T.C. ... 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/121 Esas - 2022/132
T.C."TÜRK MİLLETİ ADINA"
...
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİK A R A R
ESAS NO: 2021/121
KARAR NO: 2022/132
DAVA:Marka YİDK Kararı İptali-Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ: 22/04/2021
KARAR TARİHİ: 16/05/2022Yazım Tarihi: 09/06/2022
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin 1990 yılında faaliyete başladığını, Türkiye’nin ve Avrupa’nın öncü entegre lojistik hizmet sağlayıcıları arasında olduğunu, en değerli 100 şirketten 75. si olduğunu, “...” ibaresinin tanınmış marka olduğunu, Türk Patent nezdinde muhtelif tarih ve sayılı tescilli markaları olduğunu, davaya konu marka sahibinin müvekkilinin tanınmış markasından haksız yarar sağlayacağının aşikar olduğunu, “...” ibaresinin Madrid Protokolü kapsamında 71 ülkede 07.03.2007 tarihinden beri 39. Sınıflarda tescilli olduğunu, davaya konu olan markanın ilanına yapılan itirazın YİDK tarafından red edildiğini, müvekkile ait ... ibareli marka ile davaya konu olan “... Turizm İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti Yapı Malzemeleri Merkezi” ibareli markanın çık benzer olduğunu, davaya konu olan markanın tescil edilmesi halinde markalar arasında karıştırılma ihtimalinin doğacağını, davaya konu olan markadaki “Turizm İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti Yapı Malzemeleri Merkezi” ibaresinin tali unsur olduğunu, tescili talep edilen emtialarda hiçbir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, markanın esaslı unsurunun “...” ibaresi olduğunu, bu ibarenin markada baskın unsur konumunda olduğunu, markalar görsel, kavramsal ve bütünsel anlamda birbirine karıştıracak şekilde benzer olduğunu, müvekkiline ait tescilli markaların kapsamlarında olan hizmetlerin itiraza konu olan markanın başvuru kapsamında olan mal ve hizmetlerle aynı olduğunu, itiraza konu olan 35. Sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin müvekkilinin markalarının koruma kapsamlarında olan mallarla çakıştığını, markaların tüketici nezdinde iltibas yaratacağını, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır tüketici nezdinde güven uyandırmış tanınmış ve müvekkili ile özdeşleşmiş ... ibareli markalarına karıştıracak derecede benzer olması nedeniyle iltibas yarattığını ve haksız rekabet oluşturduğunu belirterek Türk Marka ve Patent Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun ...nolu ve 05.04.2021 tarihli kararının iptaline, ... başvuru no’lu “... TURİZM İNŞAAT SANAYİ ve TİCARET LTD. ŞTİ YAPI MALZEMELERİ MERKEZİ” markanın tescili talep edilen tüm sınıflarda reddine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Müvekkil firmanın, "... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Yapı malzemeleri merkezi" markasının 09.02.2009 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile tescilli olduğunu ancak, müvekkil şirket tarafından yenileme süresinin kaçırıldığını, 23.01.2020 tarihinde, ... başvuru numarası ile 17 ve 35. Sınıfta müracaat ettiğini, müvekkilinin 1992 yılından bu yana ticari faaliyetlerine devam ettiğini, müvekkilinin otuzu aşkın fabrikanın ana bayisi konumunda olduğunu ve bu bayilerin perakende satışını yaptığını, davacı taraf kötü niyetli olarak, işbu marka, sanki ilk kez tescil başvurusunda bulunuyormuş gibi iltibas ve haksız yararlanma iddiaları ile itirazda bulunduğunu, oysa iki firmanın da yıllardır ticari hayatta var olduğunu, davaya konu müvekkil markasının, davacının markasından haksız menfaat sağlamak gibi bir amacının olmadığını, markalar arasında iltibastan söz edebilmesi için tescil kapsamında yer alan emtiaların benzerlik düzeyleri ve niteliği ile tüketici nezdinde bu markaların bütünsel olarak yarattıkları algı birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, davacı taraf markasının lojistik hizmeti vermek maksadıyla kullanıldığını, bununla birlikte müvekkilinin bütünsel olarak görsel veya işitsel olarak değerlendirilmesi açısından davacı markasından tamamen farklı olduğunu, davacı markasının tanınmış marka olmadığını, davacının kötü niyete ilişkin iddialarının tamamen mesnetsiz olduğunu, davalı müvekkile ait "ekolyapi.com.tr" alan adlı internet sitesine, davalı taraf ise "....com" alan adlı internet sitesine sahip olduğunu, müvekkilinin gerek özgün tasarımıyla gerekse yıllardır ticari hayatın içinde olmasıyla karıştırılmaya mahal vermeyecek şekilde emsallerinden sıyrılmakta ve orijinalliğini koruduğunu belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın kurum nezdinde ileri sürdüğü "..." ibareli markaları arasında SMK 5/1-ç maddesi açısından aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik oluşup oluşmadığı, taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın markalarının tanınmışlığı, ticaret unvanına bağlı hak iddiası, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı ve haksız rekabet oluşturduğu (SMK 6/5, 6/6, 6/9, TTK 54 vd.) iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, Türk Patent'in itiraz hakkında nihai olarak verdiği ...sayılı YİDK kararının iptalinin davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
YİDK kararının 07/04/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı TürkPatent Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 22/04/2021 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
TÜRKPATENT YİDK'nun ...sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... turizm inşaat sanayi ve ticaret ltd. şti. yapı malzemeleri merkezi" ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yöniındeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvurunun...... ... ibareli markalara dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyannca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
....Yapılan incelemede başvuru ile itiraz gerekçesi markalar benzer bulunmakla birlikte başvuru ile tescili talep edilen hizmetlerin itiraz gerekçesi markaların tescil kapsamında bulunanlarla farklı türden olduğu görülmüştür. Dolayısıyla başvuru ile itiraz gerekçesi markalar arasında ilişkilendirme/karıştırılma olasılığı bulunmadığı tespit edilmiştir.
...İtiraz sahibi yukarıda sayılan durumlarm, olayların olağan akışı içinde öngörülebilir olması bakımından gerçekleşmesi muhtemel olduğunu ortaya koymak zorundadır. Bu amaçla itiraz sahibi, markasına verilecek zararın ya da markasının ününden sağlanacak yararın nelerden oluşacağını ve nasıl ortaya çıkacağını gösterir ve olayIarın olağan akışı içinde belirtilen durumların gerçekten olası olduğu yönünde bir sonuca varmak için yeterli kanaat oluşturacak deliller sunmalı veya en azından, mantıklı bir sav ileri sürmelidir. Tüm bu bilgiler ışığında yapılan değerlendirmede "..." ibaresinin özgün niteliğinin görece yüksek düzeyde olmadığı hususu da dikkate alındığında, sunulan bilgi ve belgelerin başvurunun tescile konu hizmetler bakımından tescile bağlanması durumunda itiraz gerekçesi tanınmış "..." markasına verilecek zararın ya da bu markaların ününden sağlanacak yararın nelerden oluşacağını ve nasıl ortaya çıkacağını göstermede de yeterli olmadığı tespit edilmiştir.
Başvuru itiraz sahibinin ticaret unvan! veya alan adından oluşmadığından 6(6) bendi kapsamında reddi gerektiği iddiası da isabetli görülmemiştir.
..... başvurunun kötüniyetle yapıldığı yöniindeki iddia da somut delillerle ispatlanmadığı gibi, sadece markalar arasındaki benzerlik ve iltibas iddiasına dayandırıldığından ve Kurul'un kanaatine göre, markalar arasındaki benzerlik, diğer başkaca koşullann varlığı aranmakszın, tek başına, kötüniyet iddiasının kabulü için bir kanıt teşkil etmediğinden (aynı yönde bkz. AB Adalet Divanı Genel Mükemesi, 0|/02/2012 tarih, T-291l09 sayılı kararı, para. 90) bu gerekçenin de kabulü mümkün olmamıştır.
Belirtilen nedenlerle işbu itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR ; İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir. " şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 5/1-ç "Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler" marka olarak tescil edilmez.
Buradaki “ayniyet” olgusuyla, “bir markanın tamamen taklit edilmesi” kast edilmektedir. “Ayırt edilemeyecek derecede benzerlik” olgusuyla ise başvuru konusu markanın tescilli markanın birebir aynısı olmamakla birlikte, “ilk bakışta fark edilemeyecek derecede aynı” olan ve bu hususun ispatına dahi gerek duyulmayan, ancak çok dikkatli bir inceleme sonucu farkın anlaşılabileceği ibare ve şekilleri taşıyan işaretler kast edilmektedir (Pril/Pırıl örneği, Sabih Arkan, Marka Hukuku).
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (ortalama düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, farklı sınıf ve/veya alt gruplarda yer alan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının tespitinde, bahse konu mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alınmak suretiyle;
Bu mal veya hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderip gidermediği,
Dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığı,
İkame imkanlarının bulunup bulunmadığı, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunup bulunmadığı,
Benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurup kurmayacağı
hususları göz önünde tutulan kıstaslar arasındadır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU (14.02.2011 tarihli yayınlanan);
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükmü yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
Şekil+ ... TURİZM İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LTD.ŞTİ. ... ...+ (2018/77453)
YAPI MALZEMELERİ MERKEZİ ( ... ibareli diğer markalar)
Bilirkişi heyetinden alınan 02.01.2022 tarihli raporda ÖZETLE; "Davalıya ait ... sayılı ibareli marka ile davacının mesnet gösterdiği “...” markaları arasında her ne kadar taraf markalar görsel ve işitsel olarak benzer olsa da taraf markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin farklı olması nedeniyle 6769 S. SMK m.6/1 anlamında iltibas tehlikesinin oluşmadığı,
Taraf markalar arasında iltibas ihtimali olmadığından davalı başvurusunun, davacının tanınmış olduğu iddia edilen markasından SMK 6/4 ve 6/5 maddesi anlamında haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt ediciliğini zedeleyebileceği koşulların oluşmayacağı,
Dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddiası ispata elverişli delilin dosyada mevcut olmadığı, bununla birlikte bu hususun Sayın Mahkeme’nin takdirinde olduğu,
Taraf markalar arasında iltibas ihtimalinin olmadığından haksız rekabet hükümlerinin de oluşmayacağı,
Aynı şekilde, taraf markalarının SMK m.6/1 kapsamında benzer olmamaları sebebiyle, SMK m.6/6 hükmünün uygulanabilmesi için gereken koşulların oluşmadığı, " şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Mutlak red sebebi açısından ;
Davalının markasının "Şekil + ... TURİZM İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LTD.ŞTİ. YAPI MALZEMELERİ MERKEZİ " şeklinde, davacı markasının ise "... " görselini içermesi karşısında görsel ve sesçil benzerlik oluşmakla beraber bu benzerliğin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak değerlendirilmemesi gerektiği SMK 5-1-ç maddesine göre mutlak red sebebi oluşmadığı;
Nisbi red sebebi açısından;
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "Şekil + ... TURİZM İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LTD.ŞTİ. YAPI MALZEMELERİ MERKEZİ " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak benzerlik oluşsa da mal/hizmet benzerliği oluşmadığından (emtiaların aynı benzer veya ilişkilendirilebilir mahiyette görülmediğinden ) SMK 6/1 maddesindeki iltibas-karıştırılma-benzerlik koşulu gerçekleşmediği;
Davacıya ait "..." markasının taşımacılık alanında tanınmışlığı kabul edilse de bu alanla (sınıfla) aynı, benzer veya ilişkilendirilebilir mahiyette olmayan mal/hizmetlerde davalı başvurusunun yapılmasında, davacının tanınmış markasından " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " hususları ise kanıtlanmadığından SMK 6/5 maddesindeki koşullar da oluşmadığı ;
Davacı tarafın "Şekil + ... TURİZM İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LTD.ŞTİ. YAPI MALZEMELERİ MERKEZİ " ibareli başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı;
Dava konusu "Şekil + ... TURİZM İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LTD.ŞTİ. YAPI MALZEMELERİ MERKEZİ " ibareli marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;
Tüm bu gerekçelerle YİDK kararı doğru olduğundan bilirkişi raporu da benimsenerek davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin düşümü ile bakiye 21,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
3-AAÜT uyarınca 7.375,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı firma vekilinin yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 16/05/2022
E-İmzalıdırE-İmzalıdır