T.C. ...14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/571 Esas - 2023/775
T.C.
ANKARA
14. ASLİYE TİCARET
MAHKEMESİ"TÜRK MİLLETİ ADINA"
KARAR
ESAS NO: 2023/571 Esas
KARAR NO: 2023/775
DAVA: Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)
DAVA TARİHİ: 31/08/2023
KARAR TARİHİ: 14/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 08/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ...'ın 10.000 TL itibari değerde toplam 1000 pay, müvekkili ...'nün ise 10.000 TL itibari değerde toplam 1000 pay olmak üzere toplamda 60.000,00 TL itibari değerdeki toplam 6000 paydan oluşan davalı ... Yazılım Tanıtım Bilişim Danışmanlık İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi’nin bireysel olarak en fazla hissesine sahip olan kurucu hissedarları olduklarını, toplam pay oranlarının şirket toplam paylarının yaklaşık %33.3’nü oluşturduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun özel denetçi talep edilebilmesini düzenleyen 439. Maddesi’ndeki “sermayenin onda birine sahip olma” şartını karşıladığını, şirketin 03/06/2023 tarihli genel kurul toplantısında müvekkillerinin "Özel Denetim" talebinin diğer hissedarlar tarafından reddedildiğini, olağan genel kurul toplantı başkanlığının, hazır bulunan diğer hissedarların ve yönetim kurulu üyelerinin hiçbirinin özel denetim kararı verilmesini ve özel denetçi atanmasını talep ettikleri konulara ilişkin olarak TTK Madde 437’nin lafzı ile, “istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği” gerekçesi ile itiraz etmediklerini, yönetim kurulu üyelerine kendi hisselerinden devir yapmış bulunan diğer kurucu hissedarlar ... ... ve ... ile yönetim kurulu üyelerinin müvekkillerine karşı kötü niyetle ve her konuda blok halinde bir ittifak olarak hareket ettiklerini, onların maddi ve manevi olarak zarara uğramasına neden olduklarını, bu kapsamda diğer kurucu hissedarlar ile yönetim kurulu arasında genel kurul-yönetim kurulu ayrımı kalmadığını, şirketin profesyonellikten uzak, açıklanamaz fahiş harcamalar, fahiş maaş zamları ve fahiş prim ödemelerinin yapıldığı, nepotizmin hakim olduğu bir ortamda yönetilir hale geldiğini, daha önce 03.06.2023 tarihli Olağan Genel Kurul’da ileri sürülmemiş olmakla bundan sonra “istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği” şeklinde ve mealinde yapılabilecek itirazlara hiçbir şekilde muvafakat etmediklerini, şirketin fiili iştigal konusunun WapLog ve Joi dijital uygulamalarının işletilmesine ilişkin olduğunu, şirketin, bu sayede kullanıcılardan ve reklam verenlerden elde edilen gelirlerle varlığını sürdürdüğünü, yönetim kurulunun, şirket ve dolayısıyla şahsi gelirleri artırmak adına, sahte kullanıcı anlamına gelen, gayri yasal ve gayri ahlaki Influencer metoduna başvurduğunu, Influencerların programı kullananlarla içeriği belirsiz ve denetimsiz görüntülü görüşmeler yaptığını, bu şekilde Influencer Ajanslarına fahiş ödemeler yapıldığını, nihayetinde WapLog ve Joi uygulamalarını kullanıcılarının kandırılarak sahte kullanıcılarla dijital ortamda görüştürüldüklerini düşündüklerini, gerçek kullanıcıların hileli davranışlarla kandırılmış olmaları neticesi suç da oluşturabileceğinden müvekkillerinin bu durumun aydınlığa kavuşmasını istediklerini, bu durumun, Facebook’un bir sayfasında, “… seks ticareti, yasadışı evlat edinme, zorla evlilikler, insanları işçiliğe veya istekleri dışındaki diğer faaliyetlere zorlamak…” ; diğer sayfasında ise “Sayfanız yayından kaldırıldı. Bunun nedeni, insan istismarına ilişkin Topluluk Standartlarımızın Waplog tarafından ihlal edilmesidir …” gerekçeleri ile şirketin satış kanallarının, reklam hesaplarının ve uygulamalarının yayından kaldırılmasıyla sonuçlandığını, şirketin bu uygulamadaki ticari faaliyetinin yasaklandığını, müvekkili davacı kurucu hissedar ... tarafından, Infulencer Ajans Ödemelerinin, fraud olup olmadığı sorgulandığında eski yönetim kurulu üyesi ve kurucu hissedarın WhatsApp üzerinden “… hukuk yetmezse underground benle uğraşın hepsini düşündüm” cevabını verdiğini, durumu anlamaya çalışan müvekkillerinin şüpheli, kaçak ve hakikate aykırı cevaplarla geçiştirildiğini ve tehdit edildiğini, şirketin yurt içi ve yurt dışı moderator giderlerinin, 31.12.2021 tarihli mizandan, 31.12.2022 tarihli mizana kadar, %760 artarak 86 Milyon TL mertebesinde olduğunu, bu artışın altında gizli Influencer Ajans Ödemeleri olabileceğini, gerek eski gerek yeni yönetim kurulu üyelerinin hissedar olması neticesinde, şirket bünyesinde rutin bağımsız denetim haricinde, denetleyen ve denetlenen ayrımı kalmadığı için yönetim kurulu ve personel maliyetlerinin de fahiş, gerekçesiz ve anlaşılmaz şekilde arttığını, sadece yönetim kurulu üyelerine bakıldığında bile, 2021 yılı Aralık ayında her bir yönetim kurulu üyesine net 95.000,00 TL olan yönetim kurulu üyeleri maaşının (4 Kişi), 21.01.2023 tarihinde, zamana sari %345 oranında bir artış yukarı eğrisi ile aylık 425.000 TL, yıllık ise 15.331.866 TL olduğunu, bu artışın bir de yıl bazında artış talepleri 14.000.000 TL olan yönetim kurulu üyelerine, kurucu hissedar ...’ın 21.01.2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurulu Tutanağında yer alan “… yetersiz olduğunu…” beyanını takiben yapıldığını, 03.06.2023 tarihli Olağan Genel Kurul’da ise yönetim kurulu üyeleri için toplamda ve ilave olarak 72.643.108,40 TL mertebesinde prim ödemesine hükmedildiğini, yapılan bu ödemelerin fahiş, gerekçesiz ve anlaşılamaz olduğunu, şirket bünyesinde fahiş, gerekçesiz ve anlaşılamaz satın almalar yapıldığını, 31.12.2022 tarihli mizana göre, iş aracı gerekçesi ile yaklaşık 45 Milyon TL maliyet ile motorlu taşıtlar satın alındığını ancak iş maksatlı değil keyfi olarak eski ve yeni yönetim kurulu üyeleri tarafından kullanılmakta olduğunu, kurucu hissedarların bilgisi dışında başka şirketler ve şirket hisseleri alındığını, farklı alanlarda faaliyetlerde bulunulduğunu, eski ve yeni yönetim kurulu üyelerinin blok olarak müvekkilleri aleyhinde hareket etmeleri sebebiyle şirketle ilgili hak ve menfaatlerini koruyamadıklarını, kurucu hissedarların 2021 yılında genel kurul kararı olmadan ve müvekkillerine bilgi vermeden, 6 Milyon ABD Doları’nı kendi şahsi hesaplarına ön prim olarak geçirdiklerini, 31.03.2022 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda hukuka aykırı prim çıkarılmasını aklamak için ve sadece kendi menfaatlerine olacak şekilde karara bağladıkları 75 Milyon TL prim ödemesinin ise ...1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/470 E. ve 2022 K. Sayılı Kararı ile ihtiyati tedbir kararı alınarak iptal edildiğini, 21.01.2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’nda kendilerine verilen hukuka aykırı borçların, çoğunluk fiili durumlarını kullanarak tahsilini önlemek amacıyla, TTK’nin Yönetim Kurulu’nun Devredemeyeceği Görev ve Yetkilerinin düzenlendiği 375 (1) (a) ve (c) Maddelerini ihlal ederek; kendilerine, şirkete olan kendi borçlarını erteleme yetkisini verdiklerini, mezkur Olağanüstü Genel Kurul’da muhalefet edilen diğer kararlarla beraber bu karar için ...9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/272 E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını belirterek eylemlerin ve ödemelerin denetlenmesi için özel denetçi ve özel denetim süreci bitene kadar şirket yönetimine kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacıların benzer vakıa ve iddialarla açtıkları ...9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/272 E. ve ...10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/607 E. sayılı dosyalar nezdinde görülen davalarda her iki mahkemenin de ara kararlarıyla davacıların tedbir taleplerinin reddedilmiş olduğunu, genel kurul iptal/butlan davasının ve hatta önceki tarihli genel kurullarla ilgili diğer iptal/butlan davalarının davacılar tarafından açılmış olması sebebiyle, artık işbu davayı açmakta davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığını, yine işbu dava bakımından Türk Ticaret Kanunu md. 437'de aranan ön koşulların da yerine getirilmediğini, müvekkili şirketin, ODTÜ Teknokent'in ihracat şampiyonu olarak cirosunu mevcut yönetim faaliyetleri sayesinde katbekat arttırdığını ve yaklaşık 4 Milyon Amerikan Dolarından 50 Milyon Amerikan Doları (1 Milyar 375 Milyon TL) seviyelerine çıkarttığını, davacı tarafın hiçbir şekilde genel kurulda müvekkili şirket yönetim kurulunun vermiş olduğu bilgilendirme aleyhine TTK m. 437/5'de ifade edildiği şekilde bilgi alma ve inceleme davası açmadığını, özel denetim isteme hakkının yasal şartı olan bu koşul yerine getirilmeden herhangi bir şekilde işbu davanın açılmasının açıkça yasaya aykırı olduğunu, davacıların asıl amacının dava dilekçesinde sıraladıkları soyut ve genel konularda özel denetim kararı çıkarttırıp, sonrasında şirket faaliyet sahasına dair şirket dışı menfaat sağlamak, davalı şirket faaliyetlerini önlemek veya diğer ortaklara karşı taktik bir üstünlük elde etmek şeklinde özel denetim kurumunu kötüye kullanmak olduğunu, 31.03.2022 tarihinde 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı yapıldığını ve toplantıda 2021 yılı değerlendirilerek şirketin yüksek kar marjlarına ulaşmasını sağlayan yönetim kuruluna huzur hakkı, kar payı ve ikramiye ödenmesine oy çokluğu ile, yeni seçilen yönetim kurulunun seçilmesi ve ücretine de oybirliği ile karar verildiğini, fakat huzurdaki davada da davacı olan ... ve ...'nün genel kurulda alınan eski yönetim kuruluna huzur hakkı, ikramiye ödemesi ve şirket ortaklarına kar payı dağıtımı kararlarına itiraz ettiklerini, ancak yeni yönetim kurulu seçilmesi ve yeni seçilen yönetim kurulunun ücretlerine itiraz etmediklerini, davacıların ...1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2022/470 E. Numaralı genel kurul kararının iptali talebiyle ayrıca 21.01.2023 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nın 2, 3 ve 4 nolu maddelerinde alınan kararların iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle ...9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/272 E. sayılı dava dosyası ile dava açtıklarını, 26.09.2023 tarihinde görülen davada davacı tarafın tedbir taleplerinin reddedildiğini, davacılar tarafından .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yönetim kurulu hakkında çeşitli iddialarda bulunulduğunu, şirketin zarara uğratıldığı iddiasıyla çeşitli konularda bilgi ve belge talebinde bulunduklarını, şirkete ait gizli nitelikte olması gereken ve ticari sır niteliği de taşıyan konularda bu gizliliğe uymayan şekilde bilgi talep edildiğini, buna rağmen müvekkili şirket tarafından bu hassasiyet dikkate alınarak yeterli cevabın verildiğini, gerekli bilgilerin genel kurulda alınabileceğini, denetim raporu ve finansal tabloların usule uygun şekilde ortakların incelemesine açılacağının bildirildiğini, dava konusu edilen ve denetçi talep edilen hususların açıkça şirket ticari sırlarından ibaret konular olduğunu, genel kurul tutanaklarında ve dava dilekçesinde olduğu şekliyle açıkça dile getirilmeyen, getirilseydi dahi ticari sır nedeniyle bilgilendirme yapılmayacak konularda sanki dile getirilmişcesine dava dilekçesinde yer verilmesinin son derece şaşırtıcı olduğunu, özellikle ajanslarla ilgili işlemlere dair dava dilekçesinde ayrıntılı şekilde ifade ettikleri hususların hem müvekkili şirket bakımından hem de dava dışı üçüncü kişi olan ajanslar tarafından ticari sır mahiyetinde olduğunu, bu konu hakkında değil özel denetçi atanması, bilgi verilmesinin dahi müvekkili şirket bakımından adeta yıkıcı mahiyette sonuçlar doğuracağını, total ajans harcamalarının olağan genel kuruldan 15 gün önce davacıların incelemesine sunulduğunu, ancak ajans işlemleri hakkında ayrıntılar ticari sır mahiyetinde olduğundan şirket yönetim kurulu olarak bu konuda bilgilendirme yapılamadığını, davacılar sürekli kendilerinin kurucu olduğunu vurgulasalar da kuruculara diğer hissedarlardan farklı imtiyaz ve hak tanıyan imtiyazlı hisse bulunmadığını, davacıların taleplerinin özel denetim isteme hakkının kapsamını aştığını, davada özel denetçi atanması şartlarının oluşmadığını, özel denetimin konusunu belirli olayların oluşturması gerekirken davacıların taleplerinin şirketin genel denetimi, satın alma politikasının yerindeliği, yatırımların yerindeliği veya personelin akrabalık ilişkileri gibi şirketin genel yönetmini ilgilendirmeyen konular olduğunu, davacıların şirketin personel yönetimi, yatırım stratejisi gibi konularda bilgi almak yerine bunların yerindeliğinin denetlenmesini istemekte olduklarını ancak şirketin genel denetimini içeren konuların özel denetimin konusunun dışında olduğunu, davacılar tarafından şirket ve şahsi gelirleri arttırmak adına sahte kullanıcı anlamına gelecek şekilde influencer metoduna başvurduğunun iddia edildiğini, oysa reklam ve influencer hizmetlerinin alınmasının sahte kullanıcı ile alakasının bulunmadığını, Influencer marketing, bir markanın, bir kişinin veya bir topluluğun belirli bir ürün veya hizmeti hakkında olumlu bir tavsiye vermesi yoluyla hedef kitleye ulaşmasını sağlayan bir pazarlama stratejisi olduğunu, davacıların bu tür artniyetli iddialarda bulunup mahkemeyi yanıltma arzusu içinde olduklarını, davacıların 31.12.2022 tarihli mizanda 7 kişi olarak belirtilen üst düzey yöneticiler için yaklaşık toplam 5 Milyon TL yan hak ödemesi gerçekleştirildiğini iddia ettiklerini, mizanda üst düzey yöneticilerin mali haklarına ilişkin bir detayın yer almadığını, üst düzey yöneticilerin ücretlerinin bulundukları pozisyonlara istinaden emsallerine uygun olduğunu, davacılar tarafından kurucu ortaklara haber verilmeden yatırım yapıldığı iddia edilmiş ise de tüm faaliyet raporlarında yapılan yatırım işlemlerine yer verildiğini, tüm ortaklara eşit şekilde bilgilendirme yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava/talep, TTK'nın 439.maddesi uyarınca özel denetçi atanması istemine ilişkindir.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, davalı şirketin ticaret sicil özeti getirtilmiştir.
...Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 204/09/2023 tarihli yazısında davalı şirketin 370101 sicil numarası ile kayıtlı bulunduğu, yetkililerinin ... olduğu bildirilmiştir.
TTK'nın 438/1 maddesine göre, her pay sahibi, pay sahibi haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, ön şart, özel denetim istenen konuda, bilgi alma veya inceleme hakkının kullanılmış olmasıdır.
Pay sahibinin "bilgi alma ve inceleme hakkı" TTK'nın 437/4 maddesinde düzenlenmiş olup, bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hallerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir.
Somut olayda, davacı pay sahipleri, 03/06/2023 tarihli genel kurulda, soruları cevaplanmasına rağmen itirazlarının sürdüğünü belirterek, özel denetçi atanması talep etmiş iseler de, TTK'nın 437/5 maddesinde belirtilen şekilde bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak için asliye ticaret mahkemesine başvurduklarını iddia ve ispat edememişlerdir.
HMK'nın 114/2 maddesinde, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiş olup anılan kanunun 115/2 maddesine göre de, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanı her aşamasında kendiliğinden araştıracağından, buna göre bilgi alma ve inceleme hakkı kanuna uygun şekilde kullanılmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle özel denetçi atanması talebinin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Özel denetçi atanması talebinin USULDEN REDDİNE,
492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettiren davalı yararına AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacılar vekilleri ... ... , davalı vekilleri ... .... .... 'ın yüzüne karşı TTK 440.maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.14/12/2023