T.C. ... 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/220 Esas - 2022/268
T.C."TÜRK MİLLETİ ADINA"
...
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2022/220 ( Eski esas 2016/423 nolu birleşen dosya)
KARAR NO : 2022/268
HAKİM ...
KATİP :...
DAVACI :....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI :...
VEKİLİ : Av.....
DAVA : Yargılamanın yenilenmesi ve FSEK'e dayalı Hak İhlali Nedeniyle Manevi Tazminat
İLK DAVA TARİHİ : 13/11/2015
YARGILAMANIN
YENİLENMESİ DAVA TARİHİ : 27/06/2019
KARAR TARİHİ :17/10/2022Yazım Tarihi: 07/11/2022
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkilinin facebook’ta yayınladığı resminin izni olmaksızın davalı ... isimli internet sitesinde, akabinde de... ait gazetelerde yer alan bir cinayet haberinde, öldürülen kişinin fotoğrafıymış gibi kullanıldığını, müvekkilinin ilgili yayın kuruluşu ve yayın kuruluşu çalışanı olan muhabirden şikayetçi olmasına rağmen savcılıkça konunun hukuki ihtilaf kabul edilerek takipsizlikle sonuçlandığını, söz konusu haber nedeniyle müvekkilinin haberi okuyanlar tarafından ağır hakaretlere maruz kaldığını, çevresinde küçük düştüğünü, cinayeti işleyen sanığın kendisini de öldürebileceği korkusuyla psikolojisinin bozulduğunu, doğduğundan beri ...’de yaşamasına ve yine ...’de..... Üniversitesi’ni %50 burslu olarak kazanmasına rağmen ...'ya taşınmak zorunda kaldığını, ...’da özel bir üniversite olan ..... Üniversitesi'ne kaydolduğunu, müvekkilinin ailesinin ... taşınabilmek için ...’deki ev ve arabalarını sattıklarını, ...'da kiralık bir eve taşınmak zorunda kaldıklarını, müvekkilinin okul ücreti, ev kirası ve aidatları nedeniyle yaşam kalitesinin düştüğünü, müvekkilinin diğer dosyada davalılar ... ve ajans çalışanı olan muhabir hakkında maddi ve manevi tazminat istemli dava açtığını, bu dava dolayısıyla müvekkilinin kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi zarardan dolayı 20.000 TL tahsilini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir
SAVUNMA ( Birleşen dosyada):
Davalı ....... vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkilinin kendi sistemi ya da internet üzerinde yayınlanan haberlerin tamamı incelendiğinde davacının iddia ettiği gibi bir haberin yayınlanmadığını, gerek dava dilekçesi gerekse dilekçe ekinde sunulan delillerden haberin yayınlandığı gazete haberlerinin belirtildiğini, müvekkilinin haberi yayınladığına ilişkin görsel ya da link’in sunulmadığını ifade ederek davanın reddini talep etmiştir.
... esas sayılı işbu dava dosyası 26/04/2017 tarih ve .... karar sayı ile HMK 166.ncı maddesine göre bağlantı nedeniyle mahkememizin... esas sayılı dosya ile BİRLEŞTİRİLMESİ'ne karar verilerek yargılama 2017/10 esas sayılı dosya üzerinden sonuca bağlanmıştır.
Tanık .... " Ben ...'nin üvey annesiyim..... annesi vefat etmiş, ben daha sonra babasıyla evlendim, ben evlendiğimde üvey kızım 5,5 yaşındaydı, bu olayın olduğu gün kızım lise son sınıfta idi ve üniversite sınavına girmişti, o akşam yani sınava girdiği günün akşamı kızımın arkadaşları kızımı aramış, senin resmini ... internet sitesinde gördük, öldürülen bir kızın resmi olarak senin resmini basmışlar şeklinde haber vermeleri üzerine kızım bana söyledi, ilgili internet sitesini açtık, arkadaşlarının söyledikleri doğru çıkmıştı, değişik gazetelerde de haber vardı, durumu babasına telefonda bildirdim, babası şehir dışında çalışıyordu, ertesi gün kaltığımızda haberin geçtiği gazeteleri de alıp oturduğumuz yere yakın karakola şikayet başvurusunda bulunduk, bu şekilde olay .... intikal etti, avukat tuttuk, avukatımız bizi oyaladı, önceki avukat hakkında yasal işlem başlattık, şikayetçi olduk, kızım bu olay nedeniyle psikolojisi bozuldu, ortam değiştirmek zorunda kaldık, eğitim gördüğü okulun üniversitesini %50 burslu kazanmıştı, %50 de burslu öğrenci olduğu için %100 burslu olarak eğitim görebileceği okula kaydını yaptırmadım, ...'ya geldik, ...'da bir üniversiteye aynı bölüme kaydı yapıldı, bu olay nedeniyle kızım çok üzüntü çekti, arkadaşları arasında alay konusu oldu, olaydan sonra da okuluna gidemedi ve sonrada muhit değiştirdik, ...'ya geldik, .... şikayet olayından sonra haberi yapan gazeteci .... ile telefonla görüştüm, durumun haksızlığını ileri sürdüm, bana fotoğrafı interneti karıştırarak aldığını ifade etti ve ölen kızın ailesiyle görüştüğünü, bunların belalı insan olduğunu, onlarla görüşmeyin şeklinde bana telkinde bulundu, Kızımın haberiyle ilgili tekzip yapılmasını yani haberin düzeltilmesini istediğimde bunun büyütülecek bir şey olmadığını, önemli bir şey olmadığını, yanlışlık olduğunu ifade etti, ayrıca kızım bu olay nedeniyle yukarıda ifade ettiğim gibi arkadaşları arasında alay konusu olup bazı sözlere maruz kaldı, sen yaşıyormusun, helvanı mı yiyeceğiz şeklinde alay konusu olmuştur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık .... "Davacı benim komşum olurdu, aynı binada 6. Katta oturuyordu, yaklaşık 2 sene kadar önce benim aynı yaşta olan kızım Dilan'la arkadaş olan davacı .... sabah saatlerinde bizim eve geldi, ürkek bir biçimde Dilan'ı sordu, kızım Dilan'ın yanına geçti, bana bir şey söylemedi, annesini aradım, annesi bana gazetede başka bir yerde öldürülen bir kadının resminin yerine ....'nin resmini kullanarak gazeteye koyduklarını, bu nedenle şok yaşadığını bana söyledi, bunun üzerine evde bulunan misafirimiz gazete alıp geldi, yanlış hatırlamıyorsam Posta gazetesi idi, ama tam emin değilim, baktığımızda gerçekten ...'nin resmi öldürüldü diye haberi çıkan kadının resminin yerine o resim kullanılmış, .... çocukluğundan beri aynı apartmanda oturuyoruz, ... bu olaydan sonra psikolojisi bozuldu, anmnesi evde yokken yalnız evde kalamıyordu, bir yere gidemez olmuştu, ....'de toros kolejinde okuyordu, bu olaydan sonra arkadaşlarıyla görüşemez olmuştu, annesi de kızının bu durumundan dolayı ...'deki evini satarak ...'ya taşınmak zorunda kaldı, kızının okulunu da ....ya aldırdı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ; (.... Esas sayılı birleşen dosyasında) ; Davacı tarafın facebook sayfasında yer alan kişisel resminin Kahramanmaraş ilinde meydana gelen bir cinayet olayıyla ilgili maktülün (ölen kişi) fotoğrafının davacı fotoğrafı olarak yer alması ve "4 aylık hamile kadını sevgilisi öldürmüş" haber başlığı ile davacı fotoğrafının ....com adlı davalı firmanın internet sitesinde yer aldığı iddiasına bağlı kişilik haklarına yapılan saldırı iddiasına bağlı manevi tazminat isteminin yerinde olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya yansıtılan taraf delilleri ve ilgili yerlerden getirilen belgeler dosya ile birlikte konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir.
(BİRLEŞEN DOSYADA) 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 27/07/2017 tarihli raporda ÖZETLE:"1- Davacının sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğrafının, gerçeğe aykırı bir şekilde, davalı gazeteci tarafından yapılan bir cinayet haberinde maktüle ait resim gibi kullanılmasının, umuma arzının, görsel medya organlarında yayınlanmasının, davacının FSEK. 86. maddeden kaynaklı hakkını ihlal ettiği,
2-Bu şekilde kullanımın, FSEK m.86/II bağlamında “günlük olaylara ilişkin resimlerle, radyo ve filim haberleri” kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla basın özgürlüğü ile ilgisinin bulunmadığı,
3-Dava konusu fotoğrafın yayınlandığı belirtilen .... adresinin, davalıya ait olup olmadığı hususunda sayın Mahkemece teknik bir inceleme yaptırılmasının uygun olacağı,
4-Davaya konu fiilin niteliği ve ağırlığı dikkate alındığında, davacı tarafın manevi tazminat isteminin FSEK md. 86 ve BK md.49 kapsamında yerinde olduğu, ancak manevi tazminatın miktar ve şeklinin tayininin Sayın Mahkememin tensip ve takdirinde olacağı," şeklinde ifade edilmiş; aynı heyette yer alan bilirkişi .... kısmen ayrık olarak " Yukarıdaki fezleke edilen görüşlerine aynen katılıyorum.
Öte yandan 6100 sayılı HMK.'nın 1. maddesinde, "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." denilmiş olup, bilirkişi heyeti görev tanımında ayrıca belirtilmemiş olsa da Sayın Mahkeme'nin eldeki dava özelinde görevli olup olmadığı hususunun ayrıca tartışılması ve olası uzman görüşümüzün bildirilmesinin yararlı olacağı düşünülmüştür. Kuşkusuz görevli ilgili uzmanlık görüşümüz, sadece fikri mülkiyet davaları özelindeki yargı yerinin belirlenmesine yönelik bir perspektif verilmesine ilişkin olacaktır." şeklindeki görüşü ile birlikte ......yukarıdaki asıl dosyadaki GÖREVLi mahkeme hakkındaki görüşünü aynen belirtmiş ve "Açıklanan nedenlerle eldeki dava özelinde ..... görevli olmayıp....'lerinin görevli ve yetkili olduğu düşünülmektedir.Değinilen hususun ayrıca tartışılıp değerlendirilmesini gerekli görmeyen ve/veya ulaşılan sonuca iştirak etmeyen Sayın Çoğunluk'un görüşüne katılmıyorum," şeklinde ifade edildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda; 11/12/2017 tarih ve .... karar sayılı ile; (ASIL DAVADA " davacının 5846 sayılı FSEK 84/1 maddesi çerçevesinde korunan sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğrafının, gerçeğe aykırı bir şekilde, davalı gazeteci tarafından yapılan bir cinayet haberinde, maktüle ait resim gibi kullanılmasının, umuma arzının, görsel medya organlarında yayınlanmasının, davacının FSEK.'in 86. maddeden kaynaklı hakkını ihlal ettiği, bu şekildeki kullanımın, FSEK.'in 86/II maddesi bağlamında “günlük olaylara ilişkin resimlerle, radyo ve filim haberleri” kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davacının ....Üniversitesinin 2014-2015 öğretim yılında grafik tasarım bölümünü %50 burslu olarak kazandığı, buna rağmen....’deki ev ve arabalarını satıp ...’da kiralık bir eve taşındıkları, .... Ünivesitesi'nin iç mimarlık bölümüne 01.09.2014 tarihinde %25 burslu olarak kaydolduğunun kanıtlandığı, her halükarda muhit değişimi, başka okul kaydı, ev kiralanması nedenleri ile toplam 23.110,00 TL. maddi zararının bulunduğunun hesaplandığı, davacının manevi tazminat isteminin FSEK 86 ve BK 49. maddeleri kapsamında yerinde olduğu, zira bir cinayet olayıyla ilgili maktülün fotoğrafında davacıya ait resmin kullanılması nedeniyle yakın çevresindeki okul arkadaşları, komşuları tarafından alay konusu olduğu ve benzeri hor görülme davranışları nedeniyle psikolojik travma yaşadığı, manevi tazminat tutarının davacının psikolojik travma sebebiyle oluşan zararının boyutu, davacının yaşı, yeni bir çevreye uyum duygusunun boyutu, hak ve nesafet ilkeleri gözetilip takdir edildiği gerekçesiyle asıl davada davanın kısmen kabulüne, 5846 Sayılı Kanun'un 86 ncı maddesine aykırı olarak, davacının fotoğrafının izin alınmadan gazetede başka olayda kullanılmasının hak ihlali oluşturduğundan, 23.110,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın, 24.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının fotoğrafının ilgisiz haberde kullanılmasıyla ilgili haberin düzeltilerek davacı fotoğrafının haber arşivinden çıkartılmasına,) ;
(BİRLEŞEN .... esas sayılı davada ise " Davacının fotoğrafının izin alınmadan .... ilinde meydana gelen bir cinayet olayıyla ilgili maktülün (ölen kişi) fotoğrafı" olarak kullanılması nedeniyle yakın çevresindeki okul arkadaşları, komşuları tarafından alay konusu ve benzeri hor görülme davranışlarına maruz kalıp psikolojik travma yaşadığından davacının ailesi ile birlikte mağduriyet yaşadıkları, tanık anlatımları, davacıya ait muhtelif sosyal medya paylaşımlarının suretleri, dosyaya yansıtılan çeşitli gazete haber küpürleri ile anlaşıldığı, Davacı tarafın manevi tazminat isteminin FSEK md. 86 ve BK md.49 kapsamında yerinde olduğu şeklindeki bilirkişi görüşünün bu kısmına iştirak edilerek bir cinayet olayıyla ilgili maktülün (ölen kişi) fotoğrafında davacıya ait resmin kullanılması nedeniyle yakın çevresindeki okul arkadaşları, komşuları tarafından alay konusu ve benzeri hor görülme davranışlarına maruz kalıp psikolojik travma yaşadığından oluşan manevi zarar nedeniyle talep edilen 20.000,00 TL manevi tazminatın (psikolojik travma sebebiyle oluşan zararın boyutu, davacının yaşı, yeni bir çevreye uyum duygusunun boyutu, hak ve nesafet ilkeleri gözetilip takdir edilmiştir.) 24.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı firmadan alınıp davacıya verilmesine " şeklinde gerekçe ile;
"6- Mahkememizin.... Esas sayılı dosyasıyla ilgili açılan davanın KABULÜNE,
7- 5846 Sayılı Kanunun 86 ncı maddesine aykırı olarak davacının fotoğrafının izin alınmadan davalıya ait internet sitesinde başka bir olayla ilgili kullanılması hak ihlali oluşturduğu ve bu nedenle oluşan manevi zarar nedeniyle talep edilen 20.000,00 TL manevi tazminatın 24.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı firmadan alınıp davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara yönelik (asıl davada davalılar .... ile ) davalı ..... tarafından istinaf yoluna gidilmiştir.
....nin 14/02/2019 tarih ve ... Karar sayı ile ÖZETLE " 1-.......... Davacının maddi tazminat talebinde bulunabilmesi için olay nedeniyle duyduğu elem ve keder haricinde, şehir ve okul değiştirmesini zorunlu kılan, uygun, makul ve inandırıcı delillerini ortaya koyması gerekir. Somut olayda ise davacı, Toros Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Grafik Tasarım Bölümü yerine, Çankaya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İç Mimarlık Bölümüne kaydını yaptırmış ise de meslek yüksek okulu yerine mühendislik fakültesinde, yani daha iyi bir bölümde okumayı tercih etmesinin, sadece dava konusu haksız fiil nedeniyle olduğu yönünde, inandırıcı bir delil sunamamıştır. Dolayısıyla maddi tazminat talebinin, olay ile zarar arasında illiyet bağının ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, Dairemizce asıl davada davalı ..... vekilinin maddi tazminat talebine ilişkin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.
2- Yine Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Manevi zarar, kişinin duygusal dengesini bozan, yaşama sevincini, yaşama keyfini azaltan, panik, korku, dehşet, yas, öfke, iğrenme, elem, küçük düşme, utanç duyma, moralsizlik, tedirginlik, ümitsizlik, yalnızlık hissi, aşağılık hissi, hayal kırıklığı gibi olumsuz duygusal sarsıntılar ve/veya fiziksel acılardır (....). Manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda ise manevi tazminat koşullarının gerçekleştiği yönündeki ilk derece mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik yok ise de, mahkemece asıl davada hükmedilen manevi tazminat tutarı, olayın oluş şekli, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davalıların kamuoyunu doğru ve aynı zamanda hızlı bilgilendirme yükümlülükleri ve kusur durumu gözetildiğinde, hakkaniyete uygun görülmemiştir. Yapılan tüm bu açıklamalar çerçevesinde Dairemizce, davacı yararına 15.000,00 TL tutarında manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği düşünülmüş, asıl davada davalı .... vekilinin, bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun da kabulü gerekmiştir.
3- Birleşen davada davalı ..... vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; davalı vekili birleşen davada, dava konusu haberin müvekkili şirkete ait internet sitesinde yayınlanmadığını savunmuş, mahkemece de davalının meydana gelen manevi zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak birleşen davada davacının bu konudaki iddiası, sadece 24 Mart 2014 tarihinde sosyal medya hesabı üzerinden, .... isimli şahıs ile yaptığı yazışma suretine dayanmaktadır. Bu haberin davalıya ait internet adresinde yayınlandığı hakkında anılan yazışmanın dışında, davacı tarafça üvey annesinin tanık beyanından başkaca bir delil de gösterilmemiştir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda ise bu link üzerinden arama yapıldığında, dava konusu habere ulaşılamadığı gibi davacıya ait herhangi bir görselin de bulunmadığı bildirilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, birleşen davada dava konusu haberin, davalının internet sitesinde yayınlandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğu görülmemiştir.
HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce birleşen davada davalı..... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
..........
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1- Asıl davada davalı...... vekili ile birleşen davada davalı ... ..... vekilinin istinaf başvurularının.... sayılı kararın KALDIRILMASINA,
.............
13-Birleşen ... Esas sayılı dosyasıyla ilgili açılan davanın REDDİNE,
....... Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/02/2019 tarihinde asıl davada verilen hüküm yönünden HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık, birleşen davada verilen hüküm yönünden HMK.'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere " şeklinde karar karar verilmiştir.
YENİ DAVA ; ( Yargılamanın Yenilenmesi ve FSEK'e dayalı Hak İhlali Nedeniyle Manevi Tazminat)
Birleşen dosya ( kesinleşen ) hakkında Davacı vekili tarafından bu kez 27/06/2019 tarihli yargılamanın yenilenmesi TALEP dilekçesinde ÖZETLE " Davacı, haberi ve fotoğrafının izinsiz kullanıldığını ilk kez davalı internet haber sitesinde görmüştür. Yaklaşık 20 tane gazetede daha sözkonusu haberin yapıldığını görmüş ve haberi yapan ... Kahramanmaraş muhabiri Mücahit Yolcu hakkında ... ... suç duyurusunda bulunmuş ancak savcılık hukuki ihtilaf olması nedeniyle takipsizlik kararı vermiştir.
Bu şikayetden sonra haber davalı ... haberi ve müvekkilin fotoğrafını internet sitesinde silmiştir. Bu nedenle link ile habere ulaşılamamaktadır.
Müvekkilin fotoğrafının dava konusu haberde kullanıdığının ekran görüntüsü PDF uzantılı olarak kaydedilerek indirilmiş ve çıktısı alınmıştır.
Müvekkilin bilgisayarı 2016 yılında çökünce bilgisayarı götürdüğü tamirci tüm bilgileri müvekkilin harddiskine kopyalamıştır, ancak müvekkil yargılama aşamasında hardiskini ve ekran görüntüsünü kaybettiğinden dosyaya delil olarak sunamamıştır.
Müvekkil ve ailesi müvekkilin .... Üniversitesi’ni kazanması nedeniyle ...’deki evlerini kiraya verip eşyalarını da bir odasına doldurarak ...’ya taşınmışlardır.
Müvekkil dava konusu haber görüntüsünün çıktısını bulmuş ancak güçlü bir delil olamayacağından yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurmak istememiştir.
Müvekkil ve ailesi 2019 yılında .... bayramında....'e gittiklerinde eşyalarını koydukları odayı havalandırırlarken müvekkil harddiski bulmuştur ve dava konusu haberi PDF uzantılı olarak indirdiğini fark etmiş ve yargılamanın yenilenmesi yoluna gitmek istemiştir.
Dosyaya sunduğumuz ekran görüntüsü incelendiğinde haberde kullanılan fotoğrafın müvekkile ait olduğu ve okuyucuların müvekkile küçük düşürücü ve hakaret dolu sözler söyledikleri anlaşılmaktadır.
Ekran görüntüsünün en alt kısmında haberin davalının internet haber sitesinde yayınlandığına ilişkin ibareler yer almaktadır ve okuyucular yorumlarda bulunmuşlardır.
Yukarıda belirtilen nedenlerle sunulan yeni deliller ışığında yargılamanın yeniden yapılarak davamızın kabulune karar verilmesi,
Dava konusu haberde müvekkilin fotoğrafının izinsiz kullanılması sonucu müvekkilin yaşamış olduğu derin üzüntü, keder, psikolojik sarsıntı ve dehşet nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı yandan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederim. " şeklinde dilekçe ile yargılamanın yenilenmesini istemiştir.
Bu talep HMK 378.nci maddeye göre ilk önce .... ce değerlendirilmesi talep edilmiş (kesin kararı veren) ise de .... tarafından Yargılamanın iadesine mahkememizce bakılacağı yönünde emsal uygulama yazısı (5 Asliye Ticaret Mah.) eklenilerek 02/07/2019 tarihli yazı ile "Birleşen .... Esas sayılı dosyasıyla ilgili açılan davanın REDDİNE," karar örneği ile birlikte dosya mahkememize gönderilmiştir.
Birleşen dosya hakkında " YARGILAMANIN YENİLENMESİ" istemli bir dava olduğundan ve Asıl dosya olan .... Esas sayılı dosya İstinaf kararı sonucu Yargıtay'a temyizen gönderildiğinden birleşen.... Esas sayılı (kesinleşen) dosya açısından UYAP sistemi yeni bir esas numarası vermediğinden ... esas sayılı dosya üzerinden duruşma günü verilip yargılamanın yenilenmesi işlemine bu dosya üzerinden yürütülmesine devam edilmiştir. (Uyap sistemi tefrik hususuna izin verip vermediği Yazı İşleri Müdürü tarafından gerekli araştırma yapılarak izin verdiği takdirde bu dosyanın tefriki ve yeni esas üzerinden işlem yapılması sonradan değerlendirilmek üzere)
Mahkememizce de taraf vekilleri (davalı vekiline talep dilekçesi de gönderilerek) HMK 379.ncu madde kapsamında ön inceleme duruşmasına davet edilmişlerdir.
Mahkememizin .... Esas sayılı birleşen dava dosyası açısından yargılamanın yenilenmesi talep dilekçesi, buna yönelik cevap dilekçesi okunduğunda taraf vekilleri iddia ve cevap dilekçelerini ("Somut olayda yargılamanın iadesi koşulları oluşmamıştır. Sonradan ortaya çıkmış veya elde edilmiş bir delil bulunmadığından davacının kötü niyetli, haksız ve hakkaniyete aykırı başvurusunun reddi gerekmektedir. Sözkonusu görselin delil olarak kabul edilmesi hukuka aykırı olacaktır. Haberin url linki gözükmediği gibi müvekkil şirketin logosu dahi yoktur. Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ile davacının yargılamanın iadesi talebinin haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle reddine," şeklinde ) tekrar etmiştir..
Davacı vekilince EK-1 şeklindeki yeni sunulan delil üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, bilirkişi heyeti tarafından 25/02/2020 tarihli rapor (aşağıda özetlenen) sunulmuştur.
Mahkememizce yargılama sonunda ise ; 07/10/2020 tarih ve.... Esas sayılı birleşen dava dosyası açısından ... kararı ile verilen red kararının iptali ile YARGILAMANIN İADESİNE,
2-Birleşen .... Esas sayılı dosyada açılan davanın KABULÜ ile, davacı tarafça talep edilen 20.000,00 TL manevi tazminatın 24/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı firmadan alınıp davacıya verilmesine,
....vekalet ücreti ile yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,"şeklinde karar verilmiştir.
(Bu arada Asıl dosya yönünden verilen karar temyiz üzerine .... kararının ONANDIĞI ve kararın kesinleştiği ise daha sonra tespit edilmiştir.)
Bu karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna gidilmekle; ....Karar sayı ile ÖZETLE " .....Somut olayda davacı vekilinin, birleşen davada yargılamanın iadesi talebi üzerine, ilk derece mahkemesince duruşma açılmış ise de, yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçe, ayrı bir dava olarak esasa kaydedilmeyip, yargılamanın iadesi istenilen davanın esas ve karar numarası ile ek karar niteliğinde karar verilmiştir. Bu durum, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde yasaya uygun olmayıp, ilk derece mahkemesince usulüne uygun bir biçimde yargılamanın iadesi dilekçesinin yeni bir dava olarak esasa kaydı ile açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler çerçevesinde işin esasının incelenmesi gerektiğinden, birleşen davada davalı .......5555555555. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince, birleşen davada davalı .... vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile.... sayılı EK KARARIN KALDIRILMASINA;
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE ...." şeklinde KESİN kararı ile dosya yeniden mahkememize gelmiştir.
HUKUKİ DÜZENLEME
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU ;
374. maddesinde; Yargılamanın iadesinin kesin ve kesinleşmiş hükümlere karşı istenebileceği,
375. Maddesinde: Yargılamanın iadesi sebepleri: (1)
".......
ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.
...............................................",
377.nci maddesinde Yargılamanın iadesi süresi olarak;(1)
"c) Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı,
ç) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı, tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır." ,
378.nci maddede " (1) Yargılamanın iadesi talebini .... dilekçe, kararı veren mahkemece incelenir.
(2) Mahkeme, dayanılan sebebin niteliğine göre yargılamanın iadesi talebinde bulunandan karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılayacak uygun bir miktar teminat göstermesini isteyebilir. ",
379.ncu maddede (Talebin ön incelemesi ) " (1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra;
a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını,
b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını,
c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler.
(2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder.",
380.nci maddesinde "İnceleme sonunda, dayanılan yargılamanın iadesi sebebi sabit görülürse, yeniden yargılama yapılarak ortaya çıkacak duruma göre verilmiş olan karar onanır veya kısmen yahut tamamen değiştirilir. "hükmü yanında;
...
Madde 20 "Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. ",
5187 sayılı BASIN KANUNU:
Madde 3 "Basın özgürdür. Bu özgürlük; bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını içerir.
Basın özgürlüğünün kullanılması ancak demokratik bir toplumun gereklerine uygun olarak; başkalarının şöhret ve haklarının, toplum sağlığının ve ahlâkının, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği ve toprak bütünlüğünün korunması, Devlet sırlarının açıklanmasının veya suç işlenmesinin önlenmesi, yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla sınırlanabilir."
Madde 13 (Hukuki sorumluluk)"Basılmış eserler yoluyla işlenen fiillerden doğan maddî ve manevî zararlardan dolayı süreli yayınlarda, eser sahibi ile yayın sahibi ve varsa temsilcisi, süresiz yayınlarda ise eser sahibi ile yayımcı, yayımcının belli olmaması halinde ise" basımcı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Bu hüküm, süreli veya süreli olmayan yayınlarda yayın sahibi, marka veya lisans sahibi, kiralayan, işleten veya herhangi bir sıfatla yayımlayan, yayımcı gibi hareket eden gerçek veya tüzel kişiler hakkında da uygulanır. Tüzel kişi şirketse, anonim şirketlerde yönetim kurulu başkanı, diğer şirketlerde en üst yönetici, şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Zararı doğuran fiilin işlenmesinden sonra yayının her ne surette olursa olsun devredilmesi, başka bir yayınla birleştirilmesi veya sahibi olan gerçek veya tüzel kişinin herhangi bir surette değişmesi halinde, yayını devir alan, birleşen ve her ne surette olursa olsun yayın sahibi gibi hareket eden gerçek ve tüzel kişiler ve anonim şirketlerde yönetim kurulu başkanı, diğer şirketlerde üst yönetici, bu fiil nedeniyle hükmedilecek tazminattan birinci ve ikinci fıkrada sayılanlarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur."
5846 sayılı FİKİR ve SANAT ESERLERİ KANUNU :
Madde 2/3 "Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserlerinin" ilim edebiyat eseri;
Madde 4/5 "estetik değere sahip fotoğrafik eserlerlerin" güzel sanat eseri olduğu,
Eser sahiplerinin FSEK 14-17 .nci maddelerde manevi hakları (umuma arz, adın belirtilmesi, eserde değişiklik yapılmasını men etmek, zilyet ve malik karşı eserden yararlanma, eseri isteme), 21-25.nci maddelerde de mali hakları (işlemek, çoğaltmak, yaymak, temsil, umuma iletim) bulunduğu,
Madde 84 "Bir işareti, resim veya sesi, bunları nakle yarıyan bir alet üzerine tesbit eden veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse, aynı işaretin, resmin veya sesin 3 üncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını veya yayımlanmasını menedebilir.
Tevacüz eden tacir olmasa bile birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında haksız rekabete mütaallik hükümler uygulanır.
Eser mahiyetinde olmıyan her nevi fotoğraflar, benzer usullerle tesbit edilen resimler ve sinema mahsulleri hakkında da bu madde hükmü uygulanır."
Madde 86 "Eser mahiyetinde olmasalar bile, resim ve portreler tasvir edilenin, tasvir edilen ölmüşse 19 uncu maddenin birinci fıkrasında sayılanların muvafakati olmadan tasvir edilenin ölümünden 10 yıl geçmedikçe, teşhir veya diğer suretlerle umuma arzedilemez.
Birinci fıkradaki muvafakatin alınması:
1. Memleketin siyasi ve içtimai hayatında rol oynıyan kimselerin resimleri;
2. Tasvir edilen kimselerin iştirak ettiği geçit resmi veya resmi tören yahut genel toplantıları gösteren resimler;
3. Günlük hadiselere mütaallik resimlerle radyo ve filim haberleri; için şart değildir.
Birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanununun 49 uncu maddesi ile koşulları varsa, Türk Ceza Kanununun 134, 139 ve 140 ıncı maddeleri hükümleri uygulanır.
Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hâllerde de Türk Medenî Kanununun 24 üncü maddesi hükmü saklıdır." hükmü ,
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU;
Madde 1 "Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır.
Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hâkim, örf ve âdet hukukuna göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir.
Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Madde 4 "Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir."
Madde 5 " Bu Kanun ve Borçlar Kanununun genel nitelikli hükümleri, uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır."
Madde 24 "Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir.
Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır. "
Madde 25/1-2 "Davacı, hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir.
Davacı bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir." hükmü,
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU ;
Madde 49 "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de,bu zararı gidermekle yükümlüdür."
Madde 56/1 " Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir."
(Haksız rekabet) Madde 57 "Gerçek olmayan haberlerin yayılması veya bu tür ilanların yapılması ya da dürüstlük kurallarına aykırı diğer davranışlarda bulunulması yüzünden müşterileri azalan veya onları kaybetme tehlikesiyle karşılaşan kişi, bu davranışlara son verilmesini ve kusurun varlığı hâlinde zararının giderilmesini isteyebilir." hükmü yer almaktadır.
DEĞERLENDİRME;
Taraflar arasındaki Uyuşmazlık "Birleşen .... Esas sayılı dosya ile ilgili açılan davanın reddine," yönelik ... tarafından kesin olarak verilen dava dosyasına ilişkin yargılamanın yenilenmesi istemli bir dava olduğu tespit edilmiştir.
Davaya konu edilen Birleşen....esas dosya hakkında (...'a gönderilen... esas sayılı asıl dosya içinde olması nedeniyle ) daha önce UYAP sistemi esasa kayıt izin vermediğinden sonraki aşamada dosyanın gelmesi, ve .... karar sayılı KESİN ilamı ile dosya tekrar mahkememize geldiğinden bu kez dosya ayrı esasa kayıt yapılarak taraflar duruşmaya yeniden davet edilmişlerdir.
Gelen taraf vekillerine Yargılanmanın yenilenmesine yönelik talep dilekçesi ve davalı taraf vekilinin buna yönelik cevap dilekçesi okunarak diyecekleri sorulmuştur.
Davacı vekili: "Yargılanmanın yenilenmesi dilekçemizi tekrar ediyorum ,( ayrıca Yazılı beyanlarımızı tekrarla yargılamanın yenilenmesini ve davanın kabulünü talep ederim ) " şeklinde;
Davalı firma vekili ise : "Somut olayda yargılanmanın yenilemesi koşulları oluşmamıştır, talebin reddini talep ediyorum, ( ayrıca Yazılı beyanlarımızı tekrarla, yargılamanın yenilenmesini reddini ve nihayetinde davanın reddine karar verilmesini talep ediyorum ) " şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Davacı tarafça dava dilekçesi ile birlikte Ek 1 şeklinde sunulan yeni delil "Hardisk" üzerinde bilirkişi heyetinin düzenlediği 25/02/2020 tarihli raporda ÖZETLE " 1- Davacının EK-1 delil olarak sunduğu görselin, kendisine ait olan ve dosyaya sunduğu harici harddisk içerisinde “ .... ” dizininde ve “4 Aylık Hamile Kadını Sevgilisi Öldürmüş Haberi ve Son Dakika Haberler ....pdf” ismi ile yer aldığı,
2-...isimli dizinin altındaki dosyaların tamamının 27.12.2016 tarihinde hard diske kopyalandığı, o nedenle oluşturulma (created) tarihinin 27.12.2016 olarak göründüğü ancak değiştirilme (modified) tarihinin 25.03.2014 olduğu, yani 25.03.2014 tarihinden sonra PDF üzerinde bir değişiklik yapılmadığı,
3- Bilgisayardan alınan kopyanın tamamı incelendiğinde dosya dizin yapısı zaman damgaları ve dosya oluşturulma tarihlerinin hayatın olağan akışı ile uyumlu olduğu ancak dosyanın ilk kaydedilen konumdan 27.12.2016 tarihinde taşınarak incelenen diske kopyalandığı, orijinal kayıt ortamından taşındığı için bu kayıt ortamının delillendirilmesi gerektiği aksi halde dijital delil bütünlüğünün istismara açık olduğunun değerlendirilmekte olduğu,
4- Davalıya ait ....” sayfanın daha önce bahsedilen dinamik web sayfası özellikleri taşıdığı, ...’in dinamik ve CSS alt rutinlerini taklit edebilecek sayfa yapısı üretme tekniklerinin kullanıldığına dair bir emare olmaması, sayfayı taklit etmek için ciddi bir teknik altyapı ve araçların kullanılması gerektiği,
5- PDF dokümanında görseli verilen sayfanın çeşitli yerlerinde “...” isminin görüldüğü, incelenen sayfadaki haber yapısının davalı haber sayfasının yapısı ile uyumlu olduğu ve aynı zamanda incelenen diskte dosya dizin yapısı zaman damgaları ve dosya oluşturulma tarihlerinin hayatın olağan akışı ile uyumlu olduğu ;bu nedenle görüntünün davalının web sayfasından alınarak kaydedilmiş olabileceği kanaati oluşmuş olduğu,
6- Davalının eyleminin hukuka aykırı nitelikte olduğu, davacının manevi tazminat talebinin FSEK 86. , MK 24,25. maddeler ve BK 58. Madde kapsamında yerinde olduğu, manevi tazminat miktarının ve şeklinin tayininin sayın mahkemenin takdir yetkisinde olduğu " şeklinde ifade edilmiştir.
(Talebin Ön İncelemesi);
Davacı tarafın yargılamanın iadesi talebi, HMK 379.maddesi kapsamında değerlendirildiğinde ;
"1-Yargılamanın iade talebinin kanuni süre içerisinde olduğunun tespitine,
2-Yargılamanın iadesine konu olan hükmün ....Esas sayılı birleşen dosya ile ilgili mahkememizce kabul kararına yönelik ... Karar sayılı kesinleşen kararına yönelik olduğunun tespitine,
3-Davacı tarafça Ek 1 şeklinde sunulan davalı firmanın internet sitesinde yayınlanan haber çıktısına ait yeni delilin HMK 375/1-ç maddesinde belirtilen yeni delil olduğunun ve bu hususun yargılamanın iade sebebi olduğunun tespitine,
Ve bu açılardan yargılamanın iade koşullarının oluştuğunun tespiti ile yargılamanın yenilenmesine " karar verilmiştir.
GEREKÇE ;
Davacı taraf facebook sayfasında yer alan kişisel resminin Kahramanmaraş ilinde meydana gelen bir cinayet olayıyla ilgili maktülün (ölen kişi) fotoğrafının davacı fotoğrafı olarak yer alması ve "4 aylık hamile kadını sevgilisi öldürmüş" haber başlığı ile davacı fotoğrafının ....com adlı davalı firmanın internet sitesinde yer aldığından kişilik haklarına yapılan saldırıya bağlı manevi tazminat istemde bulunmuştur.
Mahkememizce daha önceden 11/12/2017 tarih ve ...... Sayılı kararla " birleşen... esas sayılı davada davanın kabulüne, 5846 Sayılı Kanun'un 86 ncı maddesine aykırı olarak, davacının fotoğrafının izin alınmadan davalıya ait internet sitesinde başka bir olayla ilgili kullanılmasının hak ihlali oluşturması nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminatın 24.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline" yönelik karar hakkında davalının istinaf yoluna gitmesi üzerine .... Karar sayı ile "dava konusu haberin, davalının internet sitesinde yayınlandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle ..... Birleşen ... Esas sayılı dosyasıyla ilgili açılan davanın REDDİNE, " şeklinde KESİN karar verilmiştir.
Davacı vekilinin yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde geçen davacının kişisel görüntülerinin yer aldığı hardiskin yeni delil olarak ele geçtiği ifade edilmekle bu kapsamda bilirkişi heyetinden alınan 25/02/2020 tarihli raporda " Davacının EK-1 delil olarak sunduğu görselin, kendisine ait olan ve dosyaya sunduğu harici harddisk içerisinde “ ...>> Documents ” dizininde ve “4 Aylık Hamile Kadını Sevgilisi Öldürmüş Haberi ve Son Dakika Haberler ....” ismi ile yer aldığı,
....isimli dizinin altındaki dosyaların tamamının 27.12.2016 tarihinde hard diske kopyalandığı, o nedenle oluşturulma (created) tarihinin 27.12.2016 olarak göründüğü ancak değiştirilme (modified) tarihinin 25.03.2014 olduğu, yani 25.03.2014 tarihinden sonra PDF üzerinde bir değişiklik yapılmadığı,
Bilgisayardan alınan kopyanın tamamı incelendiğinde dosya dizin yapısı zaman damgaları ve dosya oluşturulma tarihlerinin hayatın olağan akışı ile uyumlu olduğu ancak dosyanın ilk kaydedilen konumdan 27.12.2016 tarihinde taşınarak incelenen diske kopyalandığı, orijinal kayıt ortamından taşındığı için bu kayıt ortamının delillendirilmesi gerektiği,
Davalıya ait ...” sayfanın daha önce bahsedilen dinamik web sayfası özellikleri taşıdığı, ....’in dinamik ve CSS alt rutinlerini taklit edebilecek sayfa yapısı üretme tekniklerinin kullanıldığına dair bir emare olmaması, sayfayı taklit etmek için ciddi bir teknik altyapı ve araçların kullanılması gerektiği,
PDF dokümanında görseli verilen sayfanın çeşitli yerlerinde “...” isminin görüldüğü, incelenen sayfadaki haber yapısının davalı haber sayfasının yapısı ile uyumlu olduğu ve aynı zamanda incelenen diskte dosya dizin yapısı zaman damgaları ve dosya oluşturulma tarihlerinin hayatın olağan akışı ile uyumlu olduğu ;bu nedenle görüntünün davalının web sayfasından alınarak kaydedilmiş olabileceği kanaati oluşmuş olduğu,
Davalının eyleminin hukuka aykırı nitelikte olduğu, davacının manevi tazminat talebinin FSEK 86. , MK 24,25. maddeler ve BK 58. Madde kapsamında yerinde olduğu," şeklinde özetlenen görüş ve kanaata mahkememizce de aynı gerekçelerle iştirak edilerek ;
"Birleşen.... Esas sayılı dosyasıyla ilgili açılan davanın REDDİNE," şeklinde kesinleşen dava dosyasına süresi içinde HMK 375/1-ç maddesindeki " Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması." hükmünden hareketle yeni delil sunulduğu, bu delilin de HMK 377/1-c maddesine göre ( 3 ay ya da 10 yıl olarak belirlenen) süresinde dava dilekçesi ile ibraz edildiği sonucuna varıldığı;
Diğer yönden davacıya ait fotoğrafın davalı firmanın internet sayfasında "... >> ... ” dizininde ve “4 Aylık Hamile Kadını Sevgilisi Öldürmüş Haberi ve Son Dakika Haberler ... ismi ile yer aldığı, " şeklinde yayınlandığına yönelik bir uzman heyetin hardisk çözümüne ait bir delil olduğundan ve bu delil daha önce.... kararı ile kesinleşen karardaki yargılamadan önce elde edilemediğinden.... Karar sayı ile ile verilen " davanın reddi" kararının iptali ile yargılamanın iadesine karar vermek gerektiği sonucuna varılmıştır.
Daha önceden kesin verilen " Davanın reddi" şeklindeki kararla ilgili Yargılamanın iadesi kararı verildiğinden bu kez gerek iadeye konu kararın kesinleşmeden önceki sunulan ve gerekse de yargılamanın iadesi davası aşamasında sunulan EK 1 delili ve bu delilin yani hardiskin çözümüne dair bilirkişi rapor deliline de bakılarak değerlendirme yapıldığında ;
(Tanık ....nin üvey annesiyim. Öz annesi vefat etmiş, ben daha sonra babasıyla evlendim, ben evlendiğimde üvey kızım 5,5 yaşındaydı, bu olayın olduğu gün kızım lise son sınıfta idi ve üniversite sınavına girmişti, o akşam yani sınava girdiği günün akşamı kızımın arkadaşları kızımı aramış, senin resmini ... internet sitesinde gördük, öldürülen bir kızın resmi olarak senin resmini basmışlar şeklinde haber vermeleri üzerine kızım bana söyledi, ilgili internet sitesini açtık, arkadaşlarının söyledikleri doğru çıkmıştı, değişik gazetelerde de haber vardı, durumu babasına telefonda bildirdim, babası şehir dışında çalışıyordu, ertesi gün kaltığımızda haberin geçtiği gazeteleri de alıp oturduğumuz yere yakın karakola şikayet başvurusunda bulunduk,........" şeklindeki anlatımı,
Tanık Songül Vural'ın : "Davacı benim komşum olurdu, aynı binada 6. Katta oturuyordu, yaklaşık 2 sene kadar önce benim aynı yaşta olan kızım Dilan'la arkadaş olan davacı... sabah saatlerinde bizim eve geldi, ürkek bir biçimde Dilan'ı sordu, kızım Dilan'ın yanına geçti, bana bir şey söylemedi, annesini aradım, annesi bana gazetede başka bir yerde öldürülen bir kadının resminin yerine ...'nin resmini kullanarak gazeteye koyduklarını, bu nedenle şok yaşadığını bana söyledi, bunun üzerine evde bulunan misafirimiz gazete alıp geldi, yanlış hatırlamıyorsam Posta gazetesi idi, ama tam emin değilim, baktığımızda gerçekten ....nin resmi öldürüldü diye haberi çıkan kadının resminin yerine o resim kullanılmış,................"şeklindeki anlatımlar;
3 kişilik bilirkişi heyetinden daha önce alınan ve mahkemece de aynı gerekçelerle benimsenen 27/07/2017 tarihli raporda geçen :"1- Davacının sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğrafının, gerçeğe aykırı bir şekilde, davalı gazeteci tarafından yapılan bir cinayet haberinde maktüle ait resim gibi kullanılmasının, umuma arzının, görsel medya organlarında yayınlanmasının, davacının FSEK. 86. maddeden kaynaklı hakkını ihlal ettiği,
2-Bu şekilde kullanımın, FSEK m.86/II bağlamında “günlük olaylara ilişkin resimlerle, radyo ve filim haberleri” kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla basın özgürlüğü ile ilgisinin bulunmadığı,
3-Dava konusu fotoğrafın yayınlandığı belirtilen ....
-sevgilisi-oldurmus-.... adresin, davalıya ait olup olmadığı hususunda Sayın Mahkemece teknik bir inceleme yaptırılmasının uygun olacağı,
4-Davaya konu fiilin niteliği ve ağırlığı dikkate alındığında, davacı tarafın manevi tazminat isteminin FSEK md. 86 ve BK md.49 kapsamında yerinde olduğu, ancak manevi tazminatın miktar ve şeklinin tayininin Sayın Mahkememin tensip ve takdirinde olacağı," şeklindeki görüş ve düşünce;
Yine bilirkişi heyetinden alınan ve mahkemece de aynı gerekçelerle benimsenen 25/02/2020 tarihli raporda " Davacının EK-1 delil olarak sunduğu görselin, kendisine ait olan ve dosyaya sunduğu harici harddisk içerisinde “ ....Documents ” dizininde ve “4 Aylık Hamile Kadını Sevgilisi Öldürmüş Haberi ve Son Dakika Haberler ...” ismi ile yer aldığı,
MELİSA isimli dizinin altındaki dosyaların tamamının 27.12.2016 tarihinde hard diske kopyalandığı, o nedenle oluşturulma (created) tarihinin 27.12.2016 olarak göründüğü ancak değiştirilme (modified) tarihinin 25.03.2014 olduğu, yani 25.03.2014 tarihinden sonra PDF üzerinde bir değişiklik yapılmadığı,
Bilgisayardan alınan kopyanın tamamı incelendiğinde dosya dizin yapısı zaman damgaları ve dosya oluşturulma tarihlerinin hayatın olağan akışı ile uyumlu olduğu ancak dosyanın ilk kaydedilen konumdan 27.12.2016 tarihinde taşınarak incelenen diske kopyalandığı, orijinal kayıt ortamından taşındığı için bu kayıt ortamının delillendirilmesi gerektiği,
Davalıya ait ....” sayfanın daha önce bahsedilen dinamik web sayfası özellikleri taşıdığı,...in dinamik ve CSS alt rutinlerini taklit edebilecek sayfa yapısı üretme tekniklerinin kullanıldığına dair bir emare olmaması, sayfayı taklit etmek için ciddi bir teknik altyapı ve araçların kullanılması gerektiği,
PDF dokümanında görseli verilen sayfanın çeşitli yerlerinde “...” isminin görüldüğü, incelenen sayfadaki haber yapısının davalı haber sayfasının yapısı ile uyumlu olduğu ve aynı zamanda incelenen diskte dosya dizin yapısı zaman damgaları ve dosya oluşturulma tarihlerinin hayatın olağan akışı ile uyumlu olduğu ;bu nedenle görüntünün davalının web sayfasından alınarak kaydedilmiş olabileceği kanaati oluşmuş olduğu,
Davalının eyleminin hukuka aykırı nitelikte olduğu, davacının manevi tazminat talebinin FSEK 86. , MK 24,25. maddeler ve BK 58. Madde kapsamında yerinde olduğu," şeklinde özetlenen görüş ve düşünceler ;
Birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde ;
Davacı tarafın genç bir kız olarak çektirdiği bir fotoğrafını ... adlı internet sitesinde oluşturduğu kişisel hesabına kişisel tanıtım resmi olarak yüklediği, bu fotoğrafın (resmin) kişisel ve ÖZEL görüntü pozu içerdiği, ve daha sonra da çeşitli gazete ve internet sitelerinde "...ilinde meydana gelen bir cinayet olayıyla ilgili maktülün (ölen kişi) fotoğrafı " olarak kullanılan fotoğrafın davacıya ait fotoğraf olduğu, bu fotoğrafında davalı internet haber sitesinde aynı şekilde haber olarak yayınlandığı dosyaya yansıtılan davacı tarafın karakol beyanı, tanık ifadeleri , fotoğraf görselleri, kesin karardan önceki 27/07/2017 tarihli bilirkişi raporu içeriği ve yargılamanın iadesi aşamasında alınan 25/02/2020 tarihli bilirkişi heyet rapor ile anlaşıldığı ;
... adlı internet sitesine ise kişisel hesapla bu siteye kayıtlı olan ve şifre ile girilebilen bir haberleşme - sosyal paylaşım sitesi olduğu dosyaya yansıtılan gerek bilirkişi raporları içeriği, gerekse de ihtisas mahkemesi hakimlik mesleğinin genel tecrübesi ile anlaşılmaktadır.
Davacı tarafın Facebook adlı sitenin kişisel hesabındaki fotoğrafı ( resmi ) bilirkişi raporlarındaki tespitler ile 5846 sayılı kanunun 2/3 maddesi anlamında ilim edebiyat eseri , 4/5 maddesi anlamında da güzel sanat eseri olarak korunmasa da ; 5846 sayılı FSEK 84/1 maddesinde fotoğraf veya resim sahibinin " Bir işareti, resim veya sesi, bunları nakle yarıyan bir alet üzerine tesbit eden veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse, aynı işaretin, resmin veya sesin 3 üncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını veya yayımlanmasını menedebilir." demek suretiyle tıpkı eser sahibinin mali hakları arasında olan çoğaltma ve yayma hakkı (aynı zamanda men hakkı) da eser olmasa bile fotoğraf veya resim sahibine de tanındığı; . Yine FSEK 86/1 maddesinde de "Eser mahiyetinde olmasalar bile, resim .........muvafakati olmadan ........, teşhir veya diğer suretlerle umuma arzedilemez." denilerek eser sahibinin manevi hakları arasında olan umuma arz, mali hakları arasında temsil (teşhir-gösterme ) hakkı (aynı zamanda men hakkı) da eser olmasa bile fotoğraf veya resim sahibine de tanındığı sonucuna varılmaktadır. Buna göre;
Dosyaya yansıtılan delillere göre davalıya ait ilgili internet sayfasında geçen ".... ilinde meydana gelen bir cinayet olayıyla ilgili maktülün (ölen kişi) fotoğrafı " olarak kullanılan fotoğrafın davacıya ait .... sayfasındaki kişisel resim (fotoğrafı) olduğu davacının karakol ifadesi, tanıkların ifadeleri, gazete ve haber küpürleri yanında kesin karardan önceki 27/07/2017 tarihli bilirkişi raporu içeriği ve yargılamanın iadesi aşamasında alınan 25/02/2020 tarihli bilirkişi heyet rapor ile anlaşıldığı üzere davacının bu fotoğraf üzerindeki hakkının 5846 sayılı kanun 84 ve 86.ncı maddelerine de göre de korunması gerekmektedir.
Yukarıda geçen 27/07/2017 tarihli bilirkişi raporundaki "1-Davacının sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğrafının, gerçeğe aykırı bir şekilde, davalı gazeteci tarafından yapılan bir cinayet haberinde maktüle ait resim gibi kullanılmasının, umuma arzının, görsel medya organlarında yayınlanmasının, davacının ..... 86. maddeden kaynaklı hakkını ihlal ettiği,
2-Bu şekilde kullanımın,...m.86/II bağlamında “günlük olaylara ilişkin resimlerle, radyo ve filim haberleri ” kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla basın özgürlüğü ile ilgisinin bulunmadığı,
......
4-Davaya konu fiilin niteliği ve ağırlığı dikkate alındığında, davacı tarafın manevi tazminat isteminin ....md. 86 ve BK md.49 kapsamında yerinde olduğu," ,
25/02/2020 tarihli bilirkişi raporundaki "Davacının EK-1 delil olarak sunduğu görselin, kendisine ait olan ve dosyaya sunduğu harici harddisk içerisinde “.... ” dizininde ve “4 Aylık Hamile Kadını Sevgilisi Öldürmüş Haberi ve Son Dakika Haberler.... ismi ile yer aldığı,
...isimli dizinin altındaki dosyaların tamamının....... değiştirilme (modified) tarihinin 25.03.2014 olduğu, yani 25.03.2014 tarihinden sonra PDF üzerinde bir değişiklik yapılmadığı,
Bilgisayardan alınan kopyanın tamamı incelendiğinde dosya dizin yapısı zaman damgaları ve dosya oluşturulma tarihlerinin hayatın olağan akışı ile uyumlu olduğu ancak dosyanın ilk kaydedilen konumdan 27.12.2016 tarihinde taşınarak incelenen diske kopyalandığı, orijinal kayıt ortamından taşındığı için bu kayıt ortamının delillendirilmesi gerektiği,
Davalıya ait ....” sayfanın daha önce bahsedilen dinamik web sayfası özellikleri taşıdığı, ...’in dinamik ve CSS alt rutinlerini taklit edebilecek sayfa yapısı üretme tekniklerinin kullanıldığına dair bir emare olmaması, sayfayı taklit etmek için ciddi bir teknik altyapı ve araçların kullanılması gerektiği,
PDF dokümanında görseli verilen sayfanın çeşitli yerlerinde “... isminin görüldüğü, incelenen sayfadaki haber yapısının davalı haber sayfasının yapısı ile uyumlu olduğu ve aynı zamanda incelenen diskte dosya dizin yapısı zaman damgaları ve dosya oluşturulma tarihlerinin hayatın olağan akışı ile uyumlu olduğu ;bu nedenle görüntünün davalının web sayfasından alınarak kaydedilmiş olabileceği kanaati oluşmuş olduğu,
Davalının eyleminin hukuka aykırı nitelikte olduğu, davacının manevi tazminat talebinin FSEK 86. , MK 24,25. maddeler ve BK 58. Madde kapsamında yerinde olduğu," şeklindeki görüşler mahkememizce de benimsenerek internet sitesinde yayınlanmadı şeklinde davalı savunmasına itibar edilmemiş , davalı şirketin bu eylemi davacının 5846 sayılı FSEK 84/1 maddesindeki fotoğraf veya resim sahibinin çoğaltma ve yayma hakkı (aynı zamanda men hakkı) , yine aynı yasanın 86/1 maddesindeki resim sahibinin umuma arz şeklindeki manevi hakkı, temsil (teşhir-gösterme ) hakkı (aynı zamanda men hakkı) ihlal edildiği ve ayrıca da 4721 sayılı TMK.'nın 24/1. maddesindeki "Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırı" oluşturduğu kanaatine varılmıştır. Bu açıdan ;
Davacının kişisel fotoğrafının izin alınmadan "Kahramanmaraş ilinde meydana gelen bir cinayet olayıyla ilgili maktülün (ölen kişi) fotoğrafı" olarak kullanılması nedeniyle ailesi ile birlikte mağduriyet yaşadıkları, tanık anlatımları, davacıya ait muhtelif sosyal medya paylaşımlarının suretleri, dosyaya yansıtılan çeşitli gazete haber küpürleri ve de benimsenen 27/07/2017 ve 25/02/2020 tarihli bilirkişi raporları ile anlaşıldığı;
Davacı tarafın manevi tazminat istemi ise ; Yukarıda da izah edildiği üzere ; çeşitli gazete ve sosyal medya ortamında yayınlanan bir cinayet olayındaki maktül resmi yerine davacının kişisel resminin kullanılmasına yönelik davalı şirketin eylemi davacının 5846 sayılı ....84/1 maddesindeki fotoğraf veya resim sahibinin çoğaltma ve yayma hakkı (aynı zamanda men hakkı) , yine aynı yasanın 86/1 maddesindeki resim sahibinin umuma arz şeklindeki manevi hakkı, temsil (teşhir-gösterme ) hakkı (aynı zamanda men hakkı) ihlal edildiği ve ayrıca da 4721 sayılı TMK.'nın 24/1. maddesindeki "Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırı" oluşturduğu kanaatine varıldığından ;
FSEK hükümleri kapsamında bu şekildeki açıklanan davalı eyleminin genç bir kız ve öğrenci statüsündeki davacı üzerinde olumsuz etkileri, kendisinde oluşabilecek manevi zararının boyutu , hakkaniyet ölçüsü gibi hususlar gözetilerek davanın kabulü ile ( Aşağıda 3 nolu kararda geçen ancak kısa kararda geçmeyen ve sehven yazılmayan "DAVANIN KABULÜ ile " kısmı HMK 304 ve 305/A maddesi kapsamında davacı vekilinin dilekçesi ile birlikte re'sen de değerlendirilerek gerekçeli kararda ayrıca EK karar olarak tamamlanıp gerekçeli karara da yazılmıştır. ) talep edilen miktar üzerinden tazminata ( 24.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı firmadan alınıp davacıya verilmesine) hükmedilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Yargılamanın yenilenmesi talebinin KABULÜNE,
2-Mahkememizin Birleşen ...Esas sayılı dosyası hakkında ... Dairesi tarafından verilen 14/02/2019 tarih ve... Karar sayılı davanın reddi konusunda verilen kesin kararının İPTALİNE,
3-Birleşen dosya açısından "DAVANIN KABULÜ ile " davacı tarafça talep edilen 20.000 TL manevi tazminatın 24/03/2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı firmadan alınıp davacıya verilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.366,2 TL maktu karar harcından peşin alınan 341,55 TL'nin düşümü ile bakiye 1.024,65 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
5-AAÜT uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
6-Davacının 1.950,00 TL bilirkişi ücreti, 111,20 TL tebligat ücreti, 341,55 TL ilk harç masrafı olmak üzere 2.402,75 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı firma vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile.... istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 17/10/2022
Katip ...Hakim....
E-İmzalıdırE-İmzalıdır