T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/43 Esas
KARAR NO: 2023/758
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ: 20/09/2017
KARAR TARİHİ: 01/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE İSTEK :
Davacı yan vekili Av. ... sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili Şirketin davalılardan ... İnş. San. Tic. Tur. Ltd. Şirketi ile arasındaki ihtilaf nedeni ile açtığı dava sonucunda Mahkememizin 04/12/2015 tarih, 2013/605E.,2015/715K. sayılı ilamı ile 112.600,00-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte anılan Şirketten müvekkili lehine tahsiline karar verildiğini, sözkonusu ilama istinaden Antalya 12.İcra Müdürlüğü’nün 2016/24469E. sayılı takip dosyasında 159.244,40-TL üzerinden takibe geçildiğini, ancak müvekkili Şİrketin alacağının tahsil edilemediğini, resmi kurumlara taahhüt işi yapan anılan borçlu davalı Şirketin diğer davalı...İnş. İth. İhr. Hayv .Gıda Tic. Ltd. Şirketi ile ticari ilişki ve adi ortaklık kurarak iş yaptığını, adi ortaklığın ayrı bir tüzel kişiliği olmamasına rağmen hak edişlere yazılan haciz yazılarının tatbik edilemediği, borçlunun adi ortaklıktaki ortaklığının payına haciz konulduğuunun bildirilmesine rağmen alacağının tahsil edilemediği, borçlunun adi ortaklıktaki ortağının bir anlamda borçlu davalıyı koruduğu, takip dosyasında açtıkları talebe istinaden Antalya 8. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2017/762E.-616K. sayılı takip dosyası alacağı hakkında dava açmak ve açılmış davayı takip etmek ve işlemleri yürütmek üzere kendilerine yetki verildiğini beyanla öncelikle dava dilekçesinde belirttiği davalıların adi ortaklığı kapsamındaki iş nedeni ile davalı borçlu Şirketin hak ediş alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, davalılar arasındaki adi ortaklığın tespit ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Dava dilekçesi davalılara açıklamalı davetiye ile tebliğ edilmiş, davalılardan ... İnş. San. Tic. Tur. Ltd. Şirketi sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davada hukuki yarar yokluğu, görev, yetki , itirazı, husumet, ehliyet, işbölümü itirazı, zamanaşı ve hak düşürücü süre itirazlarının mevcut olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı Şirket vekili ise; duruşmada davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
- Mahkememizin 04/12/2015 tarih, 2013/605E.,2015/715K. sayılı dosyası.
-Dava konusu adi ortaklığa ihale edilen Adıyaman ili Besni ilçesindeki 472 adet konut ve birer adet 24 derslik konut ilköğretim okulu, sosyal tesis, ticaret binası ve cami inşaatı ile altyapı çevre düzenlemesi işine ait hek ediş belgeleri ile geçiçi ve kesin kabul tutanakları.
- Bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacının ilama bağlı alacağının tahsilini teminen davalı Şirketler arasındaki adi ortaklığın tespit ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.)
Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir.
Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Diğer bir anlatımla tasfiye memuru tarafından yapılacak bir arıtma işlemi olup; hesap ve işlemlerin incelenip, bir bilanço düzenlenerek, ortaklığın aktif ve pasifi arasındaki farkı ortaya koymaktır.
Niteliği gereği, adi ortaklıklar kişi ortaklıklarına dahil olup ortakların şahsı hukuki ilişkide belirleyicidir. Adi ortaklık sözleşmesi iç ilişkide karşılıklı güvene ve iyiniyete dayanmaktadır. Ortaklar öteki sözleşmelerden tamamen farklı olarak, emeklerini ve sermayelerini ortak bir amaç için birleştirdiklerinden, aralarında sıkı bir işbirliği kurulmakta ve güvene dayanan bu işbirliği ilişkisi nedeniyle ortaklar birbirlerinin vekili gibi, ortaklık işlerinden dolayı özenle hareket etme, ortakları zarara uğratmamakla yükümlü tutulmuşlardır.
Dosyamız kapsamında Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre mahkemece Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınarak Türk Borçlar Kanununun 642.madde ve devamı hükümlerine göre tasfiye işleminin gerçekleştirilmesi gerekir.
Tasfiye usulünü düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 644.maddesine göre; "Ortaklığın sona ermesi hâlinde tasfiye, yönetici olmayan ortaklar da dâhil olmak üzere, bütün ortakların elbirliğiyle yapılır. Ancak, ortaklık sözleşmesinde, ortaklardan biri tarafından kendi adına ve ortaklık hesabına belirli bazı işlemlerin yapılması öngörülmüşse, bu ortak, ortaklığın sona ermesinden sonra da o işlemleri tek başına yapmak ve diğerlerine hesap vermekle yükümlüdür."
Ortaklar, tasfiye şlerini yürütmek üzere tasfiye görevlisi atayabilirler. Bu konuda anlaşamamaları hâlinde, ortaklardan her biri, tasfiye görevlisinin hâkim tarafından atanması isteminde bulunabilir.
Tasfiye görevlisine ödenecek ücret, sözleşmede buna ilişkin bir hüküm veya ortaklarca oybirliğiyle verilmiş bir karar yoksa tasfiyenin gerektirdiği emek ile ortaklık malvarlığının geliri göz önünde tutularak hâkim tarafından belirlenir ve ortaklık malvarlığından, buna imkân bulunamazsa, ortaklardan müteselsilen karşılanır.
Tasfiye usulüne veya tasfiye sonucunda her bir ortağa dağıtılacak paya ilişkin olarak doğabilecek uyuşmazlıklar, ilgililerin istemi üzerine hâkim tarafından çözüme bağlanır."
Aynı yasanın kazanç ve zararın paylaşımı başlıklı 643. maddesinde ise; "Ortaklığın borçları ödendikten ve ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve koymuş olduğu katılım payı geri verildikten sonra bir şey artarsa, bu kazanç, ortaklar arasında paylaşılır."
Ortaklığın, borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı, ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse, zarar ortaklar arasında paylaşılır." hükmü yer almaktadır.
Katılım payı olarak bir şeyin mülkiyetini koyan ortak, ortaklığın sona ermesi üzerine yapılacak tasfiye sonucunda, o şeyi olduğu gibi geri alamaz; ancak koyduğu katılım payına ne değer biçilmişse, o değeri isteyebilir. Bu değer belirlenmemişse, geri alma, o şeyin katılım payı olarak konduğu zamandaki değeri üzerinden yapılır.( TBK' nun 642. md.)
Tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı Şirketlerden ... İnş. San. Tic. Tur. Ltd. Şirketinin diğer davalı Şirket aleyhine taraflar arasındaki 02/04/2013 tarihli sözleşme gereğince alacak davası sonucunda davalının edimini ifa etmediğinden bahisle açılan alacak davası sonucunda Mahkememizin 04/12/2015 tarih, 2013/605E.,2015/715K. sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulü ile dava konusu 112.600,00-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği sabittir.
Mahkememiz’ce yukarıda değinilen mevzuat hükümleri gereğince re’sen seçilen İnşaat mühendisi-borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı ve SMMM bilirkişisinden oluşturulacak 3 kişilik tasfiye kurulu görevlendirilmiş, dosyamıza sunulan 06/03/2019 tarihli tasfiye kurulu raporunda özetle; adi ortaklığın 2018 yılı bilançosunun incelenmesi sonucunda ortaklığın bilançosuna göre varlıklarının borçlarını karşılar nitelikte durumda olduğu, aktif varlıklar içerisinde yer alan bu kalemin düşülmesi sonrasında 1.931.933,12-TL-652.865,71-TL=279.067,41-TL aktif varlıklarının bulunduğu, ...’nin 20/02/2019 tarihli yazısı dikkate alındığında davalı borçlu Şirketin ihale konusubesni ilçesindeki iş nedeni ile 599.747,70-TL alacağının mevcut olduğu, 20/02/2019 tarihli yazı ekinde gönderilen eksik ve kusurlu imalatlar listesindeki eksik ve kusurlu imalatların giderilmesi için 500.000,00-TL’den fazla masraf gerektirdiği, ayrıca kesin kabul heyetinin de tespit edeceği eksikliklerin de ne miktarda olacağının henüz bilinmediği, bu durumda davalı ... Tic. Ltd. Şirketinin iş sahibi ...’den alacağı paranın eksik ve kusurlu bitirmeye yetmeyeceği, bu nedenle bu durumda artan herhangi bir bedel olsa dahi blançoda davalı borçlu Şirketin paraya çevrilecek herhangi bir demirbaşı bulunmadığı gibi avans ödemelerinin taşeronlara verilmesi nedeni ile alacaklarının tahsil edilemediği, ayrıca bilançoda iş ortaklığının 1.840.042,99-TL borcu olduğu da dikkate alındığında; ortaklığın aktiflerinin 1.840.042,99-TL olan borçlarının (kısa vadeli) bulunmadığı 1.279.067,41/1.840.042,99-TL= 0.69’unu karşılayabildiği, bu nedenle de adi ortaklığın tasfiyesi sonrasında ortaklığı oluşturan şirketlerin payına ortaklık varlıklarından para kalmayacağı belirtilmiştir.
Tasfiye kurulu raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekilinin itirazları doğrultusunda dosyamızda alınan 20/01/2020 tarihli tasfiye kurulu raporunda özetle; davalı ... İnş. San. Tic. Tur. Ltd. Şirketi-Metaş İnş.İth. İhr. Hayv. Gıda Tic. Ltd. Şirketi adi ortaklığının yüklenicisi olduğu ... ihalesi “Adıyaman ili Besni ilçesi 472 adet konut 1’er adet 24 derslikli İlköğretim okulu sosyal tesis, ticaret binası ve cami inşaatları ile altyapı ve çevre düzenlemesi işi” ile ilgili olarak 23.06.2017 tarihinde yapılmış geçiçi kabul sonrasında 23/07/2019 tarihinde yapılmış kesin kabul süre tespit tutanağında kesin kabul heyeti tarafından tespit edilmiş olan eksikliklerin 862.000,00-TL olarak belirlendiği, ortaklık tarafından 20/08/2019 tarih ve 2019-291 sayılı yazı ile Müşavir firma (Koltek Müşavirlik A.Ş.’ye) ekli “firmamızın içinde bulunduğu mali sıkıntılardan dolayı işi yapamıyoruz. Sözkonusu işlerin nam-ı hesabımıza yaptırılmasını kabul ediyoruz” şeklindeki noter onaylı muvafakatname gönderildiği, TOKİ2nin 20/02/2019 tarih ve 22192 sayılı yazısında ortaklığın kesin hesap ve kesin kabul ve kesin kesin hak edişi yapıldıktan sonra değerlendirilecek 599.747,70-TL’lik ödenmemiş bir tutar olduğunun belirtildiği, ancak kesin kabul sonrasında tespit edilmiş eksik işlerin bedelinin 862.060,00-TL olduğunun belirtildiği, bu işlerin ortaklık nam ve hesabına yapılmasına muvafakat edildiği, dolayısıyla ortaklığın ...’ye borçlu olduğu, ortaklığın 2019 yılı bilanço kalemlerinin incelenmesinden ise 2017 ve önceki dönemden gelen KDV devir bakiyesinin 663.152,27-TL olduğu, ncak ortaklığın bahse geçen ... ihalesi işi için kurulmuş olduğundan ve bu konuda bir faaliyeti de bulunmadığından, bu tutarda fatura düzenleyip KDV mahsubunda kullanılmasının sözkonusu olamayacağı, bu durumda ise; borçlu Şirketin aktifinde yer alan KDV’nin mahsubu sonrasında 1.066.649,72-1.725.069,25= - 658.419,53-TL olarak bakiyenin bulunduğu ve şirketin borç ödeme kabiliyetinin mevcut olmadığını, adi ortaklığın tasfiyesi halinde ortaklarına para kalmadığı sonucuna varılmıştır.
Bilindiği üzere; tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Diğer bir anlatımla tasfiye memuru tarafından yapılacak bir arıtma işlemi olup; hesap ve işlemlerin incelenip, bir bilânço düzenlenerek, ortaklığın aktif ve pasifi arasındaki farkı ortaya koymaktır.
Yapılan yargılama sonucunda Mahkememiz'ce alınan tasfiye heyeti raporu ve dosya kapsamı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiş ise de; Mahkememiz kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine ... 24.H.D. Başkanlığı'nın 16/12/2021 tarih, 2020/586 E., 2021/1449K. sayılı ilamı ile davaya Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından heyet halinde bakılarak yapılacak yargılama neticesinde oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiğinden bahisle kaldırılmakla; dosyamızda Mahkememiz yeni esasına kayden yargılamaya devam olunuştur.
İstinaf ilamı sonrasında Mahkememiz'ce farklı bir tasfye heyetinden asıl ve ek raporlar temin edilmiş, Mahkememiz'ce de denetime elverişli bulunmakla benimsenen tasfiye kurulu 4. Raporunda özetle;
davalı İş Ortaklığının incelemeye konu 2017 yılı bilançosuna göre Şirket Aktif Varlıklarının (Alacaklarının) 7.381.799,19 TL,
bilançoya intikal etmemiş İş Ortaklığının ...’ye olan borcu hariç Şirket Pasif Kaynaklarının (Borçları)
7.945.504,83-TL, şirket Özkaynaklarının (–)563.705,64-TL olduğu, bilançoya göre şirketin borçlarını ödemede
acze düştüğünün söylenebileceği, bu durumda şirketin davacı şirkete olan borcu nedeniyle ödeme
yapamayacağı, İş Ortaklığı 2021 yılı bilançosuna göre Şirket Aktif Varlıklarının 1.864.473,51-TL, bilançoya intikal
etmemiş İş Ortaklığının ...’ye olan borcu 655.521,60-TL hariç Şirket Pasif Kaynaklarının (Borçları)
2.386.685,78-TL olduğu, Şirket Özkaynaklarının (-) 522.212,27-TL olduğu, bilançoya göre şirketin borçlarını
ödemede acze düştüğünün söylenebileceği, bu durumda şirketin davacı şirkete olan borcu nedeniyle ödeme
yapamayacağı mütalaa edilmiştir.
Mahkememiz'ce sunulan tasfiye heyeti raporu dosya münderecatına uygun, denetime açık olup yeterli görüldüğünden davacı vekilinin ek rapor alınması talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu bağlamda, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı tarafından borçlu davalı ... İnş. San. Tic. Tur. Ltd. Şirketinden olan Mahkememizin 04/12/2015 tarih, 2013/605E.,2015/715K. sayılı ilamına konu alacağın tahsiline yönelik olarak diğer davalı...İnş. İth. İhr. Hayv .Gıda Tic. Ltd. Şirketi ile anılan Şirket arasındaki Adıyaman ili Besni ilçesindeki 472 adet konut ve birer adet 24 derslik konut ilköğretim okulu, sosyal tesis, ticaret binası ve cami inşaatı ile altyapı çevre düzenlemesi işi kapsamındaki adi ortaklığın tespit ve tasfiyesi talebi ile dava açılmış ise de; gerek istinaf ilamı öncesinde alınan tasfiye raporları gerekse de sonrasında alınan tasfiye heyeti son raporu dikkate alındığında; adi ortaklığın tasfiyesi sonucunda tasfiyeye konu olabilecek herhangi bir hak ve alacağının kalmadığı, adi ortaklığın mevcut finansal verilerine göre borçlarının alacaklarını karşılamayacağı, adi ortaklığın bilançosuna göre şirketin borçlarını
ödemede acze düştüğü sabit olmakla; davacının haklılığı kantlanamayan tasfiye isteminin reddi gerektiği, diğer taraftan davacının adi ortaklığın tespiti istemi de tasfiye istemi içerisinde yer almakla ve tasfiye isteminin haklılığının kanıtlanamadığına göre sözkonusu istemin de eda davası açılabilecek hallerde ayrıca tespit talebinde bulunulamayacağı da gözetilerek reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmakla; açıklanan nedenlerle haklılığı kanıtlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 269,85-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 31,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 238,45-TL harcın davacıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/11/2023
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza