı sigorta şirketi tarafından KASKO sigorta poliçesi ile teminat altında olduğundan zararın davalı şirket tarafından giderilmesi gerektiğini, müvekkilinin araç kiralama işi yapmakta olup uyuşmazlığa konu aracı kiralık araç olarak işlettiğini, uyuşmazlığa konu kazanın gerçekleşmesinin ardından araç hasara uğramış ve davalı şirket dosyayı sürüncemede bıraktığı için onarılamadığını, bu nedenle araç kaza tarihi olan 20.04.2023 tarihinden bu yana hasarlı halde olup işletilemediğini beyanla, davamızın kabulüne, hasar tazminatı için şimdilik 10,00 TL'nin davalıdan olay tarihinden işleyen avans faiziyle tahsiline, kazanç kaybı tazminatı için şimdilik 10,00 TL'nin davalıdan olay tarihinden işleyen avans faiziyle tahsiline, yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapmadığını, davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak talepte bulunmuş ise de davanın eda davası olduğu ve kısmi dava niteliğinde olduğunu, dava konusu hasarın sigorta poliçesi kapsamı içinde olduğu düşünülse bile kasko genel şartları uyarınca bu tür sigortalarda asıl amaç sigortalının uğradığı gerçek zararın giderilmesi olduğunu, hasar bedelinin tespiti yapılırken tedarik iskonto oranının esas alınması ve kdv dahil edilmeden yapılması gerektiğini, davacı ile müvekkilinin arasında ticari nitelikte bir ilişki olmadığını davacının talebinin haksız fiilden kaynaklandığını, bu sebeple ancak yasal faize hükmedilebileceğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Davanın açıldığı...4. Tüketici Mahkemesince 2024/252 esas sayılı dosya üzerinden görevsizlik kararı verilmesi sonrası dosyanın yukarıda belirtilen mahkememiz esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunduğu anlaşıldı.
Dava, taraflar arasında düzenlenen kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
TTK'nın 5/A maddesinin 1. fıkrasına göre ''Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.''
6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesine göre, ''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.''
Mahkememizin 07.02.2025 tarihli tensip tutanağının 2 nolu ara kararında ''Dosyada mevcut arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde davacının ... plakalı aracın 20.04.2023 tarihli trafik kazası sonucunda hasarlanması sebebiyle aracın perte ayrılarak, hasarsız ikinci el piyasa değeri olan 800.000,00 TL'nin davacıya ödenmesi talebi doğrultusunda tutanağın düzenlendiği eldeki davada ise kaza nedeniyle araçtaki hasar-onarım ve kazançtan mahrum kalınması nedeniyle tazminat talebinde bulunduğu anlaşıldığından dava konusu tazminat talebiyle ilgili olarak davacı vekiline ticari davalarda geçerli 7155 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile değişik TTK'nın 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurup başvurulmadığını bildirerek başvuruda bulunulmuş ise arabuluculuk son tutanağının aslı yahut arabulucu tarafından onaylı bir suretini sunması için 1 (bir) haftalık kesin süre verilmesi, aksi takdirde 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi uyarınca davanın dava şartı noksanlığından reddedileceğinin ihtarına, bu husus dava şartı teşkil ettiğinden süre bitiminde gerekirse dosya üzerinden inceleme yapılmasına,'' şeklinde karar verildiği, sonrasında davacı vekilinin 11.02.2025 tarihli beyan dilekçesinde arabuluculuk başvurusu yaptıklarına dair başvuru bilgilerinin mahkememize gönderdiği görülmüştür.
Yukarıda belirtilen mevzuat, dava dilekçesi, beyan dilekçesi ve dosya içeriği incelendiğinde, ... 4. Tüketici Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize tevzi edildiği, mahkememizin 07/02/2025 tarihli ara kararı ile davacıya dava konusu tazminat talebine ilişkin olarak dava öncesi düzenlenmesi gerekli arabuluculuk belgesini sunması için kesin süre verildiği, davacı tarafça dava konusu araçtaki hasar-onarım ve maddi kazanç kaybından kaynaklı maddi tazminat talebi yönünden verilen süre içinde belgenin sunulmadığı, görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan maddi tazminat talepli açılan eldeki dava için de arabuluculuk dava şartının aranmasına karşın davacı yanca dava öncesi münhasıran dava konusu maddi tazminat talebine ilişkin olarak bu usule başvurulmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrası ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanununa 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile eklenen 18/A-2 maddesi gereğince bu hususun mahkememiz açısından özel dava şartı olduğu ve dava tarihi itibariyle dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının dava şartı yokluğundan REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davanın açılması sırasında alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Dair, dosya üzerinden tarafların yokluğunda yapılan inceleme neticesinde kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde...Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.12/02/2025