T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/510 Esas - 2023/711
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
...
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO: 2022/510 Esas
KARAR NO: 2023/711
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/01/2018
KARAR TARİHİ: 21/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08//12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü Sosyal Tesislerinde bulunan ambar binasının büroya dönüştürülmesi işine ait CCTV ve network alt yapı düzenleme işinden dolayı davalı şirkete ait fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle ... 27. İcra Müdürlüğü'nün 2017/20778 Esas sayılı icra dosyası üzerinden başlatılan icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, borçlunun müvekkili şirket ile bir hukuki ilişkisinin mevcut olmadığı iddiası ile ödeme emrine itiraz ettiğini, ancak bu itirazlarının tamamının yasal dayanaktan yoksun ve gerçek dışı olduğunu, işin kesin kabul tutanağında belirtilen eksikliklerin giderilmesi adına asıl şirkete bağlı taşeron firma olarak iş yaptığını belirten ... tarafından müvekkili şirketten sözlü talep edildiğini, müvekkili şirketin CCTV ve network altyapı düzenlemesinin maliyet tutarının 6.000,00 TL- 7.000,00 TL civarında olacağını belirtmesi üzerine 6.000,00 TL üzerinde anlaştıklarını, söz konusu işin müvekkili şirket tarafından zamanında bitirilerek teslim edildiğini, iş tesliminin ardından ...'ün faturanın asıl şirket olan davalı şirket adına kesilmesini talep ettiğini, faturanın asıl alacak 6.000,00 TL ve %18 KDV bedeli 1.080,00 TL olmak üzere toplam 7.080,00 TL olarak kesildiğini, 30/01/2017 tarih ve 639285 numaralı irsaliyeli faturanın davalı şirkete gönderildiğini, davalı şirketin faturayı teslim aldığını ve süresi içerisinde itiraz etmeyerek borcu kabul ettiğini, takibe konu borcun ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin mevcut olduğunun açık olup, haksız itirazın iptali gerektiğini ileri sürerek, davalı borçlunun ... 27. İcra Dairesi'nin 2017/20778 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taraflarına göndermiş olduğu 30/01/2017 tarihli faturadan haberdar olmalarının ancak ... 28. Noterliğinin 24/05/2017 tarih, 05036 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile mümkün olduğunu, davacının bu faturayı taraflarına daha önce gönderdiği ve bu faturaya taraflarınca 8 gün içerisinde itiraz edilmediğinin gerçek dışı bir beyan olduğunu, ihtarnamenin taraflarına tebliğinin ardından, ... 16. Noterliğinin 30/05/2017 tarih ve 09131 yevmiye numaralı ihtarnameye cevap verildiğini, cevaplarında kendileri ile hiçbir şekilde ticari ilişki veya sözleşme bulunmadığının, taraflarına yollanan faturanın kabul edilmediğinin açıkça belirtildiğini, müvekkilinin işi bitirdiği ve geçici kabulün yapıldığı 20/11/2015 tarihi olup, işin kesin kabulünün yapılması ile davacı şirketin müvekkili şirkete kesmiş olduğu fatura arasındaki sürenin 7 günden daha uzun bir süre olduğunu, iş bitiminden sonra kesilen 30/01/2017 tarihli faturanın gerçeği yansıtmadığını, faturadan ihtarname ile haberdar olduklarını, ihtarnameye itiraz ettiklerini, faturayı kabul etmediklerini, ... isimli kişinin şirketlerinde çalışan bir kişi olmadığını, bu yönden davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, davacı tarafından yapıldığı belirtilen hizmetlerin başka bir firmadan alındığını savunarak, davanın reddine ve davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, yapılan iş karşılığı doğan fatura alacağının davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sonucu verilen 11.02.2020 tarihli davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekilince istinaf edilmesi sonucu mahkememizce verilen kararın kaldırıldığı görülmüştür.
... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 01.06.2022 Tarihli, 2020/943 Esas-2022/635 Karar sayılı Kaldırma Kararında Özetle; "Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Akdi ilişki davalı tarafça inkar edilmiştir.
Davacı, 30/01/2017 tarih ve 639285 nolu "Sosyal Tesislerde Bulunan Ambar Binasının Büroya Dönüştürülmesi İşine Ait CCTV ve Network Alt Yapı Düzenleme İşi" açıklamalı KDV dahil 7.080,00 TL bedelli fatura kapsamında yaptığını ileri sürdüğü işlere yönelik alacak hakkında icra takibi yapmıştır. Bu faturadaki işler kapsamında taraflar arasında kurulduğu ileri sürülen ilişki, Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup, davacı taşeron, davalı yüklenicidir.Davalı tarafça akdi ilişki inkar edilmiştir. Bu durumda Türk Medeni Kanunu'nun 6. Maddesi uyarınca davacı, akdi ilişkiyi ispat külfeti altındadır.Faturanın delil olması ile, ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2 maddesine göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdi ilişkinin yazılı delilerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil, ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222.maddesine bakmak gerekir (Yargıtay (kapatılan) Yüksek 15. Hukuk Dairesi'nin 09/02/2016 tarih ve 2015/5487 Esas-2016/826 sayılı kararı). Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar.Dosya üzerinde yapılan incelemede; Mahkemenin 04/04/2018 tarihli duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yaptığı ön incelemenin 4 nolu ara kararı ile davacı ve davalı şirkete 2017 yılı ticari defterlerini ibraz etmeleri konusunda muhtıra tebliğine karar verildiği, Mahkemece davalı şirketin adresine usulüne uygun olarak ticari defterlerin ibrazı için ihtarlı davetiye çıkarıldığı, davetiyenin üzerine “2017 yılı ticari defter ve belgeleri ibraz etmeniz, ibrazında güçlük var ise inceleme yapılacak adresi ve defterleri zimmetinde bulunduran kişinin adı, adresi ve iletişim bilgilerini mahkemeye sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, verilen sürede defterlerin ibraz edilmemesi ve aynı sürede delilleriyle birlikte ibraz edilmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmemesi durumunda HMK’nın 220/3 maddesi uyarınca ticari kayıtların içeriği konusunda karşı tarafın delil ve beyanlarına itibar edilebileceği ihtaren tebliğ olunur” şerhi düşüldüğü, bu davetiyenin davalı şirkete usulüne uygun olarak 18/04/2018 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihten sonra mahkemece 07/06/2018 tarihinde ön inceleme duruşması yapıldığı, duruşmada, yukarıdaki davetiyeden söz edilmediği, davalı vekilinin, ticari defterlerin yerinde incelenmesini talep ettiklerini, incelemeye arz edeceklerini beyan ettiği, Mahkemece duruşmanın 11 nolu ara kararı ile; ara kararları gereği yerine geldikten sonra dosyanın uzman iki bilirkişiden oluşacak heyete tevdi ile takdir ve münakaşası mahkemeye ait olmak üzere taraf iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, dosya kapsamı dikkate alınmak suretiyle davacı yanın talep edebileceği bir miktar olup olmadığı, var ise fer'ileri ile birlikte tespiti hususunda rapor alınmasına, bilirkişiye HMK 218 ile 278/4. Maddesi uyarınca yerinde inceleme yetkisi verilmesine, bilirkişi tarafından yerinde inceleme yapılacak tarih ve saatin Mahkemeye bildirilmesine, Mahkemece de yerinde inceleme tarih ve saatinin taraflara/vekillerine tebliğine karar verilmiştir. 22/06/2018 tarihinde davalı vekili davalı şirketin ticari defterlerinin bulunduğu yeri ve irtibat kurulacak kişileri göstermiş, dosya 08/10/2018 tarihinde bilirkişiye teslim edilmiştir. 02/10/2019 tarihinde mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda, davalı defterlerinin verilen kesin sürede ibraz edilmemesi ve aynı sürede delilleriyle birlikte ibraz edilmemesi hakkında kabul edebilir bir mazeret gösterilmemesi durumunda HMK’nın 220/3 maddesi uyarınca işlem yapılacağı bildirilmesine rağmen yanıt verilmediği belirtilmiştir. davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde, Vergi Denetmeni’nin “Defter ve Belge Teslim Alma Tutanağı”nı sunmuştur. Bu tutanağa göre davalı şirketin 2016 ve 2017 yılı yevmiye defterleri 27/12/2018 tarihinde vergi müfettişliğine verilmiştir.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; Mahkemece verilen ilk ara kararında verilen sürenin kesin olduğuna karar verilmemesine rağmen çıkartılan muhtırada kesin süre verilmesi hatalıdır. Ön inceleme duruşmasından sonra ve dosya bilirkişiye teslim edilmeden önce, davalı vekilince ticari defterlerin bulunduğu yer ve irtibat kurulacak kişi de bildirilmiştir. Bu durumda, bilirkişilerce bildirilen adreste inceleme yapılması gerekirken, kesin sürede defterler ibraz edilmediğinden incelenmemesi ve mahkemece de davalının defter ibrazından kaçındığı gerekçesiyle akdi ilişkinin kurulduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay Yüksek 3. Hukuk Dairesi’nin 15/11/2021 tarih ve 2021/5278 Esas-2021/11404 Karar sayılı kararı, Yargıtay Yüksek 8. Hukuk Dairesi’nin 03/12/2019 tarih ve 2016/16256 Esas-2019/10832 Karar sayılı kararı).
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir." yönündeki karar uyarınca mahkememizce verilen kararın kaldırılmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizce kaldırma kararı üzerine yeniden esasa kaydedilen dosyanın 17.01.2023 tarihinde yapılan duruşmasında; ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı doğrultusunda yargılamaya devam olunmasına, kaldırma kararı uyarınca davalı vekiline dava konusu fatura dönemine ilişkin müvekkiline ait ticari defter ve kayıtlar ile dayanağı belgelerin bulunduğu yeri, bulunduran kişinin adres, kimlik ve iletişim bilgilerini bildirmek üzere iki hafta süre verilmesine, davalı vekilince ticari defter ve kayıtların yeri bildirildiğinde davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde daha önce bilirkişi incelemesi yapılarak rapor düzenlendiğinden, bu kez bilirkişiler Melek BOLAT ve Koray Özdal ÖZKAN tarafından davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenmesinin istenmesine, anılan bilirkişilere defter ve kayıtlar üzerinde yerinde inceleme yetkisi tanınmasına, bilirkişilerce tarafların iddia ve savunmalarıyla, takip dosyası, dosya kapsamındaki deliller, daha önce sunulan rapor, davalı tarafın ticari defter ve kayıtları ile BAM kaldırma kararı incelenerek; davalının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulup tutulmadığı, sahibi lehine delil vasfına haiz olup olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunup bulunmadığı, davaya konu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacının davalıdan takibe konu tutar kadar alacaklı bulunup bulunmadığı hususlarında rapor düzenlenmesinin istenmesine dair ara kararlar verildiği, verilen ara kararlarına uygun olarak dosyanın bilirkişilere tevdi edildiği ve bilirkişilerce 11.07.2023 tarihli raporun düzenlendiği, düzenlenen raporun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince beyanlarda bulunulduğu görülmekle, tahkikat tamamlanmıştır.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince verilen kaldırma kararına, kaldırma kararı sonrası toplanan delillere, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin işbu davada, taraflar arasında imzalanmış herhangi bir yazılı sözleşmenin olmadığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takip konusu yapılan 30.01.2017 tarihli, 639285 nolu KDV dahil 7.080,00-TL bedelli irsaliyeli fatura içeriğinin "Sosyal Tesislerde Bulunan Ambar Binasının Büroya Dönüştürülmesi İşine Ait CCTV ve Network Altyapı Düzenleme İşi" olup, irsaliyeli faturanın "Teslim Alan" kısmında isim-imza bulunmadığı, incelenen davalı şirket defterlerinin noter açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde yaptırıldığı, yevmiye defterinde yıl sonu noter kapanış tasdikleri usulüne uygun olarak süresinde yaptırılmış olup, Kebir ve Envanter defterlerinde zorunluluk olmadığından bu hususun aranmadığı, defter kayıtlarının birbirini teyit ettiği, davalı ticari defterlerinde davacı adına herhangi bir fatura ve/veya taraflar arasında ticari ilişkinin varlığına ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığı, yine dava dilekçesinde belirtilen dava dışı ...'ün davalı şirket çalışanı olduğuna ilişkin herhangi bir kayda rastlanılmadığı, davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde "davacı tarafın sunduğunu iddia ettiği hizmetleri ve birçok başkaca hizmeti başka bir firmadan satın aldıklarını" belirterek sunulan 3.kişi dava dışı ... İnş.Ltd.Şti.'ye ait 01.09.2015 - 30.11.2015 tarih aralığındaki toplam 969.792,16-TL bedelli 34 adet faturanın mevcut olduğu, dava dışı 3.kişi ... İnş.Ltd.Şti. ile ticari ilişkinin varlığı ile söz konusu fatura kayıtlarının mevcut olduğu, takip konusu fatura içeriğinin "Sosyal Tesislerde Bulunan Ambar Binasının Büroya Dönüştürülmesi İşine Ait CCTV ve Network Altyapı Düzenleme İşi" olup alt kalemleri detaylandırılmadığından, dava dışı 3. Kişi ... Emlak İnş...Ltd.Şti. tarafından davalıya kesilen faturaların içerikleri ile karşılıklı incelemesinin yapılamadığı, davacının yıl sonu noter kapanış tasdiki mevcut ticari defterlerinde takip tarihinde 7.080,00 TL asıl alacak kaydının mevcut olduğu, ancak davalının yıl sonu noter kapanış tasdiki mevcut ticari defterlerinde davacı adına herhangi bir kayda ve/veya taraflar arasında alacak/borç kaydına rastlanmadığı hususlarının tespit edilmiş olması karşısında, taraflar arasında davacının, davaya konu alacak talebine dayanak teşkil eden yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, akdi ilişkinin varlığının davalı tarafça kabul edilmediği, davalının incelenen ticari defterlerinde de davacı taraf ile ilgili bir kaydın bulunmadığı, dava dilekçesinde adı geçen ...'ün davalı şirket çalışanı veya temsilcisi olmadığı, buna ilişkin bir bağlantının varlığının tespit edilemediği anlaşılmakla, davalı taraf ile aralarında akdi bir ilişkinin bulunduğunu kanıtlayamayan davacının davasının bu nedenle reddine, ancak davacının davalı aleyhine icra takibine geçmekte kötü niyetli olduğu kanısına varılamadığından davalının kötü niyet tazminatına ilişkin isteminin reddine karar vermek gerekmekle, yapılan açıklamalara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak, aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının kanıtlanamayan davasının REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatına ilişkin talebinin yasal koşulları bulunmadığından REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 131,93-TL harcın mahsup edilmesi sonucu kalan ve alınması gereken 137,92-TL eksik harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraf davada kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca dava değeri de göz önüne alınarak belirlenen 7.725,03-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Davalı tarafça yapılan toplam 16,7-TL vekalet harç giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-Dava açıldığı tarih itibariyle ticari davalar için dava şartı niteliğindeki zorunlu arabuluculuk kurumunun henüz yürürlükte olmaması nedeniyle bu konuda yapılan bir gider bulunmadığından anılan hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2023