T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2021/317 Esas - 2023/771
T.C.TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/317
KARAR NO: 2023/771
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/04/2014
KARAR TARİHİ: 23/11/2023
G. K.YAZILDIĞI TARİH : 23/12/2023
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili iddiasında özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında "oto korkuluk işleri" konulu taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince 19.004 metre oto korkuluğu ve montaj işi yapılarak davalı firmaya teslim edildiğini, ancak davalının hakediş raporlarını düzenlemediğini ve tahsilat yapılmasını engellediğini, davalının ödememe gerekçesini belirtmediğini ve ifadan kaçındığını, halen 789.527,88 TL tutarında alacağı bulunduğunu, işin bitirilmesine rağmen hakediş raporu düzenlenmeyerek tahsilat yapılmasını engelleyen davalıya 26/11/2013 tarihinde sözleşmenin feshini içerir ihtarname gönderildiğini, davalının ise cevab-i ihtarnamesinde, Karayolları Genel Müdürlüğü 7. Bölge Müdürlüğünün 24/12/2013 tarihli yazısından bahsederek hakedişin ödenmeyeceğini belirtiğini, söz konusu yazıda oto korkuluklarının zemine çakılması esnasında bazı burkulma ve bükülmelerin varlığının neden olarak gösterildiğini, bu nedenle müvekkilince, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/14 Değişik İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını ve alınan tespit raporuyla müvekkilinin yaptığı işin eksiksiz ve ayıpsız olarak yapıldığının belirlendiğini, oto korkuluklarında meydana gelen burkulmaların tamamen zemin kaynaklı olduğunu, zemini teslim edenin davalı firma ve ihaleyi yapan idare olduğunu, müvekkilinin zemini kontrol yükümlülüğünün bulunmadığını, nitekim başkaca firma tarafından yapılan işlerde de aynı problemlerin bulunduğunu ve zemindeki uygunsuzluk nedeniyle ortaya çıkan ayıptan müvekkilinin sorumlu olamayacağını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; 200.000,00 TL tutarındaki teminat çekinin iade edilmesini, ilk hakedişten kesilen 23.721,57 TL tutarındaki teminat kesintisi ile ödenmeyen 789.527,88 TL iş bedelinin KDV'siyle birlikte ticari avans faizi uygulanmak suretiyle ödenmesini, sözleşmenin feshine haksız yere neden olunmasından dolayı şimdilik 10.000,00 TL müspet/menfi zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 13/07/2018 tarihli dilekçesi ile menfi ve müspet zarar taleplerinden feragat etmiş ve aynı tarihli ıslah dilekçesi ile teminat iadesi kesintisi talebini 34.820,23 TL artırarak 58.541,80 TL ye çıkarmıştır.
Davalı vekili savunmasında özetle; 22/05/2013 tarihli taşeron sözleşmesi gereği belirtilen kesimde oto korkuluk işlerinin davacı taşeron tarafından yapılacağını, 23/05/2013 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başlandığını, iş sahibi Karayolları Genel Müdürlüğü adına işin kontrolünü yapan UBM A.Ş. tarafından düzenlenen tespit raporunda, montajı biten oto korkuluklarının düzgün, sürekli ve kırıksız görüntüde olması gerekirken bu görüntünün sağlanamadığı, yatay ve düşey sapmaların olduğu, gergi kuşaklarının gerilmediği, hendek betonuna çakılan dikmelerde burkulma sonucu deformasyonların oluştuğu ve bu hususların oluşmaması için dikkatli çalışılması ve deforme olmuş çelik malzemelerin değiştirilerek düzeltilmesi gerektiğinin tespit edildiğini ve sözleşmenin 14. maddesine göre hakedişlerin, ödemelerinin, yapılan işlerin idarenin uygunluğuna bağlı olduğu düzenlemesi gereğince ödeme yapılmadığını, oto korkuluk imalatlarının hatalı olup olmadığının imalatın gerçekleşmesinden 28 gün sonra belirlenebildiğini, hakediş ödemesinin bu süre geçmeden yapıldığını, ödeme sonrası kontrol raporunun müvekkiline ulaştığını, neticede yapılan imalatların uygunluğunun teknik olarak ispatlanamadığını ve davacının yaptığı hatalı imalatların da dava dışı firmaya yaptırıldığını , davacının bedelini talep ettiği imalatların idare tarafından kabul edilmediğini, halen kesin kabulün yapılmadığını, bu nedenle sözleşmenin 10. maddesinde belirtilen teminat iade şartlarının oluşmadığını, davacı tarafın yaptığı imalatların İdarenin Kontrolörü UBM A.Ş. tarafından kabul edilmemiş olması nedeniyle hakediş ödemelerinin muaccel olmadığını, menfi ve müspet zararın istenemeyeceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 2014/358 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda verilen 03/10/2018 tarihli ve 2018/594 sayılı kararda; "Davalı vekilinin davaya cevap dilekçesi ekinde sunduğu icmal detayındaki miktar ile davacı vekilinin sunduğu taslak taşeron hakedişindeki miktarlar örtüşmektedir. Yapılan iş bu şekilde belirlendikten sonra sözleşmedeki kararlaştırılan bedele göre yapılan iş tutarının karşılığı 1.374.555,05 TL olarak bilirkişilerce hesap edilmiş, davalının yapmış olduğu toplam 518.921,56 TL ödeme, 58.541,80 TL nakdi teminat kesintisi, 41.935,58 TL KDV tefkifatı mahsup edildiğinde, denetime elverişli ve Mahkememizce de kabul edilen hesaba göre davacının 755.156,11 TL bakiye iş bedeli alacağı olduğu, nakdi teminat kesintisinin ise 58.541,80 TL olduğu, sözleşmenin 10. maddesine göre imalat ve sigorta kesintisinin geçici kabulün yapılması sonrası serbest bırakılması gerekeceği ve bu kapsamda nakdi teminatında iadesinin gerektiği, yapılan yargılama sonucu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne,
1-İdare tarafından kesin kabul yapılmadığından teminat çekinin iadesine yönelik davanın reddine,
2-Menfi müspet zarara ilişkin davadan feragat edildiğinden bu kalem zarar yönünden açılan davanın reddine,
3-58.541,80 TL imalat kesintisi, 755.156,11 TL bakiye alacak olmak üzere toplam 813.797,91 TL'nin davalıdan 58.541,80 TL'nin geçici kabul tarihi olan 04/08/2016 tarihinden bakiyesinin dava tarihi olan 21/04/2014 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline,
Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
Mahkememiz kararına karşı davalı ve ihbar olunan vekilince yapılan istinaf başvurusu sonucu ... BAM 31. Hukuk Dairesince verilen 20/04/2021 tarihli ve 2020/377 Esas ve 2021/386 Karar sayılı ilamı ile;" 1-İhbar olunanın davada taraf sıfatı ve dolayısıyla istinaf hakkı bulunmadığından ihbar olunan Karayolları Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı tarafından dava konusu taleplerine göre eksik peşin harcın 99,14 TL eksik yatırıldığı anlaşılmakla yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda eksik harç tamamlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davalı tarafından 19.076 metre imalat kabul edilmiş ise de, bir kısım imalatın ayıplı olduğu iddiasıyla idare tarafından kabul edilen kısmının bedelinin ödendiğini ifade edilmesi, bir kısım imalat yönünden davacı tarafından yapılan işin sökülerek dava dışı başka bir yükleniciye davalı tarafından yeniden imalat yaptırıldığının davacı tarafın da kabulünde olması karşısında; icmal listesinde üretim tipi belirtilmeden davacı tarafın dosyaya sunduğu hak ediş taslağına göre hesap yöntemi belirtilmeden KDV dahil 72,36 TL birim fiyat üzerinden hesaplama yapan ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
O halde Mahkemece yapılacak işlem; iş sahibi idare ve UBM şirketinden ilgili tüm evraklar getirildikten sonra UBM şirketinin iş sahibi Karayolları Genel Müdürlüğü ile olan bağlantısı tespit edildikten sonra, konusunda uzman teknik bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi heyeti marifetiyle Mahallinde keşif yapılarak, davacı ve dava dışı diğer yüklenici tarafından yapılan imalatlar yerinde incelenerek ve gerekirse karot alınarak davacının kullandığı malzemenin ayıplı olup olmadığının tespiti; yukarıdaki açıklamalar ışığında sözleşme (özellikle 3. madde) ve eklerine uygun olarak imalat yapılıp yapılmadığının tartışılması; haksız fesih halinde davacı tarafından menfi zarar talep edilemeyeceğinden toplanan delillere göre feshin haksız olup olmadığının tartışılması; davacı tarafın fesih iradesini ortaya koyması ve yapılacak bir imalat kalmaması nedenleriyle kesin hesabın Mahkemece yapılması gerektiğinden SGK ve Vergi Dairesinden davacının borcu olup olmadığı araştırılarak sözleşme ve eklerine göre hak ediş ve teminat iadesi koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması suretiyle hazırlanacak denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli, tarafların iddia ve itirazlarını karşılar bilirkişi raporu ile yukarıdaki açıklamalara göre değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesinden ibaret olacaktır.
Açıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına" karar verilmiştir.
BAM kararı sonrası yapılan yargılamada; Davacı vekilince verilen kesin sürede noksan harç ikmal edilmiş, dava dışı UBM Şirketi ve dava dışı asıl iş sahibi Karayolları Genel Müdürlüğünden taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yapılan işlere ilişkin kayıtlar getirtilmiş, davacı şirketin kayıtlı olduğu vergi dairesi ve SGK'dan, davacı şirketin dava konusu işle ilgili vergi ve prim borcu olup olmadığı sorulmuş, imalatın yapıldığı mahale talimat yazılıp, keşif yapılarak bilirkişi raporu ve taraf vekillerinin itirazlarını karşılar ek rapor aldırılmıştır.
Somut olayda tarafların iddia, savunması ile deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, eser sözleşmesine dayalı olarak, davacı taşeronun yüklendiği işi tamamladığından bahisle, davalı üst yükleniciden, teminat çekinin iadesi ve hakedişlerden yapılan teminat kesintisi ile ödenmeyen iş bedelinin tahsili taleplidir.
Açılan davada taraflar arasında, imzalandığı tartışmasız olan 22/05/2013 tarihli taşeron sözleşmesi kapsamında davacının yaptığı kısmi imalatın sözleşmeye uygun olup olmadığı, ayıplı ve eksik iş bulunup bulunmadığı, davacının yaptığı imalat bedelinin zamanında ödenmemesinde haklı neden bulunup bulunmadığı ve buna bağlı olarak sözleşmenin feshinde davalının kusurlu olup olmadığı, ödenmeyen hakediş bedeli var ise tutarı ile teminatın iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
İncelenen davalı ticari defter kayıtlarına göre; Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2013 yılı Temmuz ayında başladığı ve 2013 yılı Eylül ayında son bulduğu anlaşılmıştır. Hakedişten kesilen 23.751,50 TL teminat kesintisinin ve 200.000,00 TL tutarındaki teminat çekinin davalı yedinde bulunduğu da anlaşılmıştır.
...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/14 Değişik iş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda; oto korkuluklarının dikmelerinin %90 ında az veya çok burkulmalar olduğu, bu burkulmaların yol platformunda dolgu olarak serpilip sıkıştırılan kaya ariyet dolgusuna isabet ettiği ve bu durumun kaçınılmaz olduğu, başkaca firma tarafından yapılan imalatta da aynı burkulmalar ve problemlerin olduğu tespiti yapılmıştır.
Karayolları Genel Müdürlüğü 7. Bölge Müdürlüğünün 24/12/2013 tarihli yazısında; oto korkuluk sistemlerinde bazı eksikliklerin olduğunun belirtildiği, dikmelerin bir kısmında burkulmaların olduğu, oto korkuluk dikmelerinin çakıldığı zemine serilen ariyet ocağı malzemesinin sert malzeme olduğunun anlaşıldığı, oto korkuluk dikmesinin çakılması esnasında, sert kayaya isabet eden dikmelerde burkulmaların olduğu ve bu dikmelerin isabet ettiği hendek betonlarında fazla hasar görüldüğü, burkulmalar nedeniyle dikme ile oto korkuluk ray bağlantı yerlerinde kaymaların olduğu, sapma oranının %3 ü geçmemesi gerektiği, rayların düzgünlüğünün sağlandığı ancak burkulan dikmelerde sapmaların bu oranın üstünde olduğu tespiti yapılmıştır.
Karayolları Genel Müdürlüğü AR-GE Daire Başkanlığı Fizik Laboratuvarı test raporlarında; Davacı tarafından yapılan oto korkuluk numuneleri üzerindeki inceleme ve testler neticesinde, etiketlemenin yapılmış olduğu, yapışma özelliğinin uygun olduğu, galveniz kaplama kanallarının şartname değerlerinin üzerinde olduğu, akma ve çekme dayanımının şartnamede belirtilen minimum değerlerin üzerinde olduğu, malzeme de kopmadan sonraki uzama yüzdesinin müsaade edilen minimum değerin üzerinde olduğu tespiti yapılmıştır.
Bursa Gökdere Vergi Dairesinin 13/10/2021 tarihli cevabiyazısında; " Mükellefin 11/10/2021 tarihi itibariyle 6.583.711,65 vergi aslı, 2.469.633,99 gecikme zammı olmak üzere toplam 9.053.345,64 TL Müdürlüğümüze vergi borcu bulunmaktadır. Ancak mükellefin vergi borçları mahsup talepli olup, mükellefin iade dosyaları üzerindeki işlemlerinin devam ettiği, işlemler tamamlandıktan sonra mahsuben iadeye engel bir durum olmadığı takdirde mükellefin mahsup talebinin yerine getirileceği" bildirilmiştir.
Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 18/11/2021 tarihli cevabi yazısında; "Davacı şirketin borcu bulunmadığı" belirtilmiştir.
Dava dışı UBM A.Ş.'nin 22/03/2022 tarihli cevabi yazısında; "Bahse konu sözleşme firmaların kendi aralarında ticari bir ilişki olarak yürütülmüş olup, alt yüklenici olarak Karayolları Genel Müdürlüğü 'ne sunulmamıştır. Bu nedenle tarafımızca davacıya ait herhangi bir kayıt tutulmamıştır. Ancak yapım tarihi dikkate alındığında bu tarihlerde yapılan imalatların ilgi (b) yazımız ile uygun olmadığı, bozulan malzemelerin değiştirilmesi, bundan sonra düzgün ve hassas çalışma yapılması Müteahhit firma Çelikler Taahhüt İnşaat ve Sanayi A.Ş. 'den istenmiştir. Bunun üzerine Müteahhit firma tarafından getirilen ekip tarafından yazımızın gereği olarak bozuk imalatlar değiştirilerek uygun hale getirilmiştir. Düzgün halde teslim alınan otokorkuluk imalatlarının ödemesi hakediş ile Müteahhit firmaya yapılmıştır. Sonuç olarak, bu tarihlerde yapılan tüm bozuk ve eksik imalatlar yüklenici firma Çelikler Taahhüt İnşaat ve Sanayi A.Ş. 'ye bildirilmiş olup adı geçen eksik ve hatalı imalatların tümü yüklenici Çelikler Taahhüt İnşaat ve Sanayi A.Ş. tarafından görevlendirilen ekiplerce şartnamelere uygun hale getirilmiştir. İşlerin tamamına ait geçici kabul yapılmış olup yüklenici firma Çelikler Taahhüt İnşaat ve Sanayi A.Ş.'ye ödemeleri yapılmıştır." cevabını vermiştir.
İnşaat Mühendisi, Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama Bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin 27/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "Yerinde yapılanı incelemelerde davacı firma tarafından yapılan oto korkuluk dikmelerinde burkulmalar olduğu, yine dava dışı diğer yüklenici tarafından yapılan oto korkuluk dikmelerinde de burkulmalar olduğu, oto korkuluk dikmelerine rayların yola paralelliğini etkileyecek bir burkulma olmadığı gibi yola dikliğini de etkilemediği, söz konusu dikmelere yatay bağlanlıların yapıldığı, yerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmelere göre korkuluk dikmelerinde burkulmaların oluştuğunun görülmesinin bir ayıbın olduğunu göstermekte olduğunu, yapılan bu imalatın kabul edilemeyecek olması hususunda İdarece kesin bir görüş oluşmadığı, dikmelerde oluşan burkulmaların çarpma testi sonucu çarpan araç güvenliğini etkileyecek bir hususun tespiti halinde değerlendirme yapılacağı, 2014/14 D. İş sayılı ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin dosyasındaki bilirkişi raporundaki tespiti, yine Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü'nün 24/12/2013 tarih ve 29927919-175.11/379365 sayılı yazısında belirtilen tespit aynı zamanda yerinde yapılan incelemelerde dava dışı diğer yüklenicinin yapmış olduğu dikmelerde de burkulmaların gözlemlenmiş olması, dikmelerde oluşan burkulmaların dolguya serilen sert malzemeden kaynaklandığı kanaatine varıldığı, serilen bu dolgu malzemesini, şartname ve projeye uygun olsun ya da olmasın davacı yüklenici tarafından serilmemiş, davalı yüklenici tarafirdan serilmiş olması her durumda zeminden kaynaklı bu ayıpta davacının kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığı, Taşeron Sözleşmesinin 3. maddesinde belirtilen ",.. İdarenin izni ile zemin şartları nedeniyle çakmanın mümkün olmadığı hallerde gerekli derinlikte çukur kazılması, çukurların granüle malzeme ile doldurularak sıkıştırılması, kazı artıklarının uzaklaştırılması..." hükme göre sorumluluğun davacı taşeronun olduğunu iddia etmiş olsa da, sözleşmede kastedilen zemin şartları dolgu ile oluşan zemin şartları olmayıp, tabi zemin şartları olduğu, İdare'den izin alınarak imalatın bu şekilde yapılmasının öngörüldüğü, idare iznini alacak tarafın ise davalı yüklenici olduğu, yapılan oto korkuluk imalatı işinin toplamının 19.076 m. olduğu, bu miktar üzerinde uyuşmazlık bulunmadığı, dosyaya, davacı vekilinin 11/04/2016 tarihli yazılı beyanları ekinde sunulan (Ek-1 ) Taslak Taşeron Hakediş ( 22.05/.2103- 31.10.2013 Tarihleri Arası Yapılan İşler/ Hakediş No: 3 ) ve icmale göre yapılan hesaplamaya göre davacının yapılan ödemeler düşüldükten sonra bakiye alacağının 755.156,11 TL olduğu, dosyadaya mübrez SGK ve Vergi Dairesi yazılarından borcu bulunmadığı anlaşılan davacıya toplam iş bedelinin ( 1.170.836,00 TL)'nin %5'i tutarındaki imalat ve sigorta karşılığı 58.541,80 TL tutarındaki nakdi kesintisi ile birlikte bakiye alacak tutarının ödenmesi gerektiği, öte yandan idarece kesin kabul yapılmadığından teminat bedeli karşılığı olarak verilen çekin iadesinin gerekmediği" bildirilmiştir.
Taraf vekillerinin itirazını karşılar 18/04/2022 tarihli ek raporda; Kök rapordaki kanaatlerin değişmediği belirtilmiştir.
Davalı ile dava dışı idare arasında düzenlenen 46-Ek 2 nolu hakedişin incelenmesi sonucunda; Hakedişin düzenlenme tarihinin 31/12/2014 olduğu, iş bitim tarihinin 28/05/2009 olduğu, verilen süre uzatımları ile iş bitim tarihinin 24/12/2014 olarak güncellendiği, iş bitim tarihi ve hakediş numarası dikkate alındığında söz konusu hakedişin son hakediş olarak düzenlendiği, hakedişten herhangi bir kesinti yapılmadığı ve iş bünyesinde toplam 47.996 metre korkuluk yapıldığı ve bedelinin ödendiği anlaşılmaktadır.
Herşeyden önce davacının yaptığı kısmi imalatta kusurlu iş bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/14 değişik sayılı dosyasında yapılan tespit, Karayolları 7. Bölge Müdürlüğünün yol-yapım başmühendisliğine yazdığı 24/12/2013 tarihli yazı içeri ve mahkememizce atanan bilirkişilerin yerinde inceleme yapmak suretiyle oluşturdukları ek rapordaki tespitler bir arada değerlendirildiğinde dikmelerdeki burkulmaların;
-Dikmelerin tamamında burkulma olmaması, bir kısmının burkulması nedeniyle kullanılan malzemede herhangi bir ayıp olmadığı, çakma işlemi ve çakılan zeminden kaynaklı burkulmanın oluştuğu,
-Davacı taşeronun işi bırakması sonucunda dava dışı firma tarafından yapılan korkuluk imalatlarındaki dikmelerde de az da olsa burkulmaların varlığının tespitinin de burkulmaların yol dolgusu kaynaklı olduğu kanaatini güçlendirdiği,
-Dosyaya kazandırılan geçici kabul tutanaklarında oto korkulukları ile ilgili kusurların yer almaması, geçici kabul tutanağı ve eklerinde "Geçici kabul eksik ve kusurlar listesi" 6. maddede eksik oto korkuluklarının bulunduğu, 11. maddede proje genelinde yaya korkuluklarının tamamlanması ve paslanmış yaya korkuluğu imalatlarının bulunduğu belirtilmiş, davacının üstlendiği iş içinde yaya korkuluğu bulunmadığından bu işteki ayıbın davacıya ait olamayacağı mahkememizce değerlendirilmiş, yine hakedişlerde ölçümü yapılan iş miktarına göre toplam iş bedelinin tespit edilmesi, yapılmış bulunan işlerde de eksik görülmemesi bir arada değerlendirildiğinde davacı taşeronun sözleşmenin feshinden önce yaptığı kısmi imalatta eksik ve ayıplı iş olmadığı sonucuna varılmıştır. Davacının yapmış olduğu imalatlarda bir kısım onarımların dava dışı 3. firmalara yaptırıldığı yönündeki iddiaların ise davalı tarafça ispatlanamadığı bu iddiaları ispatlar delillerin ihale dosyasında da yer almadığı belirlenmiştir.
Davacının yapmış olduğu kısmi imalatta davalının iddia ettiği gibi eksik ve kusurlu iş olmadığı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu kapsamında yukarıda yapılan tespitler neticesinde mahkememizce kabul edildiğinden ve sözleşmenin ödemelere ilişkin 14. maddesinde taşeronun müracaatı üzerine her ayın sonu itibariyle hakediş hazırlanacağı, hakedişe uygun kesilecek fatura tarihinden itibaren 10 iş günü içerisinde 90 gün vadeli çekle ödeme yapılacağı hükmüne davalı tarafın aykırı hareket ettiği ve bu durumda davacının TBK nun 125. maddesi kapsamında sözleşmeyi haklı olarak feshettiği de mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacının yaptığı kısmi imalatta eksik ve ayıplı iş olmadığı ve davalının sözleşmeye uygun bedel ödemesini gerçekleştirmemesi nedeniyle feshin haklı olduğunun kabulünden sonra yapılan işin ödenmeyen bedelinin tespiti ve davacının davalı uhdesinde bulunan teminatlarının miktarının ne olduğu ve iadesinin gerekip gerekmediği ayrıca belirlenmelidir.
Davacı uhdesinde bulunduğu belirlenen 200.000,00 TL tutarlı teminat çeklerinin kesin teminat olarak alınmış olması, sözleşmenin 10. maddesinde kesin teminatın, kesin hesap ve kesin hakedişin tasdikinden ve kesin kabul yapıldıktan sonra iade edileceği düzenlendiğinden ve henüz kesin kabul yapılmadığından, kesin teminatın iadesi koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiş ve bu yöndeki davacı talebi reddedilmiştir.
Kök raporda belirlenen belge eksikliği giderilip bilirkişi heyetine verilen yetki çerçevesinde yerinde yapılan inceleme ve ihale dosyası, geçici hakediş tutanakları incelenerek düzenlenen birinci ek raporda davacının toplam 19.076 metre korkuluk imalatı yaptığı belirlenmiş olup esasen taraflar arasında bu konuda uyuşmazlıkta bulunmamaktadır.
Davalı vekilinin davaya cevap dilekçesi ekinde sunduğu icmal detayındaki miktar ile davacı vekilinin sunduğu taslak taşeron hakedişindeki miktarlar örtüşmektedir. Yapılan iş bu şekilde belirlendikten sonra sözleşmedeki kararlaştırılan bedele göre yapılan iş tutarının karşılığı 1.374.555,05 TL olarak bilirkişilerce hesap edilmiş, davalının yapmış olduğu toplam 518.921,56 TL ödeme, 58.541,80 TL nakdi teminat kesintisi, 41.935,58 TL KDV tefkifatı mahsup edildiğinde, denetime elverişli ve mahkememizce de kabul edilen hesaba göre davacının 755.156,11 TL bakiye iş bedeli alacağı olduğu, nakdi teminat kesintisinin ise 58.541,80 TL olduğu, sözleşmenin 10. Maddesine göre imalat ve sigorta kesintisinin geçici kabulün yapılması sonrası serbest bırakılması gerekeceği ve bu kapsamda nakdi teminatında iadesinin gerektiği yapılan yargılama sonucu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
a)Davacının teminat çekinin iadesine yönelik davasının REDDİNE,
b)Menfi ve müsbet zarara ilişkin açılan davanın davacının feragatı sebebiyle REDDİNE,
c) 58.541,80 TL imalat kesintisi, 755.156,11 TL bakiye alacak olmak üzere toplam 813.797,91 TL'nin davalıdan 58.541,80 TL yönünden geçici kabul tarihi olan 04/08/2016, bakiyesi yönünden dava tarihi olan 21/04/2014 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline,
d)Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 55.590,54 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin ve tamamlama harçlarından alınan toplam 18.168,33 TL harcın mahsubu ile kalan 37.422,21 TL harcın davalıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan 18.193,53 TL harç giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 796,55 TL tebligat ve posta gideri, 571,90 keşif harcı, 347,34 Araç ücreti, 8.100 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.815,79 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 9.703,10 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir edilen 119.517,77 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
6-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 33.417,73 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.