T.C. ... 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/309 Esas - 2022/194
T.C.
...
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
Esas No: 2021/309
Karar No: 2022/194
Dava: Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin
Dava Tarihi: 09/11/2021
Karar Tarihi: 09/06/2022
Gerekçeli Kararın
Yazıldığı Tarih : 09/06/2022
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkilinin (....Com) kullanıcılarının yaptırmayı istediği farklı türde işlerini kendisine ait ....com sitesi üzerinden (ütü, tesisat, nakliyat, temizlik, ilaçlama, servis, boya badana, Profesyonel Site ve Bina Yönetimi vb.) kolayca fiyat ve kalite karşılaştırması yaparak temin imkânı sağlamak amacıyla teklif verecek firma ve kişilerden bu teklifleri sunmaları için ücret alan bir internet hizmet sitesi olduğunu, ... “...”, ... “...”, ... “...” ibareli markaların 35. Sınıf başta olmak üzere 38, 41 ve 42. Sınıflarda müvekkil adına tescilli olduğunu, dava konusu “...” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın bir takım sınıflar yönünden kısmen kabul edildiğini, itirazlarının tamamen kabul edilmesi gerektiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğunu, dava dilekçesi ekinde sundukları delillerin ... ibareli markanın sektörel tanınmışlığını kanıtladığını, müvekkilinin markası ile dava konusu marka başvurusunun aynı sınıftaki hizmetlere ait olduğunu, müvekkiline ait ... ibareli markanın bire bir aynısını bizzat barındıran ... ibareli markanın bire bir aynı alanda kullanımının basiretli tacir hükümleriyle bağdaşmadığını ve bu itibarla da dava konusu marka başvurusu kötüniyetli şekilde yapıldığını, müvekkilinin markasını tescil ettirdiği sınıflarda kullanmakta olduğunu ve markanın tanıtımı için büyük emek ve masraf yapmakta olduğunu, davalının aynı kelime ve markayı bu sınıfta tescili müvekkili markasının sulandırılması mahiyetinde olup, müvekkil markasının itibarına zarar verebilecek mahiyette olduğunu, bu nedenle, davalı markasından bu mal sınıfının da çıkarılmasını talep ettiklerini ifade ederek, TÜRKPATENT YİDK’nın 10.09.2021 tarih ve ... sayılı kararının iptaline, ... sayılı ve "..." ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı TÜRKPATENT vekili cevaplarında özetle; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, somut olayda başvuru markası ile davacının itiraza mesnet markalarının işaret anlamında düşük düzeyde benzer olmakla birlikte başvuru markası kapsamından çıkartılmayan mallar açısından iltibas tehlikesinin bulunmadığını, davacı markasının internet-hizmet sağlayıcı sektöründe bilinir olmasının başvuru kapsamında kalan emtianın bu sektör ile bir yakınlığının bulunmaması, birbirini bütünler nitelikte olmaması, aynı mağazada ya da benzer reyonlarda satılma ya da sergilenme ihtimallerinin bulunmaması karşısında ortalama tüketici nezdinde çekişme konusu emtia açısından iltibas tehlikesi doğmayacağını, davacı tarafından başvuru markasının kendi markalarının çıkarlarına zarar verme ihtimali olduğunun ya da kendi markasının ayırt edici niteliğini olumsuz etkileyeceğinin ispat edilemediğini, bu nedenle de davacının tanınmışlık ile ilgili iddialarının kabul edilemeyeceğini ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirkete usulüne göre tebligat yapılmasına karşın, yargılamaya bir katılımı olmadığından cevabına rastlanmamıştır.
Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE:
Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.
Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, YİDK kararının yerinde olup olmadığı, hükümsüzlük ile terkin şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının tanınmışlık ve kötü niyet itirazının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davalının ... sayılı "..." ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır.
Davaya konu ... sayılı "..." ibareli marka için davalı tarafından 22/05/2020 tarihinde 22,23,24,25,26 ve 35.Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu, başvurunun yayınına karar verildiği, ilana karşı davacının ..., ..., ... sayılı "..." ibareli birtakım markalarına dayanarak itirazda bulunduğu, TÜRKPATENT YİDK’nın 10.09.2021 tarih ve ... sayılı kararı ile itirazın kısmen kabulüne karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Bununla birlikte, görsel algı önce dışta bulunan elemanları ayırt ettiği için, son harf, kelimenin iç kısımlarında yer alan harflere kıyasla, daha büyük etkiye sahip olacaktır. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, işaretler arasındaki görsel farklılıklar işitsel farklılıklara kıyasla daha fazla etkiye sahip olacaktır.
İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür.
Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir.
Davacı tarafından işlem dosyasına sunulan deliller, yayıma itiraz eki olarak ibraz edilmiştir. İtiraz eki olarak sunulan belgeler arasında “mynet” internet sitesi üzerinden temin edilen bazı bilgilere ilişkin çıktılar sunulmuştur. Çekişme konusu markanın başvuru tarihinden önceki tarihli olan belgelerden ....com’un online hizmet platformu olduğu, bu hizmetler arasında; nakliye, fiziksel ve mental sağlık, bireysel girişimcilik, temizlik, postür danışmanlığı, kaykay özel dersi, dövme eğitimi, yerinde oto yıkama hizmeti vs. yer aldığı, çeşitli gazete haberlerinden alınarak bir araya getirilen bilgilerin içeriklerinden çekişme konusu başvurudan önceki tarihli olduğu anlaşılan bilgilerin içeriğinde de online hizmet platformu kapsamında tüketicilere teklif alabilmeleri için sunulan hizmetler hakkında bilgiler yer aldığı, çekişme konusu marka başvurusundan önceki tarihli olan marka bilinirlik araştırmalarından ise; çeşitli ev hizmetleri, temizlik hizmeti veya tadilat hizmeti veren bir site olarak akılda kaldığına ilişkin anket sonuçları gözlemlendiği, ayrıca ağırlıklı olarak internetteki reklamlar aracılığıyla duyulmasının da yaygın olduğu anlaşılmıştır. Çekişme konusu marka başvurusunun yapıldığı 20.05.2020 tarihinden sonrasına ilişkin olan marka bilinirlik araştırması, dikkate alınmadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu yapılan markanın tesciline karar verilen 22, 23, 24, 25 ve 26. sınıftaki mallar, içerdikleri ürün gamı dikkate alındığında hem günlük tüketime konu olabilecek hem özel hobi veya ilgili alanı gibi konularla bağlantısı nedeniyle belirli/özel bir ihtiyacın karşılanması için tüketime konu olabileceği, bu nedenlerle çekişme konusu mallar bakımından hem ortalama seviyedeki tüketicilerin hem dikkat seviyesi ortalama seviyedeki tüketicilere nazaran görece yüksek olan bilinçli tüketici kitlesinin dikkate alınması gerektiği anlaşılmıştır.
Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Marka kapsamlarının karşılaştırılması neticesinde davalı şirketin markasının tescil edildiği 22, 23, 24, 25 ve 26. sınıftaki malların aynısının / aynı türünün davacının dayanak yaptığı markalarından olan ... tescil numaralı markasının kapsamında (35. Sınıftaki malların bir araya getirilerek tüketiciye sunulması hizmeti içinde) yer aldığı anlaşılmıştır. Davacının söz konusu markasının altında aynı /aynı tür ürünlerin bir araya getirilerek satışa sunulması ile davalı şirketin markası altında satışa sunulan aynı / aynı tür ürünlerin ilgili tüketici nezdinde ilişkilendirilmesi ve birbirine benzer olarak algılanmasının mümkün olduğu;
Şu halde dava konusu yapılan marka başvurusunun tesciline karar verilen mallar bakımından da davacının dayanak yaptığı markalarından olan ... tescil numaralı markası arasında kapsamları bakımından benzerlik ilişkisinin kurulmasının söz konusu olacağı;
Taraf markalarının işaretlerinin benzerliği bakımından somut olaya özgü bir husus bulunduğu, şöyle ki; marka işlem dosyası kapsamında davacı muteriz tarafından yapılan itirazlar üzerine Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından verilen kararda taraf markaları arasında işaret benzerliği bulunduğu tespit edilerek aynı veya benzer olduğu belirtilen 35. Sınıftaki hizmetler için davalı şirketin başvurusunun reddine karar verildiği, başvurunun belirtilen hizmet dışında kalan mallar (22, 23, 24, 25 ve 26. Sınıf) için tesciline karar verildiği;
Söz konusu karara, sadece muteriz (davacı) tarafından itiraz edilmiş ve YİDK kararıyla bu itirazın reddine karar verildiği, böylelikle YİDK kararı ile Markalar Dairesi Başkanlığı kararının yerinde olduğu yönünde karar tesis edilmiş durumda olduğu;
Belirtilen aşamalar karşısında itiraza dayanak davacı markaları ile davalı şirketin marka başvurusu arasında işaret benzerliği bulunduğu hususu çekişmesiz hale geldiği;
Dava konusu markada sözcük unsuru olarak “...” şeklinde ifade bulan ibare, davacının (özellikle yukarıda kapsam benzerliği bulunduğu tespit edilen) markasında "...+şekil" sözcük ve şekil unsurları ile birlikte karşılık bulmuş olarak algılanacağı, şöyle ki; hiçbir ısırık barındırmayan ... şekli, tam bir armudu betimlerken yanındaki “...” sözcük unsuru ile de bir pekiştirme söz konusu olacağı, ilgili tüketici kesimi tarafından karşılaştırma konusu işaretlerin benzer veya birbiri ile ilişkili olarak algılanmasının mümkün olacağı, nitekim belirtilen ilişki, taraflar arasında çekişmesiz hale gelmiş durumda olduğu;
Açıklanan tüm bu hususlar karşısında dava konusu marka ile davacının ... tescil numaralı markası arasında işaret benzerliğinin çekişme konusu bakımından da bulunduğu ve taraflar arasında çekişmesiz hale geldiği anlaşılmıştır.
Karıştırılma ihtimaline ilişkin düzenlemeye göre halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa marka başvurusu tescil edilemez.
İki marka arasında benzerliğin bulunması, bu markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu anlamına gelmez. Nitekim gerek marka hukuku gerek haksız rekabet hukuku, benzerliğe hukuki sonuç bağlamamakta, benzerliğin karıştırma ihtimaline yol açmasına hukuki sonuç bağlamakta ve markaya tecavüze veya hükümsüzlüğe yol açtığı kabul edilmektedir. Markalar arasındaki benzerliğin hukuki sonuç doğurabilmesi için, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunması gerekmektedir. Her benzerlik otomatik olarak karıştırılma sonucunu doğurmaz, bu nedenle ancak ilgili tüketici nezdinde karışıklığa yol açan markalar söz konusu ise, bu benzerliğe hukuki sonuç bağlanır. Bir markanın “benzer” olarak nitelendirilebilmesi için, onun tescilli bir marka ile aralarında bağlantı olduğu ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin söz konusu olması gerekmektedir.
Marka tescilinde -değerlendirme konusuna ilişkin- nispi tescil engeliyle ilgili olarak sonuç bağlanan asıl husus, ilgili tüketicinin karşılaştırma konusu markaları ilişkilendirmesidir. Başka bir ifadeyle kapsam ya da işaret benzerliği tescil engeli bakımından sonuç bağlanan nokta değildir. Taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için; öncelikle tescil kapsamı ve/veya tescil talebine konu edilen mallar/hizmetler arasında aynılık ya da benzerlik ilişkisi bulunması gerekmektedir. Bunun yanında işaretler arasında da aynılık/benzerlik bulunmalıdır. İlaveten söz konusu aynılık/benzerlik ilişkilerinin ilgili tüketici nezdinde markaların ilişkilendirilmesi ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline sebep olması gerekmektedir.
Dava konusu markanın tesciline karar verilen mallar ile davacının dayanak markalarından ... tescil numaralı markası arasında tamamen benzerlik bulunması ve karşılaştırma konusu işaretler arasındaki benzerliğin taraflarca işlem dosyası kapsamında çekişmesiz hale geldiği belirlenmiştir. Bunun yanı sıra yukarıdaki açıklamalar ışığında da ilgili tüketicinin işaretler arasında benzerlik ve ilişki kurmasının söz konusu olduğu da belirtilmiştir.
Tüm bu hususlar karşısında dava konusu markanın tesciline karar verilen mallar bakımından da davacının ... tescil numaralı markasının kapsamındaki bazı malların bir araya getirilerek satışa arzına ilişkin hizmet bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Tanınmışlık ile ilgili nispi tescil engeli; “Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
“Tanınmışlık düzeyine ulaşmış marka” ile ilgili düzenleme kapsamında da bu kavram hakkında herhangi bir açıklama yapılmamıştır. “Tanınmışlık düzeyine ulaşmış marka” olmak, “tanınmış marka”ya nazaran daha düşük tanınmışlık derecesinde olacaktır. Bu nedenle WIPO’nun 1999 yılında aldığı “WIPO Ortak Tavsiye Kararı” ile belirlenmiş olan tanınmışlığın tespitinde dikkate alınabilecek kriterlerden hareketle bu kriterlerin küçük bir kısmını içeren markaların tanınmışlık düzeyine ulaştığını kabul etmek mümkün olabilecektir.
Markanın ulaştığı tanınmışlık düzeyi tespit edilirken her somut olayın özellikleri ve tanınmışlık düzeyine ulaşıldığı iddiasında bulunan marka veya başvuru sahibinin iddiasını ispat için sunduğu deliller göz önünde tutularak, markanın veya başvurunun kapsamındaki mal veya hizmet çeşidinin mevcut ve gelecekteki tüketici kitlesi esas alınarak belirlenmesi gerekmektedir .
Belirtilenler ışığında tescile engel olduğu ileri sürülen markanın “tanınmışlık düzeyine ulaşmış” olmasının yanı sıra başvuru ile aynı/benzer olması ve tanınmışlık düzeyine ulaşmış markanın tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi veya ayırt edici karakterinin zedelenmesi sonuçlarının doğabileceği hallerin bulunması gerekmektedir. Davacı iddialarında dava konusu başvurunun müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağı iddia edilmiştir. Bir markanın tanınmışlığından haksız yarar sağlanabilmesi için tanınmış markanın sahip olduğu imajın sonraki tarihli markaya transfer olması gerekmektedir ki; sonraki marka herhangi bir yatırım yapmaksızın bu imaj transferi sayesinde haksız bir yarar elde etmiş olsun.
Tanınmışlık düzeyinden kaynaklı bir tescil engelinin ortaya çıkabilmesi için; önceki tarihli ve tanınmışlık düzeyine ulaşmış olan markanın imajının sonraki tarihli markaya transferinin söz konusu olması gerekmektedir.
Davacı tarafından marka işlem dosyasına veya dava dosyasına dayanak yaptığı markaların tanınmışlık düzeyi ile ilgili olarak ispata elverişli delil ibraz edilmediği;
Bu hususlar karşısında somut olay bakımından davacının dayanak yaptığı markalarının tanınmışlık düzeyinden kaynaklı bir tescil engelinin varlığından söz edilmeyeceği anlaşılmıştır.
Marka tescilinde nispi ret nedenleri arasında kötüniyet de sayılmış ve “Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.” düzenlemesi yapılmıştır.
Yargıtay kararlarında kötüniyetin varlığı için şunlar benimsenmiştir;
"Marka Hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir." Y.HGK., 16.07.2008 T., 2008/11-501 E., 2008/507 K.
Kötüniyet iddiası ile ilgili olarak marka işlem ve dava dosyasında iddianın somutlaştırılmasına ilişkin herhangi bir veri bulunmamaktadır.
Davacının kötüniyet iddiasının soyut ifadelerle dile getirilmesi, somutlaştıracak herhangi bir delil sunulmaması dikkate alındığında somut uyuşmazlıkta kötüniyetten kaynaklı bir tescil engelinin söz konusu olmayacağı anlaşılmıştır.
Neticede, dosya incelendiğinde, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından;
Davaya konu ... sayılı başvuru markasının tesciline karar verilen malların tamamı bakımından davacının dayanak yaptığı markalarından ... tescil numaralı markası arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının dayanak yaptığı markalarının tanınmışlık düzeyinin ispat edilemediği, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı, YİDK kararının yerinde olmadığı ve iptali şartlarının oluştuğu, davaya konu markanın hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
D a v a n ı n K a b u l ü n e,
TÜRKPATENT YİDK'nın ... sayılı kararının tescile konu tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline,
Davaya konu ... sayılı markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen Türk Patent’e gönderilmesine,
Alınması gereken 80,70.-TL harçtan, peşin alınan 59,30.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 21,40-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 7.375,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 2.645,60.-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin ve davalı şirketin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.09.06.2022
Kâtip Hâkim ...
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İlk Masraf: 127,10.-TL
Bilirkişi Ücreti: 2.300,00.-TL
P.P: 218,50.-TL
TOPLAM : 2.645,60.-TL