T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/209 Esas - 2023/1022
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/209 Esas
KARAR NO: 2023/1022
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/03/2023
KARAR TARİHİ: 25/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 21.03.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan 08.07.2021 tarihli “Ortak Sağlık Güvenlik Birimi Hizmet Sözleşmesi” ile davalı şirkette çalışan personele müvekkili şirket tarafından “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmeti” verilmesi konusunda anlaşma sağlandığını, taraflar arasında yapılan işbu sözleşme gereğince müvekkilinin kendisine ait olan tüm görevlerini yerine getirdiğini, davalı firmada çalışan Personellere “İş Sağlığı ve Güvenliği Uzman Hizmeti” ve “İşyeri Hekim Hizmeti” verildiğini, tüm bunlarla ilgili davalı işyerinde "Eğitim Çalışması” yapıp katılanlara “Eğitim Belgesi” ve “İSG Uyum ve İşbaşı Eğitimi” ile “İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kişisel Koruyucu Ekipman Hizmetleri” veridiğini, ayrıca yine müvekkili şirketin davalı iş yerinde çalışanlara “İşyeri Hekim Hizmeti” verdiğini, tüm çalışanlara Periyodik Muayene yaptığını, yine tüm çalışmalara ilişkin olarak davalı şirkete “İş Sağlığı ve İş Güvenliği Risk Değerlendirme Raporu” ile “Acil Eylem planı” çalışmaları yaptığını ve davalı şirkete teslim ettiğini, davalı firma tarafından, müvekkili şirketin yapılan sözleşme doğrultusunda vermiş olduğu İSG Uzman Hizmeti ile İşyeri Hekim Hizmetine ilişkin olarak düzenlemiş olduğu 31.01.2022 tarihli 1.716,00-TL fatura ile yine 31.01.2022 tarihli 3.036,00-TL'lik iki adet fatura içeriği hizmetlere ilişkin herhangi bir itiraz olmadığı halde, fatura bedellerinin ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından alacağın tahsili amacıyla, ... takip sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını ancak, davalının haksız olarak borcun tamamına itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek, icra dosyasında asıl alacağa yapılan itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi üzerinden takibin devamına, yine takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmesi nedeniyle asıl alacak üzerinden %20 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı şirket vekilinin 15/07/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı yana karşı, davaya konu hizmet sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin bahsi geçen Ortak Sağlık Güvenlik Birimi Hizmet Sözleşmesinin tarafı dahi olmadığını, bu hususta ... E. numaralı dosya ile başlatılan haksız takibe yönelik 15/06/2022 tarihinde borcun tamamına ve ferilerine karşı süresinde itirazda bulunduklarını, davacı şirketin müvekkili şirketin çalışanlarına eğitim veya hizmet vermediğini, davaya konu sözleşmede yer alan imza ne müvekkil şirkete ne de müvekkili şirkette yer alan yetkili kişiye ait olmadığını, aynı şekilde sözleşmede yer alan adresinde müvekkili şirkete ait olmadığını, taraflar arasında bu hususta herhangi bir borç alacak ilişkisi bulunmadığını belirterek, davacı yan ile hiçbir hukuki alacak borç ilişkisi içerisinde olmayan ve aralarında herhangi bir sözleşme bulunmayan davacının açmış olduğu haksız davanın reddi ile kötü niyetli icra takibi yapıldığı için davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi ve müvekkiline ödenmesini talep ve beyan etmiştir.
... 31. İcra Müdürlüğü'nün 2022/7306 esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı(alacaklı) şirket tarafından, davalı (borçlu) şirket aleyhine, İş Sağlığı ve İş Güvenliği Hizmet Bedeli adı altında, 1.716,00-TL ve 3.036,00-TL tutarlı iki adet fatura dayanak gösterilmek suretiyle toplam 4.752,00-TL asıl alacak ile 142,48- TL işlemiş faiz toplamı 4.894,48- TL alacağın, asıl alacağa alacağın tahsiline kadar işleyecek %15 faiz (faizin nevi belirtilmemiş) uygulanmak suretiyle tahsili amacıyla, ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı(borçlu)ya 15.06.2022 tarihinde tebliğ olduğu yine, davalı(borçlu) vekili tarafından 15.06.2022 tarihinde takibe konu borca ve ferilerine yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle düzenlenen 14/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; her iki taraf arasında ticari ilişki mevcut olup, bu kapsamda davacı tarafından davalı adına faturalar düzenlenip bedellerinin tahsil edildiğinin anlaşıldığı, ancak, davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu 31.01.2022 tarih 5857 no.lu ve 1.716,00,-TL ile 31.01.2022 tarih 5857 no.lu 3.036,00,-TL bedelli toplam 4,752,00-TL tutarlı iki adet faturanın davalı kayıtlarında olmadığı, dolayısıyla davalı şirketin kendi kayıtlarına göre, davacı şirkete herhangi bir borcu mevcut değilken, davacı şirketin kendi kayıtlarına göre 11.04.2022 olan takip tarihi itibariyle davalı şirketten bakiye 4.752,00-TL alacağının mevcut olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Dava, faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nun m. 21/1'e göre, ticari işletmesi gereği mal satan, üreten veya karşı tarafın işini gören veya menfaat sağlayan tacir, talep üzerine fatura düzenleyip vermek ve şayet bedel ödenmiş ise bunu faturada belirtmek zorundadır. TTK m. 21/2 uyarınca faturayı alan kimse, aldığı tarihten itibaren 8 gün içerisinde bir itirazda bulunmaz ise, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.
Yukarıda yazılı açıklamalar, toplanan deliller, incelenen taraf ticari defterleri, takip dosyası ile hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 2021 yılında başlayan ticari ilişki kapsamında, davacı şirketin davalı şirkete, takibe konu 2 adet faturanın da içerisinde bulunduğu toplam 7 adet fatura düzenlediği, davalı şirketin yaptığı 1.672,00 TL'lik ödemesi sonrasında takip tarihi itibariyle 4.752,00 TL tutarında borçlu bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf, davacıdan hizmet almadığını ve taraflar arasında akdi ilişki olmadığını savunmuş ise de; davacı tarafça sunulan 08/07/2021 tarihli sözleşmenin her iki şirketin kaşe ve imzasını ihtiva ettiği, taraf ticari defterleri incelendiğinde, davalının iş bu ticari ilişki kapsamında 6 adet faturayı ticari defterlerine işleyerek ödemelerinin yapıldığı anlaşılmakla, bu suretle davalının akdi ilişki olmadığı ve davacıdan hizmet almadığı yönündeki savunması yerinde görülmemiştir. Taraflar arasında akdedilen 08/07/2021 tarihli sözleşmenin 4.1 maddesine göre, sözleşmenin 08/07/2022 tarihinde yürürlükten kalkacağı, taraflardan birinin, sözleşme süresinin sona ermesinden en geç 30 gün öncesine kadar sözleşmenin yenilenmeyeceğini yazılı olarak diğer tarafa bildirmediği taktirde, sözleşmenin aynı koşullarda kendiliğinden 1 yıl süre ile uzayacağının düzenlendiği, taraflarca sözleşmenin feshedildiğine dair herhangi bir kaydın sunulmadığı, bu suretle sözleşmenin aynı şartlarla devam ettiği ve ayakta olduğu anlaşılmıştır. İş bu sözleşme kapsamında davacı tarafça düzenlenen ve takibe konu edilen 2 adet faturaya da, davalı tarafça 8 gün içerisinde itiraz edildiği ya da iade edildiğine dair davalı tarafça yasal delil sunulmamıştır. Davalı, davacının gönderdiği faturalara 8 gün içinde itiraz etmediğinden fatura içeriklerinin kesinleştiği ortadadır. Bu durumda davacı, fatura içeriklerinin sözleşmeye uygun olduğunu kanıtlamıştır. Bunun aksinin yani fatura içeriklerinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin ispatı ise davalı borçludadır. Davalı tarafça, 08/07/2021 tarihli sözleşmenin aksine ilişkin ve davacının edimini ifa etmediğine dair savunmasını destekleyici yazılı delil sunmadığı dikkate alınarak, davanın kabulü ile takibe konu asıl alacak tutarı üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir. Diğer taraftan takibin faturaya dayalı ve alacağın likit olması nedeniyle, yasal şartları oluşan icra inkar tazminatı isteminin kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ İLE, ... 31. İcra Müdürlüğü'nün 2022/7306 esas sayılı takibe vaki itirazın 4.752,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin 4.752,00 TL asıl alacak üzerinden devamına,
2-Kabul edilen alacağın %20'si oranında (950,40 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gerekli 324,61 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 144,71 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 4.752,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 2.824,75 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2023
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ:
Bilirkişi Ücreti: 2.500,00 TL
Posta Masrafı: 119,25 TL
Başvurma Harcı: 179,90 TL
Vekalet Harcı: 25,60 TL