T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/748 Esas - 2023/941
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/748 Esas
KARAR NO: 2023/941
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 14/07/2023
KARAR TARİHİ: 19/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
10/08/2023 tarihli karşı davada Davacı ... Mühendislik Ltd Şti vekili, asıl davada Davacı kooperatifin menfi tespit davası açmış olması nedeniyle iş bu karşı davanın açıldığını, taraflar arasındaki asıl borç ilişkisine konu olan ... 2.Asliye Ticaret Mah.nin 2023/ 161 E-2023/416 K sayılı davada talep edilmeyen faiz alacaklarının tespiti gerektiğini, bu alacağın 11.02.2019 tarihi ile iş bu dava tarihi arasındaki ticari temerrüt faizlerinin ( ilgili davada talep edilmeyen ve hüküm kurulamayan ) tespiti ve tahsiline karar verilmesi için bu davanın açıldığını, asıl alacağa ilişkin davanın kesinleşmesinin beklenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek 10.000-TL nın fazlasına ilişkin kısmı için ıslah , dava , ek dava açma hakkı saklı kalması kaydı ile karşı davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili, karşı davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, ara buluculuk dava şartının da yerine getirilmediğini savunarak karşı davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacakla ilgili olarak ... 2.Asliye Ticaret Mah.nin 2023/ 161 E-2023/416 K sayılı davada talep edilmeyen ve hüküm kurulmayan faiz alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere dava şartı denir. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denilmektedir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz, bu durumda davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından re'sen gözetilir. Taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.
6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin ise saklı olduğu belirtilmiştir.
7155 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde;
İşbu davanın, Eldeki davanın davalısı tarafından davacı aleyhine taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi uyarınca ... 2. ATMnin 2023/161 E 2023/416 K sayılı ilamında hükmedilen ana para alacağı yönünden hesaplanan ticari temerrüt faizi miktarı olduğu belirtilen 306.687,21-TL nin tahsili için davalı tarafından davacı kooperatif aleyhine yapılan takibin kesinleşmesi üzerine davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine (istirdat talebine) ilişkin 2023/497 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülen davaya ilişkin olarak “karşı dava” biçiminde açıldığı ve anılan dava dosyasının1 nolu celsesinin 2 nolu ara kararı uyarınca karşı davanın işbu dava dosyasından tefrikine karar verildiği ve 2023/748 Esas numarasını aldığı anlaşılmıştır.
Karşı Dava dilekçesi içeriğine göre, davacı, davalıdan aralarındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacakla ilgili olarak ... 2.Asliye Ticaret Mah.nin 2023/ 161 E-2023/416 K sayılı davada talep edilmeyen ve hüküm kurulmayan faiz alacağının davalıdan tahsilini talep etmektedir. Davacının anılan talebi kanunda düzenlenen alacak talebi kapsamında kalmaktadır.
Eldeki dava 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinin yürürlük tarihi olan 01/01/2019 tarihinden sonra açılmış olup, arabulucuğa başvurulmaksızın dava açılmıştır. Bu nedenle, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ışığında, davacı tarafından usulünce zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirildiği kabul edilemeyeceğinden, bu husus giderilebilir dava şartı olarak da değerlendirilemeyeceğinden, TTK'nın 5/A ve 6325 Sayılı Arabuluculuk Kanunun 18/A-2 maddesi göndermesi ile HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca birleşen davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Önemle ifade etmek gerekir ki; her ne kadar davacı vekili işbu davayı Mahkememizin 2023/497 Esas sayılı dava dosyasına vermiş olduğu cevap dilekçesiyle karşı dava biçiminde açmış ve karşı dava açma süresi de HMK’nun 133. maddesi ve 317. maddesi uyarınca 2 haftalık süre olarak tayin edilmişse de; Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (HUAK m. 18A/15). Belirtmek gerekir ki arabuluculuk bürosuna başvurulmasıyla birlikte sadece maddi hukuktaki değil, usul hukukundaki hak düşürücü süreler de işlemeyecektir. Bu sebeple, verilen süre (esasa cevap süresi ) içinde arabulucuya müracaat edilmesi halinde usul Kanununca verilen sürenin dolması tehlikesi de bulunmayacağından ve davacı tarafça bu yol da işletilmediğinden, dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK. 114/2. maddesi yollaması ile TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3--Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. ‘nin 7/2 maddesi ve 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... BAM İstinaf Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 19/12/2023