Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2025-6-049 Karar Sayısı : 25-42/1026-586 Karar Tarihi : 11.11.2025 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Birol KÜLE Üyeler : Ahmet ALGAN, Şükran KODALAK, Ayşe ERGEZEN, Rıdvan DURAN, Ayşe USLU CEVLEK B. RAPORTÖRLER : Enes YASAN, Mehmet TUNÇDEMİR, Volkan AYHAN C. BAŞVURUDA BULUNAN : - Mehmed Nazım SALUR (1) D. DOSYA KONUSU: 18.09.2025 tarihli ve 25-35/846-498 sayılı Rekabet Kurulu kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi kapsamında yeniden değerlendirilmesi talebi. (2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurulunun (Kurul) 18.09.2025 tarihli ve 25-35/846-498 sayılı kararı ile nihai olarak Mubadala Investment Company PJSC (MUBADALA) tarafından kontrol edilen Getir Araç Dijital Ulaşım Çözümleri Ticaret AŞ’nin (GETİR ARAÇ) tek kontrolünün Tiktak Yeni Nesil Ulaşım Çözümleri ve Araç Kiralama Anonim Şirketi (TİKTAK) tarafından devralınmasına izin verilmiştir. (3) Mehmed Nazım SALUR tarafından 17.10.2025 tarihli ve 74938 sayı ile Rekabet Kurumuna intikal ettirilen; Kurulun 18.09.2025 tarih ve 25-35/846-498 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 11. maddesi kapsamında yeniden incelenmesi talepli başvuruda; (4) 15.06.2024 tarihinde MUBADALA, Getir BV ve Mehmed Nazım SALUR arasında bir sözleşme imzalandığı ve bu işlem için Kurul’dan 19.09.2024 tarihinde onay alındığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca; Getir Grubu’nun ana faaliyetini oluşturan market ve yemek şirketinin çoğunluğu ve kontrolünün MUBADALA’ya, yan faaliyetleri oluşturan Getir Teknolojik Hizmetler AŞ (GETİR FİNANS), GETİR ARAÇ, Getiriş Danışmanlık ve Ticaret Anonim Şirketi (GETİR İŞ) ve Bitaksi Mobil Teknoloji Anonim Şirketi (BİTAKSİ) hisselerinin çoğunluğu ve kontrolünün Mehmed Nazım SALUR’a bırakıldığı ancak, MUBADALA’nın 30.12.2024 tarihinde Mehmed Nazım SALUR’a mevcut paylaşımdan caydığını belirten bir mektup gönderdiği, bu mektupla Mehmed Nazım SALUR’un ve diğer azınlık pay sahiplerinin bahsi geçen iştiraklerdeki paylarının “sıfırlanarak” MUBADALA mülkiyetine geçirileceğinin belirtildiği, MUBADALA’nın yapmış olduğu söz konusu “sözleşme ihlalleri” sebebiyle hukuki süreçlerin başlatıldığı, (5) Kurucuların yönetimden uzaklaştırılmasını konu alan; 31.01.2025, 26.02.2025, 30.04.2025 ve 11.06.2025 tarihlerinde Getir Perakende Lojistik AŞ (GETİR PERAKENDE), GETİR İŞ, GETİR FİNANS ve GETİR ARAÇ bünyesinde gerçekleşmiş genel kurullara Mehmed Nazım SALUR tarafından yokluk davalarının açılmış olduğu, Getir BV’nin GETİR PERAKENDE’deki hisselerinin “hukuka aykırı” şekilde MUBADALA’ya devri işlemine ilişkin olarak Hollanda mahkemelerinde de dava sürecinin devam ettiği,
25-42/1026-586 2/5 (6) Süreç devam ederken Kurul tarafından GETİR ARAÇ’ın TİKTAK tarafından devralınması işlemine izin veren 18.09.2025 tarihli ve 25-35/846-498 sayılı Kurul kararının başvuru sahibi Mehmed Nazım SALUR’un kurucu sıfatıyla sahip olduğu sözleşmesel ve sahip olduğu payları bakımından yönetimsel konumunu ve kurucu sıfatından kaynaklanan meşru menfaatlerini doğrudan ve ağır biçimde ihlal ettiği, (7) Kurul’un izin kararının söz konusu “usulsüzlüğü” dolaylı olarak meşrulaştıran bir sonuç doğurduğu, böylelikle Mehmed Nazım SALUR’un gerek ulusal gerekse uluslararası düzeyde yürütmekte olduğu hukuki süreçleri işlevsiz bırakacak bir fonksiyon içermekte olduğu, dolayısıyla işbu başvuruyu yapmakta hukuki ve sözleşmesel menfaatinin bulunduğu, (8) Zikredilen Kurul kararının pazar üzerinde olumsuz etki doğurabilecek nitelikte olup, işlemin bu yönüyle de yeniden gözden geçirilmesi gerektiği, zira işlemin Türkiye’de “saatlik ve dakikalık araç kiralama (araç paylaşımı)” pazarını ilgilendirmekte olduğu, geleneksel araç kiralamadan farklı olarak serbest dolaşımlı kısa dönem araç kiralama modelinin şehir içi ulaşım ihtiyacı için araç paylaşım hizmetlerini kapsadığı, (9) Yine bahsi geçen saatlik ve dakikalık araç kiralama hizmetinin taksi veya şoförlü taşımacılık hizmeti ile ikame olmadığı, benzer şekilde minimum bir günlük kiralamayı zorunlu kılan yahut aracın sabit bir lokasyondan alınıp yine aynı noktaya bırakılmasını zorunlu kılan kısa dönemli araç kiralama hizmetleriyle de ikame olmadığı, dolayısıyla pazarın dar bir şekilde tanımlanması gerektiği, (10) İlgili ürün pazarının dar bir şekilde saatlik ve dakikalık araç kiralama (araç paylaşımı) pazarı olarak tanımlanması durumunda alternatif oyuncuların varlığından söz edilebilecek olsa da pazarda esasen GETİR ARAÇ ve TİKTAK olmak üzere son yıllarda öne çıkan iki büyük oyuncunun bulunduğu, (11) Saatlik ve dakikalık araç kiralama pazarında gerçekleşen devir işleminin, pazarda başka rakip olmaması nedeniyle, monopole ya da hâkim duruma sebebiyet vereceği, bu işlemin de tüketici aleyhine bir sonuç doğuracağı ifade edilmiştir. (12) Bu çerçevede; 18.09.2025 tarih ve 25-35/846-498 sayılı Kurul kararıyla, MUBADALA tarafından kontrol edilen GETİR ARAÇ’ın tek kontrolünün TİKTAK tarafından devralınması işlemine verilen iznin; icrai nitelik taşıması, bu suretle Mehmed Nazım SALUR’un meşru, kişisel ve güncel menfaatlerinin telafisi güç biçimde ihlal etmesi ve ilgili pazarda etkin rekabeti ortadan kaldıracak sonuçlar doğurması iddialarıyla, İYUK’un 11. maddesi uyarınca geri alınması/kaldırılması talep edilmektedir. (13) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Bilgi Notunda; 18.09.2025 tarihli ve 25-35/846-498 sayılı Kurul kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi kapsamında kaldırılmasına, geri alınmasına, değiştirilmesine veya başvuruya yönelik olarak yeni bir işlem yapılmasına yer olmadığı kanaat ve sonucuna ulaşıldığı ifade edilmiştir. G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME (14) İYUK’un “Üst makamlara başvurma” başlıklı 11. maddesinde, bir idari işleme karşı ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılmasının, geri alınmasının, değiştirilmesinin veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği hükmü yer almaktadır.
25-42/1026-586 3/5 (15) Mehmed Nazım SALUR tarafından yapılan başvuruda, GETİR ARAÇ’ın TİKTAK tarafından devralınması işlemine izin veren 18.09.2025 tarih ve 25-35/846-498 sayılı Kurul kararının yukarıda sayılan gerekçelerle geri alınması/kaldırılması talep edilmiştir. Başvurucu tarafından sunulan geri alma/kaldırma talepli dilekçenin Kurum kayıtlarına 17.10.2025 tarihinde intikal ettiği gözetildiğinde, başvurucunun İYUK’un 11. maddesi uyarınca 60 günlük idari dava açma süresi içinde başvurusunu yaptığı anlaşılmaktadır. (16) Mehmed Nazım SALUR tarafından yapılan başvuru incelendiğinde Kurul kararının geri alınması/kaldırılmasına yönelik talebe dayanak gerekçelerin genel olarak Mehmed Nazım SALUR ile MUBADALA arasındaki hukuki uyuşmazlık etrafında şekillendiği gözlemlenmektedir. Buna ek olarak Kurul tarafından GETİR ARAÇ’ın TİKTAK tarafından devralınmasına izin verilmesinin piyasadaki etkin rekabeti ortadan kaldıracak sonuçlar doğuracağı iddia edilmektedir. Bu çerçevede öncelikle birleşme ve devralma işlemlerinde kontrol rejiminin mahiyetine ve Kurul’un birleşme ve devralma işlemlerine ilişkin yetkilerine genel olarak değinmekte fayda görülmektedir. Ardından, başvurucunun Kurul'un “hukuksuz” olduğu iddia edilen işleme onay vermekle meşru menfaatlerini ihlal ettiğine ve piyasadaki etkin rekabetin ortadan kalkmasına sebebiyet verebileceğine ilişkin iddiaları sırasıyla ele alınacaktır. (17) Bilindiği üzere, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 7. maddesinde, birleşme ve devralmalarda izin sistemi öngörülmüş ve hangi tür birleşme ve devralmaların hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Kurul’a bildirilerek izin alınması gerektiğinin çıkarılacak bir tebliğ ile ilan edilmesi yetkisi de Kurul’a tanınmıştır. Kurul tarafından ilan edilen 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ (2010/4 sayılı Tebliğ) gereğince Kurul’a bildirilen ve Kurul tarafından ön inceleme veya nihai inceleme sonucu izin verilen işlemler hukuki olarak geçerlilik kazanmaktadır. Bununla birlikte, anılan hukuki geçerlilik 4054 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında yapılan yoğunlaşma kontrolüne ilişkin olup kontrol değişikliği yaratan işlemin özüne yönelik değildir. (18) Bu görev ve yetki çerçevesi içerisinde Kurul, 2010/4 sayılı Tebliğ ile belirlenen usul ve esaslar uyarınca öncelikle bildirilen işlemin kontrolde kalıcı bir değişiklik yaratıp yaratmadığı, Kurul tarafından belirlenen ciro eşiklerini aşıp aşmadığı hususlarını gözeterek işlemin izne tabi bir işlem olup olmadığını tespit etmekte; daha sonra ise 2010/4 sayılı Tebliğ’in 13. maddesinde ve Kurul tarafından yayımlanan ikincil mevzuat hükümlerinde ayrıntılı olarak açıklanan hususları göz önünde bulundurarak bildirilen işlemin ülkenin bütününde veya bir kısmında etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğurup doğurmayacağına ilişkin değerlendirmelerini yapmaktadır. (19) Yukarıdaki genel açıklamaların ardından başvurucunun iddialarına gelindiğinde ilk olarak başvuruya konu Kurul kararının Mehmed Nazım SALUR’un meşru menfaatlerini ihlal ettiği iddiası ele alınacaktır. Yukarıda da özetlendiği üzere başvuruda, 15.06.2024 tarihinde MUBADALA, Getir BV ve Mehmed Nazım SALUR arasında akdedilen sözleşmenin MUBADALA tarafından 30.12.2024 tarihinde tek taraflı ve hukuka aykırı olarak feshedildiği iddia edilmektedir. Buradan hareketle Kurul’un başvuruya konu kararıyla GETİR ARAÇ’ın TİKTAK tarafından devralınması işlemine izin vermesinin Mehmed Nazım SALUR’un meşru menfaatlerini ihlal ettiği savunulmaktadır. Ancak başvurucunun iddiasına katılmak mümkün gözükmemektedir. Zira Kurul’un rekabet hukuku değerlendirmelerinin ötesine geçerek taraflar veya taraflar ile üçüncü kişiler
25-42/1026-586 4/5 arasındaki sözleşmesel ilişkiden doğan ve yargı mercilerinin yetki alanına giren ihtilafları gözetme gibi bir görev ve yetkisi bulunmamaktadır. Bildirim tarihi itibarıyla nihai olarak MUBADALA tarafından kontrol edilen GETİR ARAÇ’ın TİKTAK’a devredilmesi bakımından kontrolde meydana gelen değişiklik rekabet hukuku mevzuatı kapsamında ele alınmış olup, kontrol değişikliği yaratan işlem üzerinde şirketler hukuku vb. kapsamda yargı mercilerince çözülmesi beklenen ihtilaflara yönelik olarak Kurul'un karar vermesi beklenemeyecektir. (20) Başvurucunun işlemin esasına ilişkin itirazlarına gelindiğinde ise başvurucu ilgili pazarın, kısa dönemli araç kiralama pazarından daha dar olarak “saatlik ve dakikalık araç kiralama (araç paylaşımı)” şeklinde tanımlanması gerektiğini, pazarın bu şekilde tanımlanması halinde birleşik teşebbüsün tekel yahut en azından hakim duruma geleceğini ileri sürmektedir. Başvurucuya göre anılan pazar, minimum bir günlük kiralamayı zorunlu kılan yahut aracın sabit bir lokasyondan alınıp yine aynı noktaya bırakılmasını zorunlu kılan kısa dönemli araç kiralama hizmetleriyle ikame değildir. (21) Araç kiralama pazarında işlem taraflarının faaliyetleriyle mobil uygulama üzerinden araç kiralama hizmeti veren diğer teşebbüslerin faaliyetleri ve pazarın teknolojik gelişmelerle birlikte dinamik yapısı göz önünde bulundurulduğunda kısa dönemli araç kiralama pazarının gelişmekte olan bir pazar olduğu, söz konusu modellerin teknolojinin gelişimiyle daha da çeşitleneceği düşünülmektedir. Keza bağımsız araştırma kuruluşları tarafından gerçekleştirilen araştırmalar sonucu oluşturulan raporlarda da araç kiralama hizmetleri pazarının ilerleyen dönemde daha da rekabetçi hale geleceği ve yeni iş modelleri ile beraber çeşitliliğin artacağı öngörülmektedir1. (22) Kısa dönemli araç kiralama pazarında mobil uygulamalar üzerinden sunulan saatlik ve dakikalık araç kiralama hizmetleri, geleneksel araç kiralama hizmetlerinin tüketici ihtiyacına fiyat ve araç arzı olarak cevap veremediği noktalarda bir ihtiyacı karşılayarak bu alanda yeni ve tamamlayıcı bir hizmet sunmaktadır. İlaveten geleneksel kiralama hizmetinin de mobil cihazlar kullanılarak bir günden başlamak kaydıyla kısa süreli olarak sunulması mümkündür. Bu durum geleneksel araç kiralama hizmeti veren teşebbüslerin mobil uygulama geliştirip araçlarla entegre etmesi halinde mobil cihaz üzerinden kiralama hizmeti ile benzer şekilde esnek süreli ve yer bağımsız kiralama hizmetine kolaylıkla geçiş yapabileceklerini göstermektedir. Aksi şekilde mobil cihazla kiralama hizmeti veren teşebbüslerin geleneksel kiralama hizmeti vermelerinin de mümkün olduğu düşünülmektedir. Bu kapsamda yeterli büyüklükte araç parkına sahip olunması durumunda bu iş modelleri arasında geçiş yapılmasının yani arz ikamesinin mümkün olduğu Kurul’un 23.09.2021 tarih ve 21-44/653-324 sayılı kararında da kabul edilmiştir. (23) Başvurucu tarafından işlem taraflarının faaliyetlerinin örtüştüğü pazarın kısa dönemli araç kiralama pazarı olamayacağı zira arz tarafında ciddi yatırımlar gerektiği ifade edilse de2 kısa dönemli araç kiralama pazarında Otokoç Otomotiv Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi, Garenta Ulaşım Çözümleri Anonim Şirketi, YOYO Bilgi Teknolojileri ve Turizm Ticaret Anonim Şirketi (YOYO) gibi çok sayıda ve özellikle araç parkı bakımından güçlü oyuncular bulunmakta olup bu teşebbüslerin bahsi geçen modele 1 “Car Rental Market (2025 - 2030)” https://www.grandviewresearch.com/industry-analysis/car-rental-market, Erişim Tarihi: 06.11.2025. 2 Başvurucu, piyasaya yeni giren bir teşebbüsün asgari olarak 20 milyon Avro civarında yatırım yapması gerektiğini belirtmiştir.
25-42/1026-586 5/5 geçişlerinin mümkün olduğu düşünülmektedir. Örneğin anılan teşebbüslerden YOYO’nun ilgili modeli hayata geçirdiği bilinmektedir. (24) Bu açıklamalardan hareketle gerek pazarın rekabetçi ve gelişmekte olan yapısı gerekse de Kurul içtihadı göz önünde bulundurulduğunda işlem taraflarının faaliyetlerinin “kısa dönemli araç kiralama” pazarında örtüştüğü, bu nedenle ayrıca bir pazar ayrımına gidilmesine gerek olmadığı değerlendirilmektedir. İlaveten ilgili pazarda faaliyet gösteren birçok güçlü rakibin yer alması, sektörün teknolojik gelişmelerin de etkisiyle dinamik ve rekabetçi bir yapıda bulunması gibi hususlar göz önünde bulundurulduğunda, bildirime konu işlem sonucunda ortaya çıkacak yatay örtüşmenin herhangi bir rekabet karşıtı endişeye yol açmayacağı sonucuna varılmaktadır. Dolayısıyla başvurucu Mehmed Nazım SALUR’un Kurul tarafından zikredilen işleme izin veren kararının piyasadaki etkin rekabetin ortadan kalkması sonucunu doğuracağı iddiasıyla geri alınması/kaldırılması talebinin kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. H. SONUÇ (25) Yapılan yeniden değerlendirme sonucunda; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi kapsamında 18.09.2025 tarihli ve 25-35/846-498 Kurul kararının kaldırılmasına, geri alınmasına, değiştirilmesine veya yeni bir işlem yapılmasına yer olmadığına gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy