T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/842 Esas - 2023/760
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/842 Esas
KARAR NO: 2023/760
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 25/08/2020
KARAR TARİHİ: 21/11/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 28/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı şirketin 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret modeli çerçevesinde yaptırılması hakkında kanun hükümlerine göre Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolunun işletme hakkı sahibi olduğunu, davalı şirketin işletme hakkı davacıya ait olan köprü ve otoyolları kullanan tüzel kişi olduğunu, davalının ... plakalı aracı ile 19.12.2016-03.02.2017 tarihleri arasında ücret ödemeksizin ihlalli geçişler yaptığını, ihlalli geçişlerin ücretlerinin ödenmemesi sebebi ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalının itiraz ettiğini beyanla itirazın iptalini, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının takip tutarının tamamını talep etmekten vazgeçtiği, takip alacağının 6.509,45 TL asıl alacak, 515,73 TL takip öncesi işlemiş faiz, ve 92,83 TL kdv toplamı olduğu ve bu tutar üzerinden itirazın iptali davası açıldığını, davacının dilekçesindeki tutarı itibariyle davanın kabul edildiğini, dava dilekçesinin tüm takip alacağı üzerinden itirazın iptali davası olmaması üzerine müvekkili şirketin, borçlu olmasa da davacı alacaklının davaya konu ettiği ve kabul ettiği tutarı kabul ederek mevcut ihtilafı sonlandırmak istediğini, bu sebeple öncelikle davacının talep ettiği alacak tutarı ve ferileriyle çıkacak tutarın taraflarınca hesap edilerek ödendiğini, ilk celseden önce davacının dava dilekçesinde belirttiği tutar üzerinden davayı kabul ettiklerini, davayı kabul edip icra dosyasına ödeme yaptıkları için davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca dava dilekçesinde davacının bakiye alacaktan vazgeçtiğine dair herhangi bir talebi ve beyanı bulunmadığından bakiye alacak yönüyle de davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini alacağın müvekkili açısından likit olmadığı dikkate alınarak icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini dilediklerini beyanla davanın konusuz olmasına rağmen davacının icra inkar tazminatı talebinde ısrarcı olması halinde ise davacının reddedilen tutarın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra tazminatına ve vekalet ücretine mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce 2020/373 Esas kaydı üzerinden yapılan yargılama sonucunda, 2020/373 E., 2021/299 K. Sayılı ve 23/03/2021 tarihli ilamı ile özetle; dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine dair karar verilmiş olup, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi'nin 2021/1379 Esas, 2022/1832 Karar sayılı ve 09/11/2022 tarihli ilamı ile özetle; "Mahkemece, dava açıldıktan sonra davalı tarafından davaya konu bedelin ödendiği gerekçesiyle davanın konusuz kaldığı kabul edilmiş ise de bu hususta yapılan inceleme, icra dosyasına yapılan ödemenin borcu karşılamadığı da iddia edildiğine göre yetersizdir. Dava dilekçesinde asıl alacak, işlemiş faiz ve ferileriyle birlikte toplam 7.118,01 TL alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesi talep edilmiş olup, ödeme tarihi olan 18/01/2021 tarihi itibariyle itirazın iptali istenilen bu miktar üzerinden icra dosya borcunun faiz, icra harçları, vekalet ücreti ve giderleri de dahil tüm ferileriyle birlikte ne kadar olduğu icra müdürlüğünce hesaplatılıp, davalı tarafça ödenen 10.050,00 TL'nin dosya borcunu karşılayıp karşılamadığı ve ödeme sonucunda borcun infazının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması isabetli görülmemiştir. " şeklindeki gerekçe ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı akabinde dosyanın Mahkememize gönderilmekle işbu 2022/842 Esas kaydını aldığı görülmüştür.
Dava, otoyol/köprü geçiş ücreti ve cezasının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu; ... 1. İcra Müdürlüğünün 2018/11813 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 14.364,34 TL asıl alacak (geçiş ücreti – para cezası), 1.138,06 TL işlemiş faiz ve 204,85 TL KDV olmak üzere toplam 15.707,26 TL’nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu görülmektedir.
Eldeki davanın ise kısmi olarak açıldığı, dava dilekçesinde; 6.509,45 TL asıl alacak, 515,73 TL takip öncesi işlemiş faiz ve 92,83 TL KDV olmak üzere toplam 7.118,01 TL alacak üzerinden takibin devamının talep edildiği anlaşılmıştır.
Değinilen istinaf ilamı doğrultusunda, davalı tarafça ödenen 10.050,00 TL'nin dosya borcunu karşılayıp karşılamadığı ve ödeme sonucunda borcun infazının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda hesap yapılmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdii yoluna gidilmiş ise de davalı vekilinin 21/09/2023 tarihli dilekçesinde özetle; HMK 309 uyarınca kabul sebebiyle karar verilebileceği ve davacının dava dilekçesinde kabul ettiği tutar üzerinden ödeme yapılıp alacak kalmadığından dosyanın bilirkişice hesaplama yapmasında hukuki menfaat ve bir ihtiyaç kalmaması nedeniyle dosyanın rapor düzenlenmeksizin teslimini talep ettiği görülmüş, bu doğrultuda aşağıda gerekçesi açıklanacağı üzere mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmasından rücu edilmiştir.
Davalı vekilinin 21/11/2023 tarihli celsede " aşamalardaki beyanlarımızı tekrar ederiz, takip tutarında istenilen alacak kalemlerinin müvekkil tarafından veya tarafımızca hesaplanabilme olanağı bulunmamaktadır, bu nedenle miktarın fazla olması nedeniyle itiraz edilmiş ancak davada daha düşük tutarda alacak isteminde bulunulması üzerine davayı henüz ön inceleme yapılmadan evvel HMK 309 anlamında kabul etmiştik, dava konusu edilen tutarın tamamı tarafımızca icra dosyasına ödenmiştir. Bu nedenle dava açılmasına tarafımızca sebebiyet verilmemiştir. Dava dilekçesinde talep edilen asıl alacak işlemiş faiz ve kdv tutarı dikkate alınarak 18/01/2021 ödeme tarihi itibariyle kapak hesabı alınırsa fazladan ödeme yaptığımız görülecektir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi, 21/09/2023 tarihli dilekçesi ve 21/11/2023 tarihli celse beyanları 6100 Sayılı HMK'nın 309. Maddesi anlamında kabul beyanıdır.
Davaya son veren taraf işlemi olan kabul davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. (HMK 308/1) Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur. (HMK 308/2) Kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (HMK 309/1) Kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve Mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (HMK 309/2) Kısmen kabulde, kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (HMK 309/3) Kabul kayıtsız ve şartsız olmalıdır. (HMK 309/4) Kabul hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (HMK 310/1) Kabul kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hallerinde kabulün iptali istenebilir. (HMK 311/1) Kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Kabul talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet ona göre belirlenir. (HMK 312/1) Davalı, davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmez. (HMK 312/2) Ayrıca kabul beyanı nedeniyle davacının yargılama giderleri hususunda genel kurallardan ayrılmayı gerektiren davalı lehine bir beyanı olduğu takdirde yargılama giderleri bakımından bu beyana göre karar verilmelidir.
Davalının kabul beyanı belirtilen kurallarla birlikte değerlendirildiğinde; nihai hüküm olarak davanın kabulüne karar verilmesinde yasal zorunluluk bulunmaktadır. Bu itibarla dava açıldıktan sonra yapılan ödemelerin ise icra müdürlüğünce infaz aşamasında (tahsilde) nazara alınması gerektiği gözetilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ödeme dava açıldıktan sonra yapıldığından 6100 sayılı HMK'nın 312. Maddesinin ikinci fıkrasının uygulanma alanı bulunmayıp aynı yasanın 312/1 ve 326. Maddeleri doğrultusunda yargılama giderleri davalı aleyhine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın Kabul beyanı nedeniyle KABULÜ ile; ... 1. İcra Dairesi'nin 2018/11813 Esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 6.509,45 TL asıl alacak, 515,73 TL işlemiş faiz, 92,83 KDV olmak üzere toplam 7.118,01 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen şekilde faiz uygulanmasına,
-Dava tarihinden sonra davalı tarafça yapılan ödemelerin infaz aşamasında nazara alınmasına,
2-Kabul edilen alacağın (7.118,01-TL'nin), %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kabul beyanının ilk celseden önce vuku bulmuş olması nedeniyle Harçlar Kanunu'nun 22. Maddesi uyarınca 1/3 oranında harç alınması gerektiğinden, alınması gereken 162,08 TL karar ve ilam harcından, peşin harç olarak yatırılan 121,56 TL'nin mahsubu ile bakiye 40,52 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ve 6., 13/1 ve 13/2. Maddeleri nazara alınarak hesaplanan 7.118,01-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan; 54,40-TL Başvuru Harcı, 121,56-TL Peşin/nisbi Harcı, 118,13-TL Tebligat, Posta masrafları olmak üzere toplam 294,09TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2023