T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No:
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/983 Esas
KARAR NO: 2026/32
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ... - 0623125091800001
VEKİLLERİ: Av. EKİN ERDİR - [16691-96161-66952] UETS
Av....- [16504-05370-85884] UETS
Av. ... - [16463-64851-13310] UETS
DAVALI : ... - 0049035813200016 [25969-05976-81447] UETS
VEKİLİ: Av. ... - [16710-17566-48837] UETS
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 03/12/2024
KARAR TARİHİ: 14/01/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 14/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirketin yurt içi ve yurt dışı kara taşımacılığı ve antrepo işi ile iştigal eden sektörde ve pazarda önemli bir konuma sahip bir firma olup aynı zamanda lojistik sektöründe çok iyi bilinen bir şirket olduğunu, davalı ... Trans Servis Hizmetleri Tamir Bakım Tekstil Uluslararası Nakliyat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi Firması yurt dışına ihraç etmek istediği emtialar için davacı firmadan söz konusu emtiaların taşınması hususunda navlun teklifi istemiş olduğunu, taraflar arasındaki yazışmalar neticesinde mutabık kalınarak söz konusu emtiaların davacı firma tarafından kara yolu ile taşıması gerçekleştirilmiş olduğunu, bu kapsamda davalıya ait emtialar işbu dilekçe ekinde sunulan CMR belgeleri kapsamında taşınmış olduğunu, detaylıca belirtilen kara yolu taşıması için davacı firma tarafından kesilen faturalar kara ihracat navlun bedeli açıklamasıyla e-fatura düzenlenmek suretiyle Davalı tarafa gönderilmiş olduğunu, söz konusu hizmetlerin davacı şirket tarafından ifası için Davalı Şirkete fiyat teklifleri e-mail yoluyla gönderilmiş ve yine davalı şirket yetkilileri tarafından ilgili teklifler kabul edilmekle taşıma sözleşmeleri kurulmuş olduğunu, ne yazık ki, davacı şirketçe ilgili CMR Belgesi muvacehesinde verilen taşıma hizmetleri tamamlandığı, ilgili faturalar ve cari hesap bakiyesi davalı şirkete bildirildiği ve defalarca kendilerine elektronik posta yolu ile bildirimde bulunulduğu halde Davalı taraf borcunu ödememiş olduğunu, bilindiği üzere taşıma ücretinin borçlusu gönderici olduğunu, davacı şirket taşıma sözleşmesi gereğince taşımayı gerçekleştirmiş ve taşıma ücretine hak kazanmış olduğunu, nitekim işbu dilekçe ekinde yer alan mail yazışmalarından da açıkça anlaşılacağı üzere Davalı taraf söz konusu borcun varlığını kabul etmiş olduğunu, bunun üzerine davalı aleyhine ... Genel İcra Dairesi, 2024/56317 Esas Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı şirket kendilerine tebliğ edilen ödeme emrine 01/11/2024 tarihinde vekilleri aracılığı ile itiraz etmiş olduğunu, bunun üzerine ilgili icra müdürlüğünde takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, davalı şirket ödeme emrinde yer alan borca itirazında davalının böyle bir borcu bulunmadığı gerekçesiyle itiraz etmiş olup işbu dilekçede sundukları CMR belgesi, elektronik posta yazışmaları, cari hesap kayıtları ve diğer tüm delillerden de anlaşılacağı üzere davalı şirketin borçlu olduğunu, dolayısıyla işbu itiraz haksız ve yasal dayanaktan yoksun olup, iptali gerekmekte olduğunu, davalı şirketin, elektronik posta yazışmalarından da açıkça anlaşıldığı üzere davacı şirkete adeta ceza vermek maksadıyla ödemeyi yapmayacağını ikrar etmekte olduğunu, bu haliyle, davalı şirketin kötüniyetli olarak borcunu ifa etmediği elektronik posta yazışmalarından anlaşılmakta olduğunu, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, yapılan açıklamalar ışığında; davalı şirket tarafından yapılan haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptal edilerek, takibin devamına karar verilmesini talep etmek zarureti hasıl olmuş olduğunu belirterek, Davanın kabulüne, Haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptali ile ... Genel İcra Dairesi, 2024/56317 Esas sayılı dosyasında takibin kaldığı yerden devamına, Haksız ve yasal dayanaktan yoksun olarak takibe itiraz edilmesi nedeniyle, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Açılan işbu davanın haksız, yersiz ve mesnetsiz olup, ileri sürülen hususlar gerçeği yansıtmamakta olduğunu, davacı tarafından ... Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/56317 Esas sayılı dosyasıyla icra takibine girişilmiş olduğunu, taraflarınca icra dosyasına itiraz edilmesi üzerine takip durmuş ve huzurdaki itirazın iptali konulu dava ikame edilmiş olduğunu, davacının borcun kaynağı olarak göstermiş olduğu iddiaların tamamı asılsız olduğunu, öncelikle alacağın zamanaşımına uğramış olduğunu, CMR Konvansiyonu hükümleri gereği davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte böyle bir borcun varlığında dahi davacı tarafça temerrüt şartları yerine getirilmemiş olduğunu, TTK md.18 hükümleri gereğince tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacağını, davacı her ne kadar dava dilekçesinde taraflar arasında mailleşme olduğunu, fiyat tekliflerinin kabul edildiğini, fatura ve cari hesap bakiyesinin yine mail yoluyla bildirildiğini belirtmişse de TTK hükümleri uyarınca mail yoluyla temerrüde düşürülmesi mümkün olmadığını, temerrüde düşürmek için ihtarname, herhangi bir şekil şartına bağlı olmadığını ancak tacirler arasında yapılacak ihtarlar, noter, iadeli taahhütlü mektup, telgraf veya kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması gerektiğini, temerrüde düşürmek için ihtarname, borç miktarını, ödeme süresini ve faiz oranını açıkça belirtmesi gerektiğini, temerrüde düşürmek için ihtarname, borçluya ulaştığı tarihte hüküm doğuracağını, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2014/7125 Esas, 2015/2786 Karar sayılı ve 25.05.2015 tarihli ilamında; bir bedel içermeyen ya da içeriğinden bedeli belirlenemeyen ihtarnamelerin borçluyu temerrüde düşüremeyeceği içtihat edilmiş olduğunu, davacı tarafından davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmediği halde icra takibinde faiz talep edilmiş, dava dilekçesinde de takibin kaldığı yerden devamı talep edilmiş olduğunu, kanun hükmü ve yargıtay içtihatları dikkate alındığında davacının talebinin kabulü mümkün olmadığını, konu ilamsız icra takibinde takip konusu alacağa yıllık reeskont avans faizi talep edilmiş ancak istenen bu faiz türü hatalı olduğunu, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 4/a maddesi uyarınca sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde yabancı para borcunun faizinde devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının esas alınacağı düzenleme altına alınmış olduğunu, bu kapsamda T.C. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Esas: 2013/14139 Karar: 2014/4851 Karar Tarihi: 21.03.2014 İlamının Ve T.C. Yargıtay 13.hukuk Dairesi Esas:2005-8056 Karar:2005-15464 Karar Tarihi: 18.10.2005 İlamının Ve T.C. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Esas: 2001-8484 Karar: 2001-9558 Karar Tarihi: 29.05.2001 ilamının dikkate alınması gerektiğini, inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmadığını, yine davacının varlığı yargılamayı gerektiren bir alacak iddiasına yönelik olarak, icra inkar tazminatı talep etmesi de hukuken mümkün olmadığını, somut uyuşmazlıkta bu talep de bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının alacak iddiasının hukuka aykırı olduğunu, likit olmayan alacak yönünden icra inkar tazminatına karar verilebilmesi de mümkün görülmediğini belirterek, açılan mesnetsiz davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle usulden aksi taktirde esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, davacının ... Genel İcra Dairesinin 2024/56317 Esas sayılı dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir.
Halkalı Vergi Dairesine, ... Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu ilgili evrakların dosyamız arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 18/04/2025 tarihli ara kararı gereğince mali müşavir bilirkişiden talimat yoluyla alınan 18/07/2025 tarihli raporda özetle:''... ULUSLARARASI NAKLİYAT DEPOLAMA DIŞTİCARET VE LOJİSTİK HİZMETLERİ A.Ş. firmasının defter ve belgelerinde yapılan inceleme sonucunda ... ULUSLARARASI NAKLİYAT DEPOLAMA DIŞ TİCARET VE LOJİSTİK HİZMETLERİ A.Ş. firmasının 31.12.2024 tarihi itibari ile ... TRANS SERVİS HİZMETLERİ TAMİR BAKIM TEKSTİL ULUSLARARASI NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ firmasından dava tarihi olan 03.12.2024 tarihinde 5.000,00 EURO karşılığı 183.736,00.-TL alacaklı olduğu, dava tarihi itibari ile kur değerlemesi yapıldığında (5.000,00*36,4313) söz konusu alacağın 182.156,50.-TL olduğu, 31.12.2024 tarihinde ise alacağın değerinin (5.000,00.x36,7429) 183.714,50.-TL karşılığının olduğu tespit edilmiştir.'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra davacının takibe konu fatura ve cari hesaptan kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığının tespiti için taraf defterlerinin incelenmesi ile bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, davacının defterlerinin incelenmesi üzerine alınan 18/07/2025 tarihli raporda, davacının usulüne uygun tutulmuş defter kayıtlarına göre davalıdan dava tarihi olan 03.12.2024 tarihinde 5.000,00 EURO karşılığı 183.736,00.-TL alacaklı olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davalı vekilinin duruşmada hazır olmasına rağmen defter inceleme günü davalının defterlerinin sunulmadığı ve bu şekilde HMK madde 222/3 gereğince davacının usulüne uygun tutulmuş defter kayıtlarının mahkememizce dikkate alınması gerektiği anlaşılmış olmakla, davacının defterlerine ilişkin alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli olması nedeni ile bilirkişi raporuna itibar edilmiş, davalının taşıma ilişkisini inkarı olmadığı görülmüş, davacının davasında haklı olduğu ve davalıdan alacaklı olduğu değerlendirilmiş ve böylece, DAVANIN KABULÜ İLE, ... Genel İcra Müdürlüğü’nün 2024/56317 sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın iptali ile takibin 5.000 EURO/ 182.849,50 TL asıl alacak üzerinden devamına, kabul edilen alacak bedeli olan 5.000 EURO/ 185.849,00 TL 'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, takipte faiz olarak 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro cinsi döviz için açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre işleyecek faizi ile birlikte tahsilin dikkate alınmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-DAVANIN KABULÜ İLE, ... Genel İcra Müdürlüğü’nün 2024/56317 sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın iptali ile takibin 5.000 EURO/ 182.849,50 TL asıl alacak üzerinden devamına,
2-Kabul edilen alacak bedeli olan 5.000 EURO/ 185.849,00 TL 'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Takipte faiz olarak 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro cinsi döviz için açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre işleyecek faizi ile birlikte tahsilin dikkate alınmasına
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 12.490,45-TL karar ve ilam harcından 2.185,01-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 10.305,44-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 2.185,01-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.612,61-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 580,00-TL tebligat gideri, 165,00-TL yazışma gideri, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.245,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/01/2026
Katip ...
¸E-imzalıdır
Hakim ...
¸E-imzalıdır