T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/314 Esas - 2023/1007
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/314 Esas
KARAR NO: 2023/1007
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 24/11/2014
KARAR TARİHİ: 26/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.08.2013 tarihinde ...’m sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıların yaralandıklarım, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olduğunu, davacıların ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunmaları nedeni ile kazanın meydana gelmesinde kusurları olmadığını, davacıların malulilyetlerinden doğan zararı davalı sigorta şirketinin karşılamak zorunda olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere 100,00.-TL geçici işgöremezlik tazminat ile 100,00.-TL sürekli işgöremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının müvekkili şirket tarafından düzenlendiğini, kaza tespit tutanağı ve ceza yargılaması sırasında düzenlenen bilirkişi raporu ile ... plakalı araç sürücüsünün asli, 45 V 2380 985 plakalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, belirlenen bu kusur oranlarının kabul edilmediğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, davacıların da kazanın meydana gelmesinde kusurlu olup olmadıklarının araştırılması gerektiğini, hatır taşımacılığı koşullarının oluşması nedeni ile indirim yapılması gerektiğini, dava konusu olayda birden fazla kişi yaralandığını, 2918 sayılı Kanunun 96. maddesi uyarınca garamet hesabı yapılması gerektiğini, dosya içeriğinden belirlendiği üzere istiap haddinin aşıldığım, dava konusu kaza nedeni ile davacılara gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, avans faizi talep edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER:
Kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, hasar dosyası, hastane kayıtları, ATK raporları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik maddi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 23/08/2013 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde olup, davalı ... Sigorta A.Ş.'den ZMMS poliçesi ile sigortalı 35 HN 85 plaka sayılı araç ile dava dışı sürücü ... ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik kazasında ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan davacıların yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için 100'er TL geçici iş göremezlik ve 100'er TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 600,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsilini talep etmiştir.
Davacılar vekili 23/09/2020 tarihli talep arttırım dilekçesi ile davacı ... yönünden 33.704,00-TL maddi tazminat, davacı ... yönünden 1.848,51-TL geçici iş göremezlik ve davacı ... yönünden ise 3.754,13-TL geçici iş göremezlik maddi tazminat talebi bakımından bedel arttırımında bulunmuştur.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde belirttiği nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, 08/12/2020 tarih ve 2014/828 E. 2020/704 K. Sayılı kararı ile davanın davacı ... bakımından reddine, davacı ... bakımından reddine, davacı ... bakımından kısmen kabulü ile toplam 33.704,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı taraftan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, davacı ...'un Fazlaya ilişkin talebinin (Geçici iş göremezlik tazminatı) reddine, karar verildiği, verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, kararı inceleyen ... BAM 35. Hukuk Dairesi'nin 15/03/2023 tarih ve 2022/733 E. 2023/380 K. Sayılı kararı ile; ''...İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davacılar Gözde ve Nuray’ın öğrenci olmalarının bu davacılar lehine geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmesine engel teşkil edemeyeceğini, davacı ... için de emekli olduğu gerekçesi ile de geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesinin yerinde olmadığını, davacıların kazada yolcu sıfatında olmaları nedeniyle kendilerine kusur izafe edilemeyeceğini, davalı sigorta şirketinin zararın tamamından sorumlu olduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporlarını kabul etmediklerini, aktüer bilirkişi raporunun da hatalı olduğunu, davacı Günay’ın gerçek gelirine göre değil asgari ücrete göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle cismani zarara bağlı maddi tazminat istemidir.
1)Tazminat hesabına ilişkin olarak, çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa bu sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu hususu Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarından olup, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 40. maddesinde bazı kamu görevlilerinin (asker, polis, gümrük memuru ve benzerleri) hangi yaş sınırında emekli olacakları ayrı ayrı belirtilmiştir.
Mahkemece davacı Günay’ın fiilen emekli olduğu tarih olan 01.01.2014 tarihine kadar olan geçici işgöremezlik süresinde (aktif devrede)kazancında kaza nedeniyle bir azalma meydana gelip gelmediği belirlenerek bu dönemde tespit edilecek fiili kazanç miktarı üzerinden; emekli olduğu 01.01.2014 tarihinden geçici işgöremezlik süresi sonuna kadar AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden pasif devre hesabının yapılması ve geçici işgöremezlik zararının bu hesap yöntemi ile belirlenmesi için rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu davacının emeklilik dönemi sonrasında ücretlerinin ödenmiş olduğundan bahisle geçici işgöremezlik tazminatı talebinin reddedilmesi yerinde görülmemiştir.
2) Geçici işgöremezlik zararı kaza nedeniyle zarar görenin çalışamadığı istirahat süresindeki zararını ( kazanç kaybını ) ifade etmektedir. İstirahatli dönemdeki bu zarar fiilen yoksun kalınan kar niteliğindedir. Mahkeme bedensel zararların tazmini davalarında zarar görenin zararını resen belirlemek durumundadır. Geçici iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan bir zarar olup olmadığı, zarar var ise zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelirinin doğru biçimde belirlenmesi, tazminatın doğru tespitinde önemli yer tutmaktadır. Bu dönemde bir zararın oluşup oluşmadığının tespitinde zarar görenin kaza tarihinde çalışma çağında bir başka ifade ile 18 yaşından büyük olup olmadığı, yaşı ve eğitim durumu itibariyle kaza tarihinde askerlik vazifesini ifa etme dönemi içinde bulunup bulunmadığı öncelikle değerlendirilmeli, akabinde gerçek zararın hesaplanmasında, zarar görenin asgari ücretten fazlasına dair kazancı olduğu yönünde bir iddiası varsa kaza tarihinden hesap tarihine kadar gelirini gösteren belgelerin temin edilmesi suretiyle gelirlerin belirlenmesi, böyle bir iddia olmaması yahut zarar görenin herhangi bir işinin olmaması halinde kazancı asgari ücret kabul edilmesi ilkeleri tatbik edilmelidir.
Somut olayda davacı Gözde’nin kaza tarihinde 20 yaşında ve KATÜ Endüstri Mühendisliği bölümünde öğrenci olması, davacı Nuray’ın kaza tarihinde 21 yaşında ve KATÜ Makine Mühendisliği bölümünde öğrenci olması ve bu suretle çalışma çağında bulunmaları nazara alınarak kazançları asgari ücret kabul edilmek suretiyle geçici işgöremezlik zararlarının hesaplanması gerekirken mahkemece bu davacıların öğrenci olmaları nedeniyle kazanç getirici faaliyette bulunmadıkları gerekçesiyle geçici işgöremezlik tazminatı hususunda değerlendirme yapılmadan taleplerinin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
3) Davacıların kazada yolcu konumunda olması nedeniyle kendilerine kusur izafe edilemeyeceği açıktır. Nitekim 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88/ 2.maddesi uyarınca “Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar.” Yasa’nın bu hükmüne göre, kazaya karışan araçların sigorta şirketlerinden biri, ortaklaşa ve zincirleme sorumluluk gereği, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına bakılmaksızın, poliçe limitini aşmamak üzere zarar görenlere tam ödeme yapmışsa, kusuru oranında diğer aracın sigortacısına veya işletenine rücu edecektir. Somut olayda davacılar vekilinin de dava dilekçesinde müşterek ve müteselsil sorumluluğa dayanmış olmasına göre, davacıların tazminat talebi hüküm altına alınırken kusur indirimi yapılmadan ve yine taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerekirken, mahkemece davacı Günay’a ilişkin hesaplanan kalıcı işgöremezlik zararından % 25 kusur indirimi yapılmasıyla hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.
Yine, TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hâkim tarafından belirlenmesi zaruridir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Yargıtay 4 Hukuk Dairesi (Kapanan 17. Hukuk Dairesi) tarafından tazminat hesaplanmasında esas alınacak yaşam tablosu ile ilgili görüş değişikliğine gidilmiş, (Yargıtay 17.HD 22/12/2020 tarih, 2019/5206 Esas - 2020/8874 Karar sayılı ilamı, 14/01/2021 tarih 2020/2598 Esas - 2021/34 Karar sayılı ilamı) hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda 1931 tarihli "PMF" yaşam tablosuna göre belirlenmekte iken Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmaları ile “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla, tazminat hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant yönteminin esas alınması gerekir.
Somut olayda davacı Günay’a ilişkin kalıcı işgöremezlik tazminatı hesabında, hükme esas alınan aktüerya raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi yerine PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılması da isabetsizdir.
Bu gerekçeler ile davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulüne, mahkemece davacı Günay’ın fiilen emekli olduğu tarih olan 01.01.2014 tarihine kadar olan geçici işgöremezlik süresinde (aktif devrede)kazancında kaza nedeniyle bir azalma meydana gelip gelmediği belirlenerek, dosyanın önceki bilirkişiye tevdii suretiyle davacı Günay’ın fiilen emekli olduğu tarih olan 01.01.2014 tarihine kadar olan geçici işgöremezlik süresinde (aktif devrede) tespit edilecek fiili kazanç miktarı üzerinden; emekli olduğu 01.01.2014 tarihinden geçici işgöremezlik süresi sonuna kadar AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden pasif devre hesabının yapılması ve geçici işgöremezlik zararının bu hesap yöntemi ile belirlenmesi, davacı Gözde’nin kaza tarihinde 20 yaşında ve KATÜ Endüstri Mühendisliği bölümünde öğrenci olması, davacı Nuray’ın kaza tarihinde 21 yaşında ve KATÜ Makine Mühendisliği bölümünde öğrenci olması ve bu suretle çalışma çağında bulunmaları nazara alınarak kazançları asgari ücret kabul edilmek suretiyle bu davacıların geçici işgöremezlik zararlarının hesaplanması, davacıların tazminat talepleri hüküm altına alınırken kusur indirimi yapılmadan ve taleple bağlı kalınarak karar verilmesi, davacı Günay’a ilişkin kalıcı işgöremezlik tazminatı hesabında, hükme esas alınan aktüerya raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi uygulanması ve istinaf eden taraf lehine oluşan usuli müktesep hakların korunması suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi için HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/12/2020 tarih, 2014/828 Esas - 2020/704 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine bu aşamada YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,...'' şeklinde karar verilmesi üzerine, dosya yukarıdaki esasa kaydedilmiştir.
İstinaf kararına istinaden, davacı ...'un kaza tarihinden davacının emekli olduğu 01/01/2014 tarihine kadar geçici iş göremezlik süresinde (Aktif devrede) kazancında kaza nedeniyle bir azalma meydana gelip gelmediği hususunun bildirilmesi için Türk Telekom Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılmış, alınan yazı cevabı dosya arasına konulmuştur.
Yine istinaf kararına istinaden dosya, aktüer bilirkişi ... 'a tevdi edilmiş olup, 13/11/2023 tarihli rapor alınmıştır.
Söz konusu raporda; 23.08.2013 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle -davacı ...'ın geçici işgöremezlikten doğan zararının 2.464,68.-TL olarak hesaplandığı, sürekli işgöremezlikten doğan zararının olmadığı, davacı ...'ın geçici işgöremezlikten doğan zararının 5.005,50.-TL olarak hesaplandığı, sürekli işgöremezlikten doğan zararının olmadığı, davacı ...'un geçici işgöremezlikten doğan zararının (ödenmeyen yemek ücreti hariç olmak üzere) 1.378,08.-TL, sürekli işgöremezlikten doğan zararının 275.509,75- TL olarak hesaplandığı, Yargıtay kararları ile kazada yaralanan kişinin, maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik zararının bedeni zararlar klozundan, bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarının ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edilebileceğine karar verildiği, kaza tarihi itibarı ile geçerli olan poliçe limitinin sakatlanma ve tedavi giderleri klozunda ayrı ayrı olmak üzere kişi başına 250.000,00.TL, kaza başına ise 1.250.000,00.-TL olduğu, bu kapsamda davacı ... için hesaplanan sürekli işgöremezlik alacağının poliçe teminatını bedeni zararlar klozu kapsamını aştığı hususlarının belirlendiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihi olan 23/08/2013 günü dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde olup, davacıların içinde yolcu olarak bulunduğu ve davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesi ile sigortalı 34 HN 985 plaka sayılı araç ile dava dışı sürücü Nahit Tekin sevk ve idaresindeki 45 V 2380 plaka sayılı araç arasında trafik kazasının meydana geldiği, davacı tarafça dava dilekçesi ile davacılardan Gözde için 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL geçici iş göremezlik, davacı Nuray için 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL geçici iş göremezlik, davacı Günay için 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı talep edildiği anlaşılmaktadır.
Kusur bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 28/11/2019 tarihli kusur raporunda; kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın % 75 oranında 45 V 2380 plaka sayılı araç sürücüsü ... 'in ise % 25 oranında kusurlu olduğu, araç içinde yolcu olarak bulunan davacıların ise herhangi bir kusurunun bulunmadığının belirlendiği anlaşılmıştır.
Öte yandan ... Kurulu'nun raporuna göre; 1-Davacı ...'un kaza nedeniyle E-Cetveline göre % 10,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay/kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, L5-S1 Vertebralar arasında uygulanmış enstürmasyonun X Liste 2 arıza Sıra No:33 Arız ağırlık ölçüsü şartını karşılamadığı, bu olguda sadece bir segment arası ankilos amaçlı stabilizasyon yapıldığı, AÜTF Adli Tıp ABD Başkanlığı'nın raporuyla farkın bundan kaynaklandığının,
2-Davacı ...'ın dava konusu trafik kazasına bağlı yaralanmasının maluliyetine neden olacak düzeyde olmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (İş göremezlik) süresinin olay / kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin,
3-Davacı ...'ın dava konusu trafik kazasına bağlı yaralanmasının maluliyetine neden olacak düzeyde olmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (İş göremezlik) süresinin olay / kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği belirlenmiştir.
Aktüer bilirkişi Özgün Yağmur Sağkan tarafından düzenlenen 13/11/2023 tarihli rapor ile; davacı ...'ın 2.464,68-TL geçici iş göremezlik, ...'ın 5.005,50-TL geçici iş göremezlik ve davacı ...'un ise 275.509,75-TL sürekli iş göremezlik tazminat hakkının bulunduğu ancak sigorta poliçe limitinin 250.000,00-TL ile sınırlı olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili, tarafından sunulan talep arttırım dilekçesi ile davacı ... için 249.900,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı; davacı ... için 5.005,50-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve davacı ... için 2.464,68-TL geçici iş göremezlik tazminatı talep edildiği anlaşılmıştır.
Buna göre, oluşan kaza nedeniyle davacı ...'ın alınan maluliyet raporuna göre; sürekli iş göremezliğe uğramadığı, geçici iş göremezlik süresine göre yapılan hesaplamaya göre, toplam 2.464,68-TL talep hakkının bulunduğu, yine davacı ...'ın alınan maluliyet raporuna göre; sürekli iş göremezliğe uğramadığı, geçici iş göremezlik süresine göre yapılan hesaplamaya göre, toplam 5.005,50-TL talep hakkının bulunduğu, diğer yandan davacı ...'un ise alınan maluliyet raporu ve aktüer bilirkişi raporu ile poliçe limiti ve davacı tarafın talep arttırım dilekçesi ve dava dilekçesi dikkate alındığında, 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 249.900,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep hakkının bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmakla, belirlenen miktarlar yönünden davanın kabulüne karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davacı ... bakımından davanın KABULÜ ile; toplam 2.464,68-TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,
2-Davacı ... bakımından davanın KABULÜ ile; toplam 5.005,50-TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı ... bakımından davanın KABULÜ ile; toplam 100,00-TL geçici iş göremezlik ve 249.900,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 250.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,
4-Alınması gereken 17.587,79-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 25,20-TL ve ıslah ile alınan 879,62-TL olmak üzere toplam 904,82-TL harcın mahsubu ile bakiye 16.682,97-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 904,82-TL harcın davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
6-a) Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 2.464,68-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,
b)Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 5.005,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,
b)Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 39.500,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafça yapılan 3.071,65-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/12/2023