T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2021/509 Esas - 2022/824
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/509 Esas
KARAR NO: 2022/824
HAKİM: ...
KATİP:....
DAVACI ...
DAVALI : ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/08/2021
KARAR TARİHİ: 05/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 1013920208 sözleşme hesap, 4010541370 tesisat, 200222295 müşteri no'lu ticarethane elektrik abonelik sözleşmesi bulunmakta olup, borçlunun anılan sözleşmeden ve elektrik tüketiminden kaynaklı 18/06/2016, tarihli fatura bedelini ödemediğini, davalıdan alacağın tahsili amacıyla ... 33. İcra Müdürlüğü'nün 2017/26989 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ... Arabuluculuk Bürosu'nun 2020/130786 arabuluculuk dosya numaralı dosyası üzerinden yapılan arabuluculuk görüşmesi neticesinde tarafların anlaşamadığını, açıklanan nedenlerle; ... 33. İcra Müdürlüğü'nün 2017/26989 E. sayılı dosyasında vaki itirazın iptaline, takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal hak düşürücü sürede açılıp açılmadığının re’sen tetkiki ile, süresinde açılmamış ise davanın bu yönden, yine davayı kabul etmemekle birlikte, öncelikle yetki, iş bölümü, derdestlik, görev, zaman aşımı, hak düşürücü süre, kesin hüküm, dava ehliyetinin yokluğu, taraf ehliyetinin yokluğu, hukuki yarar, dava dilekçesinin düzenlenmesinde kanuni noksanlıklar olmak üzere H.M.K ilgili hükümleri uyarınca tüm dava şartları noksanlığı ve diğer tüm ilk itirazlarını ileri sürdüklerini, davacı tarafından ... 33. İcra Müdürlüğü'nün 2017/26989 E. sayılı dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, 29.12.2017 tarihli dilekçe ile ödeme emrine itiraz edildiğini, itirazın iptali için dava açma süresi 1 yıl olup, dava açma süresi geçtiğinden, davanın hak düşürücü süreden reddini talep ettiklerini, 2016 yılında müvekkili kurumun 8. Bölge Müdürlüğü'nün sorumluluk alanında yer alan tüm lojmanlar için Enerji-SA’ya bireysel abonelik işlemleri için başvuruda bulunularak lojman sakinlerinin Enerji-SA’nın bireysel müşterisi olmasının sağlandığını, Ümitköy TM lojmanları için abonelik işlemlerinin 2016 Eylül döneminde tamamlandığını, dağıtım şirketi tarafından tüm abonelere ait elektrik sayaçlarının ELEKTROMED (Seri No:83292728) marka sayaç ile değiştirildiğini ve sayaç endekslerinin sıfırdan başlatıldığını, ancak ilk faturalar abonelere bildirildiğinde faturaların yüksek meblağlarda olduğu, fatura ilk endekslerinin sıfırdan başlatıldığı, dönem sonu endekslerinin ise dağıtım şirketi tarafından sehven sökülen eski sayaçlara ait son endekslerin alındığının tespit edildiğini, işlemleri gerçekleştiren Sincan Enerji-SA yetkilileri ile görüşülerek yapılan hatanın kendilerine izah edildiğini ve problemin giderilmesi ve yeni faturaların doğru endekslerle hazırlanmasının sağlandığını, o dönemden itibaren otomat ve mesken abonelerine ait faturaların düzenli olarak lojman sakinleri tarafından ödenmeye devam edildiğini, ancak 48A no'lu bina otomatına ait hatalı düzenlenen ilk tüketim faturası için ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu ödeme emrine esas teşkil eden fatura yukarıda açıklandığı üzere hatalı olarak düzenlenmiş olup, müvekkilinin alacaklıya böyle bir borcu bulunmadığını, abonelik işlemleri ilk başladığı sırada otomat aboneliğinin sehven müvekkili adına yapılmış olması sebebiyle yeniden başvuru yapılarak otomat aboneliği apartman yöneticisi olan şahıs adına alınmış ve bu işlemler sırasında ikişer defa güvence bedeli ödendiğini, Ümitköy Trafo Merkezindeki lojmanlara ait 2 ayrı otomat aboneliğinin sehven ... adına yapılmış olup, 17.10.2016 tarihinde abonelik iptal edilerek, 18.10.2016 tarihinde şahıs üzerine aboneliği sağlandığını, iptal edilen aboneliğe Enerji-SA tarafından 18.10.2016 tarihli 1.483,10 TL' lik fatura düzenlendiğini, müvekkili kurumun 8. Bölge Müdürlüğü tarafından 31.10.2016 tarihinde aynı tutarlı iade faturası kesildiğini, müvekkilinin ilamsız takibe konu olan borcu bulunmadığı gibi, 560,00 TL güvence bedeli alacağı bulunduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın reddine, davacının icra takibine konu edilen meblağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
... 33.İcra Müdürlüğü'nün 2017/26989 E.sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine "15/12/2017 tarihli,0100523849 no'lu müşteri, 001013920208 no'lu söz.hesabına ait enerji tüketim bedeli" açıklamasıyla toplam 1.817,12 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süre içerisinde takibe konu borca ve ferilerine itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu görülmüştür.
24/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketçe, takip konusu edilen 18.10.2016 tarihli 1.483,10 TL tutarındaki fatura alacağının davalının elektrik abonesi olduğu döneme ilişkin olması nedeniyle davalının yapılan tüketim karşılığı tüketim bedelinden sorumlu olacağı, ancak aboneliğin tahliyesi yapılarak borcunun bulunmadığının ve 280,00 TL güvence bedelinin iade edileceğinin tahliye belgesinde yer alması, 26 günlük sürede bir otomat aboneliğinde 4.176 kWh tüketim yapılmasının hayatın doğal akışına ve teknik kriterlere uygun bulunmaması ve davacının takip konusu ettiği faturanın mevzuata uygun olarak abonelikte yer alan sayaçların endeks değerlerine uygun ve doğru şekilde düzenlendiğini belgeleriyle ortaya konmamış olması, davacı şirketin davalının yaptığı itirazı Yönetmelik hükmüne uygun şekilde sonuçlandırmamış olması nedenleriyle, bu aşamada davacının davalıdan bir alacak talebinde bulunmasının yerinde olmayacağının değerlendirildiği, davalının varsa takip tarihi itibariyle abone olarak sorumlu olacağı tüketim bedelinin güvence bedelinin mahsubu ile belirlenebilmesi için, dava dışı dağıtım şirketince yapılan sayaç değişimine ilişkin sayaç değişim tutanağı ile aboneliğe ait sayaç endeks değerlerinin yer aldığı “kWh” bazında tüketim ekstresine ve kurulu güç bilgilerinin davacı şirket tarafından dosyaya sunulmasına ihtiyaç bulunduğu bildirilmiştir.
31/11/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; davalı ...'ın abone olduğu 21.09.2016/17.10.2016 aralığındaki süre içinde yapılan tüketimlerden abone olarak mevzuat ve Yargıtay yerleşik ilamlarına göre sorumlu olacağı, ancak davaya konu faturada yer alan 4.176 kWh tüketim yapılmasının sayaç değerine, teknik kriterlere uygun olmadığı yönündeki görüşünün sunulan tüketim kaydı kapsamında davaya konu dönem sonrası tüketim kayıtlarının 96-211 kat aralığında düşük olmasına bağlı olarak sabit olduğu, davalının takipteki fatura alacağı kapsamında davalı ...'a, iadesi gereken güvence bedeli mahsup edildiğinde 263,95 TL borçlu olduğunun hesaplandığı, faturaya konu olan tüketim miktarının çok fazla olması karşısında, binanın çok eski tarihlerden beri kullanılmakta olmasının ve abone olunmaksızın tüketim yapılmasının veya abonelik tesisatına üzerinde endeks kaydı olan sayacın takılmış olmasının ihtimal dahilinde olduğu, davaya konu binanın hangi tarihten beri kullanıldığının tespiti ile kullanım tarihinden itibaren yönetmeliğin 14. Maddesi uyarınca ayrıca hesaplama yapılmasının söz konusu olabileceği bildirilmiştir.
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup; taraflar arasındaki uyuşmazlığın 200222295 müşteri no'lu elektrik abonelik sözleşmesine istinaden elektrik tüketiminden kaynaklı 18/06/2016 tarihli fatura nedeni ile davalının borcu bulunup bulunmadığı, var ise tutarı hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama ve toplanan deliller ışığında;
Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin, “Faturalarda ve faturalandırmaya esas unsurlarda hata tespiti” başlıklı 13. Maddesinde; "Bu madde kapsamındaki hatalar; sayacın hatalı okunması, yanlış tarife veya reaktif ve aktif enerjiye ilişkin yanlış çarpım faktörü uygulanması, tüketim miktarı ve/veya bedelinin hatalı hesaplanması gibi hususlardır. Mükerrer ödeme bildirimi de bu fıkra kapsamında değerlendirilir.
Bu madde kapsamındaki hatalara karşı, tüketici tarafından ödeme bildiriminin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içerisinde görevli tedarik şirketine itiraz edilebilir. İtirazın yapılmış olması ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. İtiraza konu tüketim bedeli ile tüketicinin bir önceki tüketim döneminde ödemiş olduğu tüketim bedeli arasındaki farkın yüzde otuzdan fazla olması durumunda tüketici, bir önceki dönem tüketim bedeli kadarını son ödeme tarihine kadar ödeyebilir. Bu durumda tüketiciye 15 inci madde hükümleri uygulanmaz.
İtiraz, görevli tedarik şirketi tarafından başvuru tarihini izleyen en geç on iş günü içerisinde incelenerek sonuçlandırılır.
İtirazın dağıtım şirketini ilgilendiren hususlarla ilgili olduğunun tespit edilmesi halinde, itiraz geliş tarihinden itibaren görevli tedarik şirketi tarafından iki iş günü içerisinde dağıtım şirketine iletilir.
Dağıtım şirketi; sayacın muayene raporu alınması amacıyla ilgili resmi kuruma gönderilmesi halinde, muayene raporu alınması için geçen süre hariç olmak üzere, itirazın kendisine ulaştığı tarihten itibaren on iş günü içerisinde inceleme sonuçlarını görevli tedarik şirketine bildirir. İnceleme sonuçları görevli tedarik şirketi tarafından en geç iki iş günü içerisinde tüketiciye yazılı olarak bildirilir.
İnceleme sonucuna göre;
a) İtirazın haklı bulunması durumunda, itiraza konu tüketim bedelinin ödenmiş olması halinde, fatura tutarındaki farklar, kullanım dönemi birim fiyatlarıyla ve gecikme zammı ile birlikte, tüketicinin talebi halinde nakden ve defaten ve en geç üç iş günü içinde, diğer hallerde mahsuplaşmak suretiyle ilgili tüketiciye iade edilir. İadenin mahsuplaşmak suretiyle yapılması halinde, mahsuplaşmayı içeren ödeme bildiriminin düzenlenme tarihine kadar gecikme zammı uygulanır.
b) İtirazın kısmen haklı bulunması durumunda, itiraza konu tüketim bedelinin ödenmemiş olması halinde, tahsil edilmesi gereken kısım, takip eden ilk faturaya yansıtılmak suretiyle, tüketiciden tahsil edilir.
c) İtirazın haklı bulunmaması halinde, itiraza konu tüketim bedelinin tahsil edilmeyen kısmı, fatura son ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte, tüketiciden tahsil edilir.
Bu madde çerçevesinde dağıtım şirketi veya ilgili tedarikçi tarafından hatalı tespitte bulunulduğu sonucuna varılması halinde,
a) Yapılan tespitin dağıtım şirketinin ve/veya tedarikçinin lehine olması durumunda,
1) Tüketim miktarının hesabında esas alınacak süre; doğru bulgu ve belgenin bulunması halinde 12 ayı, bulunmaması halinde ise doksan günü aşamaz.
2) Tüketici tarafından ödenecek tutar, tüketicinin talep etmesi halinde, tüketim miktarının hesabında esas alınacak süre içerisindeki ay sayısı kadar eşit taksitler halinde ödenir. Bu bent kapsamında yapılacak hesaplamalarda ve taksitlendirmede gecikme zammı uygulanmaz.
b) Yapılan tespitin tüketicinin lehine olması durumunda, tüketimdeki farklar, gecikme zammı ile birlikte, tüketicinin talebi halinde nakden ve defaten ve en geç üç iş günü içinde, diğer hallerde mahsuplaşmak suretiyle ilgili tüketiciye iade edilir.
c) Tüketimdeki farklar, kullanım dönemindeki tarifeler üzerinden hesaplanır.
(7) Bu madde kapsamında tespit edilen tüketimdeki farklar sebebiyle, dağıtım şirketi ile tedarikçi arasında yapılması gereken işlemler hakkında 14 üncü maddenin altıncı fikra hükümleri uygulanır."
“Sayacın hiç veya doğru tüketim kaydetmemesi halinde tüketim miktarının tespiti” başlıklı 14.maddesinde;
Sayacın, tüketicinin kusuru dışında herhangi bir nedenle;
a) Hiç tüketim kaydetmediğinin tespiti halinde varsa tüketicinin aynı döneme ait sağlıklı olarak ölçülmüş geçmiş dönem tüketimleri dikkate alınarak, yoksa, tespit tarihinden sonraki tüketicinin ödeme bildirimine esas ilk iki tüketim dönemine ait tüketimlerinin ortalaması alınarak geçmiş dönem tüketimleri hesaplanır ve fatura edilir.
b) Doğru tüketim kaydetmediğinin tespit edilmesi halinde,
1) Sayacın eksik veya fazla tüketim kaydettiği miktarın sayaç dışı bir unsurdan kaynaklanması ve bunun dağıtım şirketince yerinde yapılan incelemede, teknik olarak tespit edilmesi durumunda bu tespit dikkate alınarak,
2) Sayacın eksik veya fazla tüketim kayd&ttiği miktarın elektrik sayaçları tamir ve ayar istasyonlarında teknik olarak tespit edilmesi durumunda söz konusu tespit dikkate alınarak,
3) (1) ve/veya (2) numaralı alt bentlerde düzenlenen tespitin bulunmadığı durumlarda; varsa tüketicinin aynı döneme ait sağlıklı olarak ölçülmüş geçmiş dönem tüketimleri dikkate alınarak, yoksa, tespit tarihinden sonraki tüketicinin ödeme bildirimine esas ilk iki tüketim dönemine ait tüketimlerinin ortalaması dikkate alınarak hesaplama yapılır ve fark tüketiciye iade veya fatura edilir.
c) (a) ve (b) bendinde belirtilen hallerde, geçmiş dönemlerde sağlıklı olarak ölçülmüş tüketimleri bulunmayan ve mevsimsel olarak belirli dönemlerde yoğun tüketim yapılan tarımsal sulama, yazlık mesken, turizm sektörü gibi kullanım yerlerinde, benzer özelliklere sahip kullanım yerlerinin tüketimleri dikkate alınarak geçmiş dönem tüketimleri bu madde kapsamında hesaplanır ve (a) bendi kapsamında tüketiciye fatura edilir, (b) bendi kapsamında ise fark tüketiciye iade veya fatura edilir. Bu çerçevede, kullanım yerindeki elektrik enerjisi tüketim miktarını etkileyebilecek değişiklikler de dikkate alınmak suretiyle, bir sonraki yılda aynı döneme ilişkin olarak tüketicinin tüketimi ile bu fıkra kapsamında hesaplanan tüketim miktarı arasında ortaya çıkan farkın tüketici lehine olması halinde fark, nihai yıl tarifeleri dikkate alınarak tüketiciye iade edilir. Aksi durumda ise fark aynı şekilde hesaplanarak tüketiciye fatura edilir.
Faturaya esas süre, doğru bulgu ve belgenin bulunması halinde on iki ayı geçemez. Söz konusu bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde ise, faturaya esas sürenin başlangıcı olarak, son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi esas alınır. Ancak bu süre hiçbir şekilde doksan günü geçemez.
Bu madde kapsamında faturalamaya esas sürenin başlangıcı, ikili anlaşma veya perakende satış sözleşmesinin imzalandığı tarihten önceki bir tarih olamaz.
Bu madde kapsamında yapılan faturalama işleminde sayacın hiç tüketim kaydetmediği veya eksik tüketim kaydettiği dönem birim fiyatları kullanılır ve gecikme zammı uygulanmaz. Tüketicinin talep etmesi durumunda söz konusu miktar, faturaya esas alınan tüketim döneminin içerisindeki ay sayısı kadar eşit taksitler halinde ödenir. Taksitlendirme yapılması halinde uygulanacak gecikme zammı oranı, bu Yönetmelikte belirlenen gecikme zammı oranını hiçbir şekilde aşamaz. Eksik tüketim kaydedilen durumlarda, önceden ödenmiş olan bedeller, faturaya yansıtılmaz.
Yukarıda yapılan hesaplamalar sonucunda, fazla tüketim kaydedildiğinin tespit edilmesi halinde tüketimdeki farklar, kullanım dönemi birim fiyatlarıyla ve gecikme zammı ile birlikte, tüketicinin talebi halinde nakden ve defaten en geç beş iş günü içerisinde, diğer hallerde mahsuplaşmak suretiyle ilgili tüketiciye iade edilir.
Bu madde kapsamında tespit edilen tüketimdeki farklar ile ilgili olarak, dağıtım şirketi ile tedarikçi arasında Dengeleme ve Uzlaştırmaya ilişkin mevzuat hükümleri uyarınca yapılması mümkün olan itiraz ve düzeltmeler söz konusu mevzuat hükümlerince gerçekleştirilir. Tüketimdeki farklar ile ilgili Dengeleme ve Uzlaştırmaya ilişkin mevzuat hükümleri uyarınca yapılması mümkün olmayan düzeltmeler ise ilgili tedarikçi ve dağıtım lisansı sahipleri arasında kesilecek faturalar ile gerçekleştirilir.” hükümleri yer almaktadır.
Somut olayda; dava konusu elektrik tüketiminin yapıldığı aboneliğin davalı ...'a ait lojmanlardan 58/A binanın
otomat aboneliği olup, davalı TEİŞ'ın 21.09.2016 tarihinde güvence bedeli ödeyerek kendisi adına davaya konu abonelikle ilgili sözleşme akdederek elektrik abonesi olduğu, davalının 17.10.2016 tarihinde aboneliği sonlandırdığı, abonelik tahliyesi sonucunda davacı Enerjisa Başkent EPSAŞ tarafından verilen tahliye belgesinde müşteri hesabına ait ödenmemiş borç bulunmadığının ve iade edilecek güvence
bedelinin 280,00 TL olarak belirtildiği, buna karşılık, tahliye belgesinde yer alan hususların dışında davacı şirketçe takip ve davaya konu olan 18.10.2016 tarihli 31.10.2016 son ödeme tarihli 1.483,10 TL fatura düzenlenerek davalıya gönderildiği, davalının hatalı fatura itirazı yaparak faturayı iade ettiği, bilahare faturanın taraflar arasında
karşılıklı iadesi yapıldığı, akabinde fatura tutarının tahsili için davacı tarafından icra takibi başlatıldığı anlaşılmakla; hükme esas alınan bilirkişi raporu ile, faturaya konu 26 günlük sürede bir otomat aboneliğinde faturada belirtildiği şekilde elektrik tüketimi yapılmasının hayatın doğal akışına aykırı olduğu ve takibe konu faturanın mevzuata uygun şekilde sayaçların endeks değerlerine uygun ve doğru şekilde düzenlenmediğinin tespit edildiği, davacının yukarıda açıklanan yönetmelik hükümlerine uygun prosedürü işletmeyerek, davalının faturaya itirazının incelenmediği ve buna ilişkin tahkikatın yapılmayarak, sonucunun da davalıya bildirilmediği, davacının kendi düzenlediği tahliye belgesine aykırı olarak borç tahakkuk ettiği ve iş bu takibe konu faturanın mevzuata uygun şekilde sayaçların endeks değerlerine uygun ve doğru şekilde düzenlendiğini somut delil ve belgelerle ispat edemediği dikkate alınharak, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve davacının kötüniyetle takip başlattığı ve takip nedeniyle davalının zarara uğradığı davalı tarafça ispat edilemediğinden, davalının kötüniyet tazminatı isteminin de reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
3-Alınması gereken 80,70-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 1.817,12 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
7-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın REDDİNE karar verilmiş olması nedeniyle DAVACIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2022 11:23:02
Katip...
¸
Hakim ...
¸