T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.TÜRK MİLLETİ ADINA
ANKARAGEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/707 Esas
KARAR NO: 2023/806
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... -...
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/08/2022
KARAR TARİHİ: 04/12/2023
G.K.YAZILDIĞI TARİH : 07.12.2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 08/05/2013 tarihli İnançlı İşlem Sözleşmesi düzenlenerek davalı şirketin inşaat mühendisi olan müvekkilinin diplomasını 10/05/2013-10/05/2015 tarihleri arasında 2 yıl süre ile İş denetleme Belgesi olarak kullanılması için mutabakata vardıklarını, sözleşmede davacıya ait inşaat mühendisliği diplomasının davalı şirketin ihalelerde kullanılabilmesi için müvekkiline %51 pay verilerek ortak olmasının öngörüldüğünü, davacının şirket ortaklığıyla ilgili olarak kar, zarar, vergi, SSK ve 3.şahıslara olan borçlarından dolayı herhangi bir sorumluluğu olmayacağının, bütün vecibelerin şirket tarafından yerine getirileceğinin hüküm altına alındığını, müvekkilinin şirket ya da şirket tarafından gösterilen 3.bir kişiye hisse alma ve hisse devretme ve şirketlerle ilgili işlem yapma yetkisi içeren süreli vekaletname vereceğini, müvekkiline şirket tarafından 10/06/2013 tarihinde sözleşme bedeli olarak 20.000,00 TL ödeneceğini, müvekkilinin sözleşmeye uyarak davalı şirketin vekili olarak gösterdiği Fahrettin Yolcudağ'a ...54.Noterliği'nin 08/05/2013 tarih ve 19795 yevmiye numaralı süreli vekaletnameyi vererek kendi edimini yerine getirdiğini, bu vekaletname ile müvekkilinin davalı şirkete %51 payla ortak edildiğini, ancak davalı şirketin sözleşmeye göre kendi üzerine edimlerini yerine getirmediğini, sözleşme bedelinin ödenmediğini, bu bedel ödenmediği için müvekkilinin şirkete ortak edildiğini düşünmediğini, SGK'dan kendisine gelen ödeme emri ile şirkete ortak olduğunu öğrendiğini, müvekkili tarafından süreli olarak verilen vekaletname ile şirkete ortak edilmesi dışında ne gibi işlemlerin yapıldığını bilmediğini, müvekkiline şirketin prim vs gibi borçlarından dolayı kendisine tebliğ edilen ödeme emirlerinin bulunduğunu, davalı şirketin SGK yasası çerçevesindeki ödenmeyen borçları nedeniyle müvekkiline SGK Van İl Müdürlüğü'nün haciz işlemlerini başlattığını, müvekkilinin Çorum'daki taşınmazına haciz konulduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL sözleşme bedelinin 10/06/2013 tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte tahsilini, davalı şirketin SSK borcundan dolayı muhatap oldukları henüz tam hesabı yapılmayan SSK borcunun ödenmesi için fazlaya ilişkin dava hakkı saklı kalmak ve kesin hesap yapıldığında harcı tamamlanmak üzere şimdilik 5.000,00 TL'nin faizi ile birlikte tahsiline, bütün bu durumlardan dolayı müvekkilinin yaşadığı derin üzüntü ve stres nedeniyle 25.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuka aykırı olarak açılması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, yetki itirazlarının bulunduğunu, dava konusu alacakların ticari işten kaynaklanması nedeniyle dava şartı yokluğu ve görev itirazında bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının iddia ettiği alacak tutarlarının zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde belirtilen sözleşmeye müvekkili şirketin imza atmadığını, müvekkili şirketin böyle bir sözleşmeyle alakalı bilgisinin bulunmadığını, davacının diplomasının müvekkili şirket ile alakalı herhangi bir işte kullanılmadığını, davacının iddia ve talep ettiği SSK borcuna ilişkin borçtan kendisinin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın açıldığı mahkeme olan ...3.Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2022/404 Esas ve 2023/42 Karar sayılı görevsizlik kararı ve mahkememizce verilen karşı görevsizlik kararı sonrasında ...BAM 13.HD'ne ait 2023/1050 Esas ve 2023/1124 Karar sayılı kararı ile mahkememize ait görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilerek dosyanın yeniden mahkememize gönderildiği anlaşılmakla mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, inanç sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekilince; taraflar arasında düzenlenen 08/05/2013 tarihli İnançlı İşlem Sözleşmesi uyarınca davalı şirketin, inşaat mühendisi olan davacının diplomasını 10/05/2013-10/05/2015 tarihleri arasında 2 yıl süre ile İş denetleme Belgesi olarak kullanılması için anlaşmaya varıldığı, bu nedenle davacının şirkete ortak olarak alındığı ancak sözleşme uyarınca davacının şirket ortaklığıyla ilgili olarak kar, zarar, vergi, SSK ve 3.şahıslara olan borçlarından dolayı herhangi bir sorumluluğu olmayacağının karalaştırılmasına rağmen, sözleşme bedeli olan 2.000,00 TL ödenmediği gibi, davalı şirketin vergi borçları nedeni ile kendisi hakkında haciz işlemlerini başlatıldığını ileri sürerek, ödenmeyen 20.000,00 TL sözleşme bedelinin tahsilini, davalı şirketin SSK borcundan dolayı muhatap oldukları henüz tam hesabı yapılmayan SSK borcunun ödenmesi için fazlaya ilişkin dava hakkı saklı kalmak ve kesin hesap yapıldığında harcı tamamlanmak üzere şimdilik 5.000,00 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini, bütün bu durumlardan dolayı davacının yaşadığı derin üzüntü ve stres nedeniyle 25.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren, 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” hükmü uyarınca ''konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda'' dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiş, eş söyleyişle arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır.
Dava, alacak ve manevi tazminat davası niteliğinde olup, davanın, 7155 sayılı kanun ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinin yürürlük tarihi olan 01.01.2019 tarihinden sonra 23.08.2022 tarihinde açıldığı, davacı vekiline ait 04.12.2023 tarihli celsedeki beyanı ile arabuluculuğa gerek dava açılmadan evvel gerekse merci tayini sonrasında dosya mahkememize tevzi edilmeden evvel müracaat edilmediği anlaşılmakla davanın HMK. 114. ve 115. maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın, 6102 Sayılı TTK'nın 5/A ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 269,85 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT 7 maddesi yarınca belirlenen 8.950,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/12/2023
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır