T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/59 Esas - 2025/323
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO: 2025/59
KARAR NO: 2025/323
HAKİM: .....
KATİP: .....
DAVACI :....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI : ......
VEKİLİ: Av. ....
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/01/2025
KARAR TARİHİ: 24/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.09.2024 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından Genişletilmiş Kasko - İMMS ile sigortalanan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı müvekkili aracının; ..... seyir halinde iken aynı istikamette ön ilerisinde seyir halinde olan ... plakalı araca, takip mesafesini koruyamaması nedeni ile çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası müvekkilinin, ..... Genişletilmiş Kasko - ..... dosya numaralı hasar dosyası açıldığı ancak sigorta şirketinin "Kasko Genel Şartları-Teminat dışında kalan haller ... Maddesi gereği hasar talebiniz reddedilmiştir......" şeklinde cevap ile hasar bedelinin karşılanması talebini reddettiğini, 20.12.2024 tarihinde hasar bedeli tazminatının ödenmesi amacıyla başvuru dilekçesi gönderildiğini ancak davalı bu talebi de reddettiğini, davalının ret gerekçesi olarak hiçbir somut delil sunmadığını, sigorta şirketinin kaza yeri terk sebebiyle hasar bedelini ödememesinin hukuka ve dosya kapsamına aykırılık teşkil ettiğini, zira kaza raporunun taraflarca tutulduğunu ve davalı sigorta şirketinin bu tutanaklara göre aynı poliçe kapsamında kusursuz aracın değer kaybı ödemesini yaptığını, müvekkilinin aracını kullanan sürücünün hiçbir şekilde olay yerinden ayrılmamış olup kaza tespit tutanağında da imzası bulunduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla kaza tarihinden (13/09/2024) itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber şimdilik; müvekkiline ait araçta meydana gelen 100,00-TL hasar bedelinin davalı....'den tahsiline, her türlü başvuru, yargılama gideri, bilirkişi ücreti ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlık konusu kazaya karıştığı iddia edilen .... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 13.12.2023 - 13.12.2024 vadeli, .... no.lu... Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket tarafından temin edilen araştırma raporu ile de sabit olduğu üzere araçta meydana gelen hasarlar ile davacı tarafın beyanları arasında çelişki bulunduğunu, bu nedenle hasarın uyumsuz olduğunun tespit edildiği ve talep edilen hasarın haklı gerekçeyle reddedildiğini, oluşan hasar dolayısıyla davacı tarafından müvekkil şirkete yapılan başvuru üzerine .....nolu hasar dosyası açıldığını ve yapılan değerlendirmeler sonucunda talep konusu hasarın kaza ile uyumsuz olduğunun tespit edildiğini, kaza sırasında aracın sürücüsünün sigortalı ... olup kendisinin kaza sırasında sürücü olduğunu gizlemek adına 3. Kişi olan ...'u aradığı ve kaza mahaline çağırdığının tespit edildiğini, sigortalının doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşılmış olduğundan taleplerinin haklı gerekçeyle KAsko Genel Şartları kapsamında reddedildiğini, dava konusu hasarın kaza ile uyumsuz olduğunu, dolayısıyla kazanın sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunun sübuta erdiğini, bu sebeple, davacı tarafın başvurusunun hasar aşamasında haklı gerekçeyle reddedildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, davacının tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, araçta meydana gelecek kısmi hasarın onarım yolu ile tazmin edileceğinin açık olduğunu, bu kapsamda davacının öncelikli olarak tazminat talep hakkı değil onarım talep hakkı olduğunun izahtan vareste olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, müvekkili şirketin hasar bedelinin kdv’sine ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketten ancak ve ancak hasar başvuru tarihinden itibaren kırkbeş gün sonrası için faiz talep edilebileceğini, hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek kaydıyla, sigortacı olan müvekkili şirketten hasar tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmasının da hatalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığından haksız ve mesnetsiz davanın reddine, herhalükarda fahiş olan talebin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle hasar tazminatı istemine ilişkindir.
28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda davalının tüketici vasfında olması, kasko sigortası yaptırması ve uyuşmazlığın bu poliçeden kaynaklanması nedeniyle tüketicinin taraf olduğu tüm uyuşmazlıklarda görevli mahkeme tüketici mahkemesi olduğundan mahkememizin görevsiz olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, Görevli mahkemenin ... Tüketici Mahkemesi olduğunun tespitine,
Karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihinden itibaren kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ....'ne gönderilmesine, şayet belirtilen süreler geçtikten sonra başvurulur veya hiç başvurulmaz ise mahkememizce dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince esas hükümle birlikte nazara alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/04/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ....
¸e-imzalıdır.