T.C. ...2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/856 Esas
KARAR NO: 2022/911
HAKİM: ......
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ:...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ......
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/12/2021
KARAR TARİHİ: 26/12/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça müvekkili davacı aleyhine ...5.İcra Müdürlüğünün 2021/18224 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe konu senetteki sadece rakam, miktar ve isim - soy isim adres yazıları ile imza kısmının müvekkiline ait olduğunu, diğer kısımların üçüncü kişiler tarafından doldurularak icra takibine konu edildiğini, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, aslında kira bedeline karşılık teminat olarak verilmiş bir senet olduğunu, davalı tarafın bunu gerçeğe aykırı bir şekilde doldurup, üçüncü kişilere ciro ettiğini, müvekkili tarafından banka dekontunun açıklama bölümüne sehven "emaneten" yazıldığını, daha sonra davalı ...'in noterden onaylı olarak bu ibareyi değiştirmesini müvekkilinden istemesi üzerine bu kerre İskenderun 1.Noterliğinin 30379 yevmiye nolu ve 30/11/2021 tarihli beyanname isimli noter onaylı belgeye "sehven emanet yazılan açıklamanın "borç ödeme" olduğu belirtilerek onaylı beyannamenin davalı ...'e teslim edildiğini, hal böyle iken davalı ... tarafından uhdesinde bulunan ve iade ile yükümlü olduğu bedelsiz senedin iade ve teslim edilmeyerek icra takibine konu edildiğini, bu nedenle müvekkilinin borçlu olmadığını, ...CBS'ye suç duyurusunda bulunduklarını belirterek, söz konusu senet ve icra takibi dolayısıyla davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; senede karşı senetle ispat kuralı gereğince tanık dinlenmesine onayının olmadığını, davacının senetteki imzayı inkar etmediğini, davacının iddia etmiş olduğu 120.000,00-TL'lik ödemenin müvekkilinin davacıdan olan farklı bir alacağına karşılık olarak yapıldığını, ödemenin dava konusu senede yönelik olmadığını, senedin teminat senedi olmadığını, lehtar Hasan Kılıç'tan ciro yoluyla alındığını, doğrudan müvekkiline verilmiş bir senet olmadığını, senedin üzerinde teminat olduğuna dair bir ibare olmadığını, bu yönde yazılı bir delil de sunulmadığını, müvekkili lehtar olmadığı için davacı tarafın; senedin gerçeğe aykırı şekilde 3. Kişiler tarafından doldurulduğu yönündeki iddia ile ilgili bir bilgisi olmadığını, müvekkilinin senedi icra takibine koyduğu şekliyle ciro yoluyla aldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
...5. İcra Müdürlüğünün 2021/18224 E. Sayılı dosyası, 120.000,00-TL bedelli 20/12/2018 tanzim tarihli 10/01/2019 vade tarihli bono, tanık beyanları, yemin, dekont, ...Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/279935 Soruşturma numaralı dosyası ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Davanın, menfi tespit istemli olduğu, davalı tarafça davacı aleyhine ...5. İcra Müdürlüğünün 2021/18224 E. Sayılı dosyası ile bonoya dayalı olarak icra takibi başlatıldığı, davacı tarafça söz konusu 120.000,00-TL bedelli 20/12/2018 tanzim tarihli 10/01/2019 vade tarihli bono nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının, senedin bir kısmının müvekkili tarafından doldurulduğu, kalan kısmının gerçeğe aykırı şekilde davalı tarafça doldurulup takibe konulduğu, senedin teminat senedi olduğunun ileri sürüldüğü; buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın; takibe konu senedin anlaşmaya aykırı şekilde ve gerçeğe aykırı olarak davalı tarafça doldurulup takibe konulup konulmadığı, senedin kambiyo senedi vasfı taşıyıp taşımadığı, teminat senedi olup olmadığı, senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Diğer yandan, takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da takip dayanağı senede açık atıf yapan İİK'nın 169/a-1. maddesinde yazılı nitelikte bir belge ile ispatlanması gerekmektedir (HGK'nun 06.03.2013 tarih ve 2012/12-768 E., 2013/312 K. ve 20.06.2001 tarih ve 2001/12-496 sayılı kararları).
Senet üzerine hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı değilse borçlunun yapacağı teminat iddiası borca itiraz niteliğindedir. Bu halde de teminat ilişkisi sadece bu ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir.
Takip dayanağı bononun tanzim tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nın 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesi mümkündür. Tamamen doldurulmamış bononun tedavüle çıkarılırken anlaşmalara aykırı olarak doldurulduğu yazılı belge ile kanıtlanmadığı sürece, bono üzerinde yazılı vade, tanzim gibi tarihler gerçekliğini ve varlığını korur (Yargıtay HGK. 26.02.2003 tarih ve 2003/19-135 E. 2003/105 K. sayılı kararı).
Dava dilekçesi ekinde sunulan Ziraat Bankası İskenderun Hatay Şubesi tarafından düzenlenen hesaptan EFT'ye ilişkin e-dekont incelendiğinde; 26/11/2021 tarihinde ... tarafından alıcı ...'ya 120.000,00 TL gönderildiği, dekontun açıklama bölümünde "internet EFT EMANET" olarak belirtildiği anlaşılmıştır.
Davaya konu ...5. İcra Müdürlüğü'nün 2021/18224 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davalı/alacaklı ... tarafından davacı borçlu ... ve dava dışı Hasan Kılıç aleyhine "120.000,00 TL miktarlı 20/12/2018 tanzim tarihli 10/01/2019 vade tarihli senet" dayanak gösterilerek 120.000,00 TL asıl alacak, 22.823,01 TL işlemiş faiz, 16.545,21 TL işlemiş faiz, 19.218,90 TL işlemiş faiz ve 360 TL komisyon olmak üzere toplam 178.948,12 TL alacak için genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
...Cumhuriyet Başsavcılığının 05/01/2022 tarih ve 2021/279935 Soruşturma, 2022/2472 Karar sayılı kararı ile; müşteki ... tarafından yapılan şikayet nedeniyle şüpheliler ... ve Hasan Kılıç hakkında bedelsiz senedi kullanma, açığa imzanın kötüye kullanılması suçlamaları nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda; TCK'nın 156.maddesinde belirtilen bedelsiz senedi kullanma suçu ile TCK'nın 209.maddesinde belirtilen açığa imzanın kullanılması suçunun ispatının ancak yazılı delil ile mümkün olduğu, olayda ise senedin sözleşmeden farklı bir kişi adına alacaklı gösterilerek doldurulduğuna dair ve senedin bedelsiz kaldığına dair herhangi bir yazılı belgenin bulunmadığı, bu haliyle iddianın sözleşmeye aykırılık hükümlerine göre hukuk mahkemelerinde çözümü gereken hukuki bir konu olduğu sonucuna varılarak şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf yemin deliline başvurmuş olup, davalı 21/11/2022 tarihli duruşmadaki yeminli beyanında; "İcra takibine konu oluşturan bonoyu ben 3. Bir kişiden alacağıma karşılık ciro yoluyla devraldım. Lehtarı ödeme günü, vade vs. Herhangi bir kısmını sonradan doldurmadım. Ciro yoluyla aldığımda bono vasfı taşıyordu. Davacı ile takip konusu bononun davacı bono bakımından davacı ile herhangi bir ticari ilişkim yoktur. Söylediğim üzere 3. Kişiden ciro yoluyla alacağıma karşılık olarak aldım. Bana gösterilen Ziraat Bankası aracılığı ile hesaptan internet aracılığı EFT yolu ile gönderilen 120.000,00-TLlik ödemenin bu bono ile bir ilgisi yoktur. O ayrı bir borç ilişkisine aittir. İcra takibindeki bononun davacının iddia ettiği gibi bedeli banka aracılığı ile ödenmemiştir. Farklı bir borca aittir. Bu yüzden mükerrer tahsilat olmamaktadır. Ben davayı kabul etmiyorum. Davacının iddiaları doğru değildir. Yukarıda da belirttiğim üzere banka aracılığı ile gönderilen 120.000,00-TL borç ödemesine ilişkin hukuki ilişkinin takip konusu bono ile bir ilgisi yoktur. İkisi farklı hususlara aittir. Bankadan bedeli ödenen ve davacı taraf ile olan ilişki ile ilgili olarak şu an bir şey söylemek istemiyorum. Davanın reddine karar verilsin" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı tarafça dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; ...5. İcra Müdürlüğünün 2021/18224 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi dolayısıyla; takibin dayanağını oluşturan senedin, teminat senedi olduğu ve ayrıca senedin rakam, miktar ve isim soy isim ile adres kısımları ve imzanın davacıya ait olduğunu, ancak diğer bölümlerin ise daha sonra davalı tarafça anlaşmaya aykırı bir şekilde doldurulup 3.kişilere ciro edildiğini, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını belirterek söz konusu senet ve icra takibi dolayısıyla davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiş ise de; dosya kapsamına sunulan ve yukarıda açıklanan Ziraat Bankasına ait dekont, savcılık soruşturma dosyası, tanık beyanları, tarafların yazılı ve sözlü beyanları ile diğer tüm delillere göre davacı tarafın senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve senedin teminat için verildiği yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlayamadığı, davacı tarafça davalıya bu yönde yemin teklifinde bulunulduğu, davalının 21/11/2022 tarihli duruşmada yeminli beyanı ile; "davacının ileri sürdüğü iddiaları kabul etmediği, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulmadığı gibi senedin ciro yoluyla üçüncü kişiden alacağına karşılık olarak alındığı ve senedin teminat maksadı ile verilmediğinin" ifade edildiği, bu haliyle davacı tarafın iddialarını ispat edemediği sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Mahkememizce verilen 30/12/2021 tarihli ara karardaki ihtiyati tedbirin karar kesinleştiğinde KALDIRILMASINA,
2-Alınması gereken 80,70-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 19.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
8-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın REDDİNE karar verilmiş olması nedeniyle DAVACIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/12/2022
Katip ...
¸
Hakim ...
¸