T.C. ...8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/667 Esas - 2023/703
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO: 2023/667
KARAR NO: 2023/703
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/10/2023
KARAR TARİHİ: 16/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.07.2019 tarihinde ... ... İlçesinde meydana gelen trafik kazasında; davalı ...'in kontrolündeki ... plakalı aracın kırmızı ışıkta geçtiği için trafik kazasına sebebiyet verdiğini, bu esnada davacı müvekkilinin idaresindeki... plakalı aracıyla ve sağ tarafında bulunan dava dışı kasım nesim çamlı idaresindeki ... plakalı araçla kendilerine yeşil ışık yandığı için yola devam ettiklerini, ancak davalı ..., kırmızı ışıkta geçerek önce müvekkilinin sağ tarafındaki ... plakalı araca çarpmış ardından müvekkilinin frene basmasına rağmen duramayarak davalının idaresindeki ... araçla çarpıştığını, akabinde kazaya sebebiyet veren ...'in hem davacı müvekkilinin hem de dava dışı kazaya karışan kasım nesim çamlı'nın ikisinin birden kırmızı ışıkta geçtiğini iddia ettiğini, ancak her iki aracın birden bu şekilde kırmızı ışıktan geçmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi, hem davacı müvekkilin sevk ve idaresindeki aracın hem de dava dışı ... plakalı aracın durur vaziyetteyken harekete geçtiklerini ancak davalının sevk ve idaresindeki aracın hiç durmayarak yola devam ettiğini, zira davacı müvekkilinin kendisine yeşil ışık yandıktan sonra yavaşça harekete geçtiğini ancak davalı ...'in kendisine kırmızı ışık yanarken trafik kurallarını ihlal ederek yoldan hızla geçmeye çalışırken kazaya sebebiyet verdiğini, bu kaza nedeniyle davacı müvekkilinin büyük bir elem ve ızdırap çektiğini üstelik ağır bir maddi zarara uğratıldığını, meydana gelen trafik kazası sonucunda, müvekkile ait... plakalı araçta ''değer kaybı'' meydana geldiğini, ... plakalı araç kazaya sebep olduğundan, 22.02.2021 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş'ye değer kaybı başvurusunda bulunulduğunu, ancak davalı ... Sigorta A.Ş, 08.03.2021 tarihinde ''kaza zaptında her iki taraf da yeşil ışıkta geçtiğini iddia ettiği'' gerekçesiyle ödeme yapılamayacağını bildirdiğini, davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin taleplerimiz saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde kazaya karıştığı belirtilen müvekkile ait araç plakasının hatalı olduğunu, müvekkili bakımından zamanaşımına uğramış olmakla haksız davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini, dava konusu kazanın 26.07.2019 tarihinde gerçekleşmiş olup davanın 03.10.2023 tarihinde açıldığını, dava arabuluculuk süreci de dahil olmak üzere 2 yıllık zamanaşımından sonra açılmış olduğundan başvurunun zamanaşımına uğradığını, başvuru sahibinin tazminat taleplerinde, talep edebileceği faizin yasal faiz olduğunu, kabul manasına gelmemek kayıt ve şartıyla belirtmek isteriz ki, davacı tarafından talep edilen alacak kalemlerine ilişkin faiz taleplerinin de itirazı gerektirici mahiyette olduğunu, davanın belirsiz alacak davası seklinde açılabilmesi için,kabul anlamına gelmemekle diğer davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu yönündeki davacının iddialarını kabul etmenin mümkün olduğunu, bu yönde yapılmış tespit yada verilmiş bir karar da bulunmadığını, davacı tarafın aksi yöndeki iddialarının mesnetsiz olduğunu, bu sebeple keşif kararı verilerek kusur durumuna ilişkin olarak bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, davacı yana ait aracın süratinin fazla olmasının da bu kazaya sebebiyet verdiğini, en fazla asli ve tam kusurdan değil mutarafik kusurdan bahsedilebileceğini, kaldı ki trafik kaza tespit tutanağında yazılan araç plakası ile müvekkile ait araç plakasının birbirinden farklı olduğunu, davacı tarafın her ne kadar dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkile ait ve kendisinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu ifade etmiş ise de dosyada bu iddiasını kanıtlar herhangi bir delil bulunmadığını, kaza olduğu belirtilen kavşakta kamera bulunmadığını, müvekkilinin asli kusurlu olduğu yönündeki iddiasının varsayımdan öte olmadığını, aracın kazadan öncesindeki ve sonrasındaki bir tarihte hasar kaydının bulunması sebebiyle salt bu kazaya dayalı olarak değer kaybının meydana gelmesinin mümkün olmaması ve aracın önceki bir kaza ile değer kaybetmesi nedeniyle haksız yersiz ve sebepsiz zenginleşmeye yönelik iyi niyetten uzak kötüniyetle açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının işbu davayı Kısmi/Belirsiz dava olarak ikame etmesinde hukuki menfaati bulunmadığını, zira başvurucu yan tarafından konu araçta ekspertiz incelemesi yapıldığını, bu nedenle başvurucunun hasar bedelini belirleyemediğinin kabul edilmesinin mümkün olmayacağını, başvuruya konu kazanın 26.07.2019 tarihinde gerçekleşmiş olup işbu davanın 03.10.2023 tarihinde açıldığını, davanın 2 yıllık zamanaşımından sonra açılmış olduğundan başvurunun zamanaşımına uğradığını, tüm bu gerekçelerle başvurunun zamanaşımından reddi gerekli olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirtmek isteriz ki; sigorta poliçesi hazırlanış tarihi itibari ile sigortalının maddi araç başına sigorta limiti 36.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketin bu teminat ile sorumlu olduğunu, davacı tarafın her ne kadar dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu ifade etmiş ise de dosyada bu iddiasını kanıtlar herhangi bir delil bulunmadığını, KTK m.86 gereğince şirketimizin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, dosya delilleri ile ortaya konulduğu üzere dava konusu olayın gerçekleşmesi bakımından sigortalı araç sürücüsünün hiçbir kusuru bulunmadığını, netice itibariyle ilgili madde gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacağını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte zmss genel şartları’na belirtilen hesaplama yöntemlerine göre değer kaybı belirlenmesi gerektiğini, zarar gören araçta meydana gelen “değer kaybı”nın belirlenebilmesi için araç kullanım tarzı, kilometresi, önceki kazaları vb. tüm kriterlerin incelenmesi ve bu kriterler çerçevesinde bir hesaplama yapılması gerektiğini, başvurana ait aracın başvuruya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, bu durumda, başvurana ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması ve araç kilometresinin 165.000 km’den fazla olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak davanın reddini, öncelikle, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddini, esasa girilmesi durumunda davanın esastan reddini, nihai olarak, tüm haksız istemler ile, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, araçta meydana gelen değer kaybı istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK'nun 49. Maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72. Maddesinde haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu belirtilmiştir.
Buna karşılık 2918 sayılı KTK'nun 109/1. maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu, taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3.kişi) fiil cezayı gerektiriyor ise, uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını kabul etmiştir. Görüldüğü gibi, TBK'nun 72 ve 2918 sayılı KTK'nun 109/2.maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbirine paraleldir.
Bu açıklamalar kapsamında dava konusu kazanın 26.07.2019 tarihinde meydana geldiği ve davacının maddi tazminat talep ettiği nazara alındığından dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanlaşımın dolduğu ve davalıların zamanlaşımı itirazında bulunmuş oldukları anlaşıldığından davanın zamanlaşımı nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE,
İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 269,85 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
16/11/2023
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.