T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2021/107 Esas - 2023/268
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/107 Esas
KARAR NO: 2023/268
H
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ: 19/02/2021
KARAR TARİHİ: 11/04/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili, -Müvekkili ... hisse senedinin bulunduğunu; müvekkiline İş Bankası Çubuk Şubesi tarafından hisse senetlerinin akıbeti hakkında herhangi bir bilgi verilmediğini; Bunun üzerine Banka Genel Müdürlüğü kanalıyla gönderilen 24.11.2020 tarih ve 36101 yevmiye sayılı İhtamame ile hisse senetlerinin akıbetinin araştırılmasının istendiğini; davalı Bankaca İhtarnameye verilen cevabi yazıda “Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca hisse senetlerinin zamanaşımına uğradığını, Yatırımcı Tazmin Merkezi Yönetmeliği'nde yer alan ilan ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirdiklerini, zamanaşımı listesinin... olduğunu' şeklinde açıklama yapıldığını, Banka cevap yazısında belirtilenin aksine Yatırımcı Tazmin Merkezinin internet sitesinde zamanaşımına uğrayan alacakları ilan etmediğini; tam tersine YTM”' nin yaptığı duyuruyla zamanaşımına uğrayacak alacaklar ile ilgili olarak bankalara zamanaşımına uğrayan alacaklar ile ilgili görev ve sorumluluk verildiğini; YTM” nin yaptığı duyuruda, 'Yatırım Kuruluşları tarafından 2015 yılı içerisinde zamanaşımına uğrayacak emanet ve alacaklara ilişkin olarak; * Tutarı elli Türk Lirası ve üzeri olan hesapların sahiplerinin, on yıllık zamanaşımı süresi dolmadan önce ilgili yatırım kuruluşuna başvuruda bulunmadıkları takdirde hesapların Merkezimize devredileceği hususunda 15 Ekim 2014 tarihine kadar iadeli taahhütlü mektupla uyarılması, Söz konusu zamanaşımına uğrayacak emanet ve alacakların tutarlarına bakılmaksızın, 15 Ekim 2014 tarihinden itibaren 2014 yılı sonuna kadar liste halinde yatırım kuruluşlarının kendi internet sitelerinde ilan edilmesi ve ilan edilen listelerin ilanla eş zamanlı olarak Merkezimize gönderilmesi, Söz konusu listelerin kendi internet sitelerinde ilan edildiği hususunun 31 Ekim 2014 tarihine kadar Yönetmelik'in 33'üncü maddesi çerçevesinde ilan edilmesi, Bu prosedürün tamamlanmasını müteakip 2015 yılı sonunda zamanaşımına uğramış olan emanet ve alacaklara ilişkin listelerin Yönetmelik'in 24'üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen şekilde Merkezimize gönderilmesi ve söz konusu varlıkların 2016 yılının Ocak ayı sonuna kadar Merkezimize devredilmesi” hususlarının bildirildiğini ve istendiğini; davalı Bankanın YTM Yönetmeliğinde öngörülen ilan ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması nedeniyle sorumlu olduğunu; nitekim, YTM Yönetmeliği'nin “Zamanaşımının ilanı' başlıklı 25'inci maddesinin “Yatırım kuruluşları, bir sonraki takvim yılı içerisinde 24.madde uyarınca zamanaşımına uğrayacak ve tutarı 100 Türk Lirası ve üzerinde olan emanet ve alacakların hesap sahiplerini, başvuruda bulunmadıkları takdirde hesaplarının YTM' ye devredileceği hususunda, içinde bulunulan yılın Mart ayı sonuna kadar iadeli taahhütlü mektupla uyarmak zorundadır. düzenlemesini içerdiğini; Davalı Bankanın İhtarnameye cevabında belirtilen adrese bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiğini belirtmekle birlikte müvekkilinin yıllardan beri ikamet ettiği adrese davalı Bankadan ihbar yükümlülüğüne tabi olarak gönderilmiş herhangi bir 'iadeli taahhütlü” mektup almadığını; davalı Bankanın bildirdiği barkod numarasının ise PTT Sorgulama Servisinde sorgulandığını ve bu barkod numarasını havi bir 'gönderinin ” bulunamadığını; ayrıca, davalı Bankanın internet sitesinde yaptıkları araştırmada, müvekkilin hesaplarına ait herhangi bir ilana da rastlanmadığını; Davalı Bankanın ilan ve bildirim yükümlülüklerini usulüne uygun yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin hisse senetlerinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle YTM” ye devredildiğini; davalı Bankanın mevzuata aykırı biçimde ilan ve bildirim yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması nedeniyle uğranılan zararın tespit ve tahsili amacıyla işbu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu; Belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, davalı Banka nezdinde bulunan ve zamanaşımına uğradığı iddia edilen 33.630 adet TSKB, 400 adet ISBTR ve 41.825 adet ISCTR hisse senedinin dava tarihi itibariyle değerlerinin tespiti ve şimdilik 100,00 in davalı Bankadan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 23/02/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 16.051,34 TL ye çıkarmıştır.
CEVAP:
Davalı vekili, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn) ve 27.02.2015 tarih, 29280 sayılı Resmi Gazete” de yayımlanan Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM) Yönetmeliği'nde yer alan “Yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinden kaynaklanan her türlü emanet ve alacaklar ile bunlara bağlı faiz, kar payı ve diğer getiriler, hesap sahibinin yaptığı en son talep, işlem veya herhangi bir şekilde verdiği yazılı talimat tarihinden başlayarak on yıl içinde talep ve tahsil edilmemesi halinde zamanaşımına uğrar ve Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM)'ye gelir kaydedilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca davacıya ait yatırım hesabında bulunan, 0,400 adet (Dörtyüz küsurat) ISBTR payının (15.06.2021 tarihli BIST kapanış fiyatına göre piyasa değeri 14.438,00 TL), 5,281 adet (Beş Tam İkiyüzseksenbir Küsurat) 1SCTR payının (15.06.2021 tarihli BIST kapanış fiyatına göre piyasa değeri 28,15 TL), 25,591 adet (Yirmibeş Tam Beşyüzdoksanbir Küsurat) TSKB payının ( 15.06.2021 tarihli BIST kapanış fiyatına göre piyasa değeri 34,80 TL) ve 1,80 TL makit para tutarının 01.06.2015 tarihinde zamanaşımına uğraması nedeniyle YTM” ye devredildiğini; söz konusu payların yasal mevzuat gereğince YTM' ye devredildiği, Müvekkili Bankanın yasal mevzuat gereğince işlem tesis ettiği, uhdesinde artık bir yatırım hesabının da bulunmadığı dikkate alındığında müvekkili Bankanın taraf sıfatı bulunmadığından, artık davacının işbu talebini YTM' ye yöneltmesi gerektiğini ve müvekkili Banka aleyhine açılan işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini;-YTM Yönetmeliği kapsamında müvekkili Bankaca 2015 yılında zamanaşımına uğrayacak yatırım hesaplarının tespiti çalışmalarının yapıldığını; davacı ... ” a ait 4270-0104973 numaralı yatırım hesabının da zamanaşımına uğrayacak yatırım hesapları listesinde yer aldığını; müvekkili Bankanın YTM Yönetmeliğinin 25'nci maddesinde yer alan “Yatırım kuruluşları, ... ... hesap sahiplerini, başvuruda bulunmadıkları takdirde hesaplarının YTM' ye devredileceği hususunda, içinde bulunulan yılın Mart ayı sonuna kadar iadeli taahhütlü mektupla uyarmak zorundadır.” düzenleme uyarınca tüm ilan ve bildirim yükümlülüklerini yerine getirdiğini; bu meyanda Müvekkili Banka tarafından hazırlanan ilanların Posta Gazetesi'nin 15.10.2014 ve 16.04.2014 tarihli nüshaları ile Zaman Gazetesi'nin 22.10.2014 tarih, 8678 sayıl nüshasında yayımlandığını; müvekkili Bankaca hesap sahiplerine yapılan bu duyurunun müvekkili Bankanın ve YTM' nin internet sayfalarında da yayımlandığını; öte yandan, müvekkili Bankaca davacının Bankaya bildirmiş olduğu adresine de ihbarname gönderilmek suretiyle müvekkili Bankanın ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini; müvekkili Banka kayıtlarında yer alan davacının adresine müvekkili Banka tarafından gönderilen ihbarnameye rağmen hesap sahibi davacı tarafından Bankaya başvuruda bulunulmaması üzerine müvekkili Banka tarafından davacıya ait yatırım hesabında bulunan 0,400 adet ISBTR, 5,281 adet ISCTR, 25,591 adet TSKB payının mevzuat gereğince YTM' ne devredildiğini; somut olayda, müvekkili Bankanın sadece tabi olduğu anılan bu mevzuat kapsamında payları YTM” ye aktarması ve başkaca herhangi bir işlem yapmaması sebebiyle müvekkili Bankaya husumet yöneltilemeyeceğini; davacının müvekkili Banka kayıtlarında var olan ve ancak 24.08.2020 tarihinde Bankaya başvurarak "... olduğunu ve müvekkili Banka tarafından da bu adrese ihbarnamenin iadeli taahhütlü olarak gönderildiğini; müvekkili Banka tarafından gönderilen ihbarnamenin davacının eline geçmediği iddiasının ve doğan zararının davacının kendi kusurundan kaynaklandığının aşikâr olduğunu; zira, burada kusurun güncel adres bilgisini müvekkili Bankaya bildirmeyen davacıda olduğunu; YTM Yönetmeliğinin “Zamanaşımının ilanı” başlıklı 25'inci maddesi hükmü uyarınca 2015 yılında zamanaşımına uğrayacak yatırım hesaplarının arasında davacı ... adresine, yatırım hesabının zamanaşımına uğrayacağından bahisle Bankaya başvurması hususunu içerir bir İhbarname gönderildiğini; PTT kayıtlarına göre 'gönderinin' barkod numarasının RRO4122247763 olduğunu; müvekkili Bankanın davacının Bankada kayıtlı adresine göndermiş olduğu ihbarnamenin davacı taralından bilinçli veya bilinçsiz olarak tebliğ alınmamış olmasının sonuçlarına müvekkili Bankanın katlanmasının mümkün olmayacağını; zira somut olayda, müvekkili Banka tarafından, YTM Yönetmeliği hükümleri uyarınca ve Yönetmelikte belirlenen usullerle işlem yapıldığını; davacının adres değişikliği talebini ancak 24.08.2020 tarihinde müvekkili Bankanın Necatibey Şubesi'ne yaptığı başvuruyla ilettiğini; bu durumda, davacının Bankaya daha önce bildirdiği ve zamanaşımına uğrayan hesaplarla ilgili ihbarnamenin gönderildiği adres bilgisini 2020 yılında değiştirdiği dikkate alındığında, davacının öncesinde Bankayı bilgilendirmediği göz önünde tutularak müvekkili Bankanın sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün bulunmadığını; davacının, hesapların devrinden yaklaşık altı yıl sonra dava açtığı da dikkate alındığında, artık iyi niyetinden de bahsedilemeyeceğini; somut olayda, müvekkili Bankanın kusurlu herhangi bir davranışının bulunmaması sebebiyle davacıya karşı her nam adı altında olursa olsun herhangi bir borcu bulunmadığından, davacının faiz talebinin de reddinin gerektiğin savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKÎ NİTELENDİRME:
Dava, davacının sahibi bulunduğu 2 ayrı bankaya ait 3 ayrı grup hisse senedinin zaman aşımına uğradığı iddiasıyla yatırımcı tanzim merkezine devredilmesi sebebiyle bu hisse senetlerinin değerlerinin tespiti ve alacak istemine ve ilan ve tebligatların usulüne uygun yapılıp yapılmadığı hususlarına ilişkindir.
Davanın konusunun hisse senedi olması sebebiyle davada mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmış ve davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuşsa da ilgili hesabın Çubuk şubesinde bulunması, ve Çubuk ilçesinin de mahkememiz yetki alanında olması sebebiyle davalı vekilinin yetkisizlikle ilgili itirazının reddine karar verilmiş ve davanın esasının incelenmesine başlanmıştır.
Eldeki davada öncelikle davalı tarafça ilgili ilan ve tebligatların usulune uygun şekilde yapılıp yapılmadığının tespiti gereklidir. Mahkememizce buna ilişkin araştırma yapılmış ve ilgili kurumlara müzekkereler yazılarak gelen yazı cevapları tetkik edilmiştir.
5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 62'nci maddesi “Bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar zamanaşımına tabidir. Zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması halinde, yapılacak ilanı müteakiben Fona gelir kaydedilir. Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Kurulca belirlenir” şeklinde, Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8'inci maddesi de "Bankalar bir takvim yılı içinde zamanaşımına uğrayan ve tutarı 50 Türk Lirası ve üzerindeki her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacakların hak sahiplerini, başvuruda bulunmadıkları takdirde hesaplarının Fona devredileceği hususunda, izleyen takvim yılının Ocak ayı sonuna kadar iadeli taahhütlü mektupla uyarmak zorundadır." şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı kendisine gerekli ihtarların yapılmadığını ileri sürmüş, davalı ise gerekli ilanların ve tebligatın yapıldığını bildirmiştir.
Bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların (dava konusu olayda olduğu gibi hisse senetlerinin) 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğraması, bankaca gerçekleştirilecek ilan ve tebligatların yapılması koşuluna bağlıdır. Başka bir anlatımla, sahipleri hakkında bu yönde uygulama yapılmadan banka nezdindeki hakları ve alacakları kendiliğinden zamanaşımına uğramaz. ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/10606 E 2014/17766 K) Dosya içeriğinden, davalı bankanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 62.maddesi ve Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine Ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 8.maddesine göre işlem yapıp yapmadığı hususunda ilgili kurumlara müzekkereye yazılmış ve davacıya gönderilen ihtarın bila tebliğ dönmesinden sonra Tebligat Kanunu Hükümlerine göre tebligatın yapılmasına çalışılmadığı, bu amaçla bankaca tebligatın yapılabilmesi için herhangi bir girişimde bulunulmadığı, davacının mernis yerleşim yeri adresinin araştırılmadığı, davalı bankanın tebligat koşulunu sağlamadığı, dolayısıyla davacıya ait hisse senetlerinin zamanaşımına uğradığının kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır.
Mahkememizce kurulan ara karar ile dosyanın SPK alanında uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek dava konusu 3 ayrı hisse senedi grubu yönünden zaman aşımı süresinin son günü itibariyle değerlendirme yapılarak hisse senetlerinin değerlerinin hesaplanması istenmiş alınan rapor tetkik edilmiştir.
09/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmelerde, dava konusu hisse senetlerinin değerlerinin dava tarihi itibariyle 16.051,34 TL olduğu, tespitlerine yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre; davacının sahibi bulunduğu 2 ayrı bankaya ait 3 ayrı grup hisse senedinin zaman aşımına uğradığı iddiasıyla yatırımcı tanzim merkezine devredilmesi sebebiyle bu hisse senetlerinin değerlerinin tespiti ve alacak istemiyle açılan davada, davalı bankanın tebligat koşulunu sağlamadığı, dolayısıyla davacıya ait hisse senetlerinin zamanaşımına uğradığının kabul edilemeyeceği, alınan bilirkişi raporuna göre de dava konusu hisse senetlerinin değerinin 16.051,34 TL olduğu ve davacının bu miktarı davalı bankadan talep edebileceği anlaşılmış ve neticede davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
Davanın KABULÜ İLE,
16.051,34-TL alacağın 11/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2- Alınması gereken 1.096,46 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın ve ıslah ile alınan 273,00 TL harcın düşümü ile kalan 764,16 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
3-Peşin ve başvuru harcı, ıslah harcı ile vekalet harcı olarak alınan 400,10 TL’nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacının dosya, pul, davetiye, yazışma ve bilirkişi ücreti olarak sarf ettiği 1261,50 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/04/2023