T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/206 Esas - 2025/235
T.C.TÜRK MİLLETİ ADINA
...GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/206 Esas
KARAR NO: 2025/235
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/03/2025
KARAR TARİHİ: 21/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA
Davacı vekili dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı arasında...Restaurant adlı işletme ile ilgili olarak 01.03.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 01/03/2015 tarihinde Açık Satış Noktası Sözleşmesi imzalandığını, tarafların işbu sözleşme uyarınca karşılıklı olarak yükümlülük altına girdiğini, müvekkili şirket ile davalı/borçlu arasında akdedilmiş olan sözleşme gereğince, davalı tarafın, müvekkili şirketin bayi veya distribütörleri aracılığıyla pazarlama, dağıtım ve satışını gerçekleştirdiği bira ürünlerinden 10.000 Litre miktarındaki ürünü satmayı ve müvekkili şirketin markalı ürünlerinin sürekli ve etkin bulunurluğunu sağlamayı taahhüt ettiğini, davalı tarafın işbu taahhüdüne karşılık olarak, müvekkili şirket tarafından davalı tarafın işletmesine katkıda bulunmak amacıyla davalı tarafa 15.000,00 TL katkı ödemesi yapılmasının taahhüt edildiğin ve bu ödemenin yerine getirildiğini, davalı tarafın ise sözleşmeye aykırı şekilde, sözleşmede belirtilen belirli bir miktardaki ürünü satma ve etkin bulunurluk sağlama taahhüdüne açıkça aykırı hareket ettiğini, bu hususa ilişkin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/12 D.iş dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, davalı tarafın sözleşme hükümlerini ihlal ettiğinin anlaşılmasıyla beraber davalı tarafa ihtarname gönderilerek sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin feshine dayanılarak ihtarnamenin davalı tarafa tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde 15.000 TL katkı payı ödemesinin, ödemelerin yapıldığı tarihten başlamak üzere işlemiş ve işleyecek T.C. Merkez Bankası tarafından uygulanan avans işlemlerindeki güncel faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiz ile birlikte ve yine sözleşme uyarınca 15.000 TL cezai şart tutarının müvekkili şirkete ait banka hesabına ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, davalı tarafın ödeme yapmaması sebebiyle.... .... .... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalı tarafın icra takibine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğunu, davalı tarafın itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek, davanın kabulü ile davalının İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün 2024/16370 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin tüm ferileri ile devamına, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi davalı tarafa tebliğe çıkartılmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki esasa ilişkin uyuşmazlığın çözümünden önce, davada HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken usule ilişkin aykırılıkların mevcut olup olmadığının tespiti gereklidir. Usule ilişkin aykırılıklar konusunda da öncelikli olarak ve mahkemece re'sen dikkate alınması gereken husus ise, mahkemenin görevli olup olmadığı sorunudur. Zira görev, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınabileceği gibi, taraflarca da davanın her aşamasında ileri sürülebilir.
5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5. maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; az yukarıda da değinildiği gibi, TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için, ya her iki tarafın tacir ve işin de tarafların (her ikisinin birden) ticari işletmeleriyle ilgili olması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda bu tür davalara asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunmamaktadır. Başka bir ifade ile, olayda mutlak ticari dava söz konusu değildir. Dosya kapsamında ise, davacının anonim şirket olduğu ve tacir sıfatını taşıdığı sabit ise de, davalının tacir olmadığı, davalının esnaf olduğuna dair vergi levhası ve işyeri ruhsatı bulunduğu anlaşılmıştır, Bu haliyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. Maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilerek görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Açılan davada HMK 114/1-c maddesinde düzenlenen "Mahkemenin görevli olması" dava şartı bulunmadığından HMK 115/2 maddesi uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kararın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde taraflardan birinin başvurusu halinde dosyanın GÖREVLİ ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3- 6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi.21/03/2025