T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/747 Esas - 2023/561
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/747 Esas
KARAR NO: 2023/561
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 11/11/2022
KARAR TARİHİ: 11/07/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacıya ait ... plaka sayılı araca 05.06.2021 tarihinde, park halinde iken, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı ...'a ait ... plakalı aracın çarpması neticesinde kaza meydana geldiğini, meydana gelen kazada karşı taraf araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza sebebiyle davacı aracında değer kaybı oluştuğunu, hasar meydana geldiğini ve kazanç kaybı da oluştuğunu belirterek davanın kabulü ile araçta meydana gelen değer kaybı için , (Şimdilik) 100,00TL , hasar bedeli için Şimdilik 500,00 TL, araçtan mahrum kalınan süre içinde meydana gelen kazanç kaybı için (Şimdilik) 500 TLnin , kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu tutularak ( kazanç kabı yönünden sigorta şirketi hariç tutulmak kaydıyla) davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 02/06/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile hasar bedeline ilişkin talebini 1.239,00-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP :
Davalı sigorta şirketi vekili dilekçesinde özetle; açılan hasar dosyasına binaen davacıya ait ... plaka sayılı araçta meydana gelen gerçek zarar tespit edilemediğinden hasar bedeli ödenemediğini, Ayrıca araçta hasarlanan parçanın değer kaybına neden olmaması sebebiyle değer kaybı bedeli de ödenmediğini, davacının uyuşmazlığın aydınlatılabilmesi için zaruri olan üzerine düşen sorumlulukları kendi kusuruyla yerine getirmediğini, davacının aracı göstermeyerek gerçek hasar maliyetinin tespitine engel olduğunu, bu haliyle dava şartı olan sigorta şirketine yazılı başvuru şartı usulüne uygun olarak yerine getirilmemiş olacağından davanın usulden reddi gerektiğini, ancak kabul etmemekle beraber mahkeme aksi kanaatte ise tazminattan indirim yapılması gerektiğini, Davacı tarafça 09/09/2021 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna hasar bedelinin ödenmesi talepli başvuruda bulunulması üzerine 2021.E.176692 sayılı dosyada kesin hüküm tesis edildiğini, işbu kesinleşen hüküm ile davacı tarafın taleplerinin reddi gerektiğini, ayrıca davacı araç sürücüsünün kusurlu olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun limitle sınırlı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., duruşmadaki beyanında davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı ..., yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
DELLİLER:
Kaza tespit tutanağı
Sigorta hasar dosyası örneği
Bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalanan , işleteni ve sürücüsü diğer davalılar olan aracın davacıya ait araca çarpması sonucu meydana gelen kazada aracı hasar gören davacının sigorta şirketine , işletene ve sürücüye karşı açtığı değer kaybı ve hasar bedeli mahrumiyet zararı talebine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketi kesin hüküm itirazında bulunmuş ise de; başvuru sahibi olan davacının Uyuşmazlık Hakem heyetine yapmış olduğu başvurunun usulden reddedildiği, uyuşmazlığın esasıyla ilgili bir karar verilmediği Ve bu haliyle uyuşmazlığın mahkemeler nezdinde çözümlenmesinin mümkün olduğu gözetilerek davalı sigorta şirketi vekilinin kesin hüküm itirazının reddine karar verilerek dava dosyasının esasının incelenmesine geçilmiştir.
Davalı şirket tarafından gönderilen hasar dosyasının incelenmesinde; kazaya karışan ... plakalı aracın 18/01/2021- 18/01/2022 tarihleri arasında davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesiyle sigortalandığı ve limitin 43.000,00 TL olduğu görülmüştür.
Davaya konu trafik kazasının, 05/06/2021 günü saat 14:38 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile akaryakıt istasyonunda manevra yaptığı esnada akaryakıt pompası önünde park halindeki ... plaka sayılı aracın sol arka tampon bölgesine aracının sağ ön tampon bölgesi ile sıyırtma şeklinde çarpması sonucu oluştuğu anlaşılmıştır.
Taraf delilleri toplandıktan sonra alınan 08.4.2023 tarihli bilirkişi raporunda ise özetle; Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken dikkatsiz davranması sonucu park halinde araca çarpmış olmasından dolayı 2918 sayılı K.T.K. nun asli kusurları tanımlayan 84/l kural ihlallerini gerçekleştirdiği bu nedenle dava konusu Trafik kazasının oluşumunda % 100 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı aracın sürücüsünün dava konusu trafik kazasının oluşumunda alabileceği bir tedbir olmaması nedeni ile kusursuz olduğu, Dava konusu ... plaka sayılı 2019 model ... marka araçta 05/06/2021 tarihli kaza nedeni ile oluşan hasarın giderilme bedelinin 1.050,00 TL + KDV olmak üzere toplam 1.239,00 TL olacağı, Hasarın giderilme süresinin 2 gün olacağı bu süre içerisinde ikame araç bedelinin 300,00 TL olacağı, Dava konusu kaza nedeni ile ... plaka sayılı araçta oluşan değer kaybının kaza tarihi itibari ile 87,46 TL olacağı bildirilmiştir.
Değer kaybı talepleri bakımından;
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “sigortanın kapsamı” başlıklı A.1. maddesi uyarınca, sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Yani araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kapsamı içinde olup davalı taraf aracının trafik sigortası şirketinin de değer kaybı zararından sorumlu bulunduğu açıktır.(Yargıtay 17.H.D. 05/04/2010 T. 2009/9892 E. 2010/3124 K.) Değer kaybının poliçe teminatı kapsamındadır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacıya ait araç ile davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın 05.06.2021 tarihinde karıştığı kazada davacıya ait aracın hasarlandığı ve değer kaybına uğradığı ve kazanç kaybının oluştuğu belirtilerek iş bu davanın açıldığı, mahkememizce alınan denetime ve hüküm kurmaya kısmen elverişli bilirkişi raporunda söz konusu kaza nedeniyle davacının aracındaki değer kaybının 87,46 TL olduğu, araç hasar bedelinin 1239,00 TL olduğu, kazanç kaybının ise 300,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu, bu doğrultuda hesaplanan tazminat miktarının poliçe limitleri dahilinde olduğu, davacı aracıyla ilgili olarak pert-total işleminin uygulanmadığı ve tarafların meydana gelen kazadaki kusur durumu da değerlendirildiğinde davacının 1239,00 TL hasar bedeli tazminatı ile 87,46 TL değer kaybı tazminatı ile 300,00 TL kazanç kaybı bedelini talep edebileceği, temerrüdün davalı sigorta şirketi açısından dava tarihinde, diğer davalılar bakımından kaza tarihinde oluştuğu görüldüğünden, açılan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, kazanç kaybı talebi yönünden de davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmamıştır.
Her ne kadar araçta meydana gelen değer kaybı bakımından; değer kaybının Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 202/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Zira, davacının davalı sigorta şirketi ile sigortalı arasındaki sigorta akdi ilişkisinde taraf konumunda olmayıp zarar gören 3.kişi konumunda bulunduğundan, davacının araç değer kaybı zararının dava tarihi itibariyle mevcut olan ZMMS Poliçe genel şartları ekindeki formüle göre hesaplanamayacağı, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli iptal kararı sebebiyle Sigorta Genel Şartları ekindeki formüle göre Değer Kaybı hesaplanmasının da mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple; zararın reel piyasa koşullarına göre tespit edilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda; alınan bilirkişi raporundaki değer kaybına yönelik hesaplama yöntemi doğru değilse de davacının rapor alındıktan sonra değer artırım dilekçesini dosyaya sunması nazara alınarak davacının bedel artırım dilekçesindeki talebine bağlı kalınmış, ayrıca bu yönde ek rapor alınmamış ve kusur oranı da gözetilerek bu istem yönünden 87,46 TL üzerinden hüküm kurulmuş, diğer talep kalemleri bakımından ise alınan bilirkişi raporundaki tespit, değerlendirme ve hesaplamalara iştirak edilmiştir.
Öte yandan; Eksper ücreti adı altında talep edilen bedel, tesbit gideri gibi yargılama giderlerinden olup tazminata eklenerek faiz işletilemez. Ancak dosya kapsamından davacı tarafından bu masrafa katlanıldığı sabit olduğundan yargılama giderlerine ilave edilerek hüküm kurulabilir. Bu nedenle, hasar dosyası içinde bulunan 323,91 TL lik eksper ücreti de yargılama giderine davadaki haklılık oranı da gözetilerek ilave edilmiş ve neticede aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
Hasar bedeli tazminatı yönünden 1.239,00-TL tazminatın davalı gerçek kişiler yönünden olay tarihi olan 05/06/2021, diğer davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 11/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Kazanç kaybı talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜ İLE ;
300,00-TL tutarındaki tazminatın davalı gerçek kişiler yönünden olay tarihi olan 05/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Değer kaybı tazminatı yönünden 87,46-TL tazminatın davalı gerçek kişiler yönünden olay tarihi olan 05/06/2021, diğer davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 11/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gereken 111,10-TL harçtan peşin alınan 80,70 TL ile ıslah ile alınan 13,00 TL harcın düşümü ile kalan 17,40- TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça sarf edilen 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç, 11,50-TL vekalet harcı ile 13,00-TL ıslah harcı olarak alınan toplam 185,90-TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının dosya, pul, davetiye, yazışma, bilirkişi ücreti, olarak sarf ettiği 1502,00 TL’nin ve 323,91 Tl tutarlı eksper ücretinin haklılık oranına göre hesaplanan 1614,88 TL’sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-A.A.Ü.T. 13/2 madde uyarınca belirlenen 1626,46 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Reddedilen kısım yönünden; A.A.Ü.T. 13/2 madde uyarınca belirlenen 12,54 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,
7-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair; taraf vekillerinin/tarafların yüzüne karşı, diğer davalı ...'ın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2023