T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/373 Esas - 2023/792
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
...GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/373
KARAR NO: 2023/792
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 26/05/2022
KARAR TARİHİ: 30/11/2023
G. K.YAZILDIĞI TARİH: 30/12/2023
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, Müvekkili Bankanın Samanpazarı Şubesi ile dava dışı... Sağlık Hizmetleri A.Ş.
firması arasında imzalanan kredi genel sözleşmesine istinaden adı geçen şirkete kredi verildiğini, davalı
borçlunun müteselsil kefil sıfatı ile söz konusu sözleşmeyi imzalayarak borçlunun sorumluluğunu üstlendiğini, asıl borçlu ile kefilerin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemeleri üzerine sözleşmenin Bankaya
verdiği yetkiye istinaden kredi sözleşmesinin feshedilerek, Beşiktaş 26. Noterliğinin 38400 yevmiye nolu
05.06.2018 tarihli hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, süresi içinde borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında ... 29. İcra Müdürlüğünün 2018/8995 E. sayılı
dosyasına kayden icra takibine geçildiğini, davalı tarafından borca ve tüm ferilerine itiraz edilmesi üzerine arabulucuya başvuruda
bulunulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu belirterek, davalının icra takibine vaki itirazların iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili savunmasında özetle; Takibe dayanak gösterilen genel kredi sözleşmesinin asıl borçlusunun... Sağlık Hizmetleri …Ltd.Şti. olduğunu, söz
konusu sözleşmenin 2013 yılında müvekkili Emin Hakan SEVİNİŞ tarafından imzalanmış olmakla birlikte, bahsi
geçen sözleşme kapsamında müvekkilinin kefilliğine ilişkin sürenin açıkça ve kendi el yazısıyla belirtilmediğini, bu
anlamda TBK hükümleri uyarınca kefaletin şekli unsurları mevcut olmadığından geçerli bir kefate akdinden
bahsedilmesinin mümkün olmadığını, asıl borçlu firma ile akdedilen genel kredi sözleşmesine bağlı olarak kullandırılan krediye ilişkin kredi kullanım
akdinin müvekkili tarafından imzalanmadığını, dolayısıyla kredinin geri ödemesinin yapılmaması noktasında kefaletten doğacak herhangi bir sorumluluğunun
da bulunmadığını, kredi sözleşmesinin imzalandığı 2013 tarihi sonrasında genel kredi sözleşmesine bağlı olarak asıl borçlu firmaya
kullandırılmış olan kredilerin toplamda iki kez yapılandırılmış olup, söz konusu yapılandırma bağlamında
akdedilen sözleşmelerde müvekkilinin kefaletinin alınmadığını, bu anlamda da müvekkilinin
kefaletten doğan sorumluluğunun işbu takip kapsamında bulunmadığını, müvekkilinin hiçbir borcunun bulunmadığı için icra
takibinde asıl alacağa, işlemiş faize ve diğer tüm ferilerine itiraz edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Tarafların dayandığı tüm deliller, bu kapsamda; İcra dosyası, takibin dayanağı kredi sözleşmeleri, banka kayıtları getirtilmiş, bankacı bilirkişinin banka şubesinde yaptığı inceleme sonucu düzenlediği bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur.
Tarafların iddiaları, savunmaları ve dosyaya sunulan deliller ve kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davacı bankanın genel kredi sözleşmesine dayalı olarak alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine, davalı/borçluların yaptığı itirazın iptali davasıdır. Davanın İİK'nun 67/1. maddesine göre 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Dosyada bulunan kayıtlar ve bilirkişi raporundaki tespitlere göre; Davacı Banka ile dava dışı asıl borçlu... Sağlık Hizmetleri Turizm İnşaat San. Ve Tic. A.Ş. arasında 19/07/2013 tarihli 3.000.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşmeye davalı kefilin 7.500.000 TL limitle müteselsil kefaletinin alındığı, davacı bankanın kredi borcunun ödenmemesi üzerine, Noter aracılığı ile dava dışı asıl borçlu ve davalı kefillere gönderilen 05/06/2018 tarihli ihtarname ile kredi hesaplarının 05/06/2018 itibariyle kat edildiği belirtilerek, toplam 2.842.885,21 TL nakdi alacağın tebliğ tarihini izleyen 1 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin asıl borçlu dava dışı şirkete ve davalı kefile 07/06/2018 tarihi itibariyle tebliğ edilmiş, her ikisinin de temerrüdünün 08/06/2018 tarihinde gerçekleştiği, borcun ödenmemesi üzerine, davacı Banka tarafından davalı kefil hakkında ... 29.İcra Müdürlüğünün 2018/8995 esas
sayılı dosyası üzerinden 26/07/2018 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde;
2.536.764,64 TL Asıl Alacak,
217.575,40 TL İşlemiş Faiz
192.256,05 TL İşlemiş Faiz (temerrüt)
13.987,82 TL BSMV
+ 2.675,61 TL Masraf
Toplam 2.963.259,52 TL alacağın, asıl alacağa % 29,90 oranından işleyecek faizi ile birlikte tahsil edilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüde yönelik 12. maddesinde yer alan düzenlemede, temerrüt faizi oranının krediye fiilen uygulanan faiz oranının %50 fazlası ile belirleneceği hükme bağlanmış iken, sözleşmedeki bu oranın davalı lehine sonuç doğuracak şekilde bankaca %30 olarak değiştirildiği, bilirkişinin yerinde inceleme ile temin edilmiş olan 27/04/2018 tarih 2018/22 sayılı Genelge'de Ticari Kredi Genel Faiz Oranı'nın %23 olarak belirlenmiş olduğu, aynı Genelge'de gecikme faizi oranının Ticari Kredi Genel Faiz Oranının %30 fazlası ile belirleneceğinin düzenlendiği, buna göre uygulanması gereken temerrüt faizi oranının ( %23 * 1.30=) % 29,90 olarak tespit edildiği, belirlenen oranın sözleşmeye uygun olduğu ve davalı lehine olduğu anlaşılmıştır.
Bankacı bilirkişi tarafından, banka şubesinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda; "Takip tarihinden sonra, dava tarihinden önce toplam 649.608,38 TL ödeme yapıldığı, bu ödeme dikkate alınarak, dava tarihi itibari ile yapılan hesaplamaya göre, davacı bankanın 2.536.764,64 TL Asıl Alacak, 2.610.931,30 TL İşlemiş Faiz(temerrüt),
ve 124.042,80 TL BSMV olmak üzere toplam 5.271.738,74 TL
davalı kefilden alacağının olduğu" belirtilmiştir.
Somut olayda dosyada bulunan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı bankanın, dava dışı şirkete kullandırdığı, ödenmeyen kredi borcunun tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ettiği, davalını akdi ilişkiye itirazı olmamakla birlikte, kefaletin yasaya aykırı olduğunu, yapılandırma protokolünde imzasının olmadığını belirterek davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istediği anlaşılmıştır. Dosyada bulunan sözleşme incelendiğinde, davalının kefaletinde TBK. göre yasal şartların bulunduğu, kefaletin geçerli olduğu, 19/12/2017 tarihli yapılandırma protokolünde davalının imzası yok ise de, protokolün, davalının imzası bulunan ve kefil sıfatı ile yer aldığı, 19/07/2013 tarihli sözleşmeden kaynaklanan borcun tespiti ve yeniden yapılandırılması amacıyla yapıldığı, protokolün 6.3. Maddesinde, protokolün 19/07/2013 tarihli sözleşmeyi ortadan kaldırmadığı, yenilemediğinin açıkça belirtildiği, dosya kapsamına uygun, denetlenebilir bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre, takipten sonraki ödeme dikkate alındığında, davacı bankanın, dava tarihi itibari ile 2.536.764,64 TL Asıl Alacak , 2.610.931,30 TL İşlemiş Faiz(temerrüt) ve 124.042,80 TL BSMV olmak üzere toplam 5.271.738,74 TL alacağının olduğunun tespit edildiği, bu sebeple dava kısmen kabul edilerek, bu miktar üzerinden takibin devamına, alacak likit olduğundan, hükmolunan 5.271.738,74 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 1.054.347,74 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebi ile davacının kötüniyetle takip yaptığı ispatlanamadığından, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
Davalıların ... 29. İcra Müdürlüğünün 2018/8995 Esas sayılı dosyasında yapılan takibe yönelik itirazlarının kısmen iptali ile takibin dava tarihi itibari ile 2.536.764,64.- TL Asıl alacak, 2.610.931,30.- TL İşlemiş Faiz ve 124.042,80 TL BSMV olmak üzere toplam 5.271.738,74.-TL üzerinden devamına,
Asıl alacağa dava tarihinden itibaren %29,90 oranında temerrüt faizi uygulanmasına,
2-Hükmolunan 5.271.738,74.-TL 'nin %20'si üzerinden hesaplanan 1.054.347,74 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine.
3-Davacının fazlaya ilişkin talebi ile davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 360.112,47-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafça yapılan 146,25 TL tebligat ve posta gideri, 3.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.146,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir edilen 351.434,77 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.