T.C. ...14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/253 Esas
KARAR NO: 2023/811
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/04/2021
KARAR TARİHİ: 22/12/2023
KARAR YAZMA TARİHİ: 19/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Tarafar arasında akdedilmiş olan 02.08.2019 tarihli sözleşmenin davalı şirket tarafından süresinden önce haksız feshinden dolayı müvekkil şirketin uğradığı zarara karşılık, sözleşmeden doğan fazlaya ilişkin tüm hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkil şirkete ödenmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının asılsız ve mesnetsiz iddialarıyla ikame ettiği işbu davanın, öncelikle usulden, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise aşağıda belirtilen nedenlerden dolayı esastan reddine karar verilmesi gerekmekte olduğu, davacının dava dilekçesinde belirttiğinin aksine müvekkil şirket, davacıdan sözleşme kapsamında herhangi bir hizmet almamış ve davacı müvekkil şirket adına herhangi bir iş görme edimini ifa etmediğini beyan etmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK: Dava; davacının taraflar arasında imzalanan danışmanlık sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedildiğinden bahisle uğradığı maddi zararın tazmini istemine ilişkin olduğu görüldü. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılamayacağı, sözleşmenin haksız feshedilip edilmediği, davacının sözleşmenin feshi nedeniyle tazmini gerekir maddi zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı, davalının dava öncesinde temerrüdünün oluşup oluşmadığı, faizin başlangıcı ve oranına ilişkin olduğu tespit edildi.
DELİLLER: Davacı vekili tarafından taraflar arasında akdedilen 02/08/2019 tarihli Danışmanlık Sözleşmesi, ...22. Noterliğinin 10767 yevmiye numaralı, 05/12/2019 tarihli ihtarnamesi ve ...57. Noterliğinin 06685 yevmiye numaralı 19/02/2020 tarihli ihtarnamesinin suretleri delil olarak dosyaya sunulmuştur.
...... Müdürlüğünün 2019/15216 Esas sayılı dosyası dosyamız içerisine kazandırılmış, alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, alacaklı tarafından 1.573.728,24 TL alacağı olduğundan bahisle genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin 09/12/2019 tarihinde davalıya tebliğ edilmesi üzerine davalı vekili tarafından 16/12/2019 tarihinde borca ve ferilerin tamamına itiraz edildiği, borca itirazın ve davanın yasal süresi içerisinde olduğu görülmüştür. Ancak İcra Müdürlüğünün fiziki olarak sehven ...... Müdürlüğünün 2019/11706 Esas sayılı dosyasını göndermiş olduğu anlaşıldı.
Tüm deliller toplandıktan sonra, tespit edilen uyuşmazlıklar konusunda rapor düzenlenmesi için dosya Borçlar Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli hesap uzmanı ve SMMM bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler Mehmet Bilgin ve Serkan Şimşek 15/06/2022 tarihli raporlarında; ...TURİZM ‘ın 2019-2020 dönemine ait Ticari Defterlerinden, Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir Defteri, Envanter Defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve AÇILIŞ - KAPANIŞ tasdiklerinin Türk Ticaret Kanununun hükümlerine uygun olarak yasal süresi içerisinde yapılmış olduğu, Ticari defterlerin 6102 sayılı Yeni TTK ’nın 64. Maddesinde ifade edilen kanuni şartları taşıdığı, ...TURİZM’in 2019-2020 yılına ait Ticari Defter ve kayıtlarında, ...ile olan ticari ilişkisine ilişkin bir kaydın mevcut olmadığı ve ...TURİZM’in ...’dan herhangi bir Alacağının veya Borcunun olmadığı, ...TURİZM tarafından düzenlenerek ...... yevmiye numarası ile ihtarname ile gönderilen Toplam KDV Dahil 693.817,34TL tutarındaki 4 no.lu hakediş ve 11.12.2019 tarihli 28242 yevmiye numaralı ihtarname ekinde gönderilen Toplam KDV dahil 1.573.728,24TL tutarındaki 1-2-3 no.lu hakediş bedellerinin ...TURİZM’in Ticari defter ve kayıtlarında yer almadığı, Davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılamayacağı hususundaki nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Taraflar arasındaki sözleşmenin ...22. Noterliği’nin 05.12.2019 tarihli 10767 yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davalı yanca tek taraflı ve uygun olmayan zamanda feshedildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 12.05.2010 T. 2010/14-244 E. 2010/260 sayılı kararında, karşılıklı borç doğuran sözleşmelerde, bir tarafın sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi halinde temerrüt hükümlerinin uygulama alanı bulacağının belirtildiği dikkate alındığında sözleşmenin süresinden önce haksız olarak feshedildiği ...... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davalı yanın işbu davadan önce temerrüde düştüğünün Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davacının sözleşmenin feshi nedeniyle tazmini gerekir maddi zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı hususunda hukuki konudaki değerlendirme ve takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, haksız feshe maruz kalan davacının zararını talep etmekte haklı olduğu, Davacının talep edebileceği zararın Menfi zarar olduğu ancak dosya içeriğinde bu zararların nelerden ibaret ve ne miktarda olduğuna ilişkin belgeye rastlanılamadığını, Faizin başlangıcı hususundaki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı tarafından davalıya keşide edilen ...57. Noterliği’nin 19.02.2020 tarihli 06685 yevmiye no.lu ihtarname ile 02.08.2019 tarihli Danışmanlık sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle davacı şirketin uğramış olduğu zararın, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.500.000,00-TL'sinin işbu ihtarnamenin davalı yana tebliğinden itibaren 7 (yedi) gün içerisinde belirtilen hesaplarına ödenmesini, aksi halde bu anlamda yasal yollara başvuracaklarını.." ihtar etmiş olması sebebiyle, ihtarın davalıya tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçası veya tebligat şerhinin Noterden getirilmesi ile tebliğ tarihine 7 gün ilavesiyle belirlenecek temerrüt tarihinden itibaren sayın mahkemece takdir edilecek alacağa (tazminata) faiz uygulanabileceği mütalaa edilmiştir.
Davacı vekiline davaya konu zarar kalemlerini açıklayıp kuruşlandırması için kurulan ara kararı uyarınca açıklama dilekçesi sunması ve ...57. Noterliğinin 19/02/2020 tarih ve 06685 yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ evrakı dosyaya celp edildikten sonra dosya taraf vekillerinin beyan ve itirazlarını karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesi için yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler Mehmet Bilgin ve Serkan Şimşek bila tarihli ek raporlarında; Söz konusu Sözleşme'nin atipik bir vekalet sözleşmesi niteliğinde olduğu, bu nedenle Sözleşme'deki fesih yasağının geçerli olup olmayacağı konusunda öğretide ihtilaflar bulunduğu, bu ihtilaflar neticesinde ikili bir ayrıma gidilerek, hukuki takdir Sayın Mahkemeye bırakılarak, hesap yapılmasının daha doğru olacağı, ilk ayrım olarak Sözleşme hükümlerindeki fesih yasağı geçerli olarak alındığı takdirde feshin haksız olacağı, haksız olan fesihten doğan zararların TBK 112. Madde hükümleri uyarınca Davacı tarafından talep edilebileceği, bu zararların olumlu zarar olarak hesaplanıp, sözleşmenin ifa olunacağına güvenerek yaptığı masraflar ve kâr kaybını talep etmesinin mümkün olduğu, ikinci ayrım olarak, Sözleşme'nin TMK 27. Madde uyarınca, mevzuatın emredici hükümlerine aykırı olarak kurulan hükümlerinin geçersizliğine hükmedildiğinde, vekalet sözleşmelerinin sona ermesi konusundaki TBK 512. Madde hükmü neticesinde feshin geçerli olduğu, ancak uygun olmayan zamanda Sözleşme'nin sona erdirilmesinden dolayı Davacının Davalıdan, olumsuz zararını yani söz konusu iş için yaptığı girişimler ve tedbirler için harcadığı masraf bedelini talep edebileceği, dosyaya kazandırılan belgelerle, söz konusu masraflarla ilgili bir hesaplama yapılamayacağı, Davacının masraf kalemlerini belirleyip kuruşlandırması gerektiği, hakedişleri hangi masraf bedelleri üzerinden hesapladığını açıklaması gerektiği mütalaa edilmiştir.
Gerçeğin daha ziyade tezahürü için ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konuları, dosyaya sunulan kök ve ek raporlara karşı beyan ve itirazları karşılar şekilde rapor düzenlenmesi için dosya akademik unvanlı borçlar hukukunda nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ile SMMM bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler Mehmet Kılıç ve SUltan Erdoğan 31/07/2023 tarihli raporlarında; Davacı Danışman ile davalı Hizmet Alan arasında 02.08.2019 tarihli Danışmanlık
Sözleşmesi adı altında bir sözleşmenin akdedildiği, bu sözleşmeyle davacı danışmanın
sözleşme ile belirlenen bölgelerde davalı Hizmet Alan adına tarımsal yayım faaliyetlerini
yürütmek ve bunun sonucunda üreticiler ile tarımsal üretim sözleşmesi imzalanmasını
sağlamayı taahhüt ettiğini; Bu kapsamda davacı danışmanın sözleşmenin 6. Maddesinde belirlenen; "6.1. Danışman, Tarım Kredi Kooperatifleri, ilgili Bölge Birliği ve Hizmet Alan'ın
yönlendireceği Üretici listelerini ve kendi portföyünü kullanarak, belirlenen
bölgelerde meyve, sebze ve her türlü tarımsal üretim faaliyetinde bulunan
üreticileri tespit ve ziyaret etmek.
6.2. Sözleşme imzalamak isteyen Üreticiler hakkında Ziyaret Raporu düzenlenerek
Hizmet Alan'a sunmak.
6.4. Sözleşme imzalanan Üreticiler hakkında haftalık Üretim Raporu düzenlemek
6.5. Haftalık olarak düzenlenen Üretim Raporu'na bağlı olarak yükleme günleri
ve planlarını içeren Yükleme ve Hasat Raporu'nu hazırlayıp Hizmet Alan'a
bildirmek
6.7 Üretim yerinden depoya nakliye için yükleme yapılmasını sağlamak
6.11 Her günün sonunda tüm Teslimat Raporu'nu tek bir tabloda toplayarak gün
sonu teslimat raporunu Hizmet Alana bildirmek"
edimlerini taahhüt ettiği;
Davalı tarafından işbu sözleşmenin davacının taahhüt ettiği edimlerini ifa etmemesi
gerekçesi ile 05.12.2019 tarihinde feshedildiği; bu nedenle davacının da sözleşmenin feshinin
haksızlığını ileri sürerek maruz kaldığını iddia ettiği zararlarının tazmini için işbu davayı açmış
olduğu;
Davacı tarafından deliller adı ile sunulan mavi klasörde; davacı danışmanın özelikle
çok sayıda whatsapp görüşmesi yapmış olduğu anlaşılsa da; yapılan bu online görüşmelerin,
ziyaret raporu sunmak, üretim raporu sunmak, sözleşme yapılmasını sağlamak gibi sözleşmenin
6. Maddesi anlamındaki edimlerini ifa etmesi anlamına gelmeyeceği; Davacının; belirli süreli sözleşmenin süresinden önce haksız şekilde feshedilmesi
nedeniyle, sözleşmenin devamı sırasında üreticilerle imzalanacak olan Tarımsal Üretim
Sözleşmesi çerçevesinde alınacak ürünlerin alış bedelinin %7,75+KDV'si kadar elde edeceği
hizmet bedelinden mahrum kaldığını ileri sürdüğü;
Davacının kaç adet tarımsal üretim sözleşmesi imzalanmasına aracılık ettiği; tarımsal
üretim sözleşmesi kapsamında hangi ürünlerin ne miktarda üretildiği; önceki dönem kar marjı,
üretilen ürünlerin alış bedeli vb. gibi tazminat hesaplanmasında kullanılacak bütün kalemlerin
tek tek ispatlanması şart olup; bu konuda dava dosyasında somut bir delile rastlanmadığı; 02.08.2019 tarihinde sözleşmeli üretime ilişkin bir danışmanlık sözleşmesini akdedip;
genel olarak tarımsal faaliyetler ve özellikle sözleşmeli üretim modeli için oldukça kısa bir süre
olan yaklaşık 4 aylık sürenin sonunda 05.12.2019 tarihinde sözleşmeden doğan edimlerin ifa
edilmediği gerekçesi ile sözleşmenin feshedilmesinin haklı bir gerekçe teşkil edip etmeyeceği
konusundaki takdir yetkisinin Sayın Mahkemeye ait olduğu;
Davalının 02.08.2019 tarihli sözleşmeyi haksız olarak feshetmiş olduğu kabul
edildiğinde; davacının maruz kaldığını iddia ettiği 7.500.000,00 TL zararını tek tek
gerekçelendirmesi ve ispatlaması şart olup aksi takdirde zararlar konusunda somut bir hesabın
yapılamayacağı; aksi takdirde yapılacak bir tazminat hesabının afaki olup; denetime ve
gerekçeli bir karara esas teşkil edemeyeceği mütalaa edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Toplanan delillere, alınan gerekçeli bilirkişi raporlarına, tarafların beyan ve itirazlarının mahiyetine göre;
Davacı tarafından taraflar arasındaki Danışmanlık Sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshi nedeniyle maddi zarara uğradığından bahisle menfi ve müspet zararları için iş bu dava açılmışsa da, davacı vekilince menfi ve müspet zarar taleplerinin dava değeri ile bağlı kalınmakla kalem kalem açıklamak ve varsa zararlarına ilişkin belge sunmak üzere kurulan ara karar gereğince sunulan beyan ve talep dilekçesinin ara kararı karşılar nitelikte olmadığı, alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğu üzere zarar kalemlerinin açıklanmaması ve bunlara ilişkin delillerin sunulmaması halinde davacının talebine ilişkin hesaplamanın mümkün olmadığı, dolayısıyla davacının davaya konu alacağını ispat edemediği mahkememizce kabul ve tespit edilmekle davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL harçtan, dava açılışında alınan 59,30 TL peşin harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 21,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/12/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸