T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/753 Esas
KARAR NO: 2025/123
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 29/01/2021
KARAR TARİHİ: 18/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 26/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.07.2020 tarihinde ... .... .... ... ... ... plakalı aracın, müvekkili sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin malul-sakat kaldığını, kazaya ilişkin tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağı ile ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacıya bir kısım kusur izafe edilmişse de, davacının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek, şimdilik 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL bakıcı gideri tazminatı ve 9.800,00-TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 10.010,00-TL maddi tazminatın davalıya başvuru tarihini izleyen 15 gün sonrası temerrüt tarihi olduğundan bu tarihten (11.12.2020) itibaren ticari temerrüt faizine-avans faize hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 05/01/2023 tarihli talep arttırım dilekçesinde özetle; sürekli iş göremezlik talebini 409.900,00 TL, bakıcı gideri tazminatı talebini 4.881,87 TL'ye arttırmış, geçici iş göremezlik talebi için arttırım yapılmayarak talebin 100,00 TL olarak devam ettiğini bildirmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talebinin teminat kapsamında bulunmadığını, haksız, mesnetsiz, usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddine karar verilmesini, kusur durumunun şüpheye mahal vermemesi adına ceza dosyanın celbini,ilgili dosya eksikliği tamamlandıktan sonra dosyanın kül halinde İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne sevkine karar verilmesini, aleyhe karar verilmesi halinde güncel mevzuata uygun maluliyet raporu alınması için İstanbul Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi’ne sevkine karar verilmesini, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın mahkememizin 2021/62 Esasına kayden açıldığı, yapılan yargılama neticesinde, Mahkememizin 2021/62 Esas, 2023/172 Karar sayılı ve 07/03/2023 tarihli kararı ile özetle;
Maluliyet hususunda; Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı raporu doğrultusunda, Erişkinler İçin Engellik ... Yönetmeliği' ne göre davacının kaza nedeniyle maluliyetinin % 19 olduğu, iyileşme sürecinin on sekiz aya kadar uzayabileceğinin , bakıcıya ihtiyaç duyacağı sürenin üç ay olduğu hükme esas alınarak,
Kusur hususunda; trafik bilrikişinin 20/06/2022 tarihli raporu doğrultusunda; davacının %30 davalıya sigortalı araç sürücüsünün %70 kusurlu olduğu hükme esas alınarak,
Aktüerya hususunda; 03/01/2023 tarihli ek rapor doğrultusunda; yukarıda değinilen kusur ve maluliyet oranlarına göre ve yine davacının hesaplamaya esas gelirinin asgari ücret olduğundan hareketle ve pasif dönem için (vergi istisnası mahsup edilmeksizin) 8.506,80 TL olduğundan hareketle; sürekli göremezlik tazminatının 603.196,37 TL olduğu, geçici bakıcı gideri tazminatının 4.881,87 TL olduğu, geçici iş göremezlik tazminatının 34.500,36 TL olduğu hükme esas alınarak davacı vekilinin 05/01/2023 tarihli talep arttırım(dava değeri belirleme) dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne dair karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizin değinilen 07/03/2023 tarihli kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 16/10/2024 tarih ve 2023/658 Esas, 2024/1204 Karar sayılı ilamıyla özetle; "...Kusur durumu ile ilgili olarak ...3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dosya ile eldeki davadaki maddi olgu/kusur saptaması arasında çelişki doğmuştur... kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderecek mahiyette üç kişilik Karayolları Fen Heyeti üyelerinden veya İTÜ öğretim üyelerinden oluşan heyetten kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderici mahiyette ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına" dair gerekçe ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı akabinde dosyanın mahkememizin işbu 2024/753 Esas kaydını aldığı görülmüştür.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani(bedensel) zarar nedeniyle, karşı aracın ZMSS poliçesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere; 2918 Sayılı KTK'nın 91/1., 85/1., ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Bkz.Yargıtay HGK'nın 15.06.2011 Tarih ve 2011/17-142 E., 2011/411 K., 22/02/2012 Tarih ve 2011/17-787 E., 2012/92K. Sayılı ilamları) Bu anlamda bilindiği üzere; sigortanın sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olmakla birlikte, sigorta, sürücü ve işleten meydana gelen zarardan müteselsilen sorumludur.
Dosyamız kapsamında, yukarıda değinilen istinaf kaldırma ilamına göre mahkememizce verilen ilk karar bakımından tarafların kazadaki kusur durumlarının belirlenmesi konusunda denetime elverişli ve çelişkileri giderir şekilde rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin isabetsiz olduğu vurgulanmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma ilamı doğrultusunda Mahkememizce; dava konusu aynı kazadan kaynaklanan ve ...Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/87 Esasına kayden görülen dava dosyası celp edilerek, anılı dosya kapsamındaki ATK Trafik İhtisas Dairesi ve İTÜ öğretim üyelerinden oluşan heyetçe tanzim edilen kusur raporları dosyaya kazandırılmış, akabinde dosyamız kapsamında görevlendirilen karayolları fen heyeti e. Üyelerinden oluşturulan heyetten kusur hususunda rapor alınmıştır.
...Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/87 Esas sayılı dosyası nezdinde ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 01/04/2022 tarihli raporda özetle; sürücü ...'ın ve sürücü ...'nın %50 'şer oranda kusurlu olduklarının belirtildiği görülmüştür. Yine ...Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde İTÜ öğretim üyelerinden oluşan heyetçe tanzim edilen 25/09/2022 tarihli raporda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %50 ve ... plakalı araç sürücüsü ...'nın %50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Dosyamız kapsamında karayolları fen heyeti e. üyelerinden oluşturulan üç kişilik heyet tarafından tanzim edilen 03/12/2024 tarihli raporda özetle:
" -Davacı sürücü ...’nın, meydana gelen olayda % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu,
-Dava dışı sürücü ...’ın, olayda % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu bulunduğu, görüş ve kanaati..." bildirilmiştir. Tanzim edilen işbu 03/12/2024 tarihli raporun denetime elverişli olduğu, olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun düştüğü, aynı kazaya ilişkin ...Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/87 Esas sayılı dosyası nezdinde ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından ve İTÜ öğretim üyeleri tarafından tanzim edilen raporlar ile örtüştüğü görülmekle rapor hükme esas alınmış, rapora karşı ileri sürülen itirazlar soyut olmakla yerinde görülmemiştir.
Anlatılan safahat kapsamında mahkememizce dosya kapsamında tarafların dava konusu kazadaki kusur durumunun tespit edilmesi akabinde tahkikat aşamasında araştırılacak başkaca husus kalmadığı kanaat edilmiştir.
Davacı vekili aşamalarda güncel veriler doğrultusunda yeniden tazminat hesaplaması yapılmasını talep etmiş olup bu hususta kazanılmış hak kavramına değinmek gerekmiştir.
Bilindiği üzere bir davada, mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine (diğeri aleyhine) doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu hakka, usule ilişkin kazanılmış hak (usuli kazanılmış hak veya usuli müktesep hak) denir. (Kuru, Baki: Medeni Usul Hukuku El kitabı, Mart 2020, C. II, s.1445)
Tahkikat sırasında alınan bilirkişi raporlarına itiraz edilmediğinde o bilirkişi raporu karşı taraf açısından bir kazanılmış hak sağlayabileceği gibi, yine mahkemece verilen ilk karara karşı kanun yoluna başvurulmamış olması veya bazı hususların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulî kazanılmış hak gerçekleşebilir. Mahkemece varsa usuli kazanılmış hakların gözetilmesi(korunması) gerekir.
Bu bakımdan karara en yakın tarihteki verilerin esas alınarak tazminat hesabının yapılması ile ilgili ilke ilk kararla ilgilidir. Karar verildikten sonra rapora etkisi olmayan bir nedenle kararın bozulması halinde yeni asgari ücrete göre hesaplama yapılmamalıdır. (Bkz. Hüsyein Tuztaş; Bedensel Zararlar Ve Tazminat Davaları, ... 2024, syf: 261.)
Değinilen hususta yüksek mahkeme kararlarına bakıldığında; Hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınması mahkemenin vereceği ilk hükümle ilgili olup bu hükmün yeniden rapor alınmasını gerektirmeyen bir nedenle bozulması hâlinde yeni verilecek hüküm tarihini esas alan bir hesaplama yapılması gerekmeyecek ancak bozma nedeni tazminat hesabı için yeniden rapor alınmasını gerektiriyor ise bu takdirde alınacak raporda sonradan değişen ücretler esas alınarak önceki rapordaki miktarlar itibarıyla varsa usulî kazanılmış hak oluşturan durumların da gözetilmesi gerekmektedir. (Bkz. Yargıtay HGK 08.02.2022 T., 2021/(21)10-188 E., 2022/87 K.; yine Yargıtay 4. HD 28/02/2022 tarih ve 2021/20414 Esas, 2022/3521 Karar sayılı ilamları.)
Anlatılan ilkeler ışığında; Davacı vekili aşamalarda güncel veriler doğrultusunda yeniden tazminat hesaplaması yapılmasını talep etmiş ise de; mahkememizce verilen ilk kararın davacı tarafından istinaf edilmediği, yalnızca davalı tarafından istinaf edildiği ve diğer yandan kusur durumu dışında tazminat hesabına esas diğer hususlar bakımından bozma(kaldırma) nedeni gösterilmediği, bu nedenlerle anılan hususların davalı açısından kazanılmış hak teşkil ettiği kanaat edilerek tazminat hesabı hususunda güncel veriler ile yeniden hesaplama yapılması talebi yerinde görülmemiştir.(Aynı yönde bkz. ... BAM 35. HD. 2024/679 E., 2024/1264 K., 23/10/2024 T.)
Hal böyle olunca, mahkememizin ilk kararına esas alınan 03/01/2023 tarihli raporda hesaplanan tutarlardan %50 oranında kusur indirimi yapılarak; davacının sürekli iş göremezlik zararının 430.854,55 TL olduğu, Geçici iş göremezlik zararının 24.643,11 TL olduğu, geçici bakıcı gideri zararının 3.487,05 TL olduğu sonucuna varılmıştır. (Raporda hesaplanan tutarlardan %50 oranında indirim yapılması hususu uzmanlık gerektirmeyip basit matematiğe/dört işleme dayalı olduğundan anılı hususta ayrıca hesap raporu alınmamıştır.)
Yapılan açıklamalar kapsamında, hükme esas alınan bilirkişi raporları ve davacı vekilinin HMK'nın 107/2. Maddesi mucibince talep belirleme dilekçesi doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerleM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; sürekli iş göremezlik zararı olarak 409.900,00 TL, geçici iş göremezlik zararı olarak 100,00 TL ve bakıcı gideri zararı olarak 3.487,05 TL olmak üzere toplam 413.487,05 TL maddi tazminatın, 11/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (1.394,82TL'lik bakıcı gideri tazminatı yönünden) istemin REDDİNE,
2-Alınması gereken toplam 28.245,30-TL karar ve ilam harcından, önceden peşin ödenen toplam 1.442,18-TL harcın mahsubu ile bakiye 26.803,12-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 66.023,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca ve 13/2. Maddesi nazara alınarak 1.394,82-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 59,30-TL Peşin/nisbi Harcı, 1.382,88-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 1.501,48TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 12.700,00-TL Bilirkişi ücreti, 319,10-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.019,10-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 12.975,33-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320-TL'nin davanın kabul oranına göre 1.315,56-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye 4,44-TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına,
8-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza