T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
...
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO: 2022/871 Esas
KARAR NO: 2023/668
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI : ... - ...
...
VEKİLLERİ: Av. ......
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/12/2022
KARAR TARİHİ: 07/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında; ... sınırları içerisindeki işletme halinde bulunan Güdül I (2,4 MW) ve Güdül II (4,8 MW) HES’lerin satışı için 31.07.2012 tarihinde 18 maddeden oluşan Satış Sözleşmesinin akdedildiğini, ayrıca taraflar arasında bu sözleşmeye ek olarak 25.12.2012 ve 04.01.2013 tarihli Ek Protokoller de imzalandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ek protokoller gereğince santral ile ilgili kamulaştırma iş ve işlemlerinin alıcı tarafından yerine getirilmesinin kararlaştırıldığını ve bu işlemlerde kullanılmak üzere müvekkili şirket tarafından 6.963.327,00 USD’nin davalı şirketin uhdesinde bırakıldığını, Protokollerin ilgili maddelerine göre, kamulaştırma iş ve işlemlerinde kullanılmayan miktarların müvekkil şirkete iade edileceği kararlaştırılmasına ve aradan 10 yıllık süre geçmesine rağmen kamulaştırma işlemlerinin akıbeti ve kullanılan paranın tutarı noktasında müvekkil şirkete hiçbir şekilde bilgi verilmediğini, bu hususta davalı şirket aleyhine, ... 57. Noterliğinin 04.10.2019 tarih 29544 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, kamulaştırma iş ve işlemlerinin akıbeti hakkında bilgi verilmesi ve uhdelerindeki paradan arda kalan tutarın iadesi talep edildiğini, ihtarnameye cevap verilmişse de talep edilen hususlarda somut bilgi verilmediği gibi kamulaştırma iş ve işlemlerine harcanan tutardan arda kalan kısımın da müvekkil şirkete iade edilmediğini, arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de bir anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, talep sonucunun belirlenebilmesinin mümkün olmaması nedeniyle belirlenebildiği anda HMK'nun 107/2. Maddesi gereğince talebin artırılması suretiyle, kamulaştırma iş ve işlemlerinde kullanılmak üzere davalı şirket uhdesinde bırakılan 6.963.327,00 USD’nin kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmasının ardından kullanılmayan ve müvekkil şirkete iade edilmesi gereken kısmına karşılık gelmek üzere şimdilik, 5.000,00 USD'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve fiili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden davalı şirketten tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesi ile ileri sürdüğü iddiaların ve taleplerin haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, düzenlenen Ek Protokoller ile davacı tarafından müvekkili şirkete verilen 6.963.327,00 USD bedelin kamulaştırma iş ve işlemlerinde kullanılmak üzere müvekkilin uhdesinde kalacağının hükme bağlandığını, 25.12.2012 tarihli Ek Protokol'ün 2/3. Maddesinde, davacının protokol nihai amacına ulaşıncaya kadar 6.963.327,00 USD meblağı her ne nam adı altında olursa olsun talep ve dava konusu yapmayacağını ve bu meblağ üzerinden kısmen ya da tamamen takas - mahsup beyan ve talebinde bulunmayacağını taahhüt ettiğini, Protokollerin nihai amacının santrallerle alakalı kamulaştırma işlemlerinin tamamlanması olup, bu amacın hali hazırda gerçekleşmiş olmadığını, nitekim santral çevresinde bulunan taşınmazlara ilişkin müvekkili şirket ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna karşı açılmış bulunan pek çok kamulaştırmasız el atma, ecrimisil ve ürün zararından kaynaklı tazminat davalarının bulunduğunu, kamulaştırma işlemlerinin halihazırda devam ettiğini ve söz konusu meblağın bu işlemler için kullanıldığını, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddedilerek, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraftan tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kamulaştırma işlemlerinde kullanılmak üzere davalı şirket uhdesinde bırakılan bedelden, söz konusu işlemlerin tamamlanmasının ardından kullanılmayarak, davacı şirkete iade edilmesi gereken bedelin tahsili istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Davada çözümü gereken yön, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialara dayalı olarak davalı şirketten iadesini talep etme hakkının bulunduğu bir miktarın olup olmadığı, varsa miktar ve kapsamının tayin ve tespiti noktasındadır.
Mahkememizce gerekli deliller toplanmış, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna gerekli yazılar yazılmış, gelen cevabi yazılar ile dava dilekçesinde belirtilen santraller ile ilgili olarak açılmış davalara ilişkin bilgiler dosyaya getirtilmiş ve davacının talebinin yerinde olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek, bu amaçla dosya bilirkişilere tevdi edilmiş olup, bilirkişilerce 19.09.2023 tarihli gerekçeli ve denetime elverişli raporun düzenlendiği, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu görülmekle, araştırılacak başkaca bir hususun kalmadığı takdir olunarak, tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesi ve ek protokoller ile alınan bilirkişi kurulu raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen 31.07.2012 tarihli Satış Sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olan 25.12.2012 tarihli Ek Protokolün 2.3.maddesindeki ve 04.01.2013 tarihli Ek Protokolün 2.2. maddesindeki hükümlere göre, davalının uhdesinde kamulaştırma işlemlerinde kullanılmak üzere bırakılan 6.963.327,00 USD’den kalan tutarın davacıya iade edilmesi için kamulaştırma iş ve işlemlerinin tamamlanması gerektiği, kamulaştırma işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığına ilişkin olarak mahkememizce Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığına yazılan 22.12.2022 tarihli müzekkereye verilen 11.01.2023 tarihli cevabi yazı ekinde dosyaya sunulan, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu-Kamulaştırma Dairesi Başkanlığı’nın 10.01.2023 tarihli yazısı ekinde yer alan belgelere göre, davanın açıldığı 21.12.2022 tarihi itibariyle dava konusu HES’lerin kamulaştırması için açılan ve derdest olan 8 davanın bulunduğu, bu durumda kamulaştırma işlemlerinin henüz tamamlanmamış olduğu, 31.07.2012 tarihli satış sözleşmenin ayrılmaz parçası olan 25.12.2012 tarihli Ek Protokolün 2.3. Maddesi ile 04.01.2013 tarihli Ek Protokolün 2.2. maddesindeki hükümlere göre, kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmamış olması nedeniyle davacının kamulaştırma işlemlerinde kullanılan 6.963.327-USD'den kalan tutarı talep edemeyeceği, 25.12.2012 tarihli Ek Protokolün 2.3.maddesinde, Satıcının (davada davacı) işbu Protokol nihai amacına ulaşıncaya kadar, toplamda 6.963.327-USD'ye baliğ olan meblağı her ne nam altında olursa olsun talep ve dava konusu yapmayacağı (alacak, tazminat ve sair), bu meblâğ üzerinden kısmen ya da tamamen takas-mahsup beyan ve talebinde bulunmayacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiği, davalının uhdesinde kamulaştırma işlemlerinde kullanılmak üzere bırakılan 6.963.327-USD’den kalan tutarın iade edilmesinin, ancak kamulaştırma iş ve işlemlerinin tamamlanması şartına bağlanmış olup, gerek dava tarihi itibariyle gerekse yargılamanın devamı sırasında söz konusu şartın yerine gelmediği, kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmayıp halen devam etmesi karşısında bu aşamada kesin bir hesap çıkarılmasının da mümkün olmadığı, davanın açıldığı 21.12.2022 tarihi itibariyle dava konusu HES’lerin kamulaştırması için açılan ve derdest olan 8 adet dava bulunduğu, bu itibarla davacının aralarındaki sözleşme ve protokollere dayalı olarak davalıya karşı ileri sürdüğü kamulaştırma işlemlerinde kullanılmak üzere davalı uhdesinde bırakılan bedelden kullanılmayan kısmın davacıya iadesine ilişkin alacak talebinin, taraflar arasındaki sözleşme ve eki olan protokol koşullarının dava tarihi itibariyle henüz gerçekleşmemiş olması, devam eden davaların bulunması nedeniyle yerinde olmayıp, bu aşamada davacının alacaklı olup olmadığı ile alacaklı olduğunun tespiti halinde bunun miktar ve kapsamının tayin edilmesinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, muaccel olacağı zamandan önce açılmış olan, bu nedenle zamansız olarak açıldığı tespit edilen davanın usulden reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak, aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının sözleşme koşullarının dava tarihi itibariyle gerçekleşmemesi nedeniyle zamansız açılan davanın USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 1.597,16-TL harcın mahsubu ile kalan 1.327,31-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yargılama gideri olarak yapılan 25,60 TL vekalet harç giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davalı taraf davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
6-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 2.000,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/11/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.