T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/430
KARAR NO: 2023/820
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 15/06/2022
KARAR TARİHİ: 07/12/2023
G. K.YAZILDIĞI TARİH : 07/01/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili iddiasında özetle; Davacıların, davalı Şirketin ortağı olduklarını, davalı
Şirket'in 2021 faaliyet dönemi olağan genel kurul toplantısının, 15 Mart 2022 tarihinde gerçekleştirildiğini ve davacıların genel kurul toplantısına temsilcileri marifetiyle
iştirak ettiklerini, temsilcilerin, toplantının, 2, 3, 4 ve 5 numaralı gündem maddeleri kapsamındaki yürütülen müzakerelerin ve arz olunan bilgilerin, yetersiz olmaları, alınan kararların Türk Ticaret
Kanunu'nun 515 ve 516. Maddelerine ve dürüstlük kuralına aykırı olmaları sebebi ile kararlara karşı olumsuz oy kullanıp, muhalefet gerekçelerini toplantı tutanağına
işlediklerini, Davalı şirketin 2 numaralı gündem maddesinin "yönetim kurulunca hazırlanan 2021 yılı faaliyet
raporunun okunması ve müzakeresi" konusunu havi olduğunu, "yıllık faaliyet raporu" belgesinde
münhasıran "Şirket, ... 60 adet bağımsız bölümü bulunan mesken nitelikli taşınmazlarını günün
koşullarını da dikkate alınarak belirlenen fiyatlar ile satmaya devam etmektedir. 2021 yılı sonunda 58
adet bağımsız bölümün satışı tamamlanmıştır, taşınmaların bu dönemde çoğu satılarak
aktifinde bulunan taşınmazlardan toplamda 58 adet elden çıkarılmış olup istenilen satış hedefi
tamamlanmıştır" ifadelerine yer verildiğini, yıllık faaliyet raporunda 2021 faaliyet
döneminde satılmış olan bağımsız bölüm adedi ve/veya birim / metrekare bazındaki satış ve devir bedelleri hakkında en ufak bir bilgi mevcut olmadığını, 3 numaralı gündem
maddesi uyarınca genel kurula arz olunmuş olan finansal tablolarda, davalı Anonim Şirket'in 2020 faaliyet yılında 22.786.821,28 Türk lirası "net satış geliri" elde
Etmesine rağmen, 2021 faaliyet yılında ise yok denebilecek seviyede, sadece %0,79 artış oranıyla 22.966.755,85 Türk lirası "net satış geliri" elde edebildiğini,
görüldüğünü, 2020 ve de 2021 faaliyet yılları dâhilinde vuku bulmuş enflasyon artış oranları ve inşaat
maliyetlerinde vuku bulmuş olan artışlar da herkesin malumu olduğunu, diğer taraftan davalı
şirketin, ...İncek Projesi'ni (60 adet bağımsız bölümün inşasını) 2017 Mayıs ayında
tamamladığını, dolayısıyla son dönemlerde vuku bulmuş inşaat maliyetlerindeki artışların davalı
şirket'in hasılatlarına ve marjlarına olumlu tesir etmesi gerektiğini, genel kurula sunulan
2021 faaliyet dönemi yıllık faaliyet raporunun gerçeğe aykırı olduğunu, davalı şirketin 3 numaralı gündem maddesinin "finansal tabloların okunması, müzakeresi ve tasdiki"
konusuna havi olduğunu, satış ilanlarında Park Hayat
İncek Projesi'ne ait bağımsız bölümlerin, 1,2 milyon Türk lirası ile 2,7 milyon Türk lirası bedeller
üzerinden satışa arz olunduklarını, sair bağımsız bölümler için belirlenen satış
fiyatlarının, yaklaşık 1,9 milyon Türk lirası, 2,7 milyon Türk lirası, 1,4 milyon Türk lirası, 1,6 milyon
Türk lirası ve 1,2 milyon Türk lirası gibi satış bedelleri teşkil etmekte olduğunu, ilanların 2020 ve 2021
faaliyet dönemlerinden hangisinde verildiği belirsiz olmakla birlikte sektördeki rayiç fiyatlara nazara
alındıklarında 2020 yılına ait oldukları tahmin olunduğunu, şu halde finansal tablolar bünyesinde altmışa yakın bağımsız bölümün satış ve devri dolayısıyla davalı şirket'in sadece yaklaşık 45,8
milyon Türk lirası hasılat elde etmesini anlaşılamadığını oy çokluğu ile tasdik olunmuş finansal tabloların,
TTK’nun 515'inci maddesine ifadesini ve tanımını bulan "Dürüst Resim İlkesi"ne aykırı olduğunu, 4 numaralı gündem maddesinin "yönetim kurulu üyelerinin ibrası" konusunu havi olduğunu, davacı Pay
Sahiplerinin, Hasan ASLAN'ın vefatını müteakip davalı şirket'in yönetim organının on dokuz ay
boyunca (578 gün süreyle) tahakkümü altına almış ... ... ile birlikte hareket
eden ...'ın ibraları hakkında olumsuz oy kullandıklarını, zira genel kurul iradesine şeffaf ve
dürüst bir "yıllık faaliyet raporu" arz etmeyen ve de finansal tabloları "Dürüst Resim İlkesi"ne uygun
tanzim etmeyen bir yönetim kurulunun faaliyet sonuçlarını sıhhatli usulde değerlendirebilmek ve
müspet ya da menfi yönde ibra beyanında bulunabilmenin olanaksız olduğunu, bu itibarla da yönetim
kurulu üyelerinin ibralarına ilişkin 15 Mart 2022 tarihli genel kurul kararının iptalinin talep olunduğunu, 5 numaralı gündem maddesinin, "kârın kullanım şeklinin, dağıtılacak kâr ve kazanç payları oranlarının
belirlenmesi" konulu olduğunu, faaliyetlerine devam eden bir anonim şirkette TTK.’nin
519/2-c bendi uyarınca pay sahiplerine %5 oranında birinci kâr payı
dağıtılmasının yasal zorunluluk teşkil ettiğini, kabul anlamına gelmemekle
birlikte yönetim kurulunun, hiçbir yeni yatırım planı, iş modeli veya vizyon ortaya
koymaksızın bağımsız bölümlerin tamamına yakının satışından elde edilen nakdi geliri davalı şirket'in
bünyesine hapsetmesinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek, davalı şirketin 15 Mart 2022 tarihinde gerçekleştirilen 2021 faaliyet dönemi
olağan genel kurul toplantısında, 2, 3, 4 ve 5 numaralı gündem maddeleri
kapsamında oy çokluğuyla kabul olunmuş genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili savunmasında özetle;
Davacıların iddialarının yerinde olmadığını, davacı pay sahipleri mirasen pay devri vasıtası
ile pay sahibi olduklarını,
davacıların pay sahibi oldukları dönemden önceki Şirket sermaye artışları, ortaklık yapısı, şirket
Faaliyetlerinin TTK hükümlerine
uygun, Şirket kayıtları ve Ticaret Sicil kayıtları ile örtüşen usul ve yasaya uygun ticari işlem ve
faaliyetler olduğunu, davacıların miras bırakanı Müteveffa Hasan Aslan’ın 16.04.2020 tarihindeki
vefatında Şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, 2021 yılı yıllık faaliyet raporunun TTK 362 vd. uygun olarak olağan genel kurul toplantısından on beş gün önce şirket merkezinde bilgi edinmek üzere pay sahiplerinin incelemesine açıldığını, yıllık faaliyet
raporunda Şirket tarafından satışı yapılan bağımsız bölüm adedi ve/veya birim metrekare bazında satış
ve devir bedellerine dair bilgi verilmesi zorunluluğu bulunmadığını, faaliyet raporunun muhasebe
ilkelerine uygun olarak dönem karı, zararı, şirket öz kaynak ve sabit kıymetler ve şirket sermayesinin
karşılık durumu da belirtilmek suretiyle hazırlandığını, 15.03.2021 tarihli genel kurulda 2021 yılı
faaliyet raporu okunup, müzakere edildiğini, davacı yan temsilcilerinin sunduğu muhalefet şerhleri de
genel kurul tutanağına ek yapıldığını, bu durumda iptali istenilen genel kurulun 2 numaralı gündem
maddesi TTK hükümlerine, Şirket ana sözleşmesine ve iç yönergesine uygun şekilde görüşülüp
müzakere edildiğini, Genel Kurulda huzura getirilen faaliyet raporunun içeriğinin yeterli olup olmadığı,
davacıların iddia ettiği gibi iptal talebine konu olamayacağını, son derece uygun olan faaliyet raporunun,
genel kurulda ortakların bilgisine sunulup, tartışılıp, oylanıp onaylandığını,
davacıların bir diğer talebi olan 3 numaralı gündem maddesi kapsamında oy çokluğu ile alınan kararın
iptali taleplerine ilişkin olarak ise; müvekkili Şirketin faaliyet konuları arasında gayrimenkul değerleme faaliyeti
bulunmadığından, davacılar kadar rayiç değer araştırması yapılması mümkün olmadığını, ancak
bilindiği üzere konut satışları projeden yapılması halinde noter onaylı ön ödemeli konut satış sözleşmesi
ile, proje tamamlandıktan sonra ise tapu aracılığıyla gerçekleşebildiğini, anılan projedeki konutların
inşaası ve satışları usul ve yasalara uygun şekilde gerçekleştiğini, kaldı ki projedeki konutların satışına
davacıların mirasen pay sahibi oldukları tarihten önceki yıllarda başlandığını, müvekkili Şirketin
15.03.2022 tarihli genel kurulda oy çokluğu ile tasdik olunmuş olan finansal tabloları müvekkili şirketin
faaliyet dönemi sonundaki finansal durumunun ve faaliyet sonuçlarının tam, anlaşılabilir olduğunu,
ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun, şeffaf ve güvenilir bir şekilde ve gerçeği dürüst, aynen ve
aslına sadık surette yansıtan tablolar olduğunu, tablolarda şirketin gerçek durumunun görülmesine engel
olacak hiçbir husus bulunmadığını, kaldı ki TTK 424 gereği bir gizleme, saklama iddiası var ise burada
yöneticinin bilinçli hareket etme şartı aranacağını, yönetici ve yetkililerin kasıtlı hareket ettiğine dair en
ufak bir emare bulunmadığını, muhasebe ilke ve standartlarına uygun olarak düzenlenmiş, dürüst resmin
çıkarılmasını engellemeyen finansal tabloların tasdik edilmesi kararının hukuka uygun olduğunu, davacıların bir diğer talebinin ise 4 numaralı gündem maddesindeki yönetim kurulu üyelerinin ibrasına
ilişkin oy çokluğu ile alınan kararın iptali olduğunu, davacılar bu taleplerine gerekçe olarak 2 ve 3
numaralı gündem maddelerine ilişkin iptal taleplerindeki gerekçelerini yinelediklerini, ibranın iptaline
ilişkin taleplerinin somut ve objektif hiçbir gerekçeye dayanmadığını, tamamen soyut yönetim kurulu
üyelerini töhmet altında bırakır mahiyette iyi niyetten ve gerekçeden yoksun iddialar olduğunu,
davacıların 5 numaralı gündem maddesinin görüşülmesi sonucunda alınan kar payı
dağıtılmamasına yönelik talebi yönünden, davacıların bu talebinin de mesnetsiz olduğunu, zira
oyçokluğu ile alınan kararda müvekkili Şirketin ticari istikbali değerlendirilerek, bu kararın alındığını,
müvekkili Şirket ortaklarının ekonomik konjonktüre, enflasyonist ülke ve dünya piyasalarına uygun
olarak olası ticari riskleri bertaraf edebilmek, yatırım faaliyetlerini devam ettirebilmek ve Şirketi
ekonomik olarak güçlü kılabilmek adına kar dağıtımı yapmadığını,
davacıların kar payı dağıtılması halinde hisselerine oranla alacakları kar payının onlarının iddialarının
aksine mülkiyet haklarının ihlali niteliğinde olmadığını, esas kardan yoksun kalanların yönetim kurulu
üyesi görevlerini de ifa eden şirketteki diğer ortaklar olduğunu, davalı şirketin faaliyet konusunun
taşınmaz edinip, konut yapıp satmak olduğunu, 2017 yılından bu yana da bu faaliyetini elinden
geldiğince yerine getirmeye çalışıp faaliyetlerine devam ettiğini, mali tablolarda da gözüktüğü üzere
Şirket uhdesinde cüzi miktarda satılmayı bekleyen gayrimenkul kaldığını, bunlar haricinde de elde
edilebilecek bir gelirin şimdilik söz konu olmadığını, kar payı dağıtılmamasının esas nedeninin kriz
ortamında ihtiyatlı davranılması olduğunu, kar payı dağıtılması halinde şirketin ileriye dönük
faaliyetlerini devam ettirmekte zorlanacağının açık olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Dava, TTK.'nin 445. Maddesine dayalı anonim şirket genel kurul kararının iptali davasıdır.
Davacılar, davalı şirketin 15.03.2022 tarihli genel kurulda gündemin 2,3,4 ve 5 numaralı gündem maddelerinde alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı ise, davacıların iddialarını kabul etmeyerek davanın reddini istemiştir.
Tarafların dayandığı tüm deliller, ticaret sicil kayıtları getirtilmiş, şirket kayıtları ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Gayrimenkul Değerleme Uzmanı, Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama Bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin 10.02.2023 tarihli raporunda; " Gündemin 2. Maddesinde, 2021 yılı faaliyet raporunun okunup, müzakereye açıldığı, bu maddede herhangi bir oylama yapılmadığı ve icrai bir karar alınmadığı, gündemin 3. maddesinde alınan 2021 yılı bilanço ve kar/zarar hesaplarının kabulüne ilişkin kararda yasa ve esas sözleşmeye
aykırı bir yön tespit edilmediği, gündemin 4. maddesinde alınan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararda yasa ve esas sözleşmeye aykırı bir yön tespit edilemediği, gündemin 5. maddesinde alınan kar payı dağıtılmamasına ilişkin karar yönünden ise, kar payı dağıtılmamasını gerektiren
önemli bir neden tespit edilemediği, bu noktada kar payı dağıtılmamasına ilişkin kararın iyi niyet kurallarına aykırı olup
olmadığı hususunun Mahkemenin takdirinde bulunduğu"
belirtilmiş, itirazları karşılar ek raporda da aynı kanaatini belirtmiştir.
Dava konusuna ilişkin yasal düzenlemede; Türk Ticaret Kanunu'nun;
"İptal Sebepleri" başlıklı 445. Maddesinde “(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.”,
"İptal davası açabilecek kişiler" başlıklı 446. Maddesinde ise ;
"(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa
geçirten,
b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın;
çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma
yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula
katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel
kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,
c) Yönetim kurulu,
d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu
üyelerinden her biri, iptal davası açabilir. " düzenlemesi yer almaktadır.
Yargıtay'ın istikrar kazanmış kararlarına göre, genel kurul kararının iptali davalarında, öncelikle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, dava süresinde açılmış ise davacıların dava açma hakkı bulunup bulunmadığı ve dava açma hakkının bulunması halinde de alınan kararın yasa, anasözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığının araştırılması gerektiği kabul edilmiştir.
Dosyada bulunan kayıtlara ve bilirkişi raporundaki tespitlere göre; Açılan davada,15.03.2022 tarihli genel kurul kararların iptaline ilişkin davanın 15.06.2022 tarihinde, 3 aylık hakdüşürücü sürede açıldığı, davacılar adına vekaleten genel kurula katılan temsilcilerinin, dava konusu kararlara olumsuz oy kullanıp, muhalefet şerhi koydukları anlaşılmıştır. Esasa yönelik alınan kararlar değerlendirildiğinde, bilirkişi heyetinin de hükme esas alınan raporunda belirttikleri gibi, gündemin 2. maddesinde "2021 yılı faaliyet raporunun okunması ve müzakeresi" maddesi olduğu, herhangi bir oylama yapılmadığı, dolayısıyla icrai bir karar alınmadığı anlaşılmakla iptalini gerektiren bir husus olmadığı, gündemin 3. maddesinde 2021 yılı bilanço ve kar/zarar hesapları oyçokluğuyla tasdik edildiği, davalı şirketin 2021 takvim yılı bilançosunun tetkikinde; 1.105.442,63 TL geçmiş yıllar zararı, 4.083.156,08 TL geçmiş yıllar kârı, 9.085.151,29 TL 2021 yılı dönem net karı bulunduğu, bilirkişi heyetinin incelemesine göre, şirket faaliyetlerinde bir usulsüzlük tespit edilemediği, buna göre gündemin 3. maddesinde alınan 2021 yılı bilanço ve kar/zarar hesaplarının kabulüne ilişkin kararda yasa ve esas sözleşmeye aykırılık bulunmadığı, yönetim kurulu başkanı ... ve başkan yardımcısı Erdal ORUÇ ayrı ayrı oyçokluğuyla ibra edilmelerine ilişkin gündemin 4. maddesi yönünden, gündemin 3. Maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde, finansal tablolarda gerçeğe aykırılık ve şirketin zarara uğratıldığını tespit edilemediği, bu sebeple yönetim kurulunun ibrasına ilişkin genel kurul kararında yasaya ve esas sözleşmeye aykırılık olmadığı anlaşılmakla, davacının dava konusu genel kurulda gündemin 2, 3 ve 4. Maddelerine yönelik iptal talebinin reddine karar verilmiştir. Dava konusu olan gündemin 5. Maddesinde, "şirket kârından kanun ve esas sözleşme gereği yapılması gereken miktarlar ayrıldıktan sonra kalan kısmının şirket içerisinde tutularak
dağıtılmamasına" oyçokluğuyla karar verilmiştir. Davalı Şirketin 2021 takvim yılı bilançosuna göre mali yapısının iyi olduğu,
52.774.740,25 TL öz kaynağı ve 13.168.307,37 net kârı bulunduğu, bu durumda şirket kârından kanun ve esas sözleşme gereği yapılması gereken miktarlar ayrıldıktan sonra kalan kısmının
şirket içerisinde tutularak dağıtılmamasını gerektiren önemli bir neden bulunmadığı
bilirkişi heyetince tespit edilmiştir. Her ticaret ortaklığı gibi anonim ortaklığın nihai amacı kar elde edip ortaklarına dağıtmaktır. Başka bir deyişle “anonim şirket kanunen yasak olmayan her türlü iktisadi maksat ve konular için kurulur” (TTK’nın 271) ve kâr elde etmek ve paylaştırmak nihai amacını elde etmek hedefine yönelir ve bu yolda çaba harcar. Ortaklığın bütün organları bu nihai amaca uygun kararlar almak zorundadır (Yargıtay 11. HD.,2015/6354 E., 2016/3021K., 17.03.2016 T.Kararı). Bu sebeple
gündemin 5. Maddesinde, "şirket kârından kanun ve esas sözleşme gereği yapılması gereken miktarlar ayrıldıktan sonra kalan kısmının şirket içerisinde tutularak
dağıtılmamasına" yönelik kararın, yasa, ana sözleşme ve iyiniyet ilkesine aykırı olduğu kanaatine varılarak iptaline karar verilerek aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davalı şirketin dava konusu olan 15/03/2022 tarihli genel kurulunda gündemin 5. Sırasında alınan kararın İPTALİNE,
Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile kalan 189,15 TL harcın davalıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça yapılan 176,25 TL tebligat ve posta gideri, 11.250 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.426,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan 80,70-TL Başvuru Harcı, 80,70-TL Peşin Harcı olmak üzere toplam 161,40 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Başkan ...
(E-imzalıdır)
Üye ...
(E-imzalıdır)
Üye ...
(E-imzalıdır)
Katip ...
(E-imzalıdır)