T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/100 Esas - 2024/384
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/100 Esas
KARAR NO: 2024/384
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 26/07/2018
KARAR TARİHİ: 13/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan ''İtirazın İptali'' davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketle davalı şirket arasında cari hesap ilişkisinden kaynaklı bir ticari ilişki olduğunu, davalı şirketin 106.190,00-TL bedelli borcunu ödemediğini ve bu sebeple alacaklarının tahsili amacıyla Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün 2018/10384 sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalı şirketin borca, ferilerine, yetkiye, faize, faiz oranına ve faiz miktarına itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, açtıkları talep ile dosyanın yetkili ... İcra Müdürlüğüne gönderilmesini talep ettiklerini, bunun üzerine ... 14. İcra Müdürlüğü'nün 2018/7403 Esas sayılı dosyası ile takibe devam edildiğini, davalı borçlu tarafından yapılan 02/07/2018 tarihli itiraz ile takibin durduğunu, davalı tarafından borcun ödendiğine dair hiçbir belgenin icra dosyasına sunulmamış olduğunu, davalı borçlunun itirazının soyut borç inkarı mahiyetinde olduğunu, bu sebeplerle itirazın kaldırılmasını ve takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarının uzman bilirkişilerce incelendiğinde söz konusu hususun anlaşılacağını, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı olmamasına karşın ödemelerin yada faturaların yanlış yada eksik işlenmesi sonucu olarak müvekkilinden alacak talep edildiğini düşündüklerini belirterek, davanın reddi ile müvekkili yararına kötü niyet tazminatına hüküm olunmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
Eldeki dava, satıma dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde, davalı tarafla aralarındaki cari hesap ilişkisi uyarınca alacakları bulunduğunu, bu kapsamda davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise cevap dilekçesinde, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, söz konusu hususun ticari defterlerin incelenmesi neticesinde ortaya çıkacağını, öte yandan ödeme emrinin iptaline yönelik olarak ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/599 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Bozma öncesi Mahkememizce 2018/567 Esas sayılı dosya üzerinden yürütülen yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş ve karar istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi sonucu Mahkememizin yukarıda bahsi geçen kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 2021/1450 Esas, 2023/1962 Karar sayılı ilamı ile kaldırılmış ve işbu dosya üzerinden yargılamaya devam edilmiştir.
Davaya dayanak yapılan ... 14. İcra Dairesi'nin 2018/7403 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davacı (alacaklı) Birsen Samuel tarafından davalı (borçlu) Volkan Pehlivan aleyhine cari hesap alacağı dayanak gösterilerek 106.190,00 TL asıl alacak, 198,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 106.388,56TL alacak yönünden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak sureti ile tahsili amacıyla 25/06/2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, örnek 7 ödeme emrinin 28/06/2018 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği, 02/07/2018 tarihinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı bir davadır. Bu nedenle Mahkememizce öncelikle, takibin dayanağı olan ödeme emrinin iptali yönündeki ... 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/736 Esas, 2021/74 Karar sayılı dosyasının sonucu beklenmiştir. ... 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/736 Esas, 2021/74 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, ödeme emrinin iptaline yönelik ikame edilen dava neticesinde davanın reddine karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği tespit edilmiştir. Kararın kesinleşmesinin ardından Mahkememiz işbu dosyası açısından davanın esasına girilmiştir.
Davanın esası yönünden yapılan değerlendirmede, davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalının takip tarihi itibari ile 65.047,70 TL bakiye borcunun bulunduğunun tespit edildiği ancak takip tarihinden sonra dava tarihinden önce 15.000,00 TL tutarında ödemenin gerçekleştirildiği, bu bedelin de mahsubu sonrasında dava tarihi itibari ile davalının davacıya 50.047,70 TL borcu olduğu görülmüştür. Mahkememizce bu kez davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve davacıya ait kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucu taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan 91.190,52 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Görüldüğü üzere her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacının davalıdan alacaklı olduğu sabittir. Ancak çözülmesi gereken husus aradaki farkın neden kaynaklandığı ve davacının davalıdan ne kadar alacağı olduğu hususudur. Mahkememizce bozma öncesi alınan bilirkişi raporu uyarınca aradaki farkın sebebinin 7.020,00 TL ve 25.062,00 TL bedelli iki adet iptal edilen ve daha sonra tekrar tanzim edilen faturalar olduğunun tespit edildiği, bahsi geçen faturaların içeriğindeki ürünlerin davalıya teslim edildiğinin kargo, ambar tesellüm fişlerinden de açıkça anlaşıldığı, davalı tarafından yapılan 5.498,00 TL ödeme ile takip tarihinden sonra yapılan 15.000,00 TL ödeme de dikkate alındığında, davacının davalıdan 85.692,50 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmış ve 85.692,52 TL alacak miktarı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilerek, takibin belirtilen miktar üzerinden devamına hükmetmek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu dönem yönünden davacı alacağının likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1- Davanın Kısmen KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2-Davaya konu ... 14. İcra Müdürlüğünün 2018/7403 Esas sayılı dosyasında davalının takibe yönelik itirazının kısmen İPTALİ ile takibin 85.692,52-TL asıl alacak üzerinden takip tarihindeki koşullar ile DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Asıl alacağın (85.692,52 TL) % 20'si oranında icra inkar tazminatının (17.138,50 TL) DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE,
4-Alınması gerekli 5.853,65 TL harçtan peşin alınan 1.813,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.040,19 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan 1.813,46 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından yapılan 1.948,60 TL (35,90 TL başvurma harcı, 5,20 TL vekalet harcı, 1.700,00 TL bilirkişi ücreti, 207,50 posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 1.572,47 TL'lik kısmının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
9-Davalı tarafından yapılan 241,80 TL (162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 79,70 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 46,67 TL'lik kısmının davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/06/2024