T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2015/272 Esas - 2023/288
T.C.TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
...GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2015/272
KARAR NO: 2023/288
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/05/2015
KARAR TARİHİ: 13/04/2023
G.K.YAZILDIĞI TARİH : 13/05/2023
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.Davacı vekili iddiasında özetle; Davalıların kurduğu adi ortaklıklığın ihalesini aldığı ... İstinaf Mahkemesi binasının "paslanmaz korkuluk işini" davacıya verdiklerini, davalıların bu işin yapımı dışında davacıdan başka inşaatlarda kullanılmak üzere paslanmaz korkuluk malzemeleri satın aldıklarını, korkuluk yapımı için 11.05.2012 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, müvekkilinin edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, işi teslim ettiğini, şirketlerin yapı işinde işleri zamanında yetiştiremediğini, korkuluk yapımı için gerekli yer teslimini zamanında yapamadıklarını, buna rağmen müvekkilinin davalılara gerekli toleransı göstererek beklediğini, bu süreçte tüm malzemeleri şantiyeye taşındığını, ancak yerin montaja uygun hale getirilememesi nedeniyle inşaat alanına taşınan malzemelerin uzun süre burada beklemek zorunda kaldığını, aradan zamanın geçmesi nedeniyle korkuluk yapımında kullanılacak paslanmaz demir malzemelere önemli ölçüde zam geldiğini, davacı müvekkilin sözleşme ile bağlı kaldığından malzeme fiyatlarına gelen yüklü zamlardan kaynaklı önemli ölçüde zarar ettiğini, davacının iş ortaklığına paslanmaz demir korkuluk işinden kaynaklanan hak ediş bedeli olarak 13.12.2012 tarihli, 032498 nolu, KDV dahil 43.553,62 TL tutarlı, 31.01.2014 tarihli, 002571 nolu KDV dahil 405.339,49 TL tutarlı fatura kestiğini, davalıların korkuluklardaki proje değişikliği sonrası maliyet artışından kaynaklı ek fatura kesmek zorunda kaldığını, davalılara gönderilen 14.02.2014 tarih 2579 nolu faturada KDV dahil 27.612,00 TL talep edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 2012 yılında imzalanmasına karşın davalıların montaj için yer teslimi yapamaması nedeniyle davacının şantiyeye bırakılan malzemelerden kaynaklı oluşan zararı gidermek üzere davalıların oluşturduğu iş ortaklığı adına 14.02.2014 tarihli 2578 nolu faturada davacının gecikmeden kaynaklı olarak KDV dahil zararının 143.490,18 TL olduğunun bildirildiğini, korkuluk yapım işinden kaynaklı 5 faturada toplam KDV dahil 791.838,69 TL talep edildiğini, davalılardan sadece 348.663,22 TL alındığını, yapım işinden kaynaklı davalılardan 443.175,47 TL tutarlı bakiye alacağı kaldığını, ayrıca ÖF3 ve ÖF4 kodlu korkulukların işveren firmanın isteği üzerine onaylı teklif, onaylı proje ve onaylı sözleşmeye istinaden 51'lik küpeşte 32'lik dikme ve cam kulağı sistemine göre imalat ve montajının yapıldığını, ancak camların 646 lamine olması nedeniyle cam kulaklarının camları taşıyamayacağı ihtimaline istinaden projenin değiştirildiğini, kanal profil sistemine geçildiğini, camların şantiye alanına sevk edilmesi nedeniyle davalı firmadan camlardaki zararı karşılamasının istendiğini, 171.843,40 TL'lik fatura düzenlendiğini, davalı firma tarafından da bu faturanın kabul edilerek kayıtlarına işlendiğini, bu durumun 09/13 döneminin BA-BS formlarının incelenmesi sonucu görüleceğini, davalıların kurmuş oldukları iş ortaklığına başka inşaat işleri için de davacıdan malzeme satın aldıklarını, bu malzemelerin 03.06.2013 tarihli 2336 nollu KDV dahil 138.886,00 TL tutarlı faturaya konu malların da davalıların oluşturduğu iş ortaklığına teslim edildiğini, bu faturanın tarafların ticari kayıtlarına girdiğini, tarafların karşılıklı olarak BS-BA formlarını teyit ettiklerini, 30.09.2013 tarihinden düzenlenen cam faturası ve 03.06.2013 tarihinde düzenlenen korkuluk malzemesi faturalarına istinaden 2014 yılında da ödeme yapılmaması üzerine davacı yan zararını gidermek üzere davalı iş ortaklığı adına bir kez daha fatura kestiğini, 14.02.2014 tarihli, 2580 nolu KDV dahil 49.776,90 TL tutarlı bu fatura ile davacı şirketin ödememe nedeniyle meydana gelen (fiyat farkı-vade farkı) zararının giderilmesinin talep edildiğini, böylece malzeme satışından kaynaklı olarak davacının iş ortaklığından doğan alacağının 188.662,90 TL olduğunu, yapılan işe ve satılan mallara rağmen davacının alacağını alamaması üzerine 17.02.2014 tarihli ihtarname ile 631.838,37 TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, cevap verilmediğini, davacının davalılardan asıl alacak toplamı 631.838,37 TL olup bu miktarın 438.571,29 TL'sinin hak ediş ve malzeme satışından, kalan 193.267,08 TL'nin ise iş ortaklığının zamanında iş verememesi nedeniyle malzemeye gelen zamlar sonrası davacının uğramış olduğu zararlar (fiyat farkları, gecikme faizleri) ile aylara sirayet eden ödememeler sonrasında meydana gelen zararların fatura edilmemesinden kaynaklandığını, davalıların ödeme yapmaması üzerine, anaparaya 11.797,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 643.635,57 TL'nin icra takibi ile talep edildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, icra takibine yönelik itirazın iptalini ve %20 inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... İnşaat A.Ş. vekili savunmasında özetle; Davalı iş ortaklığı ile davacı arasında bu şantiyede, müvekkili ile davacı arasında başka şantiyelerin hiçbirinde malzeme alışverişi yapılmadığını, sadece paslanmaz korkuluk veya benzeri paslanmaz imalat yapımı, malzeme ve işçilik için anlaşıldığını, ancak davacının bu ve başka şantiyelerdeki işlerine ait faturaların bazılarını, faturaya konu imalatın yapımında kullandığı malzemelerin stok çıkışlarını yapabilmek veya KDV tevkifatı kesintisinden kaçabilmek adına malzeme satışı yapmış gibi tanzim ettiğini, davacının bu ifadeyle söz konusu faturaları amacına yönelik kullanma ve yanlış algı oluşturma gayretinde olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 14.maddesi kapsamında davacının malzeme fiyatlarından ötürü zarar etmemesi amacıyla davacıya 78.000 TL tutarında 3 adet çek ile toplamda 234.000 TL avans ödemesi yapıldığını, kullanılacak malzemenin fiyatının bir anlamda sabitlendiğini, sözleşmenin 29.1.maddesinde davacıya hiçbir şekilde hiçbir ad altında fiyat farkı ödenmeyeceğinin açıkça kararlaştırıldığını, davacının hak ediş bedeli olarak 43.553,62 TL ve 405.339,49 TL tutarlı faturaları kestiğini, proje değişikliğinden ötürü 27.612 TL ilave fatura kestiğini ve malzeme fiyat artışlarına bağlı zararlarından ötürü 143.490,18 TL fatura kestiğini belirttiğini, bu faturalardan sadece 43.553,62 TL'nin hak ediş imalat karşılığı olduğunu, diğerlerinin davacının tek taraflı tanzim ettiği, mesnedi olmayan müvekkile gönderilmemiş faturalar olduğunu, tek taraflı tanzim edilen diğer faturalardan dava açılmakla haberleri olduğunu, hak ediş imalat amacıyla kesilen 03.06.2013 tarihli 138.866 TL tutarındaki, 30.09.2013 tarihli 171.843,40 TL tutarındaki 13.12.2012 tarihli 43.553,62 TL tutarındaki faturaların toplamı 354.263,02 TL'nin ödendiğini, davacının kabul ettiği 348.663,22 TL ödeme miktarına ilaveten 5.169,60 TL yemek bedeli davacının alacak bedelinden kesildiğinden, bunun toplam alacak tutarına ilave edilmesi gerektiği, 5.169,60 TL şantiyede verilen muhtelif malzemeler 225.70 TL ve cevabi ihtarname masrafı 127.83 TL olduğunu, davacı ile aradaki sözleşmenin ilk sayfasında anlaşılan imalat kalemlerinin ve birim fiyatlarının tablo halinde gösterildiğini, tabloda 646 mm temperli camlı paslanmaz korkuluk (h-z110cm) imalatı için davacının belirttiği sistem (51 lik küpeşte 32 lik dikme, 646 cam, cam kulağı) üzerinden anlaşıldığını, bu sistemin davacı tarafından teklif edildiğini ve sözleşme aşamasında herhangi bir itiraz/bildirim yapılmaksızın kabul edildiği halde davacının şantiye alanında kontrol mühendisinin de bulunduğu bir ortamda mevcut sistemin camları taşımaması ihtimalini gündeme getirdiğini ve kanal profil sistemini önerdiğini, hem kontrol mühendisi, hem de şantiye şefinin ilave maliyet getirmeksizin yapılması yönünde rıza göstermesi neticesinde imalatın davacının önerdiği yeni sistemle değiştirildiğini, bu noktada camların 6+6 mm kalınlığının değişmediğini sadece camı taşıyan ve cam kulağı denen tırnaklı sistem yerine kanallı profiller kullanarak oluşturulan bir sistemin kullanıldığını, dolayısıyla davacının iddia ettiği gibi camlardan ötürü bir zararının doğmadığının açık olduğunu, davacının kendi imal etmediği ve doğrudan piyasadan temin ettiği 646 mm camları kendi stokundan düşmek amacıyla müvekkile de bilgi vermek suretiyle olduğu gibi fatura ettiğini, müvekkilin de fatura meblağı üzerinden değerlendirme yaparak faturayı hak ediş imalat faturası olarak kabul ettiğini, davacının aslında hak ediş imalat karşılığı kestiği 171.843,40TL'lik faturayı malzeme zararı gibi göstererek farklı hesaplara yöneldiğini, davacı ile aradaki ticaretin sadece sözleşme ile kurulan paslanmaz korkuluk yapım işi olduğunu, salt malzeme satışına ilişkin alışveriş olmadığı gibi bu durumu gösteren teklif onayı, sipariş, mal alım sözleşmesi vb ayrıca bir belge bulunmadığını, kaldı ki söz konusu faturadaki 78 TL/mtül birim fiyat ile sözleşmedeki ÖBF1 ve ÖBF2 pozlarına ait birim fiyat örtüşmekteyken, yani hem malzeme-işçilik, hem de malzeme fiyatı aynı olmayacakken, bu durumu da iş ortaklığı bilirken, aynı fiyata davacıdan sadece malzeme almasının akla ve mantığa uymadığını, davacının bu noktada hak ediş imalatı için kesmiş olduğu 138.886 TL tutarındaki faturayı, farklı amaçla kestiği yönünde algı oluşturma gayretinde olduğunu, ihtarnameye cevap vermedikleri iddiasının yerinde olmadığını, 26.03.2014 tarihli cevabi ihtarname gönderdiklerini, davacının sebep olduğu gecikmeler ve teknik personel yokluğundan ötürü davacıya sözleşmenin 11.2.4 maddesine göre 2.000 TL/gün üzerinden, 30 gün için 60.000 TL, teknik personel yokluğu için sözleşmenin 25.1. maddesine göre günlük 500 TL'den, 30 gün karşılığı 15.000 TL olmak üzere toplam 75.000 TL ceza kesilerek cevabi ihtarname ile davacıya bildirildiğini, fahiş alacak davasına karşı öncelikle takas mahsup definde bulunduklarını ileri sürerek, davanın reddini, %20 kötü niyet tazminatını, takas mahsup defisinin kabulünü istemiştir.
3.Davalı ... A.Ş. vekili savunmasında özetle; Davacının müvekkiline husumet yöneltemeyeceğini, diğer davalı ile aralarında yapılan adi ortaklık protokolü gereği işi fiilen yürüten ve işin tümünden sorumlu olanın diğer davalı ... İnşaat olduğunu, müvekkili şirket ile ... İnşaat şirketi arasında kurulan yalnızca ... İstinat Mahkemesi Yapım İşine ilişkin iş ortaklığına karşı açtığı bu davada, diğer davalı ... Şirketinden olan paslanmaz korkuluk malzeme satışına ilişkin alacak iddiası ile ilgili iş ortaklığından talepte bulunması ve müvekkili şirkete husumet yöneltmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının iş ortaklığına ilişkin alacak iddialarının dışındaki taleplerinin müvekkili şirkete yöneltilemeyeceğini, işin yapımından fiilen sorumlu olan ... İnşaatın, davacı iddialarına karşı cevaplarını içeren dilekçe muhteviyatına aynen katıldıklarını, adi ortaklık protokolü gereği diğer davalıya rücu hakkını saklı tuttuklarını savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
4. Tarafların iddia ve savunmaları ile dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Dava; eser sözleşmesine dayalı alacak ile malzeme satışına dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı, sözleşmeye dayalı, yüklenicisi olduğu işte edimini ifa etmesine rağmen, bakiye hakediş bedelinin, davalının edimini süresinde yapmamasından dolayı oluşan zararı ile davalı iş sahiplerine yaptığı malzeme satışından kaynaklanan alacağı olduğunu iddia etmiş, davalı iş ortakları ise, akdi ilişkiyi kabul etmekle birlikte, davacının hakediş alacağının ödendiğini, malzeme satışı iddiasını kabul etmediklerini, avans ödemesinden dolayı davacının zararının oluşmadığını, geçikme ve teknik personel yoksunluğu sebebi ile davacıdan cezai şart alacağı olduğunu savunmuştur. Buna göre, akdi ilişkinin varlığı, davacının yüklenici, davalıların iş sahibi olduğu, davalıların, davacıya hakediş bedeli olarak 348.663,22 TL ödeme yaptığı ihtilafsızdır.
Tarafların dayandıkları tüm deliller, icra dosyası getirtilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, tarafların itirazları karşılar ek ve yeni heyetten rapor aldırılmış, 17/03/2020 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Somut olayda dosya kapsamı ve hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlere göre;
Davalıların oluşturduğu iş ortaklığının Adalet Bakanlığı ile yaptığı 31.01.2011 tarihli sözleşme ile “... İstinaf Mahkemesi Yapım İşi" ihalesini 39.900.000 TL bedel ile aldığı, davalı iş ortaklığının bu yapım işinin "demir korkuluklarının temini ve montajını" tahmini 390.000 TL bedelle, 11.05.2012 tarihli “Teklif Birim Fiyat Yapım İşlerine Ait Uzman Ekip Sözleşmesi” ile alt yüklenici olarak davacı ile sözleşme imzaladığı, Sözleşmenin 3.3. maddesine göre, davacının, “... İstinaf Mahkemesi inşaatının paslanmaz korkuluk işlerinin malzeme ve işçilik olarak anahtar teslim” şeklinde yerine getirmeyi, davalılarında Sözleşmenin 3.4. ve 6. maddelerine göre bunun karşılığında belirlenen birim fiyat üzerinden, her türlü masraf (imalat, nakliye, montaj, işçilik, mobilizasyon, sarf malzemeleri, SSK prim v.s) yüklenici davacıya ait olmak üzere tahmini 390.000 TL bedel ödeme edimi yerine getirme taahhüdünde bulunduğu, Sözleşmenin 11.1 maddesine göre, sözleşmenin imzalanması ile yer tesliminin yapılmış sayılacağı, yüklenicinin işi 30 gün imalat, 60 gün montaj olmak üzere toplam 90 gün içinde tamamlaması gerektiği, sözleşmenin imzalanmasından itibaren 7 gün içinde iş programının iş sahibi tarafından yükleniciye vermesi gerektiği, iş programının verilmemesi halinde her takvim günü için 11.2.5 hükümleri uyarınca gecikme cezası uygulanacağı, 11.2 maddesinde yükleniciden (uzman ekip) kaynaklanmayan gecikmelerin süreye ilave edileceği ancak bunun uzman ekip tarafından iş sahibine bildirmek zorunda olduğu, 11.2.4 maddesinde gecikme halinde hak edişlerden her takvim günü için 2.000 TL gecikme cezası kesileceği, gecikme cezası toplamı 20.000 TL'yi geçmesi halinde sözleşme haklı sebeple tek taraflı bir şekilde feshedilebileceği, 25.1 maddesine göre, yüklenicinin uzman ekip 3 adet mühendisi iş yerinde devamlı bulundurmak zorunda olduğu, 25.2 maddesinde ise teknik personel iş başında bulundurulmadığı taktirde 500 TL/gün ceza uygulanacağı düzenlenmiştir.
Davacının beyanlarına göre (43.553,624+405.339,49=) 448.893,11 TL miktarı hakediş alacağı, 138.886,00 TL miktarı sözleşme dışı başka işlerde kullanılmak üzere alınan malzeme bedeli, diğer kısımları ise (27.6124+143.490,18+171.843,40+49.776,90=) 392.722,48 TL, maliyet artışı, montaj için yer teslimi yapılmaması sebebiyle uğranılan zarar, proje değişikliği ile kanal profil sistemine geçiş sebebiyle camlardaki zarar, malzeme faturasının gecikme bedelinden kaynaklanan toplam 980.501,59 TL alacağından, davalıların kendisine ödediği 348.663,22 TL'den düşüm yaptıktan sonra bakiye asıl alacak 631.635,57 TL üzerinden davalılar aleyhine icra takibi başlattığı anlaşılmıştır.
... Müdürlüğü'nün 2014/9566 Esas sayılı dosyasında yapılan takipte; Alacaklısı dosyamız davacısı ..., borçluları dosyamız davalıları ... İnşaat Tic. ve San. A.Ş ile ... San. ve Tic. A.Ş. olan 16.05.2014 tarihli ilamsız icra takip talebinde; 631.838,37TL asıl alacak, 11.797,20 TL işlemiş faiz olmak üzere, 643.635,57 TL tutarındaki toplam alacağın icra gideri, vek. ücr. ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek reeskont avans faizi ile tahsili istenmiş olup, icra takibinin dayanağı olarak; 17.03.2014 tarihli ihtarname ve eki 2012, 2013 ve 2014 yılı muavin defter kayıtları ve 5 adet fatura gösterildiği, davalı borçluların davacıya böyle bir borçlarının bulunmadığını ileri sürerek takibe süresinde yaptığı itirazları üzerine icra takibinin durdurulduğu, itirazın iptali davasının yasal süresinde açıldığı görülmüştür.
Davacı taraf dava dilekçesinde, sözleşmede belirtilen tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve işi teslim ettiğini iddia etmiş, davalı ise savunmasında, davacının sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirmediği veya işi teslim etmediği yönünde bir savunmada bulunmamış, sadece davacının iddia ettiği gibi tahmini bedelin iki katını aşan bir iş yapılmadığını, yapılan işe dair sözleşme kapsamında tanzim edilen faturaların toplam bedeli olan 354.263,02 TL'nin ödendiğini savunmuştur. Asıl iş sahibi olan Adalet Bakanlığının 28.12.2015 tarih ve 75025863-E.3556/5504 sayılı yazısı ekinde gönderilen ... İstinaf Mahkemesi yapım işine ait gönderilen belgelere göre, 31.07.2013 tarihinde işin geçici kabulünün yapıldığı, 20.09.2013 tarihinde geçici kabul tutanağının düzenlendiği, 20.09.2014 tarihinde kesin kabulün yapıldığı, 03.02.2015 tarihinde kesin kabulün onaylandığı, asıl yüklenici olan davalı iş ortaklığının işi süresinde tamamladığı, yapmış olduğu imalat (korkuluk işleri dahil) sebebiyle idareden 43.890.000,00 TL aldığı görülmüştür. Davalının savunması ve asıl iş sahibinden gelen kayıtlara göre davacı alt taşeronun üstlendiği işi sözleşme ve fen kurallarına uygun ayıpsız bir şekilde yaparak, zamanında davalı iş ortaklığına teslim ettiği anlaşılmıştır.
Sözleşmenin 6.1 maddesine göre, sözleşme bedeli iş sonundaki kesin hesapla belirleneceği belirtilmiştir. Ancak bilirkişi heyetinin tespitine göre, sözleşme sonrasında edimin ifası aşamasında tarafların sözleşmede belirtilen usul ve esaslara göre hareket etmedikleri, prosedürleri işletmedikleri ve bu meyanda geçici kabul ve kesin kabullerin de yapılmadığı görülmektedir. Yukarıda belirtildiği üzere, davacı sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirerek paslanmaz korkuluk imalat ve montaj işini tamamladığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
Bilirkişi heyetince taraflar arasındaki sözleşmenin 6.2 maddesine göre, yapılan işlerin bedellerinin ödenmesinde uzman ekibin (davacının) teklif ettiği birim fiyatlar esas alınacağından dolayı, davacının 13.12.2012 tarih ve 032498 nolu KDV dahil 43.553,62 TL 1,2,3 hakediş bedeli açıklamalı faturaya dair alacak ile 31.01.2014 tarih ve 002571 nolu KDV dahil 405.339,49 TL hak ediş bedeli alacağı toplamı 448.893,11 TL olduğu hesaplanmıştır. Davacının hak edişe istinaden düzenlediği bu faturaların, davalı ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Tarafların kabulüne göre iş sahibi davalı hak ediş karşılığı davacı yükleniciye 348.663,22 TL ödeme yapmış, buna göre, (448.893,11-348.663,22=) 100.229,89 TL davacının davalıdan hakediş alacağı kaldığı, davalının yemek bedeli alacağı olan 5.169,60 TL'nin mahsup edilmesi ile davacının hakediş bedeli alacağının (100.229,89-5.169,60-) 95.060,29 TL olduğu hesaplanmıştır.
Davacı yanca davalıya gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarnamenin tebliğ edildiği 18.03.2014 tarihinden itibaren 7 gün sonra 26.03.2014 tarihinde davalı temerrüde düşürüldüğü, 26.03.2014 temerrüt tarihinden, takip tarihine kadar mevcut 95.060,29 TL davacı asıl alacağına, taraflar tacir olduğundan % 11,75 oranında avans faizi üzerinden Mahkememizce hesaplanan 1.530,08 TL işlemiş faizde (faize ilişkin hesaplama tablosu dosyaya eklenmiştir.) ilave edildiğinde, davacının takip tarihi itibari ile toplam 96.590,37 TL davalılardan alacağı olduğu anlaşılmıştır.
Davacı talep ettiği, sözleşme dışı başka işlerde kullanılmak üzere alınan malzeme bedeli, maliyet artışı, montaj için yer teslimi yapılmaması sebebiyle uğranılan zarar, proje değişikliği ile kanal profil sistemine geçiş sebebiyle camlardaki zarar, malzeme faturasının gecikme bedelinden kaynaklanan alacak taleplerini ispatlar delil sunamamıştır. Bu sebeple hakediş alacağı dışındaki davacı alacakları yönünden, ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davalının sözleşme gereği davacıya toplam 75.000 TL ceza kestiklerinden bu miktar kadar takas mahsup taleplebinde bulunmuş ise de, davacı yüklenicinin sebep olduğu gecikmeler ve teknik personel yokluğundan ötürü sözleşmenin 11.2.4. Ve 25.1 maddesini ihlal ettiğini ispatlayan deliller davalı tarafından sunulmadığından davalının bu yöndeki talebi kabul edilmemiştir.
Bu sebeplerle açılan davanın kısmen kabulü ile; Davalıların ... Müdürlüğü 2014/9566 Esas sayılı dosyasında yapılan takibe yönelik itirazlarının kısmen iptali ile takibin; 95.060,29 TL asıl alacak ve 1.530,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 96.590,37 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 11,75 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, davacının fazlaya ilişkin talebi ve alacağın bilirkişi incelemesi sonunda hesaplanabilmesi, bu sebeple likit olmaması sebebi ile icra inkar tazminatı talebinin, reddedilen kısım yönünden takibin kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından, davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
Davalıların ... Müdürlüğü 2014/9566 Esas sayılı dosyasında yapılan takibe yönelik itirazlarının kısmen iptali ile takibin; 95.060,29 TL asıl alacak ve 1.530,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 96.590,37 TL üzerinden devamına,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 11,75 oranında temerrüt faizi uygulanmasına,
2-Davacının fazlaya ilişkin talebi ve icra inkar tazminatı talebi ile davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.598,09 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin alınan 4.773,59 TL harcın mahsubu ile kalan 1.824,50 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 4.801,29 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 340,70 TL tebligat ve posta gideri, 7.800 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.140,70 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 1.244,48 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir edilen 15.454,56 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
7-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına takdir edilen 76.877,28 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
8-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine,
Dair, davacı ve davalı ... vekillerinin yüzüne karşı, davalı ... İnşaatın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.