T.C. ...2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/157 Esas - 2023/791
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/157 Esas
KARAR NO: 2023/791
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/03/2023
KARAR TARİHİ: 30/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... ... ... adına icra takibi başlatıldığını, ancak davalı Abubekir tarafından bu takibe haksız olarak itiraz edildiğini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davalı/borçlunun ödeme emrine karşı yerinde olmayan itirazlarının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davacı vekili 05/06/2023 tarihli dilekçesi ile; 29/05/2023 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararında ''Davacı tarafadava konusu ihtilafın 15/06/2020 tarihli protokolden mi yoksa davaya konu 125.000,00 TL bedelli senetten mi kaynaklı olup olmadığı, ayrı bir protokol metni olup olmadığı hususunda yazılı beyanda bulunmak üzere 1 haftalık süre verilmesine'' şeklinde arar karar kurulmuş ve beyanda bulunmak üzere tarafımıza süre verildiği, dava konusu ihtilafın davaya konu 125.000,00 TL bedelli senetten kaynaklı olup davalı ... ve dava dışı ... arasında akdedilen bir protokol olup olmadığı hususunun taraflarınca bilinmediği ve davaya konu 125.000,00 TL bedelli senedin alacaklısı ... iken müvekkiline devredilmiş ve müvekkilinin 125.000,00 TL bedelli senedin alacaklısı olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle ve re'sen gözetilecek hususlarla birlikte, davalının haksız yere icra takibine itiraz ettiğinden itiraz iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
...3. İcra Müdürlüğü'nün 2022/3613 esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı ... tarafından, davalı borçlu ... ile ... aleyhine, "15/06/2020 tarihli protokol gereği geçerli hale gelen 25/08/2020 vade tarihli 125.000,00 TL bedelli senedin tahsili istemi" açıklamasıyla 125.000,00 TL asıl alacak, 16.767,12 TL faiz olmak üzere toplam 141.767,12 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süre içerisinde, takibe konu borca ve ferilerine itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu görülmüştür.
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının hamili olduğu 25/08/2020 vade tarihli, 15/06/2020 keşide tarihli, davalı ... tarafından keşide edilen, lehtarı dava dışı ... olan 125.000 TL bedelli, bono nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, senet üzerine şerh olarak düşülen 15/06/2020 tarihli protokol gereğinin yerine getirilip getirilmediği, bu suretle senedin geçerli olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere kambiyo senetlerinde mücerretlik(soyutluk) ilkesi geçerli olup, diğer yandan kambiyo senetlerinden kaynaklanan alacakların mücerretliği bunların asıl borç ilişkisinden tamamen ve her yönden kopmuş olduğu şeklinde anlaşılmamalıdır (Prof. Dr. Fırat Öztan Kıymetli Evrak Hukuku 2.Baskı Sayfa 376-377).
Nitekim mücerretlik ilkesi senedin el değiştirmesi tedavülü halinde söz konusu olacaktır. Senedi elinde bulunduran ve bu senede dayanarak talepte bulunan hamil aynı zamanda kambiyo senedinin doğumuna neden olan alt ilişkinin tarafı ise bu alt ilişkiden doğan defiler ona karşı ileri sürülebilir (Mahmut Coşkun Kıymetli Evrak Hukuku 3.Baskı Sayfa 69).
Kambiyo hukukuna ilişkin bu genel ilkeler 6102 sayılı TTK'nun 778.maddesinin atfıyla bonolarda da uygulanması gereken TTK 687.maddesinde; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğer ki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. " şeklinde ifade edilmiştir.
Buna göre kural olarak mücerretlik ilkesi gereğince keşideci ile hamiller arasında temel ilişki bulunmayan durumlarda kişisel defiler hamile karşı ileri sürülemez.
Senedin bedelsiz olduğu, temel bir borç ilişkisine dayanmadığı hususu kişisel defilerden olup, kural olarak senet hamiline karşı keşideci tarafından ileri sürülemeyecektir. Ancak maddede belirtildiği üzere hamil, senedi iktisap ederken senedin bedelsiz olduğunu biliyor veya bilmesi gerekiyor ve buna rağmen borçlunun zararına hareket etmiş ise senedin mücerretliği ve iyiniyetli hamil olduğu ilkesine dayanamayacaktır.(...BAM 22.HD 2018/1477 E.,2021/364 K.)
Tüm bu bilgilerin ışığında, dava ve takibe konu edilen bono incelendiğinde; 15/06/2020 keşide tarihli, keşidecisi davalı ... olan, lehtarı dava dışı ... olan, 25/08/2020 vade tarihli, 125.000,00 TL bedelli senedin, lehtar tarafından davacı ...'e ciro edildiği ve yetkili hamilin davacı ... olduğu, iş bu senet üzerine, keşideci ... ile dava dışı lehtar ... arasında düzenlendiği anlaşılan "15/06/2020 de yapılan protokol, 27251 ada 6 parselde bulunan 2.nci kat, 10 no'lu daire için verilmiştir. Daire satışı olduğunda tapu verildiğinde senet ödenecektir,ödeme yapılmışsa senet geçerlidir," şeklinde şerh düşüldüğü görülmüştür. Bahse konu 15/06/2020 tarihli protokol, davalı keşideci ... ile dava dışı ... arasında düzenlenmiştir. İş bu protokol gereğince senedin bedelsiz olduğu hususu kişisel defilerden olup, senet hamili olan davacıya karşı ileri sürülemez. Davacının senedi iktisap ederken senedin bedelsiz olduğunu bildiği ya da borçlunun zararına hareket etmek amacı senedi iktisap ettiği ve iyiniyetli olmadığı yönündeki iddiaların davalı tarafça ispatı gerekmekte olup, davalı tarafça bu hususlarda herhangi bir delil sunulmadığı gibi cevap dilekçesi sunulmayarak yemin deliline de dayanılmamıştır. Bu suretle; davacının kambiyo senedinden kaynaklı olarak alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir. Diğer taraftan senede konu asıl alacak ve vade tarihi ile takip tarihi arasındaki işlemiş faiz tutarı yönünden alacağın likit olma özelliği de gözetilerek, İİK'unun 67.maddesinde düzenlenen yasal şartların oluşması nedeniyle, davacının icra inkar tazminatı isteminin de kabulüne karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ İLE, ...3. İcra Müdürlüğü'nün 2022/3613 esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına,
2-Kabul edilen alacağın %20'si oranında (28.353,42 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gerekli 9.684,11 TL harçtan peşin alınan 1.425,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.258,26 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.425,85 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 22.682,74 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 426,50 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/10/2023
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ:
Posta Masrafı: 221,00 TL
Başvurma Harcı: 179,90 TL
Vekalet Harcı: 25,60 TL