T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/369 Esas - 2023/803
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/369 Esas
KARAR NO: 2023/803
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 27/05/2022
KARAR TARİHİ: 14/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili, 28.03.2022 tarihinde, sürücü Arif YILDIRIM'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken, park halinde bulunan ... plakalı araca sonrasında da H. HUP 191 plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada, ... plakalı araçta yolcu olan ...'un vefat ettiğini, müteveffanın davacının oğlu olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ...sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müteveffanın evlenme ihtimalinin TÜİK istatistiklerine göre belirlenmesi gerektiğini, davalıya 18.04.2022 tarihinde başvuru yapıldığını, ancak ödeme yapılmadığını, müteveffanın desteğinden yoksun kalan annesi davacı ... için 50.000,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 26/09/2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle destekten yoksun kalma talebini 260.556,76 TL ye yükselterek avans faizi uygulanmasını talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili, Davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın ZMMS poliçesinin müvekkili tarafından düzenlendiğini, müvekkili şirketin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, kusur tespiti için ATK'dan rapor alınması gerektiğini, müteveffanın sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca bindiğini, müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının PSD değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının tespitinin gerektiğini, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan aracın karıştığı çift taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacı desteğinin vefatı sebebiyle karşı tarafın aracının sigorta şirketine karşı açtıkları destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
Her ne kadar müveffa Berkay, araçta yolcu olarak bulunuyorsa da kazanın çift taraflı olması sebebiyle dava konusu isteme dayanak trafik kazasının oluşumunda kazaya karışan araç sürücülerin yüzdesel kusur dağılımlarının belirlendiği rapor alınmıştır. T.C. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından düzenlenen 24.08.2022 tarihli raporda, meydana gelen kazanın oluşumunda, davalı ...sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ASLİ kusurlu olduğu, kazaya karışan diğer sürücülerin kusursuz oldukları tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında bulunan belgelerden ve nüfus kayıt örneklerinden; ...'ın 28.03.2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle bekar olarak vefat ettiği, geride 07.05.1967 doğumlu davacı anne ... ile davadışı 01.01.1970 doğumlu baba ...'ın kaldığı tespit edilmiştir.
Ayrıca, Kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ZMMS poliçesinin limitinin 500.000,00 TL olduğu ve davacıya herhangi bir ödemenin yapılmadığı görülmüştür.
Destekten yoksun kalma talepleri bakımından ise; aktüer hesabı yapılmış, dosya özellikle Anayasa Mahkemesi tarafından konuyla ilgili verilen iptal kararı da nazara alınarak mahkememizce değerlendirilmiştir. Buna göre;
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta iken, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmaları ile “TRH 2010”adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca’da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nce de karar verilmekle görüş değişikliğine gidilmiştir. (Yargıtay 17.HD 22/12/2020 tarih, 2019/5206 Esas – 2020/8874 Karar sayılı ilamı, 14/01/2021 tarih 2020/2598 Esas – 2021/34 Karar sayılı ilamı)
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas - 2020/40 sayılı Kararı ile; KTK’nun 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz bu cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Anılan nedenlerle tazminat hesaplamasında bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 Tablosu’na göre belirlenmesi, ve özellikle Yargıtay görüş değişikliği gereğince hesaplamada progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması yoluna gidilmiştir. (Konuyla ilgili emsal kabul edilen ve alıntılanan karar: ... BAM 26. Hukuk Dairesinin 24/06/2021 tarih, 2019/590 Esas, 2021/1242 K. sayılı kararı)
Bu doğrultuda; Dosyamızda aktüer hesap bilirkişisinden rapor temin edilmiş, bilirkişi raporunda özetle; TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacı annenin davalı sigorta şirketinden 601.548,87 TL destekten yoksun tazminatı talep edebileceği mütalaa edilmiştir.
Davalı vekili, süresinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde dava konusu olayda hatır taşımacılığı bulunduğunu bildirmiş ve yüzde %20 oranında tazminatta indirim talep etmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere, nüfus kayıtlarına ve Savcılık soruşturma dosyasındaki ifadelere göre dava dışı sürücü ile davacının desteği arasında arkadaşlık bulunduğu tespit edildiğinden davalı vekilinin bu yöne ilişen itirazlarının yerinde olduğu tespit edilmiş ve hükmedilecek tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davalı vekili, süresinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde dava konusu olayda davacı desteğinin müterafik kusuru olduğunu belirterek yüzde %20 oranında tazminatta indirim talep etmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere, davacı desteğinin yaralanmasının biçimine, ölüme sebebiyet veren duruma ve otopsi tutanağına göre davalı vekilinin bu yöne ilişen itirazlarının yerinde olduğu tespit edilmiş ve hükmedilecek tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Ne var ki, gerek hatır taşımacılığına dair indirim ve gerekse müterafik kusura dair indirim uygulansa dahi, davacının destekten yoksun kalma zararının 601.548,87 TL olarak hesaplanması nedeniyle davacı lehine hükmedilecek tazminatın yine sigorta poliçe limitinin üstünde yer alacağı görüldüğünden hükmün poliçe teminat limiti dahilinde ve davacının pay oranı gözetilerek hüküm kurulması gerekmiştir.
Bu bağlamda, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; açılan davanın trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının, oğlunun ölümü sebebiyle destekten yoksun kaldığı sabit olmakla destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği, dosyada bulunan nüfus kayıt örneklerine göre müteveffanın bekar ve çocuksuz vefat ettiği, destekten yoksun kalma tazminatını davacı annenin talep edebileceği, bu bağlamda yukarıda anılan ilkeler gözetilerek dosyamıza sunulan aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda haklılığı sabit olan destekten yoksun kalma talebine yönelik olarak davanın değer artırım talebi gibi kabulü gerektiği kanaatine varılmakla; açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün ise 29/04/2022 tarihinde oluştuğu gözetilerek anılan tarihten itibaren hüküm altına alınan destekten yoksun kalma tazminatı alacaklarına aracın hususi araç olması sebebiyle yasal faizi işletilmesine dair açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ İLE;
260.556,76-TL tutarındaki destekten yoksun kalma tazminatının 29/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 17.798,63 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL harcın ve 719,16 TL ıslah harcının düşümü ile kalan 16.908,69 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı, peşin harç ve vekalet harcı ile ıslah harcı toplamı olan 982,14 TL 'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta masrafı ile bilirkişi ücreti toplamı olan 1.385,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE,
6-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 41.083,51 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
7-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/11/2023