T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/269 Esas - 2023/792
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO: 2022/269 Esas
KARAR NO: 2023/792
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 27/05/2003
KARAR TARİHİ: 20/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2024
DAVA: Davacı vekili ... 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/484 esasına kaydedilen dava dilekçesinde; dava dışı ... İnş. Taah. ve Tic. A.Ş. firmasına 10.000.000 USD miktarlı 03/06/1997/18 tarih sayılı kredi kullandırıldığını, düzenlenen istihbarat raporunda; firmanın 1978 yılından itibaren inşaat taahhüt işleri ile iştigal etmekle birlikte 16/03/1994 tarihinde şahıs firması olarak tescil edildiğini, işletmenin temel olarak İstanbul'da ultra lüks konut yapımı ve satıcılığı alanında faaliyet gösterdiğini, defter kayıtları esas alınarak yapılan mali analiz sonucunda aktifler toplamının 936.6 milyar liradan 4.4 trilyon liraya yükseldiği ve 1996 dönem sonu defter değeri itibariyle aktiflerin 3.9 trilyon lirası dönen, 505.3 trilyon lirasının da duran değer unsurlarından oluştuğunu, borçlar toplamı / aktif toplamı rasyosunun %115 seviyesinde teşekkül ettiğinin tespit edildiğini, mevcut işletme sermayesinin 678.7 milyar TL seviyesinde negatif bakiye verdiği ve dolayısı ile cari rasyonun %85, likitide rasyosunun da %12 seviyesinde teşekkül ettiğini, firmanın 1994-1995 yıllarının zararla kapattığının, 1996 dönemi bilanço verilerine göre firmanın serbest varlığının bulunmadığının belirtilmesine rağmen banka lehine kredinin döviz üzerinden %20 fazlasıyla ipotek tesis edilmesi kaydıyla 10.000.000 USD kredi tahsis edildiğini, kredi kullandırımının bankacılık genel mevzuatı, banka iç mevzuatı ve bankacılık ilke ve teammüllerine aykırı olduğunu, kredilerin teminatlarının yetersiz olduğunu, banka zararının doğduğunu, zarardan davalıların sorumlu olduğunu belirterek ... İnşaat Taah. ve Tic. A.Ş. firmasına usulsüz kredi kullandırmak suretiyle banka zararına sebebiyet veren davalılardan söz konusu krediden kaynaklanan ve teminatsız olması nedeniyle tahsil kabiliyetinin bulunmadığı tespit edilen ve 08/07/1999 tarihinden itibaren muhtelif tarihlerde 5.549.098,81 TL olarak tasfiye olunacak alacaklar hesabına atılan alacağın 08/07/1999 tarihinden tahsil edileceği tarihe kadar bankaca aynı tür kredilere uygulanan değişen temerrüt faiz oranlarının tahakkuku suretiyle dava tarihinden önce yapılan tahsilatların da (06/09/2009 tarihinde 193.000,00 TL tahsil edilmiş) tahsil edildikleri tarih itibariyle, hesaplanacak faiz alacağı ve yapılan masrafların da eklenmesi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile kararlara iştirakleri oranında sorumlu tutulmalarına, hesap edilecek alacağın belirlenen oranlarda davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
CEVAP: Davalı ... ... ... ... ... ... vekili cevap dilekçesinde; görev, zamanaşımı, husumet itirazında bulunmuş; esasa ilişkin olarak da; olayda müvekkillerinin ibra edildiğini, ibranın borcu sona erdiren bir sebep olduğunu, kredinin açılışının bankalar mevzuatına ve bu konudaki uygulamalara uygun olduğunu, açılışında usulsüzlük bulunmadığını, kredi teminatının yeterli olduğunu, olayda haksız fiilin yasal koşullarının mevcut olmadığını, hukuka aykırı eylem bulunmadığını, banka yönetim kurulu üyelerinin verilen kredilerin kefilleri olmadıklarını, tüm kredilerle ilgili işlemlerin TBMM Kit Komisyonunda ibra edildiğini, davacının iddia ettiği zararla müvekkillerinin eylemleri arasında illiyet bağı olmadığını, müvekkillerinden Halil Sarıaslan'ın ilgili şubenin, birimin ve istihbaratın görüşlerinin uygun ve olumlu olduğunu belirterek esastan da davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunmuş esasa ilişkin olarak da; kredilerin usulsüz kullandırılmadığını, genel müdür yardımcısının, görüş bildirmeden sadece havale işlemi yapacağını, kredi dosyasının genel müdür yardımcısı tarafından sevk işleminin de zorunlu olmadığını, genel müdürün, bu tür istemlerinin doğrudan yönetime sevk edilebileceğini, yetkinin genel müdürde olduğunu, firma kredilerinin tümünün oy birliğiyle alındığını, adı geçen firma kredisinin spot kredi olmadığını, süreli olduğunu, kredilerin geçerli ekspertiz raporuna göre teminatlı olduğunu, kredi teminatlarının yeterli olduğunu, müvekkili hakkındaki cezai sorumluluk açısından beraat kararının bulunmamasının şahsi sorumluluğunu göstermeyeceğini, zarar tazminine yönelik hukuksal gerekçelerin dava dilekçesinin bütünüyle örtüşmediğini belirterek esastan da davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı, husumet itirazlarında bulunmuş; esasa ilişkin olarak da; bankacılığın ticari bir faaliyet olduğundan, her ticari faaliyette olduğu gibi kar ve zararı birlikte yaşayabileceğini, bazı kredilerin anonim kusur sayılabilecek nedenlerle ya da hiç kimseye kusur izafe edilemeyecek biçimde geri dönmemesi durumunda kredi işlemlerinde imza ya da paraf kullanan memurların sorumlu olabileceklerinin düşünülemeyeceğini, kaldıki kullandırılan kredilerin mevzuat hükümleri çerçevesinde kullanıldırıldığını, şubelerden alınan önerilerin yöntemine uygun bir biçimde yönetim kuruluna sunulduğunu, yönetim kurulu kararının da şubelere yine yapılması gereken işler de belirtilerek tebliğ edildiğini, bankanın talep ettiği faiz oranı da haksız fiile dayanması nedeniyle hukuki temelden yoksun olduğunu belirterek esastan da davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı ...Aydemir vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı, husumet itirazlarında bulunmuş; esas ilişkin olarak da; davaya konu kredi ve meydana gelen zarar nedeniyle müvekkilinin hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, kredi incelemesi, kullandırılması dahil hiçbir aşamasında müvekkilinin kararı bağlayıcı imzası, görüş ve oluru olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun hukuki dayanağı olarak gösterilen haksız fiil şartlarının oluşmadığını, kredi verilmesinde mevzuata aykırılık söz konusu olmadığını, kredi için alınan teminatların yeterli olduğunu belirterek esastan da davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
GEREKÇE: Dava; banka eski yöneticilerinin, banka şube müdürlerinin usulsüz kredi kullandırmaları nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemiyle tarafından açılan sorumluluk davasıdır.
... 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucu 02/12/2013 tarih 2013/993 sayılı kararla iş bölümü itirazının kabulü ile dosyanın görevli ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, yasal süresinde sunulan dilekçe ile gönderme talebinde bulunulmakla dosya tevzi müdürlüğünce mahkememize tevzi edilerek mahkememizin 2004/42 esasına kayıtla yargılama sürdürülmüş, yapılan yargılama sonucu 06/10/2004 tarih 2004/554 sayılı kararla davaya bakma görevinin Bankalar Kanunu uyarınca ... Asliye 1 veya 2 nolu Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu gerekçesiyle dava dosyasının tevzi müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş, karar davacı vekillerince temyiz edilmiş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29/01/2007 tarih 2006/13592 esas 2007/923 sayılı ilamı ile "somut olayda, öncelikle davacı bankanın bir fon bankası olmadığından uyuşmazlığın da 5411 sayılı Bankacılık Kanunundan doğmadığına göre, temyiz inceleme aşamasında görev hususunda yapılan bu değişiklik dikkate alınarak esasa girilmek ve sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulmasına" karar verilmiştir.
Davalı taraf zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de; genel kurulun zararı ve sorumluları öğrenme halinin oluştuğu 27/03/2013 tarihi ile dava tarihi arasında TTK.'nun 309/4 maddesindeki sürenin ve ayrıca BK'nun 126/4 maddesindeki sürenin dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazları yerinde görülmemiştir.
Mahkememizin 2008/49 esasına kayıtla bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, 12/12/2018 tarih, 2018/921 sayılı kararla davanın davalı Salıpazarı Şubesi müdürü Nurdan Saraçoğlu ve amir ...Aydemir tarafından genel müdürlük ticari krediler müdürlüğüne gönderilen kredi teklifinin iddianın aksine olumsuzlukların yanı sıra olumlu hususları da içeren istihbarat raporuna da dayandığı, firmanın protestolu senet ve karşılıksız çekinin bulunmadığı, ipotek teminatını oluşturacak taşınmazların banka eksperlerince belirlenen değerlerinin rapor tarihindeki TCMB döviz alış kuru baz alındığında 12.671.394,00 USD, 3. şahıs rehinli senetlerin toplamının 5.590.888,00 USD, kullandırılan kredinin 12.819.356,18 USD olduğu, teminatın ...'in borçlu olduğu 9.998.567,50 USD bedelli senet ve genel kredi sözleşmesine şirketin %99,776 hissesine sahip ...'in şahsi kefaleti ile güçlendirildiği, ...'in aktifinde bulunan ve inşaatı devam eden, biten ya da arsa veya arazi olarak görünen sabit kıymetler maliyet bedelleri ile yer aldığından işletmenin gerçek öz sermayesini yansıtmadığı, Türkiye Sinai Kalkınma bankasına ekspertiz raporu ile sabit kıymetlerini değerlettiği ve bu sabit kıymetlerin 238.200.000,00 USD'ye karşılık geldiği de nazara alındığında teklifin banka mevzuatına, teamüllerine aykırı, hatalı veya kötü bir teklif olarak değerlendirilemeyeceği, ticari krediler müdürlüğü görevini yürüten ve krediye olumlu görüş veren davalı Muazzez Ela'ya da aynı gerekçeyle kusur atfedilemeyeceği, aşamalar sonrası genel müdürlük makamı ve yönetim kurulunun önüne gelen kredi teklifi ile ilgili olarak yönetim kurulu kararları çerçevesinde belirlenen teminatlar alınmak suretiyle kredinin kullandırıldığı, yönetim kurulu kararında imzaları bulunan davalılar ... ... ... 'ın da aynı gerekçelerle kusur atfedilemeyeceği, davalıların bankacılık mevzuatına aykırı eylemlerinin oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulmuş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15/06/2020 tarih, 2019/1990 Esas-2020/2876 Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamında; "Mahkemece, kredi kullandırım aşamasında banka mevzuatına ve teamüllere aykırı hususun bulunmaması nedeniyle davalıların sorumluluklarının bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece iki farklı heyetten bilirkişi raporu alındığı, alınan 08.02.2010 havale tarihli ilk bilirkişi raporunda banka tarafından dava dışı firma hakkında düzenlenen mali analiz ve istihbarat raporlarının olumsuz olduğu, firmanın iflas tablosu sergilediği belirtilmesine karşın 22.10.2018 havale tarihli ikinci bilirkişi raporunda aynı raporlar hakkında olumlu hususların da bulunduğunun belirtilerek bu konuda raporlar arasıdaki çelişkinin giderilmediği, dava konusu kredinin tahsisi aşamasında kredinin teminatlarında firmanın talepleri üzerine yapılan değişiklikler hakkında ilk bilirkişi raporunda kredi teminatlarının davacı banka aleyhine zayıflatıldığına dair görüş bildirilmiş olmasına rağmen ikinci bilirkişi raporunda bu husus hakkında olumlu ya da olumsuz bir değerlendirmenin bulunmadığı, kredi tahsis edilen firmanın 1996, 1997 ve 1998 yılları mali durumlarına ilişkin olarak ilk bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmelere ilişkin olarak ikinci bilirkişi raporunda herhangi bir incelemenin yapılmadığı, ikinci bilirkişi raporunda değerlendirmeye alınan, kredi tahsis edilen firmaya ait projelerin tahmini gelir gider analizleri hakkında ilk bilirkişi raporunda herhangi bir değerlendirmenin bulunmadığı, yine ikinci bilirkişi raporunda, firmanın gerçek özsermayesinin tespiti amacıyla sabit değerlerine ilişkin olarak Türkiye Sınai Kalkınma Bankası nezdinde yapılan ekspertiz incelemesi sonucu belirlenen rayiç bedellere dair incelemenin ilk bilirkişi raporunda değerlendirmeye alınmadığı, ikinci bilirkişi raporunda sorumluluğun değerlendirilmesinde incelenen kredinin teminatını oluşturmak üzere alınan üçüncü şahıslara ait senetlerle firmanın hakim ortağının şahsi kefaletinin niteliğine ilişkin ilk bilirkişi raporunda herhangi bir incelemenin bulunmadığı, yine ilk bilirkişi raporunda, davalıların kredi tahsisinde davacı bankanın Ticari Krediler Genel Esas Yönetmeliğinin 17. maddesine aykırı işlem yaptıkları belirtilmiş olmakla beraber ikinci bilirkişi raporunda ilgili düzenleme hakkında olumlu ya da olumsuz her hangi bir değerlendirmenin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda bilirkişi raporları arasında yukarıda anılan hususlarda ve sorumluluğun tespitinde ciddi çelişkiler bulunmasına rağmen mahkemece, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeyerek ve kararın gerekçesinde ilk bilirkişi raporu hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, hangi nedenle benimsendiği konusunda yeterli bir açıklama yapılmadan ikinci bilirkişi raporundaki değerlendirmeler esas alınarak hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, her iki bilirkişi raporunda da, dava konusu krediye dair dava tarihine kadar yapılan tahsilata ilişkin ekstrelerin dosya arasına alınmaması, bu konuda banka kayıtları ve icra takip dosyaları üzerinde yeterli incelemenin yapılmaması, icra takip dosyalarında teminat olarak alınan senetlerin borçlularına, firmanın hakim ortağına ve teminat olarak alınan taşınmazlara ilişkin icra takiplerinin akıbetlerinin yeterli şekilde araştırılmaması nedeniyle dava konusu kredinin tahsilatına dair son durum, somut ve açık bir biçimde tespit edilememiş, bunun yanında teminat olarak kefaleti alınan firmanın hakim ortağı ve yetkilisi ...’in hangi malvarlığı ile şahsi kefaletine başvurularak kredi kullandırıldığına dair banka araştırmasının yapılıp yapılmadığı hususlarında yeterli inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece, yukarıda detaylı olarak belirtilen tüm hususlar nazara alınarak, dava konusu krediye ilişkin tüm bilgi ve belgenin dosya arasına alınıp dosyanın alanında uzman bilirkişi heyetine tevdii ile, gerektiğinde bilirkişilere banka kayıtları üzerinde inceleme yetkisi verilerek, dosyada mevcut bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler ve eksiklikler giderilip, her iki raporda da incelemeye alınmayan hususlar hakkında detaylı, somut ve hükmü izlemeye elverişli incelemelerle tahsis edilen kredinin davacı bankanın iç mevzuatına ve bankacılık teamüllerine uygun olup olmadığı, kredi tahsilatının dava tarihinde hangi aşamada olduğu ve tahsilatlardaki olumsuzluklar hakkında davalıların sorumluluklarının bulunup bulunmadığı hususlarında rapor alınıp, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde yapılacak yeterli araştırma ve değerlendirmeyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." denilmiştir.
Mahkememizin 2022/269 esasına kayıtlı Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılama sürdürülmüştür.
Yargılama sırasında 24/08/2020 tarihinde davalı... ... ... karar sayılı kararıyla mirasçıların, mirası kayıtsız ve şartsız redlerinin tespit ve tesciline karar verildiği, ...Anadolu 21. Sulh Mahkemesi'nin 2020/69 tereke sayılı dosyasında tereke temsilcisi olarak ... ün atandığı anlaşılmakla, terekeyi temsilen... ... ... e tebligat yapılarak yargılama sürdürülmüştür.
Yargılama sırasında ... ... ... ... ... dışında diğer mirasçılara tebligatın yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekiline 22/06/2022 tarihli oturum 2 numaralı ara kararı ile; Yargıtay bozma ilamında belirtilen tahsilata ilişkin kayıtlar ve icra takip dosyalarında teminat olarak alınan senetlerin borçlularına, firmanın hakim ortağının ve teminat olarak alınan taşınmazlara ilişkin icra takiplerine yönelik ve teminat olarak kefaleti alınan firmanın hakim ortağı ve yetkilisi ...'in hangi mal varlığı ile şahsi kefaletine başvurularak kredi kullandırıldığına dair beyanda bulunmak üzere 2 hafta süre verilmiş, beyan sonrası dosya üzerinde ve gerektiğinde banka kayıtlarında yerinde inceleme yetkisi de verilerek, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup bilirkişi heyeti 30/12/2022 tarihli raporlarında yapılan inceleme ve değerlendirmeler, dosya kapsamına sunulmuş belgelerin incelenmesi sonucunda, davacı bankanın Salıpazarı Şubesi'nin davalı yetkililerinin kredi teklifinde bulunmasında ve tahsis edilen kredinin kullandırılmasında, davalı ticari krediler müdürünün firma hakkındaki tüm bilgileri noksansız ve doğru bir şekilde "özet bilgi formu" düzenleyerek, önerge haline getirir genel müdür yardımcısına sunmasında, davalı genel müdür yardımcısının önergeyi genel müdüre sunmasında, genel müdürün yönetim kuruluna sunmasında ve yönetim kurulu üyelerinin ilgili önergeleri onaylamalarında bankacılık teamüllerine, davacı banka iç mevzuatına uygun olmayan bir yönün olmadığını, tahsis tarihinde teminat açığı olmayan kredi borcuna karşılık 3.695.788,90 TL ana paraya, 2.535.632,47 TL faize mahsuben olmak üzere, toplam; 6.231.421,37 TL tahsilat sağlanmış olduğunu, davacı bankanın faiz hesabını borçlu firmaya uyguladığı %140 oranı üzerinden yapması ve bazı tahsilatı faize mahsup etmesi sonucunda, tahsil edilememiş olan faiz alacağının oldukça yüksek tutarda olduğunu bildirmişlerdir.
Davacı vekilinin rapora itirazlarının değerlendirilmesi ve Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususların, tek tek irdelenip ve özellikle teminatların süreçte neden azaldığı hususunun da irdelenip değerlendirilmesinin yapılmak üzere ayrıca delillerin serbestçe değerlendirilmesini teminen, zarar miktarının ve davalıların varsa kusur durumlarının belirlenmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış olup, bilirkişi heyeti 30/03/2023 tarihli ek raporlarında itirazları değerlendirerek, davacının maruz kaldığı zarardan ötürü davalılara atfı kabil kusur bulunmadığını, mahkemece davalıların kusurlu olduğunun değerlendirilmesi durumunda her bir davalının eşit kusurlu olduğu ve davacı zararından müteselsilen sorumlu olmalarının gerektiğinin düşünüldüğünü bildirmişlerdir.
Dosya kapsamından; dava dışı ... şahıs firmasının davacı bankanın Salıpazarı / ...şubesinden 10.000.000,00 USD teminat mektubu kredisi talebi üzerine genel müdürlük istihbarat ve proje değerlendirme müdürlüğünce haziran 1997 tarihli inceleme raporu düzenlendiği, raporda devam eden projeler, proje aşamasında olan işler, defter kayıtları esas alınarak yapılan mali analiz sonucunun belirtildiği, raporda firmanın kredilendirilmesi konusunda olumlu veya olumsuz bir görüş belirtilmediği, firmanın defter kayıtlarına göre aktiflerin tamamının yabancı kaynaklar ile finanse edildiği, bilançoda ortaklardan alacak olarak gözüken 866 milyar TL'lik tutar öz kaynaklarından tenzil edildiğinde 661,9 milyar TL tutarında negatif öz kaynakla bilanço dengesi sağlandığı, sahip olduğu ekspertize konu taşınmaz değerinin bankalarının ekspertiz raporunda 2.014.672,66 TL olarak takdir edildiği, firmanın serbest varlığının 0,8 milyon TL olarak hesaplanabildiği, ... şahıs firmasının mevcut projelerin tahmini gelir gider tablosunda projelerden toplam gelirinin 463.065.650,00 USD olduğu, Salıpazarı Şube Müdürü ... ... imzalı 03/06/1997 tarihli yazı ile ... firması ile ilgili 10.000.000,00 USD dövize natık teminat mektubu kredi talebi ve bu krediye teminat olarak alınacak taşınmazların ekspertiz raporlarının iletildiği, talebin genel müdürlük krediler müdürlüğü müdürü davalı ... ... ... den oluşan yönetim kurulunun 03/06/1997 tarihli kararında ... firmasına 10.000.000,00 USD dövize natık teminat mektubu kredisinin tahsil edilerek kullandırılmasında Salıpazarı şubesine yetki verildiği, açılacak krediye karşılık kredinin 5.000.000,00 USD'nin temini için Bank Ekspress'in teminat mektubunun alınması, diğer 5.000.000,00 USD'lik kısmı için de teminat olarak senet veya çek alınması ve yeterli miktarda ipotek tesis olunmasının uygun görüldüğünün belirtildiği anlaşılmıştır.
Salıpazarı şubesi Müdür Nurdan Saraçoğlu ve Amir ...Aydemir imzalı 16/06/1997 tarihli yazı ile genel müdürlük ticari krediler müdürlüğüne ... firması yetkililerinin ipotek harçlarını yüksek tutması nedeniyle 5.000.000,00 USD'lik kredinin %100 fazlası ipotek ile kullandırılmasının talep edildiği, bu talep şubelerince uygun görüldüğünden 5.000.000,00 USD'lik kredinin %100 fazlası ipotek karşılığı kullandırılması hususununn iletildiği, talebin uygun görüldüğünün genel müdürlük ticari krediler müdürlüğünün 17/06/1997 tarihli müdür yardımcısı ... ... imzalı yazı ile şubeye bildirildiği, ticari krediler müdürü ...tarafından bu konuya ilişkin hazırlanan önergenin 24/06/1997 tarihinde genel müdür Yenal Ansen tarafından yönetim kuruluna havale edildiği, 24/06/1997 tarihli kararla önergenin kabul edildiği, bu hususun Salıpazarı Şubesi'ne bildirildiği,
... ... 26/06/1997 tarihli yazı ile teminat mektubu kredisinin 2 milyonluk kısmı örneği Dış İlişkiler Müdürlüğünce hazırlanan ekli poliçeye bankanın avalinin verilmesi suretiyle kullandırılması hususunun bildirildiği, bu duruma genel müdürlük ticari krediler müdürü ...imzalı 20/06/2017 tarih ve genel müdür yardımcısı H. Barbaros Olcay imzası ile 26/06/1997 tarihinde olur verildiği, genel müdürlük ticari krediler 30/06/1997 günlü yazı ile de poliçeye banka avali verilmesi suretiyle onaylanacağının makam oluru ile uygun görüldüğü, teminat mektubu kredisinin 7.730.000,00 TL'lik kısmının da örneğin dış ilişkiler müdürlüğünce hazırlanan ekteki poliçeye bankanın avalinin verilmesi suretiyle kullandırılmasına izin ve olurun salıpazarı şubesi müdürü Nurdan Saraçoğlu ve amir ...aydemir imzalı 01/09/1997 tarihli olur ile istenildiği, genel müdürlük ticari krediler yazısı ile de onaylı kredinin 8.000.000,00 USD'lik kısmının örneği dış ilişkiler müdürlüğünce hazırlanan poliçeye banka avalinin verilmesi suretiyle kullandırılmasının makam oluru ile uygun görüldüğünün bildirildiği,
Davacı bankanın Salıpazarı şubesince ... firmasına 02/07/1997 tarih 10.000.000,00 USD'lik ve bu firmanın aktif ve pasifleri ile birlikte ... İnşaat ve Tic. Taah. A.Ş.'ne devredildiğinden 18/03/1998 tarihli 12.820.000,00 USD olmak üzere toplam 22.820.000,00 USD'lik genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak firmaya bankanın dış ilişkiler müdürlüğünce düzenlenen poliçelere bankaca aval verilmek suretiyle dövize natık teminat mektubu kredileri kullandırıldığı, toplam miktarının 12.819.356,18 USD olduğu, ...'in 18/03/1998 tarihli 12.820.000,00 USD'lik genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kredinin teminatını oluşturmak üzere taşınmazlara ipotek tesis edildiği, bankaca düzenlenen ekspertiz rapor tarihi itibariyle taşınmazların TCMB döviz satış kurundan USD tutarlarının 6 adet taşınmaz için toplam 12.671.394,00 USD olarak belirlendiği, senetler verildiği, USD üzerinden düzenlenen davacı bankaca aval verilen poliçelerin ...'in tediye yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle banka tarafından tazmin edildiği, davacı bankanın Salıpazarı şubesince ... ...A.Ş. ve ...'e ... 29. Noterliğinden 29/09/1999 tarihli ihtarla tazmin edilen bedelin ödenmesinin istenildiği, ...14. İcra müdürlüğü'nün 1999/28301 esas sayılı, ...4. İcra müdürlüğü'nün 2000/934 esas sayılı dosyaları ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla, ...6. İcra Müdürlüğü'nün 2001/25930 esas, ...8. İcra Müdürlüğü'nün 2002/11294 esas, 2002/11296 esas, ...7. İcra Müdürlüğü'nün 2006/17643 sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan inceleme, uyulan Yargıtay bozma ilamı içeriği, dava konusu krediye ilişkin tüm bilgi ve belgeler davacı vekilince sunularak bilirkişi heyetine gerektiğinde banka kayıtlarını yerinde inceleme yetkisi de verilerek, bu doğrultuda yaptırılan bilirkişi incelemesi, alınan bilirkişi asıl ve ek rapor içeriği ve tüm dosya kapsamına göre, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyeti asıl ve ek raporunda da açıklandığı üzere; dava dışı ... ve ... ... Anonim Şirketi firmalarına tahsis edilen ve kullandırılan kredilerin olumlu ve olumsuz bilgiler içeren istihbarat raporlarının, firmanın bilançosuna yansımamış olan varlık ve projeleri ile, bu projelerinden elde edeceği öngörülen gelirleri birlikte değerlendirildiğinde, firmaya kredi açılamaz şeklinde değerlendirilemeyeceği, firmanın verdiği ipoteklerin nitelikleri, firmanın kredinin tahsis tarihindeki itibarı, risk teminat dengesinin kurularak teminat açığına yer verilmemiş olması hususları değerlendirildiğinde, davacı bankanın Salıpazarı Şubesi'nin davalı yetkililerinin kredi teklifi bulunmasında ve tahsis edilen kredinin kullandırılmasında, davalı ticari krediler müdürünün firma hakkındaki tüm bilgileri noksansız ve doğru bir şekilde "özet bilgi formu" düzenleyerek, önerge haline getirir genel müdür yardımcısına sunmasında, davalı genel müdür yardımcısının önergeyi genel müdüre sunmasında, genel müdürün yönetim kuruluna sunmasında ve yönetim kurulu üyelerinin ilgili önergeleri onaylamalarında bankacılık teamüllerine, davacı banka iç mevzuatına uygun olmayan bir yönün olmadığı, kredi tutarıyla ipotek alınacak taşınmazların ekspertiz değerleri dikkate alındığında, 24/06/1997 tarih, 21 sayılı Yönetim Kurulu kararıyla yapılan teminat değişikliği, Ticari Krediler Müdürlüğü'nün 16/07/1997 tarih, 6003 sayılı yazısıyla bildirilen değişiklik ve Ticari Krediler Müdürlüğü'nün 16/12/1997 tarih, 10310 sayılı yazısıyla bildirilen değişiklikteki azalmaların, ekspertiz değerlerinin kredi tutarları üzerinde olması, ayrıca ilk değişiklikten itibaren müşteri çek senedi şartının da getirilmiş olması gözetildiğinde, işbu azalmalarının kabul edilebilir sınırlar içerisinde ve normal olduğunun değerlendirildiği, davacının maruz kaldığı zarardan ötürü davalılara atfı kabil kusur bulunmadığı, davalıların Bankacılık Mevzuatı'na aykırı eylemlerinin oluşmadığı kanaatine varılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargılama sırasında ölen davalı ... ... ... 'in mernis adresinin boş olduğu, başkaca adresinin bulunamadığı, dosyanın bulunduğu aşama, davanın sürüncemede kalmaması durumu da gözetilerek bu davalıya ilanen tebligat yapılmayarak dava sonuçlandırılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın reddine,
Alınması gerekli 269,85 TL başvurma ve 269,85 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazine gelir yazılmasına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalılar ... ... ... tarafından yapılan 170,00 TL posta gideri ve 62,70 TL vekalet tasdik harcından ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
Davalılar davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup A.A.Ü.T. Madde 13/4 uyarınca 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Yargıtay nezdinde Temyiz kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine,
Dair oybirliği ile verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.20/12/2023