T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2020/576 Esas - 2023/912
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO: 2020/576 Esas
KARAR NO: 2023/912
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/11/2020
KARAR TARİHİ: 08/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili 12/11/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflarınca 16/01/2020 tarihinde ... 4. İcra Dairesi 2020/418 E. sayılı dosyası kapsamında borçlu davalı firmalar aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak borçlularca borca ve yetkiye itiraz yapılması sonrası taraflarınca dosyanın ... 18. İcra Dairesi'nin 2020/3821 E. sayılı esasına gönderildiğini, ... 18. İcra Dairesi'nin 2020/3821 E. sayılı dosyasından gönderilen ödeme emirlerine de borçlularca itiraz edilmesi nedeniyle taraflarınca zorunlu olarak arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, Arabuluculuk faaliyetinin olumsuz neticelenmesi nedeniyle iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı borçlu şirketin itirazlarının takibi sürüncemede bırakmak amaçlı olup, haksız bir itiraz olduğunu, bu nedenle itirazın iptalinin gerektiğini, sunmuş oldukları faturalardan ve taraflara ait cari kayıtlarla ticari defterlerin incelenmesinden borçluların/davalıların haksız yere icra takibine itiraz ettiğinin açıkça ortaya çıkacağını, son olarak ise fatura borçlularından ...Proje İnşaat Ltd. Şti. (V.N:... ) Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinden yapılan EK'teki ilanlarla ... İnşaat Proje Enerji San. ve Tİc. Ltd. Şti. (V.N: ... )'ne devrolduğundan icra takibinde ve davalarında borçlu olarak ... İnşaat Proje Enerji San. ve Tİc. Ltd. Şti.'nin gösterildiğini, arz ve izah ettikleri hususlar kapsamında müvekkili firmanın, davalılardan alacaklı olması ve üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmiş olması nedeniyle dava konusu ... 18. İcra Dairesi 2020/3821 E. sayılı dosyasına konu takibin devamına, davalı tarafın icra inkar ve kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davalarının kabulüne, bilgileri verilen alacağın tahsili için yapılan ... 18. İcra Dairesi 2020/3821 E. sayılı icra takibine haksız sebeplerle itiraz eden davalı borçluların itirazın iptaline, icra takibinin devamına, 55.294,88- TL asıl alacak + 988,84-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam: 56.283,72-TL'nin tahsili ile asıl alacağa mevduata uygulanan en yüksek faizin işletilmesine, itirazında haksız olan davalının dava değerinin % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı Şura Elektrik vekili bila tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf müvekkili şirketi davada hasım göstererek ticari ilişkileri sonucunda kesilen faturanın müvekkil tarafından ödenmeyip haksız yere icra takibine itiraz etmesi nedeniyle haksız yere dava ettiğini, davacı tarafın mahkememize ibraz ettiği fatura içeriğini kesinlikle kabul etmemekle birlikte müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, zira taraflar arasındaki ticari ilişkiye yönelik düzenlenen faturaların müvekkile tebliğ dahi edilmediğini, yerleşik Yargıtay kararlarının da net bir şekilde beyanlarının gerçekliğini ortaya koyduğunu, Yargıtay İçtihadi Birleştirme Büyük Genel Kurulu’ nun 27.06.2003 T. 2001/1 E. 2003/1 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlemiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, faturanın, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmadığını, zira faturanın, yalnızca sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olduğunu, bu nedenle faturaya konu mal/hizmetin davalıya teslim edildiği hususunda ispat yükünün kural olarak davacı üzerinde olduğunu, davacı tarafın açıkça hukuka aykırı olarak vermediği bir hizmetin bedelini müvekkili şirketten talep ettiğini, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 18.01.2016 T. 2015/7613 E. ve 2016/190 K. sayılı kararında; "Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir" denmekte ve faturanın esasen sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili bir belge olduğu, ortada faturanın düzenlenmesini gerektiren sözleşmesel bir ilişkinin bulunması gerektiğinin vurgulandığını, dolayısı ile davacının icra takibine konu ettiği faturaya konu olan müvekkilinin borçtan sorumlu olduğu herhangi bir sözleşmesel ilişki ve davacı tarafça verilen bir hizmet bulunmadığını, itirazın iptali davasının, müddeabihi takip konusu yapıldığı ve borçlunun itiraz ettiği alacak üzerine açılan bir eda davası olduğunu, alacaklının bu davada genel hükümler çerçevesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava ettiğini, söz konusu faturanın iddia edilen alacağı ispatlar nitelikte olmadığı çok açık olmakla birlikte Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun 14.11.2011 T. 2011/19-671 E. 2011/749 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, itirazın iptali davalarında alacaklının, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamayacak ve talepte bulunamayacağını, bu nedenle davacının sunacağı takip dışı dayanak belgelere - bu belgeleri kabul anlamına gelmemekle birlikte- muvafakatlerinin olmadığını, açıklanan nedenlerle ve duruşmada belirlenecek nedenlerle, davacı tarafça başlatılan icra takibi ve açılan dava haksız, yersiz ve yasal dayanaktan yoksun olup, davanın reddine ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; "Taraflar arasında yapıldığı ileri sürülen satım sözleşmesi uyarınca davacı tarafından davalılara teslim edilen mal karşılığı düzenlenen fatura bedelinin ödenmediğini başlatılan icra takibinin davalıların itirazı ile durduğu iddiasına dayalı itirazın iptali " istemine ilişkindir.
Talep, cevap, ... 18. İcra Müdürlüğü'nün 2020/3821 Esas sayılı icra takip dosyası, faturalar, cari hesap, ticari defterler, BA/BS formları, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yazı cevabı, ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/259 Esas sayılı dosyası, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen 23/12/2022 tarihli raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Öncelikle her ne kadar davacı vekili itirazın iptali olarak açtıkları işbu davayı alacak davasına dönüştürmek için ıslah dilekçelerini sunmak amacıyla süre talep etmiş ise de mahkememizce verilen kesin süre içinde davasını ıslah etmediği için (tam ıslah) yapılması istenilen ıslah prosedürü HMK-180.madde uyarınca yapılmamış sayılmıştır.
İşbu davanın dayanağı olan icra takip dosyasındaki ödeme emrinin şikayet yolu ile iptali istemi üzerine ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/259 Esas sayılı dosyasında borçluya tebliğ edilen ödeme emrinin iptaline karar verilmiş ve söz konusu iptal kararı üzerine icra dosyasında alacaklının talebi üzerine yeni bir ödeme emri çıkarılarak borçluya tebliğ edilmiştir.
Yargıtay'ın emsal içtihatları uyarınca, itirazın iptali davasının dava şartlarından birinin de " usulüne uygun düzenlenen ve borçluya tebliğ edilen ödeme emrine karşı yapılmış bir itirazın bulunması" hususu anlamında, dava tarihi itibariyle borçluya gönderilen ve usulüne uygun şekilde düzenlenmiş geçerli bir ödeme emrinin tebliği ve tebliğ edilen bu ödeme emrine itirazın varlığı anlamında, işbu itirazın iptali davasına dayanak icra dosyasındaki ödeme emrinin geçersiz olduğundan bahisle ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması dava tarihi itibariyle davalı borçlulara tebliğ edilen usulüne uygun ve geçerli bir ödeme emri ve bu geçersiz olan bu ödeme emrine vaki bir itirazın var olmadığı sonucuna neden olduğu için sair hususlar incelenmeksizin; davanın, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın dava şartı yokluğundan HMK-114/1-h ve 115/2.maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 3.844,74 TL harçtan peşin alınan 679,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.164,97 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı Şura Elektrik ....A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Şura Elektrik...A.Ş'ye verilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/12/2023