Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006-2-173 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 07-34/347-127
Karar Tarihi : 24.4.2007
A.TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN.
B.RAPORTÖRLER : Barış EKDİ, Bayram Ali GEÇGİL, Ümit Nevruz ÖZDEMİR
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Feza Gazetecilik A.Ş.
Fevzi Çakmak Mahallesi 34194, Yenibosna/İstanbul
20
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILAN TARAFLAR:
- ABC Türkiye Tiraj Denetleme Kurulu
İstiklal Cad. No:407 Kat 4 Beyoğlu/İstanbul
- Reklamcılar Derneği
İstiklal Cad. No:407 Kat 4 Beyoğlu/İstanbul
- Reklamverenler Derneği
Ali Nihat Tarlan Cad. Karaman Sok. Hoffman İş Merkezi
No: 2/15 K:7 34744 Bostancı/İstanbul
- Doğan Dağıtım Satış ve Paz. A.Ş.
Doğan Medya Tesisleri Hoşdere Yolu Esenyurt/İstanbul 30
- Merkez Dağıtım Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Sabah 2000 Tesisleri Fatih Mah. Hasan Basri Cad.
Samandıra/İstanbul
- T Medya Yatırım ve Sanayi Tic. A.Ş.
Davutpaşa Cad. No: 20/98 Topkapı/İstanbul
- Bağımsız Gazeteciler Yayıncılık A.Ş
Büyükdere Cad. No: 123 34349 Gayrettepe/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: ABC Türkiye Tiraj Denetim Kurulu’nun aldığı kararlar ve
gerçekleştirdiği eylemlerle 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerini ihlal ettiği
iddiası.
40
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikâyetçinin dilekçesinde özetle;
ABC Türkiye Tiraj Denetim Kurulu (ABC Türkiye) tarafından Zaman
Gazetesi’nin yönetim kurulu üyeliğine son verildiği, kuruluş sözleşmesine
uygun denetim yapılmadığı, yayıncıların denetim şirketine her türlü belge ve
bilgiyi vermesinin zorunlu kılındığı,
07-34/347-127
2
Bu işlem ve eylemlerin ulusal süreli yayınlar tiraj ölçüm pazarı ve ulusal süreli
reklâm yeri pazarında doğrudan ve dolaylı olarak, rekabeti sınırlama amacı
taşıdığı, bu etkiyi doğurabilecek şekilde Zaman Gazetesi’nin faaliyetlerini
zorlaştırdığı ve bu nedenle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırılık teşkil
ettiği, 50
Ulusal süreli yayınlar tiraj ölçüm pazarında faaliyet gösteren tek teşebbüs
olarak hakim durumda bulunan ABC Türkiye’nin abonelik sistemi ile çalışan
gazetelerin tirajlarının ölçmemesinin veya bu ölçümü imkansız kılmasının
tüketicinin zararına olarak, teknik gelişme ve pazarlamanın kısıtlanmasına yol
açtığı (abonelik sistemi açısından bir tehdit oluşturduğu),
Denetim firmasına ödenen yüksek meblağlar nedeniyle büyük gruplara bağlı
olmayan gazete ve dergilerin tiraj denetimi sitemine dahil olamadıkları,
Daha önce Rekabet Kurulu tarafından menfi tespit belgesi verilen “ABC
Türkiye Tiraj Denetim Kurulu Sözleşmesi”nin koşullarında verilen menfi tespit
belgesinin geri alınmasına neden olacak değişikliler yapıldığı, 60
iddia edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 26.12.2006 tarih ve 8864 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 9.2.2007 tarih ve 2006-2-173/ İİ-07-B.E. sayılı İlk
İnceleme Raporu, Rekabet Kurulu’nun 15.2.2007 tarih ve 07-14 sayılı toplantısında
görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde bir
soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun’un 40/1.
maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca
yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 22.3.2007 tarih ve 2006-2-173/Ö.A.-07-B.E.
sayılı Önaraştırma Raporu, 27.3.2007 tarih, REK.0.06.00.00-110/110 sayılı Başkanlık
önergesi ile 07-29, 07-30, 07-31 sayılı Kurul toplantılarında incelemeye alınmış, 07-70
34 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: Söz konusu önaraştırma raporunda;
Zaman Gazetesi’nin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırıldığı hususunda, denetim
standartlarının sıklıkla değişmesi ve Zaman Gazetesi’nden yeni şeylerin talep
edilmesinin ardında yatan nedenin Zaman Gazetesi’ne ilişkin ön yargılı algılama
veya güven eksikliği olduğu; ABC Türkiye’nin Zaman’ı bu oluşumun dışına iterek
rekabeti kısıtlamaya yönelik kasıtlı bir faaliyet içinde olduğuna dair her hangi bir
delile rastlanmamış olmakla birlikte, yapılan uygulamaların Zaman Gazetesi’nin
veya sisteme dahil olan ve abonelik sistemiyle satış yapan başka bir yayıncının
süreli yayınlar reklam yeri piyasasındaki faaliyetlerini zorlaştırıcı etki 80
doğurabilecek nitelikte olduğu; ABC Türkiye’nin faaliyete geçmesinden bu yana
kısa bir süre geçmiş olması, ABC ölçütlerinin ve denetiminin henüz bir endüstri
standardı haline gelmemiş olması nedeniyle, Zaman Gazetesi’nin faaliyetlerini
zorlaştırdığına dair bir bulguya da rastlanmadığı; bu nedenlerden dolayı bu
aşamada ABC Türkiye hakkında Kanun’un 4. ve 6. maddeleri kapsamında
soruşturma açılmasına gerek olmadığı;
Ancak, ABC’nin Türkiye ilgili pazarında toplam tirajın %70’ini denetliyor olması
ve sektörde belirleyici rol üstlenme yönündeki çalışmaları da dikkate
alındığında, abonelik sistemi ile çalışan gazeteleri dışlama ihtimali olan
uygulamaların etkilerinin yakın bir zaman diliminde ortaya çıkabilecek nitelikte 90
olması nedeniyle, ABC’nin denetim standartlarını katılımcı bir şekilde
belirlemesi, objektif, kapsamlı, karşılaştırılabilir ve istikrarlı bir hale getirmesi için
07-34/347-127
3
4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ABC Yönetimine 90
(doksan) günlük süre tanınması gerektiği;
ABC Türkiye’nin öngördüğü denetim bedelinin yüksekliğinin küçük teşebbüsleri
dışlama amacından kaynaklanmadığı, iki büyük medya kuruluşunun aynı
zamanda dağıtım şirketlerine sahip olmasından kaynaklandığı ve belirli bir tirajın
altında kalan gazeteler için daha düşük bir bedel talep edilmesi hususunda
çalışmalar yaptıkları dikkate alındığında, bu aşamada konuya ilişkin soruşturma
açılmasına gerek olmadığına, 100
Ancak 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ABC
Türkiye’ye; Rekabet Kurulu kararının kendilerine tebliğinden itibaren 90
(doksan) gün içinde Denetim standartlarında gerekli değişiklikleri yapması ve
üye olan yayıncıların birden fazla denetim şirketi ile çalışmasına ve denetim
bedelinin rekabetçi bir düzeyde belirlenerek aşağı çekilmesine olanak
sağlayacak bir akreditasyon sistemi oluşturması gerektiğinin bildirilmesi
gerektiği,
Menfi tespit kararının verildiği günden bu tarafa ABC Türkiye Kuruluş
Sözleşmesi’nde ve Denetim Standartları’nda yapılan değişiklikler, ABC’nin
mevcut yapısının ve uygulamalarının Rekabet Kurulu’nun ABC oluşumuna 110
menfi tespit belgesi vermesi aşamasında ısrarla vurguladığı çoğulculuk, şeffaflık
ve objektiflik ilkelerinin gereklerini karşılamaktan uzak olduğu ve şu anki yapısı
ile iki büyük medya kuruluşu dışındaki medya kuruluşlarının katılımını
sağlamada yetersiz kaldığı, sürekli değişen denetim standartları nedeniyle belirli
bir piyasa gücüne sahip olmayan kuruluşlarının denetim dışı kalma ve
dolayısıyla olası reklam gelirlerinden mahrum kalma riskinin bulunduğu ve bu
durumun yayıncılık piyasasındaki rekabeti kısıtlayacağı dikkate alındığında,
Rekabet Kurulu tarafından ABC Türkiye Kuruluş Sözleşmesi’ne verilmiş olan
menfi tespit belgesinin, 4054 sayılı Kanun’un 13.maddesinin (a) bendi
gereğince 01.05.2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere geri alınması 120
gerektiği,
Ancak, 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesinin son fıkrası uyarınca taraflara
herhangi bir cezai müeyyide uygulanmasına mahal olmadığı,
Diğer yandan, tirajların doğru ve objektif bir şekilde ölçümünün gerek gazete ve
dergiler gerekse reklam verenler açısından önemli ve gerekli olduğu dikkate
alındığında;
ABC Türkiye’nin bu raporun değerlendirmeler kısmında belirtilen önerileri
dikkate alacak şekilde; (a) Medya kuruluşlarının ABC Türkiye yönetiminde tiraj
vb. kıstaslara bağlı olmaksızın eşit bir şekilde temsilini sağlayacak, (b) yönetime
ilişkin ilkelerin, kararların ve görüşlerin oluşturulması ve değerlendirilmesine 130
ilişkin kayıt standartları ve kuralları oluşturularak bunlara bağlı kalınmasını
sağlayacak, (c) katılımcılık konusundaki olası tereddütleri giderecek, (d)
bölgesel yayınların denetimine olanak verecek bir maliyet yapısının ortaya
koyacak, birden fazla denetim firması ile çalışılmasına olanak sağlayacak, (e)
denetim standartlarının kapsamlı ve istikrarlı bir şekilde belirleyerek abonelik
sistemi ile çalışan gazeteler açısında ayrımcılık yaratmayacak şekilde
uygulayabilecek (f) denetim standartları ve üyeliklerini okuyuculara bedelsiz
olarak sunulan ve sadece reklâm gelirlerine bağlı olarak varlığını sürdüren
gazeteleri de kapsayacak şekilde oluşturan bir yapılanmaya gittiği ve bunu 90
(doksan) gün içinde Rekabet Kurulu’na tevsik ettiği takdirde yeni yapılanmanın 140
4054 sayılı Kanun çerçevesinde yeniden değerlendirilebileceği;
07-34/347-127
4
Yukarıda sayılan hususları karşılayacak ve tereddütleri giderecek
düzenlemelerin belirtilen süre içinde yapılarak Rekabet Kurulu’na bildirilmemesi
durumunda ise;
Rekabet Kurulu Kararı’na ilişkin tebligatı aldıkları tarihten itibaren başlamak
üzere, ABC Türkiye Tiraj Denetim Kurulu’na ve ABC Türkiye Tiraj Denetim
Kurulu’nun yönetiminde üyesi bulunan teşebbüslere Kanun’un 13. maddesinin
(c) bendi uyarınca süreli para cezası uygulanacağının;
Ayrıca, ABC Türkiye’nin faaliyetlerinin durdurularak, ABC Türkiye Tiraj Denetim
Kurulu ve ABC Türkiye Tiraj Denetim Kurulu’nun yönetiminde üyesi bulunan 150
teşebbüsler hakkında soruşturma açılacağının Kanun’un 9.maddesinin üçüncü
fıkrası uyarınca ABC Türkiye’ye ve ilgili teşebbüslere bildirilmesi
sonuçlarına ulaşıldığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE TESPİTLER
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İki Taraflı Pazarlar
“İki taraflı pazarlar”, bir ya da birden çok platformun son kullanıcılar arasıda etkileşimi
sağladığı ve iki (ya da daha çok) tarafa da uygun ücretler yüklenerek bu tarafların bir
araya getirildiği pazarlar olarak tanımlanabilir. Yani platformlar bir yandan iki tarafı da 160
memnun etmeye çalışırken öte yandan para kazanmaya (en azından
kaybetmemeye) çalışmaktadır.
İki taraflı pazarlara bilgisayar oyunları platformları, internet siteleri, TV ağları, kredi
kartları ve gazeteler örnek olarak verilebilir. Bu pazarlarda (özellikle internet siteleri,
TV ağları ve gazeteler) platformlar hem reklâmverenler için hem de tüketiciler için
rekabet etmektedirler. Örneğin gazeteler bir yandan okuyucu sayısını artırmaya
çalışırken öte yandan reklâmverenleri gazetelerine reklâm vermeye ikna etmek
zorundadır. Doğal olarak, platformun bir tarafı için yapılan rekabet diğer taraf için de
başarı ya da başarısızlığı beraberinde getirecektir. Dolayısıyla, eylemin gerçekleştiği
pazardan ve etkilenen başka bir pazarın varlığından söz edilebilir. 170
I.1.2. İlgili Ürün Pazarı
Rekabet Kurulu’nun “Gazete ve dergiler başta olmak üzere reklam mecrası
niteliğindeki süreli yayınların tiraj rakamlarını tek çatı altında ve tarafsız biçimde
denetleyerek oluşturmak, bu konuda karşılaştırılabilir onaylı belgeler hazırlamak
amacıyla oluşturulan ABC Türkiye Tiraj Denetim Kurulu’na ilişkin menfi tespit talebi”ni
değerlendirdiği 05-14-160-57 sayılı kararında, gazete ve dergiler başta olmak üzere
reklam mecrası niteliğindeki tüm süreli yayınların yayıncıları, dağıtıcıları ve basımını
gerçekleştiren kuruluşları da içine alan bir pazar tanımına değinilmiştir. Ayrıca,
reklamları aracılığı ile hedef kitlelerine maksimum düzeyde ulaşabilmek için
reklamverenlerin, hedef kitleye en uygun yayınlar içerisinden öncelikle tiraj
rakamlarını dikkate alarak yaptıkları maliyet analizi çerçevesinde yayın tercihlerini
oluşturdukları ve süreli yayınların tiraj bilgilerinin doğruluğunun, reklamveren
teşebbüslerin planlamaları açısından önem arz ettiği belirtilmiştir.
Rekabet Kurulu’nun anılan kararında, etkilenen pazar olarak “ulusal süreli yayın
reklam yeri piyasası olarak” dikkate alınmış ve ilgili ürün pazarı birbiri ile etkileşim
içerisinde bulunan, "Ulusal süreli yayınlar tiraj ölçüm pazarı" ve "Ulusal süreli yayın
reklam yeri pazarı" olmak üzere iki ayrı hizmet pazarı şekilde belirlenmiş olmakla
birlikte; yayıncılık ve reklam piyasalarının yerel/bölgesel özellikler gösterebileceği,
07-34/347-127
5
yerel/bölgesel yayınların tirajlarının ölçülmesinin veya ölçülmemesinin hem bu
yayınlar arasında hem de ulusal yayınlar ile yerel/bölgesel yayınları etkileyeceği
dikkate alınarak, bu dosya açısından ilgili ürün pazarları “süreli yayınlar ölçüm pazarı”
ve “süreli yayın reklam yeri pazarı” olarak belirlenmiştir.
I.1.3. İlgili Coğrafi Pazar
İlgili ürün pazarlarındaki rekabet koşulları açısından farklılık gösteren bölgeler
bulunmamasından dolayı coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak
belirlenmiştir.
I.2. Dosyaya Konu Olan İhlal İddialarına Dair İnceleme ve Tespitler
I.2.1. ABC Türkiye Tiraj Denetim Kurulu’nun Yapısı ve İşleyişi
I.2.1.1. ABC Türkiye’nin Yapısı ve İşleyişine İlişkin Tespitler
Reklamcılar Derneği adına dernek yönetim kurulu başkanı Jefii MEDİNA tarafından, 180
Kurum kayıtlarına 30.9.2004 tarih ve 5427 sayı ile giren başvuru ile menfi tespit
talebinde bulunulmuş, Kurul 11.3.2005 tarih 05–14/160–57 sayılı kararı ile ABC
Türkiye Tiraj Denetim Kurulu Sözleşmesine, 4054 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi
gereğince menfi tespit belgesi verilmesini uygun görmüştür.
Menfi tespit belgesi verilen ABC Türkiye Kuruluş sözleşmesinin 6. maddesinin (a)
bendine göre ABC’nin Yönetim Kurulu yapısı şu şekilde oluşturulmuştur:
“Yönetim Kurulu toplam 15 üyeden oluşur. Yönetim Kurulu’nda Reklamcılar
Derneğinden 3, Reklamverenler Derneği’nden 3, Doğan Dağıtımdan 1, Merkez
Dağıtımdan 1, Hürriyet Gazetesini temsilen yayıncısı şirket tarafından atanacak 1
üye, Sabah Gazetesini temsilen yayıncısı şirket tarafından atanacak 1 üye, Atlas 190
Dergisini temsilen yayıncısı şirket tarafından atanacak 1 üye, Yeni Aktüel
Dergisini temsilen yayıncısı şirket tarafından atanacak 1 üye, üye yayınlar
arasından yıllık ortalama tirajı en yüksek 2 gazete grubunu temsilen yayıncı
şirketleri tarafından ayrı ayrı atanacak 2 üye üye yayınlar arasından yıllık
ortalama tirajı en yüksek 1 dergi grubunu temsilen yayıncısı şirket tarafından
atanacak 1 üye bulunur. En yüksek tirajlı 2 gazete ve 1 dergi grubunun,
Doğan Grubu veya Merkez Grubu yayın gruplarından birine dâhil olmaması
ve kurucu veya sahiplerinin Merkez Grubu ve Doğan Grubu şirketlerinin
kurucuları ile doğrudan ya da dolaylı bir bağlantı içerisinde bulunmamaları
gerekir. 200
Yıllık ortalama tiraj için ilk yıl tiraj ölçümlemesi tamamlanana kadar dağıtım
olmayan üye yayınlar şirketlerinin yazılı beyanları esas alınır; denetlenmiş tiraj
sonuçlarına göre ilk yıl sonunda gerekirse üyelerde değişiklik yapılır.
Yönetim Kurulu’nda temsilcisi olmayan üye yayınlar, toplantılarda oy hakkı
olmadan gözlemci üye bulundurabilirler.”
Diğer yandan, Menfi Tespit Belgesi almasından sonra, 9 Eylül 2005 tarihinde ABC
Yönetim Kurulu’nun ABC Kuruluş Sözleşmesi’nde yaptığı değişiklikle Hürriyet
Gazetesi ve Atlas dergisi temsilcilerinin yerine Doğan Dağıtımı temsilen iki üye, yine
aynı şekilde Sabah Gazetesi ve Yeni Aktüel Dergisi temsilcilerinin yerine de Merkez
Dağıtımı temsilen iki üyenin atanmasına karar verilmiştir. 210
Toplam 15 kişiden oluşan Yönetim Kurulu’nda söz konusu değişiklikte sonra;
Reklâmcılar Derneği’nin üç, Reklamverenler Derneği’nin üç, Doğan Dağıtım’ın üç,
Merkez Dağıtım’ın üç, üye yayınlar arasından yıllık ortalama tirajı en yüksek olarak
07-34/347-127
6
belirlenen iki gazete ve bir dergi yayıncısının ayrı ayrı belirleyecekleri birer üye
bulunmaktadır.
Yukarıda içeriği verilen madde çerçevesinde, hâlihazırda ABC Türkiye’nin Yönetim
Kurulu şu kişilerden oluşmaktadır:
Tablo 1: ABC Türkiye Yönetim Kurulu Üyeleri
Yiğit ŞARDAN (Reklâmcılar Derneği) Hakan URHAN (Doğan Dağıtım)
Banun ERKIRAN (Reklâmcılar Derneği) Oğuz KOBAN (Doğan Dağıtım)
Ayşe MEDRAN (Reklâmcılar Derneği) Korkut PULUR (Doğan Dağıtım)
Ömer KAYALIOĞLU (Reklâmverenler Derneği) Faruk ÖNER (Merkez Dağıtım)
Deniz GÜVEN (Reklâmverenler Derneği) Muammer GÜVER (Merkez Dağıtım)
Nesrin GENÇ YILMAZ (Reklâmverenler Derneği) Selim GÜLMEN (Merkez Dağıtım)
Bahadır Zaimoğlu (VATAN) Ömer ERDEM (Akşam)
Bülent Odaman (VATAN)
Yerinde incelemeler çerçevesinde tespit edilen bir başka husus ise, Cumhuriyet
Gazetesi’nin de bu oluşuma dahil olarak ABC Yönetim Kurulu’nda yer almak 220
istediğidir. Ancak, ABC Yönetim Kurulu’nun 8.9.2005 tarihli toplantı notunun 2
numaralı maddesindeki “YK yapısının Kuruluş Sözleşmesi ile belirlenmiş olması
itibariyle, Cumhuriyet Gazetesi’nin üyeliğinin şu anda mümkün olmadığı tespit edildi.”
ifadesinden de anlaşıldığı üzere buna imkan bulamadığı görülmektedir.
Ayrıca, Kuruluş Sözleşmesi’nin 6. maddesinde Yönetim Kurulu’nun toplantı ve karar
alma prosedürleri de şu şekilde düzenlenmiştir;
“a) Her üyenin 1 oy hakkı bulunur. Karar aşamaşında eşitlik olması durumunda
Yönetim Kurulu Başkanı’nın oyu iki oy sayılır.
b) Yönetim Kurulu Başkanı, RD ve RVD temsilcileri arasından Yönetim
Kurulu’nca seçilir. Başkanlık, bu iki dernek arasında iki yılda bir dönüşümlü olarak 230
değişir.
c) Yönetim Kurulu en az ayda bir kez önceden belirlenen gündemle toplanır.
Gündem 48 saat önceden üyelere bildirilir.
Yönetim Kurulu’nun toplanabilmesi için RD, RVD ve yayıncı üyeler arasından en
az birer üyenin bulunması esastır. Karar nisabı 7’dir. Karar alınabilmesi için ayrıca
RD, RVD ve yayıncı üyelerden en az bir Yönetim Kurulu Üyesinin olumlu oyu
gereklidir.
Kurulu¸ Sözleşmesi değişiklikleri konusunda karar nisabı 9’dur. Kuruluş
Sözleşmesi’nin değiştirilmesi için ayrıca RD, RVD ve yayıncı üyelerin en az birer
oyu gereklidir. 240
Yönetim Kurulu’nda görev almayan yayıncı üyeler görüşlerini bildirmek üzere
toplantılara katılabilirler, ancak kararların oluşumunda oy kullanamazlar.
e) Yönetim Kurulu, ABC Türkiye bünyesinde dahili bir denetim ekibi kurulmasına
karar verebilir. Yönetim Kurulu RD, RVD ve yayıncı üyelerden en az birer üyenin
katılımıyla bir “Denetim Çalışma Grubu” kurulmasına karar verebilir. Denetim
Çalışma Grubu, tiraj denetim standartları, denetçi ve denetimin işleyişine ilişkin
konularda Yönetim Kurulu’na görüş ve yorumlarını sunar. Bu görüş ve yorumlar
Yönetim Kurulu kararı ile uygulanır.
f) Yönetim Kurulu, her yıl en az bir kez mevcut sözleşme ve denetim standartlarını
gözden geçirir ve değişiklik yapılması gereken hususları tespit eder.” 250
ABC Türkiye’nin Yönetim Kurulu’nun ve toplantılarının işleyişine dair yerinde
incelemeler sırasında ABC evrakı arasında tespit edilen bir belge de Zaman Gazetesi
07-34/347-127
7
yetkilisi Yusuf SUBAŞI’nın, 26.4.2005 tarihinde ABC Türkiye’ye gönderdiği yazıdır.
Söz konusu yazıda Zaman Gazetesi’nin toplantıların işleyişine ilişkin olarak;
− Toplantı görüşmelerinin metinleri eksiksiz kayda alınmalı,
− Karar almanın gerekli görüldüğü durumlarda oylama yapılmalı,
− Kritik kararların alınması sırasında oylamanın toplantı metinlerine isim isim
kaydedilmesi ve ilgililer tarafından imzalanmasının zorunlu kılınmalı,
− Katılımcıların kararın imzalı oylamaya açılmasını istiyorum şeklindeki taleplerinin
dikkate alınmalı, 260
− Toplantıda karşıt fikirler, olumsuz beyan ve çekinceler, Yönetim Kurulu’nda alınan
kararlara muhalif olacak görüşlerde toplantı zabıtlarına geçirilmeli,
− Toplantı sonrasında kararlar ABC Türkiye Yönetim Kurulu üyeleri tarafından
imzalandıktan sonra açıklanmalı,
şeklindeki talepleri yer almaktadır. Ancak bu taleplerin yerine getirildiğine dair
herhangi bir Yönetim Kurulu Kararına veya toplantı notuna rastlanılmamıştır.
Dosya mevcudu bilgilere gçre, ABC Türkiye’nin tiraj denetim işleminin işleyişi ise
aşağıdaki aşamaları içermektedir:
1. Yayıncıların açıkladığı tiraj rakamlarının doğruluğunun bir bağımsız denetim
şirketi tarafından denetlenmesi, 270
2. Bu denetim sonucunda, denetlenen gazete ve dergilerin tirajları hakkında
sertifikalar hazırlanması,
3. Hazırlanan sertifikaların ABC üyelerine iletilmesi,
4. Sertifikaların internet üzerinden ya da basılı materyal şeklinde, belli kurallar
çerçevesinde kamuoyuna açıklanması.
ABC Türkiye, kurulduğu günden bugüne kadar bu işleyiş çerçevesinde, 10 dönem
tiraj denetimi gerçekleştirerek denetlenmiş tiraj rakamlarını kamuoyuna duyurmuştur.
ABC Türkiye Yönetiminin 6.12.2006 tarihinde Basın İlan Kurumu tarafından da ABC
verilerinin kullanılmasını talep etmek üzere Basın İlan Kurumu ile görüşülmesine dair
bir karar aldığı; ve BiAK (Basın İzleme Araştırma Kurumu) ile de aynı minvalde 280
görüşmeler yapıldığı tespit edilmiştir. Söz konusu gelişmeler ayrıca ABC Türkiye
Yönetim Kurulu’nda Akşam grubu temsilcisi olarak bulunan Ömer ERDEM tarafından
da teyit edilmiştir.
I.2.1.2. Diğer Ülkelerdeki Tiraj Denetim Kuruşlarının Yapılarına İlişkin Tespitler
- ABC İngiltere
Yönetim Kurulu 33 üyeden oluşmaktadır. Bunların içerisinde 1 bağımsız başkan, 5
daimi üye, 27 adet de seçilmiş üye yer almaktadır.
Daimi Üyeler: Bu üyelerin tamamı tüzel kişiliği haiz meslek birlikleri tarafından atanan
kişilerden oluşmaktadır. Bu meslek birlikleri ise şunlardır; The Institute of 290
Practitioners in Advertising [Reklamcılar Birliği] (IPA), Reklamverenler Birliği (ISBA),
Ulusal Gazete Yayıncıları Birliği (NPA), Yerel ve Bölgesel Gazeteler Birliği ve Dergi
Yayıncıları Birliği.
Seçilmiş Üyeler: Bu üyelerin sayısı toplam 27 adet olup üyelerin dağılımı, ulusal
gazetelerden 2 üye, yerel ve bölgesel gazetelerden 3 üye, bedava dağıtılan
gazetelerden 1 üye, magazin dergilerinden 3 üye, iş dünyası dergilerinden 3 üye,
07-34/347-127
8
ticari dergi sahibi şirketlerinden 1 üye, reklamveren şirketlerden 2 üye, reklam ajansı
şirketlerden 7 üye şeklindedir.
- ABC Avustralya
ABC Avustralya’nın yapısı genel ve icracı komite olmak üzere iki kademeli bir yapı 300
olup her yıl toplanan üyeler bir yıllığına 26 üyeden oluşan genel komiteyi (general
committee), genel komite de yine bir yıllığına 5 kişiden oluşan icracı komiteyi
(executive committee) seçmektedir.
Genel Komite: 5 üye reklam ajanslarından, 5 üye reklamveren şirketlerden, 6 üye
ulusal gazete yayını yapan şirketlerden, 6 üye dergi yayıncılarından, 4 üye yerel ve
bölgesel yayın yapan gazetelerden şeklinde oluşturulmuştur.
İcracı Komite: Reklam ajansları arasından 1 üye, reklam veren şirketlerden 1 üye,
ulusal yayın yapan gazetelerden 1 üye, dergi yayıncılarından 1 üye ve yerel ve
bölgesel gazetelerden 1 üye şeklinde oluşturulmuştur.
- ABC Yeni Zelanda 310
Yönetim kurulu, Gazete Yayıncıları Birliği tarafından atanacak 6 üye, Yerel Gazete
yayıcıları Birliği tarafından atanacak 1 üye, Dergi yayıncıları Birliği tarafından
atanacak 3 üye, Reklamcılar Birliği tarafından atanacak 2 üye ve Reklamverenler
Birliği tarafından atanacak 2 üye olmak üzere 14 üyeden oluşmaktadır ve görev
süresi 1 yıldır.
Yukarıda yönetim yapılarına yer verilen ülke örneklerinden de anlaşılacağı üzere bu
yapıların, yazılı basın piyasasında faaliyet gösteren veya bu piyasayla ilintili hemen
hemen tüm teşebbüs ve teşebbüs birliklerine yönetim ve karar alma süreçlerine
katılma imkanı tanıyan çoğulcu bir yapıya sahip olduğu görülmektedir.
I.2.2. ABC Türkiye’nin Denetim Standartları’nda Meydana Gelen Değişiklikler 320
ABC Türkiye’nin Denetim Standartları, Kurulumuzun 11.3.2005 tarih 05–14/160–57
sayılı kararı ile menfi tespit belgesi verilen ABC Türkiye Tiraj Denetim Kuruluş
Sözleşmesi’nin “ayrılmaz bir parçası”nı oluşturmaktadır. Bu durum Kuruluş
Sözleşmesi’nin 11. maddesinin (c) bendinde açıkça belirtilmiştir.
Rekabet Kurulu’nun menfi tespit kararında, Denetim Standartları’nın Kuruluş
Sözleşmesi’nin bir parçası olduğu teyit edilmekle birlikte, söz konusu standartlara
ilişkin ayrıntılı bir değerlendirme yapılmamış; buna karşın bu standartların belirli
olması ve bu standartların herkese eşit şekilde uygulanacak olması dikkate alınarak
“… ABC Türkiye’ye üye olmak için gerekli koşullar hem kurucular hem de sonradan
üye olacaklar için geçerli olacak şekilde belirlenmiş ve bu koşulları yerine getiren her 330
gerçek ve tüzel kişinin ABC Türkiye’ye üye olabileceği belirtilmiştir.” denilmekte
yetinilmiştir.
Diğer yandan, söz konusu Denetim Standartları’nın yayıncı kuruluşlar arasındaki
rekabeti bu kuruluşlardan bazıları aleyhine bozduğuna yönelik bir iddiayı
değerlendiren Kurulumuz, 17.8.2005 tarih ve 05–52/793–214 sayılı bir başka
kararında, Denetim Standartları’nın içeriğine bakılmaksızın bu standartların “ABC
Türkiye Tiraj Denetim Kurulu Sözleşmesinin ayrılmaz bir parçasını oluşturması,
dolayısıyla söz konusu standartların da menfi tespit belgesi kapsamı içerisinde yer
alması nedeniyle, 4054 sayılı Kanun bakımından herhangi bir aykırılık taşımadığı”
sonucuna ulaşmıştır. 340
ABC Kuruluş Sözleşmesi’nin yanısıra Denetim Standartları’nın da ilgili pazardaki
rekabeti etkileme potansiyeli bulunduğu ve Kuruluş Sözleşmesi’nin ayrılmaz bir
07-34/347-127
9
parçasını oluşturduğu dikkate alındığında, bu standartlarda yapılan değişikliklerin
veya değişiklik yapılmasa bile bu standartların ne şekilde uygulandığının açıklığa
kavuşturulması verilen menfi tespitin değerlendirilmesi açısından önemlidir.
Bu nedenle, ABC Türkiye’nin Denetim Standartlarında yapılan değişikliklerin ayrıntılı
olarak incelenmesine ihtiyaç duyulmuştur. İlk bakışta, Denetim Standartları’nın
Temmuz 2004, Mayıs 2005, Haziran 2005, Ekim 2005 ve Ocak 2007 tarihlerinde
yayınlamış beş farklı versiyonunun olduğu görülmektedir.
Bu çerçevede Denetim Standartları’na ilişkin olarak yapılan değişiklikler öncelikle; 350
genel nitelikte olan değişiklikler ve abonelik sistemine ilişkin olarak yapılan
değişiklikler olmak üzere iki grupta incelenecek; ardından Zaman Gazetesi’nin
şikayeti ile de doğrudan ilgili olan ve abonelik sistemine ilişkin olan değişiklikler
Bireysel Abonelik ve Kurumsal Abonelik başlıkları altında incelenecektir.
I.2.2.1. Genel Nitelikteki Değişiklikler
ABC Yönetim Kurulu Karar Defteri’ndeki toplantı notlarının incelenmesi sonucunda,
− 29.3.2005 tarihli toplantıda; (a) Dergilerde, kapak fiyatının üzerinden yapılan % 50
ve üstündeki indirimlerin ve gazetelerde, kapak fiyatının üzerinden yapılan % 25
ve üstündeki indirimlerin “bedelsiz satış” olarak tanımlanarak Denetim
Standartları’nın B.2.3 ve B.2.5 Maddelerinin bu doğrultuda değiştirilmesine; (b) 360
ayrıca, aylık yayınlarla ilgili tiraj beyan formlarının tesliminde süre sınırının,
yayının çıkış tarihinden itibaren 45. gün olarak belirlenerek (yayının çıktığı ayı
takip eden ayın 15’i), Denetim Standartları’nın C.1.1.d maddesinde gerekli
değişikliğin yapılmasına,
− 25.5.2005 tarihli toplantıda; Tiraj Beyanının iki aylık yayınlar için çıkış tarihinden
itibaren en geç 75 gün ve üç aylık yayınlar için çıkış tarihinden itibaren en geç 105
gün içinde verilmesi esasının kabulüne ve konuyla ilgili değişikliğin Denetim
Standartları C.1.1 maddesine işlenmesine;
− 30.9.2005 tarihinde; (a) National Geographic ve National Geographic Kids
dergilerinin başvurularını müteakip “en fazla 2 kişiye kadar yapılmış Hediye 370
Aboneliklerin tirajdan sayılması” kavramının Denetim Standartları’na dahil
edilmesine, (b) Denetim Standartları’nın B.2.7– Abonelik Satışları ve B.3.3 –
Kurumlara Toplu atışlar Maddeleriyle belirlenen “üst sınır” kavramında yüzdesel
olarak sınıflandırmasına,
− 13.9.2006 tarihli toplantıda Four Four Two dergisinin başvurusunun
değerlendirilmesini müteakip Denetim Standartları Sözleşmesinin “Kurumlara
Yapılan Toplu Satışlar” B.3.3 maddesinin değiştirilmesine,
karar verdiği anlaşılmıştır.
Söz konusu değişikliklerin bir kısmının denetim firmasının talepleri doğrultusuna
denetim standartlarının netleştirilmesi çerçevesinde yapıldığı; bir kısmının 380
uygulamada çıkan problemleri çözmeye ve işlemleri hızlandırmaya yönelik olarak
yapıldığı; bir kısmının ise, üyelerin problemlerini gidermeye ve bazı satışlarını tirajdan
saymaya /saymamaya yönelik istisnai kararlardan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
07-34/347-127
10
I.2.2.2. Bireysel Abonelik Sistemine İlişkin Değişiklikler
ABC Türkiye Denetim Standartları’nın Temmuz 2007 versiyonunun abonelik
satışlarının tanımını ortaya koyan B.2.7 bölümünde abonelik satışları:
390
“Yayıncının, doğrudan ya da abone temsilcilikleri aracılığıyla;
a) Doğrudan tüketiciye;
b) Tüketiciye yayını bedelsiz olarak ulaştıran ve gazetenin dağıtım ağına dahil
olmayan bir kuruma;
Gazeteler için en az 1 ay, dergiler için en az 3 ayın tamamlanmış olması
koşuluyla belirli bir süre boyunca düzenli olarak gerçekleştirdiği; belirli bu süre için
bedeli önceden ödenen satışlar”
olarak tanımlanmış ve “Abonelikte, aboneliğin başlatıldığı anda geçerli olan kurallar
(örneğin, zaman içinde artış olsa da, başlangıçta kabul edilen abonelik ücretinin esas
alınması gibi) geçerli sayılır.” hükmü getirilmiştir. 400
Temmuz 2004’te yayımlanan ABC Tiraj Denetim Kurulu Denetim Standartları’nın,
daha sonra Mayıs 2005, Haziran 2005, Ekim 2005 ve Ocak 2007 versiyonları
yayımlanmış olup burada yalnızca abonelikle ilgili koşulları ortaya koyan
“B.3.2.Abonelik Satışları” başlıklı kısmında tespit edilen değişikliklere yer verilecektir.
(B.3.2. bölümü Ekim 2005 ve Ocak 2007 versiyonlarında bire bir aynı olduğundan
yapılan değerlendirmelerde Ocak 2007 versiyonu hakkında ayrıca bilgi
verilmeyecektir. )
Denetim Standartları’nın B.3.2. Abonelik Satışları başlıklı kısmında yapılan
değişiklikler Tablo 2’de görülmektedir.
Her bir grupla ilgili değişikler, değişikliğin kaynağı, ABC tarafından öne sürülen 410
gerekçesi ve Ulusal Gazeteler İçin Denetim Standartları üzerinden İngiltere örneği ile
karşılaştırılarak ortaya konmaya çalışılacaktır.
Karşılaştırmada İngiltere’nin örnek olarak seçilmesindeki temel sebep ABC Türkiye
Tiraj Denetim Çalışma Programının geliştirilmesi sırasında denetçi firma
Ernst&Young’ın İngiltere örneğini incelemesidir.
I.2.2.2.1. Abonelik Bedelinin Bizzat Abone Tarafından Ödenmesi Hususu
Denetim Standartlarının Temmuz 2004 versiyonunun B.3.2.Abonelik Satışları
bölümünün (a) ve (b) bentlerinde abonelik bedelinin bizzat abone tarafından nakden,
kredi kartıyla veya kredi kartı ile vadeli olarak ödeneceği ve abonenin kimlik bilgileri 420
ve yayının ulaştırıldığı adres bir bilgi işlem veri tabanında kayıtlı tutulması gerektiği
hükme bağlanmıştır. Mayıs 2005 versiyonunda iki madde anlamında herhangi bir
değişiklik doğurmayacak biçimde birleştirilerek tek bir madde haline getirilmiş (a
bendi) ve bendin değiştirilmiş hali Haziran 2005 versiyonunda da aynen korunmuştur.
29.3.2005 tarihinde düzenlenen ABC Yönetim Kurulu toplantısında, Ernst&Young
tarafından belirtilen görüş;
“Yapılan ön görüşmeler sırasında, bahsi geçen abonelikle ilgili ödemenin yapılmış
olduğunun tespiti mi yoksa o ödemenin bire bir abone tarafından yapılmış
olmasının mı tespit edilmesi gerektiği açıklığa kavuşturulması gereken bir husus
olarak ortaya çıkmıştır. Bizim görüşümüz, abonelik satışlarında ödemenin 430
yapılmış olmasının yeterli olacağı yönündedir...”
07-34/347-127
11
şeklinde olmakla birlikte, ABC Türkiye Yönetimi “bedelin bizzat abone tarafından
ödendiğinin tespiti” konusunda ısrarcı olmuştur.
Diğer yandan, altı ay sonra yapılan 30.09.2005 tarihli toplantıda;
“(…)Dergiler için Hediye Abonelik kavramı aşağıdaki kurallara bağlandı.
− Ödemesi aynı kişi tarafından yapılmış olup, kişinin kendisi dışında en fazla iki
kişiye ve adrese de yapılan Hediye Abonelikler tirajdan sayılmalıdır.
− Dergilerde Hediye Abonelik faturaları, ödeme yapan kişinin kendi abonelik
faturasından (varsa) ayrı olmalıdır.
− Belirtilen esaslar doğrultusunda dergilerde Hediye Abonelik olarak tiraj kabul 440
edilen satışlar, alt kırım olarak değil doğrudan tirajdan sayılmalıdır.
− Bu uygulama, dergilerin hediye abone datalarını açıklayıcı biçimde
düzenlemeleri koşuluyla geçerlilik kazanacaktır.”
görüşü oluşmuş ve dergilere yönelik olarak “Hediye Abonelik” kavramının Denetim
Standartları’na dâhil edilmesine karar verilmiştir. Maddenin son halinde ise,
dergi/gazete ayrımı olmaksızın hediye aboneliklerde, hediye veren kişi tarafından
yapılan ödemelerin de kabul edilmesi öngörülmekle birlikte söz konusu kuralın
gazeteler için de uygulanıp uygulanmayacağına dair netlik oluşmamıştır.
07-34/347-127
12
Tablo 2: ABC Türkiye Tiraj Denetim Standartları’nın Abonelik Satışları Başlıklı B.3.2 Bölümünde Meydana Gelen Değişiklikler
Temmuz 2004 Mayıs 2005 Haziran 2005 Ekim 2005
Abonelik
Bedeli
a)Abone olunan yayının bedeli
birebir abone (tüketici)’nin kendisi
tarafından gerçekleştirilmelidir.
b)Tüketici (abone), abone olunan
yayının bedelini nakden, kredi
kartıyla veya kredi kartı ile vadeli
olarak ödemiştir ve abonenin
kimlik bilgileri ve yayının
ulaştırıldığı adres bir bilgi işlem
veri tabanında kayıtlıdır.
a)Abone olunan yayının bedeli
doğrudan abone (tüketici)’nin
kendisi tarafından nakden kredi
kartıyla veya kredi kartı ile vadeli
olarak ödenmiştir ve bu abonenin
kimlik bilgileri ve yayının
ulaştırıldığı adres bir bilgi işlem
veri tabanına kayıtlıdır.
a)Abone olunan yayının bedeli
doğrudan abone (tüketici)’nin
kendisi tarafından nakden, kredi
kartıyla veya kredi kartı ile vadeli
olarak ödenmiştir ve bu abonenin
kimlik bilgileri ve yayının
ulaştırıldığı adres bir bilgi işlem
veri tabanına kayıtlıdır.
a)Abone olunan yayının bedeli
doğrudan abone (tüketici)’nin
tarafından (veya hediye
aboneliklerde, hediye veren birey
tarafından) nakden, kredi artıyla
veya kredi kartı ile vadeli olarak
ödenmiştir ve bu abonenin kimlik
bilgileri ve yayının ulaştırıldığı
adres bir bilgi işlem veri tabanına
kayıtlıdır.
Adres
Abonelik
Bağlantısı
c)Tek bir adrese ve kişiye
yapılmış tüm abonelikler tek bir
tiraj sayılır.
c)Doğrudan tüketiciye yapılan
abonelik satışlarında bir adrese
bir adetten fazla yapılan abonelik
satışları tirajdan sayılmazlar.
d)Doğrudan tüketiciye yapılan
abonelik satışlarında bir şahıs
adına ikiden fazla adrese yapılan
abonelik satışları tirajdan
sayılmazlar.
d)Doğrudan tüketiciye yapılan
abonelik satışlarında, bir adrese
bir adetten fazla yapılan abonelik
satışları tirajdan sayılmazlar.
e)Doğrudan tüketiciye yapılan
abonelik satışlarında bir şahıs
adına ikiden fazla adrese yapılan
abonelik satışları tirajdan
sayılmazlar.
d)Doğrudan tüketiciye (hediye
abonelikler dahil olmak üzere)
yapılan abonelik satışlarında, bir
adrese bir adetten fazla yapılan
abonelik satışları tirajdan
sayılmazlar.
e)Doğrudan tüketiciye (hediye
abonelikler dahil olmak üzere)
yapılan abonelik satışlarında bir
şahıs adına ikiden fazla adrese
yapılan abonelik satışları tirajdan
sayılmazlar.
f)Bireylerin, aynı yayın için, eğer
varsa kendi abonelikleri dışında
en fazla iki kişiye kadar hediye
etmiş olduğu abonelikler (B.3.2
yer alan abonelik kriterlerini
yerine getirmeleri şartı ile)
tirajdan sayılır.
07-34/347-127
13
Asgari
Abonelik
Süresi
d)Asgari abonelik süresini
(gazetelerde 1, dergilerde 3 ay)
tamamlamış olan abonelere tiraj
beyan süresi içerisinde yapılan
satışlar tiraja dahildir.
b)Abonenin asgari abonelik
süresini (gazetelerde 1,
dergilerde 3 ay) tamamlamış
olması gerekmektedir.
b)Abonenin asgari abonelik
süresini (gazetelerde 1,
dergilerde 3 ay) tamamlamış
olması gerekmektedir.
c)Asgari abonelik sürelerini
tamamlamamış olsalar bile
(gazetelerde 1 ay, dergilerde 3
ay), 6 aylık abonelik ödemesi
peşin yapılan yayınların satışı
tirajdan sayılır.
b)Abonenin asgari abonelik
süresini (gazetelerde 1,
dergilerde 3 ay) tamamlamış
olması gerekmektedir.
c)Asgari abonelik sürelerini
tamamlamamış olsalar bile
(gazetelerde 1 ay, dergilerde 3
ay), 6 aylık abonelik ödemesi
peşin yapılan yayınların satışı
tirajdan sayılır.
Kurumsal
Abonelik
e)Abone satışı B.2.7.b’de
tanımlanan bir kuruma
gerçekleştirilmiş ise, tüketici bu
yayını kendi rızası ile bedelsiz
olarak alma istediğini yazılı
olarak beyan etmiştir. Bu yazılı
beyanların üç ayda bir
yenilenmesi zorunludur. Böyle bir
beyanın bulunmaması ya da
beyanın üç aydan eski olması
durumunda, bu tüketicilere
gerçekleştirilen abone satışları
tirajdan sayılmaz. Ancak kimi
dergiler özelinde, söz konusu
satışlar, ilgili verilerle
desteklenmek suretiyle ABC
Yönetim Kurulu ve Ernst&Young
tarafından tirajdan
sayılabilecektir.
e)Abone satışı B.2.7.b’de
tanımlanan bir kuruma
gerçekleştirilmiş ise, her bir
kurum için ayrı olmak üzere
gazetelerde 5 dergilerde ise 2
adedi aşan kurumsal toplu
abonelik satışları tirajdan
sayılmazlar.
B.2.7.b’de tanımlanan Kurumsal
Abonelik ile Kurumlara Toplu
Satışlar özdeş ve türdeştir.
f)Kurumlara toplu abonelik satışı
sürekli olmalıdır. Abone satışı
B.2.7.b maddesinde tanımlanan
bir kuruma gerçekleştirilmiş ise,
her bir kuruma ayrı ayrı olmak
üzere, hem gazeteler hem de
dergilerde 1 adedi ve toplam
tirajda ise, ilgili yayının her bir
sayısı için, gazetelerde 5000,
dergilerde 1000 adedi aşan kısmı
tirajdan sayılmaz. Aşan kısmın
tirajdan sayılabilmesi için
Yönetim Kurulu’nun karar
vermesi gerekir. Satışın
sürekliliği ile ilgili kararı da
Yönetim Kurulu verir. Kurumsal
toplu abonelik satışlarının toplam
tiraj içindeki oranı, tiraj
sertifikaları üzerinde yüzde
değerleriyle gösterilir.
B.2.7.b’de tanımlanan Kurumsal
Abonelik ile Kurumlara Toplu
Satışlar özdeş ve türdeştir.
g)B.2.7.b’de tanımlanan
Kurumsal Abonelik, Kurumlara
Toplu Satışlar ile özdeş ve türdeş
olup, B.3.3’de tanımlanan
kurallar Kurumsal Abonelik için
de geçerlidir.
07-34/347-127
14
Diğer yandan, altı ay sonra yapılan 30.09.2005 tarihli toplantıda;
“(…)Dergiler için Hediye Abonelik kavramı aşağıdaki kurallara bağlandı.
− Ödemesi aynı kişi tarafından yapılmış olup, kişinin kendisi dışında en fazla 450
iki kişiye ve adrese de yapılan Hediye Abonelikler tirajdan sayılmalıdır.
− Dergilerde Hediye Abonelik faturaları, ödeme yapan kişinin kendi abonelik
faturasından (varsa) ayrı olmalıdır.
− Belirtilen esaslar doğrultusunda dergilerde Hediye Abonelik olarak tiraj
kabul edilen satışlar, alt kırım olarak değil doğrudan tirajdan sayılmalıdır.
− Bu uygulama, dergilerin hediye abone datalarını açıklayıcı biçimde
düzenlemeleri koşuluyla geçerlilik kazanacaktır.”
görüşü oluşmuş ve dergilere yönelik olarak “Hediye Abonelik” kavramının Denetim
Standartları’na dâhil edilmesine karar verilmiştir. Maddenin son halinde ise,
dergi/gazete ayrımı olmaksızın hediye aboneliklerde, hediye veren kişi tarafından 460
yapılan ödemelerin de kabul edilmesi öngörülmekle birlikte söz konusu kuralın
gazeteler için de uygulanıp uygulanmayacağına dair netlik oluşmamıştır.
ABC Türkiye, konuya “Hediye promosyon uygulaması dergi yayıncılarının isteği ile
başlamıştır. Yurtdışında da aynı uygulama yapılmaktadır. Amaç abonelik yoluyla
satışı yaygınlaştırmaktır. Verilen promosyon çok küçük bir teşviktir, büyütülmesi söz
konusu değildir. Ve bu nedenle de bu istisna niteliğindeki bu promosyonun sadece
teşvik amacı taşıdığı ortadadır” yorumunu getirmiştir.
- ABC İngiltere Örneği ile Karşılaştırma
Abonelik satışları, ABC İngiltere’nin Ulusal Gazeteler İçin Denetim Standartları’nın
B.2.4 ve B.2.7 bölümlerinde düzenlenmiştir. B.2.4 bölümünde paralı abonelikte 470
dağıtılan gazete “Yayıncı ve bireyler veya şirketler arasında mevcut bir sözleşmeye
dayanarak abonenin kendisi veya üçüncü kişiler tarafından peşin ödeme (ya da
ödeme taahhüdü) karşılığında posta, kurye veya elle dağıtım yoluyla gönderilen
kopya” olarak tanımlanmıştır. Bu satışların tamamının tirajdan sayılabilmesi için;
Denetlenebilir yazılı veya sözlü bir talebin bulunması,
Talebin aboneyle ilgili tüm detayları içermesi (yazılı talepler için isim, adres,
imza ve tarihi ve sözlü talepler için ABC yıllık teyit sorusu)
Talebin ayrıca sözleşme detaylarını içermesi,
Yayıncı tarafından ödemenin tahsil edildiğine dair kanıtın bulunması,
Abone tarafından ödenen bedelin en az yayınlanan “Abonelikler İçin Temel 480
Oran1” ya da yayınlanan “Abonelikler İçin Temel Oran”ın belirli bir kısmı kadar
olması koşulları getirilmiştir.
ABC Türkiye ve İngiltere örnekleri karşılaştırıldığında, abonelikle ilgili bilgilerin
bulunmasının her iki örnekte de gerekli görüldüğü anlaşılmaktadır. Fakat ABC
Türkiye Denetim Standartları’nda İngiltere’den farklı olarak ödemenin bizzat abone
tarafından yapılmış olması gerektiği yer almaktadır. İngiltere’de ödemeyi yapan kişi
hakkında herhangi bir sınırlama bulunmazken, ABC Türkiye Denetim Standartları’nda
1 Abonelikler İçin Temel Oran (The Basic Annual Rate for paid postal subscriptions): Yılda iki kez yayımlanan ve
herhangi bir kişi tarafından bir gazeteye yıllık abonelik için ödenebilecek, sadece sınırlı durumlarda sınırlı bir sınıf
için belirlenen özel tutar dışındaki, tutar.
07-34/347-127
15
bedelin abone tarafından ya da hediye aboneliklerde hediye eden birey tarafından
(en fazla iki adet) ödenmesi koşulu getirilmiştir.
ABC Türkiye’nin bu koşulu getirmesinin temel nedenlerinden biri olarak ABC Türkiye 490
tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 12.3.2007 tarih ve 1919 sayı ile giren
yazıdaki ifadeler gösterilebilir:
“Bedeli okur tarafından ödenen net satışın tiraj olarak adlandırılması ABC Türkiye
Tiraj Denetleme Kurulunun oluşturulması aşamasında tartışılmış ve 3 tarafın
[reklamverenler, ajanslar ve yayıncılar] ortak kanaati olarak kabul görmüştür.”.
Yine bu bağlamda aynı yazıda geçen “Yayıncılar reklam almak için, reklamverenler
ise reklamları yayınlatmak için, bir yayının okuyucunun özgür iradesi ile ‘seçilmesini’
ve ‘satın almasını’ önemli görmüşler ve ABC Türkiye’yi kurarken bunu olmazsa olmaz
koşul olarak kabul etmişlerdir ” ifadeleri de ABC Türkiye’nin abonelik bedelinin
ödenmesi konusundaki düşüncelerini göstermesi bakımından önem taşımaktadır. 500
I.2.2.2.2. Adres – Abone Bağlantısı Hususu
Denetim Standartlarının Temmuz 2004 versiyonunun B.3.2.Abonelik Satışları
bölümünün (c) bendinde “Tek bir adrese ve kişiye yapılmış tüm abonelikler tek bir
tiraj sayılır.” ifadelerine yer verilmektedir. Maddenin bu hali kurumsal abonelikleri de
kapsar bir düzenlemeyi içermektedir.
Bu konu, Denetim Standartları’nın Mayıs 2005 versiyonunda iki madde halinde (c ve
d bentleri) düzenlenerek açıklığa kavuşturulmuştur. Böylece kurumsal abonelikleri
içine almayacak şekilde “doğrudan tüketiciye yapılan” bir adrese birden fazla yapılan
abonelik satışları ile bir şahıs adına ikiden fazla adrese yapılan abonelik satışlarının
tirajdan sayılmayacağı hükme bağlanmıştır. 510
Maddedeki değişiklik Ernst&Young tarafından ABC Yönetim kurulu’na sunulan, Tiraj
Denetim Sözleşmesi’nin revizyonu, Proje takviminin güncellenmesi ve Denetim
Standartları’na ilişkin bazı tartışmalı konuları karar bağlamak üzere 27.4.2005
tarihinde düzenlenen ABC Türkiye Yönetim Kurulu toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır. Görüşmede alınan kararın ilgili kısmı şöyledir:
“Abonelik satışlarında (Denetim Standartları, B.3.2) tek kişi adına tek adrese
yapılmış olan aboneliklerin bir tiraj olarak, tek kişi adına ancak 2 farklı adrese
yapılmış olan aboneliklerin de ayrı birer tiraj olarak kabul edilmesine; ancak tek
kişi adına ikiden fazla adrese yapılan aboneliklerin tiraj olarak kabul
edilemeyeceğine(…) karar verildi.” 520
Denetim Standartlarının Haziran 2005 versiyonunda konuyla ilgili düzenlemeler bu
kez (d) ve (e) bentlerinde aynen korunmuştur.
Denetim Standartları’nın Ekim 2005 versiyonunda konu üç bent halinde (d, e ve f
bentleri) düzenlenmiş ve bazı değişiklikler yapılmıştır. Bunlardan ilki abonelik
bedelinin ödenmesi konusuna getirilen “hediye abonelik kavramının adres-abone
bağlantısı konusuna da yansıtılması ile ilgilidir. Buna göre bir adrese birden fazla
abonelik yapılamaması ölçütü hediye abonelikler için de geçerli kılınmıştır. Diğeri ise
bir şahısın iki kişiye kadar hediye ettiği aboneliklerin tirajdan sayılabilmesi için
abonelik için getirilen ve Denetim Standartları’nın B.3.2 maddesinde belirtilen
koşulları (genel abonelik koşulları) taşıması gerektiği hakkındadır. 530
07-34/347-127
16
I.2.2.2.3. Asgari Abonelik Süresi
Denetim Standartlarının Temmuz 2004 versiyonunun B.3.2.Abonelik Satışları
bölümünün (d) bendinde gazetelerde 1, dergilerde üç ay olan asgari abonelik süresini
tamamlamış olan abonelere tiraj beyan süresi içinde yapılan satışların tiraja dahil
olacağı hükme bağlanmıştır. Mayıs 2005 versiyonunda ise, B.3.2. Abonelik Satışları
bölümünün, bu kez (b) bendinde düzenlenen asgari abonelik süresini dolduran
satışların tirajdan sayılması için bir önceki versiyonda bulunan tiraj beyan süresi ile
ilgili kısım ibaresi çıkarılmıştır.
Denetim Standartları’nın Haziran 2005 versiyonunda Mayıs 2005 versiyonundaki 540
asgari abonelikle ilgili kısım (b bendi) korumakla birlikte, asgari abonelik süresi
doldurulmamış olsa bile 6 aylık abonelik ödemesi peşin yapılan yayınların satışının
tirajdan sayılacağı (c bendi) hüküm altına alınmıştır. Hükmün Haziran 2005
versiyonundaki şekli Ekim 2005 versiyonunda da aynen korunmuştur.
- ABC İngiltere Örneği ile Karşılaştırma
İngiltere Ulusal Gazeteler İçin Denetim Standartları’nda asgari abonelik süresi ile
doğrudan ilgili bir madde bulunmamaktadır. Öte yandan, B.2.4 bölümünün Ödemesi
Gecikmiş Abonelikler başlığında, bu başlığın;
Mevcut aboneliklerde abone tarafından yapılan son ödemenin yayımlanan baskı
sayısını karşılamamasını, 550
Önce al-sonra faturalandır yöntemiyle yapılan yeni aboneliklerde, ödeme
yükümlülüğünün bir ya da daha fazla baskının gönderilmesinden sonrasına
kadar olmaması
durumlarını içerdiği ifade edilmektedir. Bölümde, Ödemesi Gecikmiş Aboneliklerin
maddede ayrıntıları belirtilmiş şekliyle tirajdan sayılacağı belirtilmiştir. Ayrıca,
abonelik bedeli ödenmediğinde, Birleşik Krallık ve İrlanda Cumhuriyeti’ne abonelik
döneminin başlamasından üç ay sonrasından itibaren gönderilen gazetelerin tiraj
rakamından çıkarılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Tüm kasıtlı bedava
aboneliğin tiraj harici bırakılması gerektiği de maddede belirtilmiştir.
Görüldüğü gibi İngiltere’deki uygulama ödemesi geciken aboneliklerle ilgilidir ve 560
ödemesi gecikse bile bu tür ödeme gecikmeleri yaşanan aboneliklerin tiraj dışına
çıkarılması için üç aylık bir bekleme süresi öngörülmektedir. ABC Türkiye örneğinde
ise, gazeteler için 1, dergiler için 3 aylık abonelik süreleri öngörülmüş ve bu şartların
tamamlanmaması halinde abonelik bedelinin 6 aylık kısmının peşin ödenmesi kurala
istisna olarak getirilmiştir. Ancak ABC İngiltere örneğinde asgari abonelik süresi ile
ilgili herhangi bir süre sınırlaması getirilmemiştir.
I.2.2.3. Kurumsal Abonelik Sistemine İlişkin Değişiklikler
Denetim Standartlarının Temmuz 2004 versiyonunun B.3.2. Abonelik Satışları
bölümünün (e) bendinde; “Tüketiciye yayını bedelsiz olarak ulaştıran ve gazetenin
dağıtım ağına dahil olmayan bir kuruma” gerçekleştirilen bir satışın olması 570
durumunda, bu satışın tirajdan sayılabilmesi için tüketicinin bu yöndeki beyanını
içeren bir yazının olması ve bu yazının da üç ayda bir yenilenmesi koşulu getirilmiştir.
Bunun yanında, “Kimi dergiler özelinde söz konusu satışlar, ilgili verilerle
desteklenmek suretiyle ABC Yönetim Kurulu ve Ernst&Young tarafından tirajdan
sayılabilecektir.” şeklinde bir ifade de madde yer almıştır.
07-34/347-127
17
Mayıs 2005 versiyonunda kurumsal satışlarla ilgili tüm koşullar değiştirilmiş ve (e)
bendi sadeleştirilerek, toplu aboneliklerde gazeteler için 5 dergilerde ise 2 adedi aşan
kurumsal abonelik satışlarının tirajdan sayılmayacağı ve kurumsal abonelik ile
kurumlara toplu satışların türdeş ve özdeş olduğu belirtilmiştir. Haziran 2005
versiyonunda toplu aboneliklerin tirajdan sayılması ile ilgili koşullar ayrıntılı bir şekilde 580
açıklanmıştır.
Maddenin Haziran 2005 versiyonunda ise, “…[kurumsal aboneliklerde] her bir
kuruma ayrı ayrı olmak üzere, hem gazeteler hem de dergilerde 1 adedi ve toplam
tirajda ise, ilgili yayının her bir sayısı için, gazetelerde 5000, dergilerde 1000 adedi
aşan kısmı tirajdan sayılmaz. Aşan kısmın tirajdan sayılabilmesi için Yönetim
Kurulu’nun karar vermesi gerekir. Satışın sürekliliği ile ilgili kararı da Yönetim Kurulu
verir.” ifadelerine yer verilmiş, kurumsal abonelik ile kurumlara toplu satışların türdeş
ve özdeş olduğu yinelenmiştir.
Maddedeki değişiklikler Ernst&Young tarafından ABC Yönetim Kurulu’na sunulan,
Tiraj Denetim Sözleşmesi’nin revizyonu, Proje takviminin güncellenmesi ve Denetim 590
Standartları’na ilişkin bazı tartışmalı konuları karar bağlamak üzere 27.04.2005
tarihinde düzenlenen ABC Türkiye Yönetim Kurulu toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır.
Ekim 2005 versiyonunda ise kurumsal toplu satışlarla kurumsal aboneliğin özdeş ve
türdeş olduğu ve her ikisine de Denetim Standartları’nın aşağıda yer alan B.3.3. nolu
bölümünde kuralların uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre:
“B.3.3. Kurumlara Toplu Satışlar
Kurumlara toplu satışlar sürekli olmalıdır. Tiraj beyan formlarının
hazırlanmasında, kurumlara yapılan ilgili yayının her sayısı için 1 adedi aşan
satışlar yayıncılar, yayıncılar tarafından toplu satış olarak sınıflandırılır. 600
Kurumlara, ilgili yayının her sayısı için yapılan 1 adetlik satışlar nitelikleri
gereğince bayi satışları içerisinde sınıflandırılır. Yayıncılar tarafından beyan
edilecek kurumlara toplu satış adedi ilgili beyanda yer alan toplam net satış
adedinin %5’ini aşamaz. Toplam net satış adedinin %5’i aşan kısmı (B.4 maddesi
kapsamında Yönetim Kurulu tarafından onaylanmış olan satışlar hariç olmak
üzere) tirajdan sayılmaz. Satışın sürekliliği ile ilgili karar yetkisi Yönetim Kurulu’na
aittir. Kurumlara toplu satışların toplam tiraj içindeki oranı, tiraj sertifikaları
üzerinde yüzde değeri ile gösterilir.”
Yukarıdaki değişikliğin kaynağı olan 30.9.2005 tarihli toplantı notuna ilişkin ABC
Türkiye’nin görüşü “Kurumlara Toplu Satış tanımı, satın alınan gazete ve dergi sayısı 610
ile tanımlanırken bu terkedilmiş ve bir gazete ya da derginin toplam net sayısının
gazetelerde % 5’ine, dergilerde % 25’ine bağlanmıştır. Temelde rekabeti etkileyici bir
durum olmayıp daha adil bir denge getirilmiştir” şeklindedir2. ABC Türkiye ayrıca
aşağıdaki hususları belirtmiştir:
“Bayi satışlarında yayının ücreti ödeme anında gerçekleşmektedir. Abonelik
sisteminde ödeme yapılıp yapılmadığı farklı kontrol yöntemleri ile saptanmak
zorundadır. Alınan kararlar bu farklı yöntemleri belirlemeyi amaçlamaktadır.
Abonelik yoluyla satılan gazete ve dergilerin tümüne aynı denetim yöntemleri
uygulanmaktadır. Zaman Gazetesi dışında 49 adet dergi abonelik yoluyla
2 Anılan toplantıya ilişkin notta ve Denetim Standartları’nın ilgili bölümünde hem gazeteler hem de dergiler için bu
oran %5 olarak belirtilmiş olup, yapılan açıklamada belirtilen “dergiler için %25’lik” oranın sehven yazıldığı
kanaatine varılmıştır.
07-34/347-127
18
satılmaktadır, hepsi abone veritabanındaki bilgileri denetçiye vermekte ve 620
ödemeye ilişkin belge sunmaktadır. Denetim onlar için böylece yapılmaktadır.
İtiraz eden 50 yayından sadece Zaman Gazetesi’dir”
- ABC İngiltere Örneği ile Karşılaştırma
Toplu satışlar Ulusal Gazeteler İçin Denetim Standartları’nın B5 bölümünde
düzenlenmektedir. B5.2 alt bölümünde toplu satışlar:
“Bir yayının
a) Son kullanıcıya ücretsiz dağıtılması,
b) Toptan ya da perakende firmalarına ulaşan kopyalarının son kullanıcılara
satılmayacağı ön bilgisiyle satılması/dağıtılması
sonucunu doğuracak şekilde iki ya da daha fazla sayıda satılması” 630
olarak tanımlanmıştır. Maddede toplu satışlara örnek olarak uçaklara ve otellere
yapılan satışlar verilmiştir.
Ulusal Gazeteler İçin Denetim Standartları B5.3 alt bölümünde ise toplu satışların
tiraj rakamına dahil edilebilmesi için aşağıda belirtilen şartları taşıması gerektiği
belirtilmiştir:
“a) Satış gerçek olmalı ve taraflar arasında yakın bir ilişki içermemelidir,
b) Olabildiğince açıkça detayları belirtilmiş bir yazılı sözleşmenin olması
gereklidir,
c) Tüm işlemler düzenlenen faturaları ve yapılan ödemeleri de içeren şekilde
tam olarak belgelendirilebilmelidir, 640
d) Yayıncı tarafından ya da yayıncı adına dağıtımın yapıldığına dair kanıtlar
bulunmalıdır(…),
e) Tiraj rakamlarına dahil edilecek kısım ekte verilen “Toplu Satışlar-Arz
Çeşitleri Listesi” başlığını taşıyan belgedeki oranları aşmamalıdır. Bu limitleri
aşan kısmı ABC tarafından belirlenen rakamlara dahil edilmez.”
Toplu Satışlar-Arz Çeşitleri Listesi’nde toplu satışların uçaklarda %75’inin, otellerde
Londra’da %80 diğer bölgelerde %65’inin, gemilerde %33’ünün, trenlerde %50’sinin,
etkinlik ve gösterilerde %33’ünün, konferanslarda %50’sinin, doğrudan adrese teslim
edilenlerin %95’inin, okullarda %15’inin, üniversitelerde %20’sinin, otobüslerde
%50’sinin, bahis bayilerinde %50’sinin tirajdan sayılacağı; diğer denetlenebilir toplu 650
arz noktalarında ABC tarafından belirlenen oranların uygulanacağı ve
denetlenemeyen arz noktalarında yapılan satışların ise tirajdan sayılmayacağı
belirtilmiştir.
Görüldüğü gibi İngiltere örneğinde toplu satışların açık bir tanımı yapıldıktan sonra,
satış türlerine göre toplu satışların ne kadarlık bir kısmının tiraja dahil edileceği
belirtilmişken ABC Türkiye örneğinde hiçbir ayrım gözetmeksizin toplu satışların
toplam tirajın %5’ini geçemeyeceği koşulu getirilmiştir.
I.2.3. Zaman Gazetesi’nin Yönetim Kurulu Üyeliği’nden Çıkarılma Sürecine
İlişkin Tespitler
2004 yılı Temmuz ayında ABC Türkiye projesinin tanıtılması için yapılan toplantıya 660
davet edilen Zaman Gazetesi bu oluşum içinde yer almaya karar vermiş ve
31.12.2004 tarihinde üyelik başvurusunu gerçekleştirmiştir.
07-34/347-127
19
ABC Türkiye kuruluş sözleşmesinin Merkez Grubu ve Doğan Grubu şirketlerinin
kurucuları ile doğrudan ya da dolaylı bir bağlantı içerisinde bulunmayan yıllık
ortalama en yüksek tiraja sahip iki gazete ve bir derginin yönetim kuruluna girmesine
olanak veren 6 (a) bendi hükmüne göre gerekli koşulların oluşması sonucunda
Zaman Gazetesi, ABC Türkiye yönetim kurulunda temsil edilme hakkını elde etmiştir.
Tiraj denetim çalışmalarına Güney S.M.M.M. A.Ş. (Ernst&Young) tarafından 1.6.2005
tarihinde başlanmış; bu tarih öncesinde de aynı firma tarafından ön denetim
çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Zaman Gazetesi’ne yönelik denetim süreci, abone veri 670
tabanı, abonelik satışlarında yapılan ödemenin tüketici ile ilişkisinin denetimi ve bayi
satışlarının denetiminde karşılaşılan sorunlar nedeniyle ikinci sertifikasyon
döneminde olduğu gibi, üçüncü sertifikasyon döneminde de denetim raporu
sunulamayacağına ilişkin Ernst&Young’ın ABC Türkiye Tiraj Denetim Kurulu’na 21
Şubat 2006 tarihinde sunduğu yazıyla sonlanmıştır.
Şikayet dilekçesinde, bu yazıyı takip eden gün olan 22.2.2006 tarihinde ABC Türkiye
Yönetim Kurulu’nun denetim süreci dışında kalıp sertifika alamamasından dolayı en
yüksek tirajlı bağımsız yayın olma niteliği kalmadığı gerekçesiyle, Zaman
Gazetesi’nin yönetim kurulu üyeliğinin düşmesine karar verdiği belirtilmiştir. Denetim
geçekleştirilememesinin nedeni olarak belirtilen altyapı ile ilgili teknik eksikliklerinin 680
giderilmesi gereği ayrıca Zaman Gazetesi’ne bildirilmiştir. Zaman Gazetesi’nin
denetim dışında kaldığına ilişkin duyuruya halen ABC Türkiye’nin internet
sayfasından ulaşılabilmektedir.
ABC Türkiye yönetim kurulunun Zaman Gazetesi’nin, denetlenebilir en yüksek tirajlı
gazete özelliğini kaybetmesi nedeniyle ABC Türkiye yönetim kurulundan
çıkarılmasına ilişkin kararına kadar olan süreçte meydana gelen olaylara dair
tespitlere aşağıda yer verilmektedir.
Dosya konusu ön araştırma kapsamında Raportörler ilk olarak Reklâmcılar Derneği
Genel Müdürü ve ABC Türkiye koordinatörü Ayşegül MOLU ve Reklâmcılar Derneği
Yönetim Kurulu Danışmanı Av. Çetin ZİYLAN ile görüşmüşlerdir. Yapılan görüşmede 690
konuya ilişkin olarak aşağıdaki hususlar beyan edilmiştir:
“Zaman Gazetesi abonelerinin yaptığı ödemeler çoğunlukla sağlıklı biçimde
kaydedilmemiştir. Yurt dışında abonelik sistemiyle gazete alan tüketiciler
ödemelerini kredi kartı üzerinden yaptığı için takip edilmesi olanak dâhilindedir.
Bunun dışında Zaman Gazetesi aboneleri ile ilgili bilgilerde çok büyük eksiklikler
bulunmaktadır.
Zaman Gazetesi Kuruluş sözleşmesi ve denetim standartlarını kabul ederek
imzalamasına rağmen gerekli altyapı çalışmalarını tamlayamamıştır. Sonuçta,
denetçi firmanın görüşüyle denetlenemez raporu almıştır. Eksikliklerin
tamamlanması için kendilerine bir yol haritası sunulmasına ve bunu şifahen kabul 700
etmelerine rağmen bunlara ilişkin hiçbir gözle görülür gelişme gözlenmemiştir.
Zaman Gazetesi bununla ilgili yönetsel altyapıya sahip olmadığından ve bu
değişikliklerin uzun çaba gerektirmesi nedenleriyle yol haritasına yanıt
vermemiştir.”
Konuya ilişkin olarak ABC Türkiye tarafından tiraj denetimini yapmakla yetkilendirilen
Güney S.M.M.M.A.Ş. yetkilisi Kıdemli Müdür (………….) ile de görüşülmüş ve
kendisiden Zaman’ın ABC Yönetim Kurulu’ndan çıkarılma sürecine ilişkin ayrıntılı
bilgi talep edilmiştir. Konuya ilişkin olarak (………….) tarafından daha önce ABC
Türkiye yönetim kuruluna sunulan dosya incelenmiş, dosyada söz konusu süreç ile
ilgili şu ifadelere yer verilmiştir. 710
07-34/347-127
20
− “Tiraj denetim çalışmalarının başlamış olduğu 1 Haziran 2005 tarihi öncesinde,
tüm yayıncılarda olduğu gibi Zaman’da da sistem ve süreçleri tanımaya yönelik
çeşitli çalışmalar yürütülmüş bu kapsamda Mart ve Nisan 2005’te Zaman
yetkilileriyle birlikte Gazetenin İstanbul matbaasında baskı süreci gözlemlenmiş
ve Sürat Kargo’ya ait iki adet abone bürosuna gidilmiştir.
− Yapılan bu çalışmalar sonucunda abone satışlarında ödemelerin tamamına
yakın bölümünün elden nakit tahsilât usulü gerçekleştirildiği ve ödemeyi
belgeleyen bir belge düzenlenmemesi sebebi ile ödemeyi yapan kişi ile abone
arasındaki ilişkinin denetlenmesinin mümkün olmadığı, abone veri tabanının
merkezi olmadığı, abonelik bilgilerinin her bir yerel abone bürosu tarafından 720
bağımsız olarak tutulduğu ve abone büroları tarafından kullanılan veri tabanı
yazılımlarının ve veri şablonlarının birbirinden farklı olduğu tespit edilmiştir.
− Söz konusu bulgular, 20 Nisan 2005 tarihli mektupla hem ABC YK ile hem de
Zaman ile paylaşılmış olup, nakit tahsilatların belgelenmesi ve denetlenebilmesi
için tahsilat makbuzu düzenlenmesi gerektiği vurgulanmış ve tahsilat
makbuzunda yer alması gereken asgari bilgiler sıralanmıştır. Abone veri
tabanının merkezi olmaması ve veri tabanlarında kullanılan şablonların standart
olmaması sebebi ile Zaman Gazetesi’nin ABC kuralları çerçevesinde tiraj beyanı
yapmaya, dolayısıyla denetime hazır olmadığı, söz konusu eksiklikler
giderilmeden denetim raporunun verilemeyeceği Zaman’a iletilmiştir”. 730
Dosyada yer alan bilgilere göre bu mektubun gönderildiği tarihten Zaman’ın yönetim
kurulu üyeliğinden çıkarıldığı tarih olan 22 Şubat 2005’e kadar geçen sürede denetçi
firma tarafından Zaman abone büroları ve abone veri tabanı üzerinde yapılan
çalışmalarda; abone veri tabanlarının birleştirilmesi ve on-line sisteme geçilmesi,
sistemin geçmişe dönük inceleme yapmaya uygun hale getirilmesi, veri tabanında
yer alan abonelere ait bilgileri (adres, telefon, abonelik başlangıç ve bitiş tarihleri v.b)
ile abonelik ücretlerinin bizzat abone tarafından yapıldığını kanıtlayan bilgi ve
belgelerde bir takım eksiklikler tespit edilmiş ve Zaman’a gönderilen muhtelif tarihli
mektuplarla bu eksikliklerin giderilmesini talep edilmiş aksi takdirde tiraj denetimi
çalışmalarına başlanamayacağı belirtilmiştir. Söz konusu dosyada Zaman 740
Gazetesi’nin yukarıda yer verilen konulara ilişkin önemli bir ilerleme sağlayamadığı
ifade edilmektedir.
Yine aynı dosyada Zaman’ın bayi satışlarına ilişkin olarak da denetlemeler yapıldığı
ve bu denetlemeler sonucunda Türkiye genelinde çeşitli bayilerde, kurumlar ve
bireyler tarafından toplu alımlar yapıldığı, alım yapan bireylerin kapıcı olmadıkları ve
bu alımların genellikle öğrenciler tarafından yapıldığı ve Zaman Gazetesi dışında
gazete almadıkları ifade edilmiştir. Zaman’ın bayi satışlarında tespit edilen bu
hususlar yine muhtelif tarihli mektuplarla hem Zaman yetkililerine hem de ABC
Türkiye yönetim kuruluna bildirilmiştir.
Bununla birlikte denetçi firma tarafından Vatan ve Hürriyet Gazetelerine gönderilen 750
3.8.2005 tarihili iki ayrı yazıda Vatan ve Hürriyet Gazetelerinin her gün belirli
miktarlarda kafe ve restoranlara bedelsiz olarak dağıtıldığının tespit edildiği
belirtilmiştir. Ancak denetçi firmanın bu konu hakkında ABC Türkiye Yönetim Kurulu
herhangi bir bildirimde bulunup bulunmadığı konusunda bir bilgi veya belgeye
ulaşılmamış olmakla birlikte, o tarihten sonraki yönetim kurulu toplantılarından
konunun gündeme gelmediği tespit edilmiştir.
Dosyada yer alan ve denetçi firma tarafından konuya ilişkin olarak ABC Türkiye
Yönetim Kuruluna gönderilen 13.2.2006 tarihli yazının son kısmında;
07-34/347-127
21
“Denetim şirketi olarak kanaatimiz; (i) söz konusu satışların belirli bir zaman
dönemi içerisinde başlaması ve (ii) örneklemin tamamında benzer hususlara 760
rastlanması sebebi ile artışa sebebiyet veren satışların tüketicilere yapılmadığı
yönündedir. Bununla birlikte, söz konusu hadiselerin Zaman Gazetesi’nin Yayıncı
Şirketi’nin bilgisi ve iradesi dahilinde olup olmadığının tarafımızca
değerlendirilmesi mümkün değildir. Ayrıca yapılan çalışmanın örnekleme
yöntemine dayanması sebebi ile, söz konusu hususun Zaman Gazetesi’nin
toplam tirajına etkisinin belirlenmesi mümkün değildir”
ifadelerine yer verilmektedir.
Yine aynı dosyada yer alan denetçi firma tarafından ABC Türkiye yönetim kuruluna
sunulan 21.2.2006 tarihli yazıda;
“ A.Abone Veri Tabanına İlişkin Hususlar 770
Kasım 2005 itibariyle 134.000 abonenin telefon bilgisinin, 182.000 adet abonenin
ise ödeme bilgisinin veri tabanında yer almadığı tespit edilmiştir. Veri tabanında
yer alan abonelik bilgilerinin elden geçirilerek, bilgilerin Türkiye genelinde standart
hale getirilmesi sağlanmalı, her bir abone için eksiklikler giderilmeli ve bilgilerin
sürekli kontrol edilerek güncellenmesi sureti ile veri kalitesi artırılmalıdır. Veri
tabanında tüm aboneler için ödeme durum bilgisi mutlaka yer almalıdır. Ayrıca
denetim programı çerçevesinde abonelik bilgilerinin teyit edilmesi için abone
telefon bilgileri veri tabanında yer almalı ve adres bilgilerindeki eksiklikler
giderilmelidir.
B. Abonelik Satışlarında Yapılan Ödemenin Tüketici ile İlişkisinin Denetimi 780
ABC Türkiye denetim standartları abonelik satışlarında, ödemenin tüketicinin
kendisi tarafından gerçekleştirilmiş olmasının denetlenmesini öngörmektedir.
Bu mektup tarihi itibariyle elden nakit tahsilat yapılan aboneler için tahsilat
makbuzu düzenlenmesi sistemine geçilmemiş olup, ABC Türkiye Tiraj Denetim
Standartları’na uygun olarak denetim çalışmalarının yapılabilmesi için ödemenin
abone tarafından yapıldığına dair denetlenebilir bir belge’nin var olması
gerekmektedir.
C. Bayi Satışlarının Denetimi
Denetim şirketi olarak kanaatimiz; (i) söz konusu satışların belirli bir zaman
dönemi içerisinde başlaması ve (ii) örneklemin tamamında benzer hususlara 790
rastlanması sebebi ile artışa sebebiyet veren satışların tüketicilere yapılmadığı
yönündedir. Bununla birlikte, söz konusu hadiselerin Zaman Gazetesi’nin Yayıncı
Şirketi’nin bilgisi ve iradesi dahilinde olup olmadığının tarafımızca
değerlendirilmesi mümkün değildir. Ayrıca yapılan çalışmanın örnekleme
yöntemine dayanması sebebi ile, söz konusu hususun Zaman Gazetesi’nin
toplam tirajına etkisinin belirlenmesi mümkün değildir.
Sonuç
İlerleyen dönemlerde Zaman Gazetesi’nin ABC Türkiye Tiraj Denetim Standartlar
çerçevesinde denetlenebilmesi ve olumlu denetim görüşü alabilmesi için tarih ve 800
muhatap detaylarına yukarıda yer verilen müteaddit yazılarımıza ilaveten işbu
yazımız ve yukarda A, B ve C maddelerinde yer alan hususların mutlaka
giderilmesi ve yapılacak denetim çalışmalarında bu veya benzeri yeni hususların
07-34/347-127
22
tekrarlanmaması gerektiğini bilgilerinize sunar, konu ile ilgili olarak Zaman
Gazetesi yönetimine gerekli bilgilendirilmelerin yapılmasını rica ederiz.”
ifadelerine yer verilmektedir.
Yerinde inceleme kapsamında şikâyetçi Zaman Gazetesi yetkilileriyle de görüşülmüş,
söz konusu yetkililer aşağıda yer verilen hususları beyan etmişlerdir;
“ABC Türkiye’nin “tiraj” tanımı yapma yetkisi yoktur; tanım akademik çalışma
sonucu oluşturulmalıdır. 810
Veri altyapısının eksik olduğu denetim firması tarafından öne sürülmekle birlikte;
sahip olduğumuz veri yapısına uygun bir denetleme programı ortaya konulabilirdi.
Denetçi firma bizim tüm dağıtım merkezlerimizi dolaştı, bu sırada herhangi bir
sorun yaşanmadı. Bayi satışında ortaya çıktığı öne sürülen sorunlar (bir yere
toplu gazete verilmesi gibi) bizim toplam satışlarımız içinde önemsiz bir oran
olarak kalmaktadır. Bizim satışlarımızın %95’ten büyük bir oranının abonelik satışı
olduğu göz önüne aldığında satış rakamlarının bayii satışı aracılığıyla manipüle
edilmesi bizim açımızdan da rasyonel değildir.
Şu anda BPAWW tarafından tiraj denetimine tabi tutulmaktayız. Bu bir yandan
bizim denetlenme konusunda irademizi ortaya koymakta, öte yandan fazladan bir 820
maliyet kalemi oluşturmaktadır. Bu denetim çalışması dünya çapında uygulanan
koşullar çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Denetim çalışmasına
başlanılmasından önce BPAWW, gazetemizde incelemelerde bulunmuş,
işleyişimizi öğrenmiş; bunun dışında herhangi bir önkoşul öne sürülmemiştir.
IFABC başkanı Chris Boyd, kendilerinin ABC Türkiye’ye yönetim kurullarını
değiştirilmesi ya da kuralların değiştirilmesi konusunda bir yaptırımda
bulunamayacaklarını belirtmiş; denetleme işlemini ABC Türkiye’nin tayin etmiş
olduğu şirkete yaptırmak zorunda olmadıklarını, IFABC’nin kurucu üyesi ve çeşitli
ülkelerde söz konusu denetim işlemini yerine getiren BPAWW’ye bu denetim
işlemini yaptırabileceklerini ifade etmiştir. 830
Tiraj denetimini gerçekleştiren Güney Bağımsız Denetim ve S.M.M.M. A.Ş. tiraj
denetimi konusunda yeterli tecrübeye sahip değildir. O nedenle, bizim özgün
yapımızla ilgili bir denetim sistemi önerememiştir.
Şu anda MIS sistemimiz çevrimiçi ulaşılabilecek şekilde tüm abonelik bilgilerini,
sözleşmeleri ve ödeme bilgilerini içerecek şekilde oluşturulmuştur.
Bize ABC Türkiye’nin Yönetim Kurulu’ndan çıkarıldığımızın tebliğ edildiği yazıda,
denetim firması tarafından bize bir yol haritası sunulacağı da belirtilmekle beraber
bugüne kadar bize denetçi firma tarafından herhangi bir yol haritası
sunulmamıştır.
ABC Türkiye’nin bize karşı tarafsız bir tutum ve profesyonel bir yapı 840
sergilemediğini düşünüyoruz. Örneğin, şu anda başkanlık görevini yürüten Yiğit
Şardan’ın mevcut kuruluş sözleşmesine göre başkanlık görevini bırakmış olması
gerekmedir. Bu nedenlerle, bu yapı içerisinde yer alma konusunda şüphelerimiz
var: Şu anki yapısında ABC Türkiye sağlıklı işlememektedir, ABC Türkiye Doğan
ve Merkez grupları tarafından yönlendirilmektedir. Sağlıklı yapıya sahip bir ABC
yapısında biz de bulunmak isteriz.
Yönetim kurulu üyesi olduğumuz dönemde tüm yönetim kurulu toplantılarına
katılmış olmamıza rağmen bu toplantılara ilişkin kararlar daha sonra imzaya
açılmış ancak bize sunulmamıştır. Dolayısıyla, alınan kararlar altında imzamız
07-34/347-127
23
yoktur. Ayrıca, toplantılarda dile getirdiğimiz ya da yazılı olarak sunduğumuz 850
itirazlar dikkate ve kayıtlara alınmamıştır. Denetim standartlarının değiştirilmesine
ilişkin kararlara katılmamız söz konusu değildir.
Denetçi tarafından 134.000 abonenin telefon bilgisinin, 182.000 adet abonenin ise
ödeme bilgisinin veri tabanında yer almadığı ifade edilmektedir. Bu rakamları
Güney Bağımsız Denetim ve S.M.M.M. A.Ş.’nin bilgi ve tecrübe eksikliği olduğuna
inandığımız bir çalışanı oluşturmuş ve gazetemiz bu rakamlara itiraz etmiştir.
ABC’nin esas kuruluş amaçlarından biri de Doğan ve Merkez grubu arasındaki
dengelerin sağlanmasıdır. Bu tür bir denge içinde Zaman Gazetesi gereken özeni
görememiştir.
ABC yönetiminin Zaman Gazetesi’ni diğer gazetelerden farklı bir şekilde sadece 860
siyasi bir çerçevede algılanması nedeniyle Güney Bağımsız Denetim ve S.M.M.M.
A.Ş.’nin yürüttüğü denetim tiraj denetiminden okur denetimine kaymaktadır ve bu
bizim okurumuzu rahatsız etmektedir. Dolayısıyla, okurlarımız gazete almaktan
imtina etmekte ve ticari kaybımız oluşmaktadır.
ABC Türkiye Yönetim Kurulu’ndan atıldığımız toplantıda toplantı kuralları dışında
toplantı salonu dışına çıkarıldık. Biz iyi niyetle toplantı sonuna kadar bekledik
fakat sonuçta ABC Türkiye oluşu dışına çıkarıldık. Söz konusu karar bizim
katılmamıza izin verilmeyen bir toplantıda alınmıştır.
Bizim tiraj rakamlarımız hakkında çıkan haberler bize karşı pazarlık unsuru olarak
kullanılmaktadır. Bu haberler öne sürülerek bize daha düşük rakamlar 870
önermektedirler. Şu anda pazarlamacılarımız alana çıkıp reklam toplamaya
çalıştıklarında bu tür sorunlarla karşılaşmaktadırlar.
ABC Türkiye denetimi dışında kalmamız ve bu kapsamda yapılan yayınlar
imajımızı kötü yönde etkilemektedir. İmajımızı düzeltmek için fazladan çaba
(araştırma, tanıtım organizasyonları, davetler gibi) göstermemiz gerekmektedir.
Bu bize fazladan maliyet olarak dönmektedir.
Tiraj rakamlarının reklamverenler için temel önemi gazetenin gücünün veya
prestijinin ana göstergesi oluşturmasıdır. Reklamverenin reklam verirken ilk olarak
dikkate alacağı nokta gazetenin tiraj rakamıdır. BİAK ve ABC’nin örnekleme ve
çalışma tarzı tamamen farklıdır. Dolayısıyla, BİAK herhangi bir şekilde ABC 880
verilerini kullanmamaktadır.”
I.2.4. Ağırlıklı Olarak Abonelik Sistemi ile Satış Yapan Gazetelerin Görüşleri
Yürütülen önaraştırma çerçevesinde ağırlıklı olarak abonelik sistemiyle çalışan
Türkiye ve Yeni Şafak gazeteleri yetkilileriyle görüşülmüştür. Türkiye Gazetesi
yetkilileriyle 1.3.2007 tarihinde yapılan görüşmede yetkililer tarafından;
- ABC Türkiye’nin, temel olarak iki büyük medya kuruluşunun liderliğinde
kurulan bir oluşum olduğu ve bu nedenle katılımcı bir yapıya ve işleyişe sahip
olacağı konusunda çeşitli çekincelerinin bulunduğu ve ABC Türkiye’nin
kuruluşunda Doğan ve Merkez Grubu dışındaki grupların dikkate alınmadığı, 890
- Bu nedenle, ABC Türkiye’nin yapısında Başbakanlık’a bağlı olan Basın ve
Enformasyon Genel Müdürlüğü, Basın İlan Kurumu’nun veya diğer bir kamu
kuruluşunun yer almasının daha yararlı olacağının düşünüldüğü,
- Bunun yanı sıra ABC’nin güvenirliği açısından tüm gazete ve dergilerin eşit
şekilde temsil edilmesi, aynı gruba bağlı gazetelerin ayrı ayrı oy hakkına sahip
07-34/347-127
24
olması yerine grup başına bir oy sahibi olması ve bazı kararların oybirliği ile
alınmasının gerekli olduğunun düşünüldüğü,
- Üyelik konusunda ABC Türkiye ile görüşmeler gerçekleştirdikleri ancak gerek
ABC’nin yukarıda değinilen yapısı ve abone bilgilerinin paylaşılmasına yönelik
çekincelerin bulunması, gerekse öngörülen denetim için gerekli olan altyapıyı 900
sağlama konusunda eksiklerinin bulunması nedenleriyle şu aşamada ABC’ye
üye olunmadığı,
- Diğer yandan, ABC Türkiye’nin oluşumundan sonra teşebbüsün altyapısının
ABC Türkiye standartlarıyla uyumlu hale getirmeye çalışıldığı ve birkaç yıl
içinde uyum sağlanarak ABC Türkiye’ye üye olma kararının verilmesi
durumunda hazır olunmasının planlandığı,
- Halihazırda bazı reklamverenlerin ABC’ye üye olup olmadıklarını sorduklarını;
bu çerçevede, reklam verenlerin taleplerinin de teşebbüsün üyelik kararı
açısından belirleyici olacağı,
- Bir reklam ajansının teşebbüsün ABC üyesi olmamaları nedeniyle reklam 910
veremeyeceğini ifade ettiği; bunun rekabete aykırı olacağını belirtmeleri ve
diğer girişimleri sonucunda bu durum ortadan kalktığı; fakat başka ajansların
da bu tür bir uygulamayı tercih etmesi durumunda bunun kendilerine karşı
ayrımcılık doğuracağının düşünüldüğü
ifade edilmiştir.
2.3.2007 tarihinde Yeni Şafak yetkilileriyle yapılan görüşmede ise, teşebbüs yetkilileri
tarafından;
- Bazı reklâmcılarla yapılan görüşmelerde teşebbüsün ABC Türkiye üyesi olup
olmadığının sorulması üzerine üyelik konusunda ABC Türkiye yetkilileriyle
bazı telefon görüşmelerinin olduğu, ABC Türkiye ile ilgili bunun dışında iki 920
taraftan da herhangi bir girişimin olmadığı,
- ABC Türkiye tarafından ölçülen tirajların sektör tarafından standart olarak
kabul edilmesi durumunda teşebbüsün katılmayı düşüneceği,
- ABC Türkiye’nin, yönetim kurulu oluşumu göz önüne alındığında, temsilde
adaleti sağlayan bir yapı sağladığının düşünülmediği,
- Türkiye’de çok yüksek tiraja sahip olan Zaman gibi bir gazetenin sistem
dışında olmasının da teşebbüsün ABC Türkiye’nin güvenilirliği hakkındaki
görüşünü olumsuz yönde etkilediği,
- Sektörde tiraj denetimine ihtiyaç duyulduğunun düşünülmesi ile birlikte ABC
Türkiye’nin bunun için sağlıklı bir yapıyı ortaya koyduğu konusunda 930
şüphelerinin bulunduğu ve ABC Türkiye gibi bir oluşumda sektörün tüm
oyuncularının katılmasının temsil açısından daha adil olacağının düşünüldüğü,
- BİAK’ın sonuçlarının daha güvenilir olduğunun ve ABC Türkiye’den daha
güvenilir bir örnekleme sahip olduğunun düşünüldüğü;
- Ayrıca, BİAK’ta sektörün tüm oyuncularının temsil ediliyor olmasının da
teşebbüsün BİAK’a olan güvenini artırdığı,
- Teşebbüsün ABC Türkiye’ye üye olmamasının reklâm gelirlerini etkilemediği,
belirtilmiştir.
07-34/347-127
25
I.2.5. Tiraj Denetim Bedeline İlişkin Tespitler
Dünya çapındaki tiraj denetim uygulamalarına bakıldığında, açıklanan tiraj 940
rakamlarının Tiraj Denetim Kurulu benzeri kuruluşlarca yetkilendirilmiş birçok denetim
firması eliyle yürütüldüğü görülmektedir. Örneğin, Zaman Gazetesi Stratejik Destek
ve Denetim Direktörü Orhan AZİZOĞLU’na ABC Birleşik Krallık ve İrlanda firması
tepe yöneticisi (CEO) Chris BOYD tarafından gönderilen elektonik postada firma
tarafından 80 denetim firmasının yetkili kılındığı ve bu firmaların hazırladığı denetim
raporlarının kabul edildiği belirtilmektedir. Oysa ülkemizde ABC Tiraj Denetim Kurulu
tarafından Ernst&Young tiraj denetimi için tek yetkili olarak tespit edilmiştir. Bunun
sonucunda oluşan denetim ücretlerinin küçük firmaların sistem dışında kalmasına
neden olacağı öne sürülmektedir.
ABC Türkiye ve Ernst&Young’ın anılan yazılarında, yıllık ücretin %85’inin gazeteler 950
tarafından %15’inin ise dergiler tarafından karşılandığı, ücretin yayınlar arasında
dağıtılmasında ise tiraj rakamlarının esas alındığı belirtilmiştir. Dolayısıyla her bir
yayın için katılım bedeli, yayının türü ve tiraj rakamları çerçevesinde belirlenmektedir.
Bu çerçevede, Tiraj Denetim Sözleşmesi’ne göre (…….......) ABD Doları
((………….)ABD Doları+KDV) olarak kararlaştırılan denetim ücretinden Zaman
Gazetesi’nin payına (…….......) ABD Doları düştüğü anlaşılmaktadır. Öte yandan,
ABC Türkiye yönetim kurulu üyeliğinden çıkarıldıktan sonra Zaman Gazetesi’nin
BPAWW yaptığı anlaşmaya göre Zaman Gazetesi’nin tiraj denetimi BPAWW
tarafından (…….......) ABD Doları bedel karşılığında gerçekleştirilmektedir.
ABC Türkiye’nin denetim maliyetlerinin yüksek olduğu yönündeki iddiaya ilişkin 960
soruya verdiği yanıt, denetim firmasının ve denetim ücretinin belirlenmesi konusunda
açıklayıcı olacaktır. ABC Türkiye’nin 12.3.2007 tarih ve 1919 sayı ile Kurum
kayıtlarına giren belgedeki yanıtı şu şekildedir:
“… Denetim Kurulu’nun başlangıç aşamasında ülkemizdeki koşullara ve IFABC
temel ilkelerine uygun bir denetim standartları ve prosedürü üzerinden, tiraj
denetimi alanında uluslararası deneyimi olan 3 denetçi firmaya çağrıda
bulunulmuş, bunlardan birinin çekilmesi sonucu en uygun teklifi veren Ernst and
Young firması ile çalışma kararı alınmıştır.
… İngiltere’de yapılan denetim ile ABC Türkiye’nin denetimi gerek kapsam gerek
nitelik açısından çok farklı olmak zorundadır. Her ülke kendi iç koşulları sonucu, 970
diğer ülkelerden farklı denetim riskleri doğurmaktadır. Öncelikle Türkiye’de
denetlenenler yayıncıların sahibi olduğu dağıtım şirketleridir. Bu organik ilişki
başbayi ve bayi ağlarına kadar gücünü hissettirmektedir. O nedenle denetimin
daha kuşkucu davranarak ve satış noktalarına kadar sahaya yayılarak yapılması
zorunludur. Türkiye’deki denetim maliyetinin önemli kısmı saha – bayi – son satıcı
denetiminden kaynaklanmaktadır. Bir diğer önemli olan nokta denetim maliyetinin
denetimin kalitesi ile doğrudan ilgili olmasıdır. Doğru ve ciddi yapılmayan bir
denetim bütün projeyi güvenilmez kılacağından boşa harcanmış bir gider
sayılmalıdır.”
Bunun yanında, Ernst &Young tarafından gönderilen ve 6.3.2007 tarih ve 1661 sayı 980
ile Kurum kayıtlarına giren yazının “Denetim Risklerinin Belirlenmesi ve Bayi
Satışlarının Denetiminin Karşılaştırılması” başlıklı bölümünde Türkiye’de gazete ve
dergilerin önemli bir kısmının Ciner ve Doğan Grupları bünyesinde bulunduğu; söz
konusu grupların bünyesinde yayıncı şirketler, basımevleri ve dağım şirketlerinin yer
aldığı; ayrıca her dağıtım şirketinin altında o dağıtım şirketi ile çalışan ve diğer gruba
hizmet vermeyen başbayilik organizasyonun bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca, grupların
07-34/347-127
26
dağıtım şirketlerinin kendi gruplarına bağlı yayınların haricindeki yayınların da
dağıtımını gerçekleştirdiği eklenmiştir. Dolayısıyla, gruplarla herhangi bir organik bağı
olmamasına rağmen başbayiler üzerinde yayıncılar ve dağıtım şirketlerinin etkisinin
olabileceğinin denetim kalitesi açısından bir risk oluşturduğu belirtilmektedir. Yazının 990
devamında, yukarıda belirtilen nedenlerin Türkiye’de bayi satışları ile ilgili olarak
daha geniş kapsamlı çalışmaların yapılmasını gerekli kıldığı ve belirlenen risklerin
bertaraf edilmesi amacıyla ek denetim adımlarının uygulandığı ifade edilmiştir.
Bunlara ek olarak sektör yapısı hakkında hâlihazırda Türkiye’de sekiz gazetenin
abonelik sistemiyle okuyucularına ulaşmakta olduğu ve abonelik sistemiyle çalışan
gazetelerin toplam tirajının, toplam günlük gazete tirajının yaklaşık %20’sine denk
geldiğini de belirtmek gerekmektedir. Türkiye’de satışların dağılımındaki bu durum,
gazete ve dergi satışlarının ağırlıklı olarak abonelik sitemine dayandığı Avrupa’dan
farklılık göstermektedir.
Öte yandan, ABC Türkiye, 12.3.2007 tarih ve 1919 sayı ile Kurum kayıtlarına giren 1000
belgede, belli bir tiraj sayısının altındaki yayınlar için özel indirimle bir tarife ya da tek
bir fiyat uygulamasının ABC Türkiye’ye katılımı artıracağı kanısında olduklarını ve bu
doğrultuda 20.000’inin altında tiraja sahip gazeteler için sabit fiyat belirlenmesi için
denetçiden teklif alınması yönünde 11.1.2007 tarihinde yönetim kurulu kararı
aldıklarını bildirmişlerdir.
Konuyla ilgili, Ernst&Young tarafından gönderilen 6.3.2007 tarih ve 1661 sayı ile
Kurum kayıtlarına giren yazıda, 11.1.2007 tarihinde kendilerine ABC Türkiye Yönetim
Kurulu tarafından tirajı 25.000’den düşük olan gazetelerin denetimi için genel bir
fiyatın talep edildiği ve kendilerinin gazete başına yıllık (…….......) ABD Doları+KDV
teklif ettiği belirtilmektedir. 1010
J. DEĞERLENDİRME
J.1. Yayıncılık Piyasasında Rekabet ve Tiraj Denetimi İlişkisi
Reklamcılar Derneği verilerine göre 2005 yılında 2.997.000.000 YTL büyüklüğünde
olan Türkiye reklâm pastasından süreli yayınlar 890.000.000 YTL’lik bir pay almıştır.
Bu rakam, reklâm pastasında %38’le en büyük paya sahip olan televizyondan sonra
%29,7’lik bir paya denk düşmektedir. Öte yandan, 2005 yılında süreli yayınlarda
oluşan reklâm gelirindeki büyüme bir önceki yıla göre %26,8 olarak ölçülmüştür.
Rakamlar, reklâm gelirlerinin ve dolayısıyla bu gelirin paylaşılmasında tiraj bilgilerinin
basın sektöründe faaliyet gösteren teşebbüsler açısından önemini ortaya 1020
koymaktadır.
Reklâmverenlerin farklı reklâm mecraları arasında ya da aynı mecra içinde tercihlerini
yapmalarında öne çıkan faktörler arasında mecranın ulaştığı kişi sayısı, ulaştığı
zaman dilimi, ulaştığı mekân gibi unsurlar sayılabilir. Bu bağlamda, reklâm mecrası
niteliğindeki gazete ve dergiler başta olmak üzere reklâm mecrası niteliğindeki süreli
yayınların tiraj rakamların ortaya konulmasındaki temel amaç, tiraj rakamlarından
iadeler veya başka sebeplerden oluşan yanıltıcı unsurların ayıklanması ve dolayısıyla
doğru ve güvenilir tiraj bilgilerine ulaşılmasıdır. Bu bakımdan, tirajların ölçülmesiyle,
süreli yayın mecrasını kullanacak olan reklâmverenlerin bu mecradaki kullanım
tercihleri yapmalarındaki en önemli analiz ve planlama unsurlarından biri olan tiraj 1030
rakamlarının doğru ve tarafsız biçimde ortaya konması sağlanacaktır. Böylelikle, hem
reklâmverenler hem de yayıncı teşebbüsler gerek reklâm bütçeleri gerekse
yayınladıkları mevkute hakkında sağlıklı değerlendirmeler yapabileceklerdir.
07-34/347-127
27
Reklâm gelirlerinin gazeteler için önemi ortadayken ve reklâmverenlerin mecra içi
tercihlerinde denetlenmiş tiraj rakamlarının tarafsız bir rekabet zemini oluşturduğu
bilinirken, herhangi bir gazetenin reklâmverenleri gazetesine reklam vermeye ikna
etmek için yaptığı rekabette tiraj denetiminin dışına çıkarılması o gazetenin önemli bir
gelir kaynağını oluşturan reklâm gelirlerinin olumsuz etkilenmesi sonucunu
doğuracağı düşünülmektedir.
Fransa Cumhuriyeti Rekabet Konseyi tarafından, 20.12.2006 tarih ve 06-D-40 sayılı 1040
kararına konu olan dosyada, Dergi Sektöründe Okuyucu Etütleri Birliği3 (AEPM)
tarafından yapılan okur sayısı ölçümlerinde, yeni dergilerin kabulüne ilişkin şartların
prensip olarak ücretsiz dağıtılan dergileri kapsamamasına yönelik bir şikayeti
incelemiştir. Kararın “Ortaya Konan Uygulamaların Başlangıç Değerlendirmesi”
başlıklı kısmında:
“… Dosyadan sorumlu raportör, anket esnasında elde edilen bilgilerin dergi
basımına ilişkin kitle ölçüm piyasasında, verileri medya ajanslarının
kampanyalarına ait planlarını belirlemede kullandığı veri tabanına sistematik
olarak katılan AEPM anketinin, referans anket olduğunun doğrulandığını
vurgulamaktadır. Bunun sonucu olarak, AEPM anketlerinde yer almayan dergiler 1050
medya planlarına da girememekte ve ilgili reklâm kaynaklarına
ulaşamamaktadırlar. Dolayısıyla bu incelemeye dahil edilmeyi, objektif ve şeffaf
olmayan veya ayrımcılık içeren şartlara bağlamak [Fransız] Ticaret Kanunu’nun
… maddeleri kapsamında değerlendirilmelidir. ”
ifadelerine yer verilmektedir. Dosya AEPM’nin anket yönetmeliğinde Rekabet
Konseyi’nin onayladığı değişiklikleri yapmayı taahhüt etmesi ve bu taahhütlerin
zorunlu kılınmasıyla sonlandırılmıştır.
J.2. Menfi Tespit Belgesi Verilen Denetim Standartları ve Kuruluş
Sözleşmesindeki Değişikliklere İlişkin Değerlendirme
11.3.2005 tarih ve 05-14/160-57 sayılı Rekabet Kurulu kararı ile Menfi Tespit Belgesi 1060
verilen ABC Tiraj Denetleme Kurulu’nun Kuruluş Sözleşmesi ve onun ayrılmaz bir
parçasını oluşturan Denetim Standartları’nda meydana gelen değişikler ilgili tespitlere
yukarıda değinilmiştir. Bu bölümde bu değişiklikler hakkındaki değerlendirmeye yer
verilecektir.
Abonelik Bedelinin Bizzat Abone Tarafından Ödenmesi: Bu yöndeki düzenleme
Temmuz 2004 tarihli denetim standartlarında “ Tüketici (abone), abone olunan
yayının bedelini ödemiştir.” şeklinde yer almaktadır. Denetçi firma bu maddenin
uygulamasının, ödemenin bizzat abone tarafından yapılması mı yoksa yalnızca
ödemenin yapılmış olmasının yeterli olduğu şeklinde mi yorumlanacağı konusunda
açıklama istemiş kendi teknik görüşlerinin ödemenin yapılmış olmasının yeterli 1070
olduğu, ödemenin bizzat abone tarafından yapılmasına gerek olmadığı yönünde
olduğunu belirtmiştir.
Yine denetçi firma Ernst&Young’ın Sorumlu Ortak – Başdenetçisi (…….......)
tarafından ABC Türkiye Yönetim Kurulu’na hitaben yazılan 11.4.2005 tarihli
mektupta;
“Sürdürmekte olduğumuz ön çalışma esnasında görmüş olduğumuz yayıncı ve
dağıtım şirketleri yetkililerinden, denetim çalışması esnasında yürütülecek
prosedürlere ilişkin çeşitli beklentiler tarafımıza aktarılmıştır. Tarafımıza
3 AEPM’nin faaliyet alanı ABC Türkiye’nin faaliyet alanı ile örtüşmektedir.
07-34/347-127
28
aktarılan bu beklentilerden bazıları, hâlihazırda üzerinde çalışmakta olduğumuz
denetim planında yer alıyor olmakla birlikte, talep edilen bazı prosedürlerin 1080
denetim çalışmamız kapsamında olması tarafımızdan mümkün
görülmemektedir. Bu hususları özetlemek gerekirse:
Son satıcı vasıtası ile yapılan satışların gözlemlenerek, özellikle aynı
yayından birden fazla adet alım yapanların tespit edilerek, bunlar
içerisinde tüketiciye ulaşmayan alımların tespit edilmesi,
Özellikle abonelik satışlarında ilgili ödemenin birebir abone (tüketici)’nin
kendisi tarafından gerçekleştirilmiş olmasının, tespit edilmesi
İlgili prosedürlerin denetim çalışmamız kapsamında yer almasının, söz konusu
konular üzerinde istatistikî örnekleme yolu ile denetim güvencesi kurularak,
görüş oluşturulmasının mümkün olmaması ve söz konusu hususların 1090
denetlenebilir niteliğinin bulunmaması sebebi ile tarafımızdan mümkün
görülmediğini tekrar vurgulamak isteriz.”
ifadelerine yer verilmiştir.
Denetçi firmanın bu görüşlerine rağmen, ABC Türkiye’nin her iki konuda da, en
azından Zaman Gazetesi’nin tiraj denetimi dışında tutulmasına kadar ısrarcı olduğu,
Ernst&Young’ın ABC Türkiye Yönetim Kurulu’na yazdığı mektuplardan ve Denetim
Standartları’ndaki değişikliklerin kronolojisinden anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, İngiltere örneğinde ödemenin abonenin kendisi ya da üçüncü kişiler
tarafından ödenebileceği yönünde Ernst&Young’ın görüşünü destekler bir düzenleme
bulunmaktadır. Buna rağmen, ABC Türkiye tarafından bu görüş Denetim 1100
Standartları’nın Mayıs 2005 ve Haziran 2005 versiyonlarında yer almamış, Ekim
2005 versiyonunda sadece 2 kişiye hediye abonelik verme hakkı tanınmıştır.
Abonelik bedelini ödeyen kişi ile yayının ulaştığı kişi arasıda kurulamak istenen bu
türden bir bağın “reklam mecrası niteliğindeki süreli yayınların tiraj rakamlarını tek
çatı altında ve tarafsız biçimde denetleyerek oluşturmak, bu konuda karşılaştırılabilir
onaylı belgeler hazırlamak” şeklindeki ABC Türkiye’nin kuruluş amacıyla da
bağdaşmadığı düşünülmektedir. Kaldı ki kredi kartı veya otomatik ödeme talimatı
dışında elden yapılan tahsilâtlarda abonenin bizzat kendisinin, tahsilat görevlisinin
tahsilat için geldiği saatte hazır bulunması her zaman ve her abone için mümkün
olamayabilecek bir durumdur. 1110
Denetim standartlarına ve mevcut uygulamaya göre bayilerden yapılan bütün
satışların doğrudan tüketiciye yapıldığı kabul edilmekte ve bayiden alımlarda yayını
alan ile parasını ödeyenin aynı kişi olup olmadığına ilişkin bir sorgulama
yapılmamaktadır4. Bayi satışlarında uygulama bu yönde iken abonelik satışlarında
abone ile ödemeyi yapan kişinin mutlak suretle aynı olması gerektiği yönündeki
mevcut uygulama ağırlıklı olarak abonelik sistemi ile satış yapan yayıncılar ile bayi
üzerinden satış yapan yayıncılar arasındaki rekabeti bozabilecek niteliktedir.
ABC Türkiye Denetim Projesi Toplantı Notu başlıklı 06.06.2006 tarihli yazıda
(Yönetim Kurulu toplantısında) National Geographic dergisinin Türkiye Eczacılar
Birliği ile ortak yürütmüş olduğu ücretin abone tarafından ödenmediği abonelik 1120
kampanyası satışlarının tiraja dahil edilmesinin kabul edilmesi şu gerekçelere
bağlanmıştır:
4 Ancak bayi satışlarına ilişkin yapılan tespitler kısmında da yer verildiği üzere denetim standartlarındaki, bayi
satışlarının tümü tiraj olarak kabul edilir şeklindeki maddeye aykırı olarak Zaman Gazetesi’nin bayi satışlarına
ilişkin ek bir takım incelemeler yapılmaktadır.
07-34/347-127
29
Yayının içeriğinin hedef kitle ile uyum göstermesi,
Dergi bedelinin nakden ödenmesi,
Kampanyanın süreklilik arz etmesi, bir seferlik bir uygulama olmaması,
Abonelerin kimliklerinin bilinmesi ve denetlenebilmesi,
Kampanyanın sağladığı tirajın, toplam tirajın makul bir kısmını oluşturması.
Örnekte hediye abonelik satışlarından oluşan rakamın Denetim Standartları’ndaki
aksi yönlü düzenlemeye rağmen yönetim kurulu kararıyla tirajdan sayıldığı
anlaşılmaktadır. Denetim Standartları’nın B.3.3 Kurumlara Toplu Satışlar bölümünde 1130
olduğu gibi, bazı durumlarda Denetim Standartları kapsamında tirajdan sayılmayan
satışların tiraj rakamına dahil etme yetkisi Yönetim Kurulu’na verilebilmektedir. Fakat
National Geographic dergisi örneğinde Yönetim Kurulu, kendi getirdiği B.3.2(f)
maddesindeki “Bireylerin, aynı yayın için, eğer varsa kendi abonelikleri dışında en
fazla iki kişiye kadar hediye etmiş olduğu abonelikler (B.3.2 yer alan abonelik
kriterlerini yerine getirmeleri şartı ile) tirajdan sayılır” şeklindeki düzenlemeye, bu
konuda bir Kuruluş Sözleşmesi veya Denetim Standartları’nda verilen bir yetkisi
olmamasına rağmen bir istisna getirmiştir. Kuruluş Sözleşmesi 6.B.c maddesinden de
anlaşılacağı üzere ”Yönetim Kurulu, her yıl en az bir kez mevcut sözleşme ve
denetim standartlarını gözden getirir ve değişiklik yapılması gereken hususları tespit 1140
eder”. Bu noktada, örneği önemli kılan Yönetim Kurulu’nun böyle bir yetkiye sahipken
bunu kullanmayarak keyfi bir karar alması ve durumun tirajın nesnel ve
karşılaştırılabilir olması yönündeki ABC Türkiye’nin kuruluş amacıyla çelişmesidir.
Çünkü bu tür keyfi uygulamalar karşılaştırılabilir ve sürekliliğe sahip standartların
oluşması önünde engel oluşturmakta ve dolayısıyla ABC Türkiye ve uygulamalarının
güvenilirliği hakkında kuşku uyandırmaktadır.
Bir Adrese Birden Fazla Yapılan Aboneliklerin Tiraj olarak Sayılmayacağı: Bir
adrese birden fazla yapılan abonelik satışları ile bir şahıs adına ikiden fazla yapılan
abonelik satışlarının tirajdan sayılmayacağı şeklindeki düzenleme hakkındaki soruya,
ABC Türkiye; “insanların topluca bulunduğu ya da çalıştığı kuruluşlar dışında, 1150
örneğin konutlarda ikiden fazla gazetenin satın alınması hayatın olağan akışına
uygun düşmeyeceği” cevabını vermiştir. Konuya ilişkin yapılan bu açıklama makul
olarak görülmekle birlikte ilgili maddenin mevcut halinde bu tür bir açıklamaya yer
verilmemiş, bu kural bütün adresler için geçerli kılınmıştır. İnsanların topluca
bulunduğu veya çalıştığı (işyerleri, kamu kuruluşları v.b) adreslerde bulunan farklı
kişilere ait bireysel aboneliklerin yalnızca birinin tiraj olarak kabul edilmesinin
objektiflik ve eşitlik kriterlerine aykırı olduğu ve bayi satışları ile abonelik satışları
arasında ayrımcılık oluşturabilecek bir uygulama olduğu kanaatine varılmıştır.
Asgari Abonelik Süresi: Altı aylık bedeli peşin ödenmiş abonelikler dışında,
gazetelerde bir, dergilerde üç ayı tamamlamayan aboneliklerin tirajdan 1160
sayılmayacağı yönündeki, örnek alınan İngiltere’nin Ulusal Gazeteler İçin Denetim
Standartları’nda da bulunmayan, düzenleme adil değildir. Şöyle ki, abonelik bedelinin
nakden, kredi kartıyla veya kredi kartıyla vadeli olarak ödenmesi yönünde bir
düzenleme mevcuttur bu nedenle abone olabilmek için, bedelin zaten belirtilen
şekilde ödenmesi gerekmektedir. Kişiler tarafından bedeli ödenerek abone olunan bir
yayının alınmaması gibi bir durum düşünülemez.
Öte yandan, bayilerden bedeli ödenerek alınan yayınlar hiçbir ayrım gözetmeksizin
tirajdan sayılırken, zaten bedeli ödenmiş bir aboneliğin tirajdan sayılabilmesi için bir
07-34/347-127
30
de belirli bir süre beklemek bayi satışları ile abonelik satışları arasındaki eşitliği ve
rekabeti bozabilecek bir durumdur. 1170
Kurumlara Toplu Satışlar: Kurumlara yapılan satışlara ilişkin getirilen, yayıncılar
tarafından beyan edilecek kurumlara toplu satış adedi ilgili beyanda yer alan toplam
net satış adedinin %5’ini aşamayacağı, toplam net satış adedinin %5’i aşan kısmının
tirajdan sayılmayacağı yönündeki düzenlemedeki eşiğin İngiltere örneği ile
karşılaştırıldığında çok düşük kaldığı görülmektedir. Bu da, örneğin abonelik yoluyla
satış yapan ve satışlarının çoğu kurumsal müşterilere olan bir yayının tirajın,
satışların nasıl bir alıcı grubuna yapıldığına dikkat edilmeden tiraj rakamı dışında
bırakılmasına neden olacaktır. İngiltere uygulamasında olduğu gibi; abonelerin
gruplandırılarak, her bir grup için satışların ne kadarının tirajdan sayılacağı
belirtilmesi ve her grubun tiraj rakamı ortaya konması daha eşitlikçi bir uygulama 1180
olarak değerlendirilmektedir.
Kurumlara toplu satışlar ile ilgili bir diğer önemli husus da kurumlara toplu satışlar ile
kurumsal aboneliklerin özdeş ve türdeş olduğunun kabul edilmesidir. Temmuz 2004
tarihli denetim standartlarında yer alan kurumlara toplu satışların kurumsal
abonelikleri kapsamadığı yönündeki madde daha sonra değiştirilmiş ve kurumlara
toplu satışlarla kurumsal aboneliklerin aynı olması kabul edilmiştir.
Bu uygulama ile abonelik sistemi ile satış yapan dolayısıyla abonelerine ilişkin
bilgilere dayanılarak hangi abonelerin bireysel hangilerinin kurumsal olduğu tespit
edilebilen yayıncılar ile bayi üzerinden satış yapan yayıcılar arasındaki rekabeti, söz
konusu kurumsal abonelerin kurumlara toplu satış olarak nitelendirilemeyecek 1190
derecede düşük sayıda olan aboneliklerinin limiti aşan kısmının tiraj olarak kabul
edilmemesi nedeniyle negatif yönde etkileyebilecek bir husustur.
Nitekim, konuyla ilgili Reklamcılar Derneği Yönetim Kurulu Hukuk Danışmanı Çetin
ZİYLAN, ABC Türkiye Yönetim Kurulu başkanı Yiğit ŞARDAN’a gönderdiği “ABC
hakim durum Zaman Gazetesi” konulu e-postada kurumlara yapılan toplu satışlar ile
kurumsal abonelik satışlarının özdeş ve türdeş olduğu yönündeki halihazırda da
yürürlükte bulunan Denetim Standartları’nın B.3.2(e) maddesi hakkındaki görüşlerini
şöyle ifade etmiştir:
“Diğer gazete ve dergilerin ‘kurumlara toplu satış’ olarak nitelenen satışları ile
Zaman gazetesinin ‘kurumsal abonelik’ satışlarının özdeş ve türdeş olduğu 1200
Denetim Standartlarının B.3.2 maddesinin son paragrafında kabul edilmiştir. Bu
kabul, yayıncı kuruluş olarak sözleşmenin taraflarından olan Doğan Yayın grupları
ile Zaman gazetesini “eşit durumdaki alıcı” konumuna getirmektedir.
Böyle olunca da Zaman gazetesi ile diğerleri arasında haklar açısından (toplu
satışların tirajdan sayılıp sayılmayacağı ölçütlerinde) farklı koşullar konması
ayrımcılık yaratacak, aynı zamanda tirajı pazarlamasında kullanırken rakiplerine
göre faaliyetleri zorlaşacaktır. Bu da Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6.
maddesine aykırılık teşkil edecektir.
Rekabet Kurumu’nun bir şikâyet halinde konuyu bu biçimde yorumlayacağını
düşünüyorum. 1210
Her iki satışın özdeş ve türdeş olduğunu sözleşmeye koymasaydık bu kadar kesin
bir sonuca mahkûm kalmazdık.”
Görüldüğü gibi bu maddenin ağırlıklı olarak abonelik yoluyla satış tapan yayıncıların
aleyhine bir durum teşkil edeceği görüşü Reklâmcılar Derneği Danışmanı tarafından
07-34/347-127
31
da kabul edilmiş ve bu husus ABC Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ile de
paylaşılmıştır.
Abonelik sistemiyle ilgili değişikliklere genel olarak bakıldığında, değişikliklerin
Ernst&Young’ın Zaman Gazetesi’nde yaptığı incelemelerin hemen ardından geldiği
gözlemlenmektedir. Örneğin, Denetim Standartları’nın Temmuz 2004 versiyonundan
sonraki ilk iki versiyon olan Mayıs ve Haziran 2005 değişiklikleri Ernst&Young’ın 1220
Zaman Gazetesi’nde Mart-Nisan 2005 yaptığı ilk incelemelerin hemen sonrasına
denk gelmektedir. Benzer şekilde, Ekim 2005 değişiklikleri ise Ernst&Young’ın Eylül-
Ekim ayında Zaman Gazetesi’nde yaptığı incelemelerin hemen ardından gelmektedir.
Kurum kayıtlarına giren Denetim Standartları’nın son versiyonu olan Ocak 2007
versiyonunda abonelikle ilgili hiçbir değişikliğin yapılmaması ve Zaman Gazetesi’nin
bu sırada tiraj denetimi dışında olması da dikkat çekmektedir. Ayrıca getirilen
değişiklikler her zaman Ernst&Young’ın önerileriyle paralel olmamakta kimi zaman
daha ağır koşulları da (ödemenin kim tarafından yapılacağı konusunda olduğu gibi)
içerdiği görülmektedir.
ABC Türkiye’nin abonelik sistemine ilişkin yukarıda değerlendirmelerine yer verilen 1230
karar ve uygulamalarının ağırlıklı olarak abonelik sistemiyle çalışan yayıncılar ile
ağırlıklı olarak bayi üzerinden satış yapan yayıcılar arasındaki rekabeti bozucu etki
yapabilecek niteliktedir.
J.3. Zaman Gazetesi’nin Piyasadaki Faaliyetlerinin Zorlaştırıldığı İddiasına
İlişkin Değerlendirme
İlgili ürün pazarı başlığı altında da değinildiği üzere medya piyasaları gibi çift taraflı
yapı arzeden piyasalarda, firmanın bir pazardaki faaliyetlerindeki aksaklık o firmanın
diğer pazardaki faaliyetlerini de etkilemektedir. Gazete yayıncılığı piyasasında
yayıncı bir teşebbüsün gazetenin satışından ede edilen gelirler ve gazeteye alınan
reklam ve ilan gelirleri olmak üzere iki temel gelir kaynağı bulunmaktadır. Gazeteye 1240
verilecek reklam ve ilanların fiyatları dolayısıyla gazetenin gelirleri ise gazetenin tirajı
ile doğrudan ilişkilidir. Diğer bir değişle teşebbüsün gazete satışı pazarında gösterdiği
performans o teşebbüsün reklâm ve ilan gelirlerini nihai olarak da toplam cirosunu ve
karını belirleyen en temel unsur olarak ortaya çıkmaktadır.
Türkiye’de daha önce dağıtım şirketleri tarafından münferit olarak açıklanmakta olan
tiraj rakamları, mevcut durumda, sisteme dahil olan yayınların kendilerinin beyan
ettikleri tiraj rakamlarının ABC Türkiye tarafından denetlenmesi sonrasında ve birer
aylık dönemlerde denetlenmiş doğru tirajlar olarak kamuoyuna duyurulmaktadır. ABC
Türkiye, Türkiye yazılı basın piyasasındaki toplam tirajın %70’inin kendileri tarafından
denetlendiğini ifade etmektedir. 1250
Tespitler bölümünde de ayrıntılı bir şekilde yer verildiği üzere;
Abone veri tabanında abone bilgilerine ilişkin bazı eksiklikler bulunduğu,
Abone ödemelerinde ödemenin bizzat abone tarafından yapıldığının
kanıtlanamadığı,
Bayilerden toplu alımlar yapıldığı ve bu alımların tüketiciye yapılmadığına
kanaat getirilmesi
nedenlerinden dolayı Zaman’ın denetlenmesinin mümkün olmadığına ve
denetlenebilir en yüksek tirajlı bağımsız yayıncı sıfatını kaybetmesi nedeniyle
22.2.2006 tarihinde ABC Türkiye yönetim kurulu üyeliğinden çıkarılmasına karar
verilmiştir. 1260
07-34/347-127
32
Zaman Gazetesi’nin abone veri tabanına ilişkin olarak denetçi firma tarafından
yapılan incelemelerde, Kasım 2005 itibariyle 134.000 abonenin telefon bilgisinin,
182.000 adet abonenin ise ödeme bilgisinin veri tabanında yer almadığı tespit
edilmiştir. Ancak Zaman Gazetesi yetkilileri bu rakamların denetçi firmanın bilgi ve
tecrübe eksikliği olduğuna inandıkları bir çalışanı tarafından oluşturulduğunu ve
kendilerinin bu rakamlara itiraz ettiklerini, veri altyapısının eksik olduğu denetim
firması tarafından öne sürülmekle birlikte; sahip oldukları veri yapısına uygun bir
denetleme programının ortaya konabileceğini belirtmişlerdir.
Ortada Kasım 2005 tarihinde Zaman Gazetesi’nin abone veri tabanındaki bilgilere
ilişkin iki farklı iddia bulunmaktadır. Ancak mevcut durumda bu iki iddianın 1270
doğruluklarının tespit edilmesi mümkün görünmemekle birlikte o tarihlerde Zaman
tarafından tutulan merkezi bir veri tabanı bulunmadığı (Zaman yetkilileri şu anda
abone veri tabanı sisteminin tüm abonelik bilgilerini, sözleşmeleri ve ödeme bilgilerini
içerecek şekilde düzenlemeyi tamamladıklarını ifade etmişlerdir) ancak denetçi
firmanın da bu tür bir altyapı üzerinde çalışabilme konusunda bazı tecrübesizlikleri
olduğu düşünülmektedir.
Denetim standartlarında yapılan değişikliklere ilişkin değerlendirmede de yer verildiği
üzere ABC Türkiye yönetimi, Kurul’un ABC Türkiye’nin kuruluşuna menfi tespit
belgesi verdiği tarihte yürürlükte olan denetim standartlarında özellikle abonelik
sistemine ilişkin bir takım değişiklikler yapmıştır. Yapılan bu değişiklikler ve 1280
neticesinde ortaya çıkan uygulamalar genel itibariyle abonelik sistemi ile satış yapan
yayıncılar ile bayi üzerinden satış yapan yayıncılar arasındaki rekabeti olumsuz
yönde etkileyebilecek bir durum ortaya çıkarmıştır.
Bununla birlikte denetim standartlarında abonelik ücretinin abonenin kendisi
tarafından ödenmesine dair madde değiştirilmemiş olmakla birlikte, denetçi firma
yetkilileri bu yönde bir uygulamaya gerek olmadığı abonelik ücretinin ödenmiş
olmasının yeterli olduğu yönünde iki ayrı görüş bildirmiş ancak ABC Türkiye yönetimi
denetim standartlarını oluştururken referans aldığını iddia ettiği ABC İngiltere denetim
standartlarında bulunan bu hususa ilişkin maddeye de ters düşen söz konusu
uygulama konusunda ısrarcı olmuş, son olarak da bu hususu Zaman’ın 1290
denetlenememesi ve dolayısıyla ABC Türkiye yönetim kurulundan çıkarılması
kararına dayanak olarak göstermiştir.
Bu karara dayanak olarak gösterilen bir diğer husus ise Türkiye genelinde bazı son
satış noktalarından bireyler ve kurumlar tarafından (öğrenci yurtları v.b.) toplu halde
Zaman Gazetesi alındığının tespit edilmesi ve bu alımların okuyucular tarafından
yapılmadığı kanaatinin oluştuğu hususudur.
Denetim standartlarında bayi satışları ile ilgili olarak tek bir madde bulunmakta ve bu
maddeye göre de bayilerden yapılan tüm satışlar tiraj olarak değerlendirilmektedir.
Türkiye’de özellikle kapıcılar, işhanı, pasaj ve şirket görevlileri tarafından bayilerden
toplu halde gazete alımı yapılması günlük hayatta sıklıkla karşılaşılan yaygın bir 1300
uygulamadır. Ancak ABC Türkiye tarafından şimdiye kadar olan sürede bu tür toplu
satın almalara ilişkin olarak denetim standartlarına uyulmadığı gerekçesiyle herhangi
bir tespit ve işlem yapılmamıştır. Çünkü ABC Türkiye, yaygın olarak görülen bu tür
satın almalarda okuyucuların gazete ücretini kapıcı veya görevliye vererek onlar
adına gazete almasını istediğini, dolayısıyla söz konusu satışların tüketiciye
yapıldığını zımnen kabul etmektedir.
Ancak, ABC Türkiye, Zaman’ın bazı şahıslar ve öğrenci yurtları tarafından toplu
halde satın alınması hususunda yukarıdaki zımni kabulün tam tersi bir durum
07-34/347-127
33
sergilemekte, toplu alım yapan şahısların, örneğin gazeteyi bir yurttaki öğrenciler
adına aldığını söyleyen şahısların da söz konusu öğrencilerden parasını alarak -1310
kapıcı veya iş hanı görevlisi örneğinde olduğu gibi- onlar adına alım yapmış olma
durumunu/ihtimalini göz ardı ederek bu satışların tüketiciye yapılmadığı kanaatine
ulaşmakta ve bu hususu, Zaman’ın denetlenememesi ve ABC Türkiye yönetim kurulu
üyeliğinden çıkarılmasının dayanaklarından biri olarak göstermektedir.
Zaman’ın bayi satışları konusunda, ABC Türkiye tarafından sergilenen bu tutumun ve
satışların tüketiciye yapılmadığına dair oluşturulan kanaatin, ABC Türkiye’nin asıl
kuruluş amacı olan tiraj denetimi sınırlarını aşarak daha çok okur denetimi anlamına
gelebilecek bir uygulama olduğu, kapıcı ve işhanı görevlisi örneği dikkate alındığında
bu uygulamanın objektiflik/eşitlik kriterlerine ve bayi satışlarının tamamının tiraj olarak
değerlendirilmesi gerektiğini karara bağlayan denetim standartlarının B.3.1 1320
maddesine aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.
Bununla birlikte daha önce de belirtildiği üzere denetçi firma yetkilisi tarafından
11.4.2005 tarihinde ABC Türkiye Yönetim Kurulu’na gönderilen yazıda; ABC’nin son
satıcı vasıtası ile yapılan satışların gözlemlenerek, özellikle aynı yayından birden
fazla adet alım yapanların tespit edilerek, bunlar içinde tüketiciye ulaşmayan
alımların tespit edilmesine ilişkin taleplerin denetim çalışmaları kapsamında olması
ve bu konular üzerinde örnekleme yoluyla denetim güvencesi kurularak görüş
oluşturulmasının ve denetlenmesinin mümkün olmadığı ifade edilmiştir.
Öte yandan denetçi firma tarafından ABC Türkiye’ye gönderilen 21.2.2006 tarihli
yazının “C” başlığı altında “Bununla birlikte, söz konusu hadiselerin Zaman 1330
Gazetesi’nin Yayıncı Şirketi’nin bilgisi ve iradesi dahilinde olup olmadığının
tarafımızca değerlendirilmesi mümkün değildir.” ifadelerine yer verilmiş olmakla
birlikte, Sonuç başlıklı kısmında yer alan “... yukarıda A, B ve C maddelerinde yer
alan hususların mutlaka giderilmesi ve yapılacak denetim çalışmalarında bu veya
benzeri yeni hususların tekrarlanmaması gerektiğini bilgilerinize sunar,...” ifadesi,
bayilerden yapılan toplu alımların engellenmesi hususunun Zaman Gazetesi
tarafından yerine getirilmesi gerektiğini belirtmektedir. Dolayısıyla bu alımların
sorumluluğunun Zaman Gazetesine ait olduğu kabul edilmektedir.
Ancak Zaman Gazetesi’nin toplam satışının yalnızca %5’lik kısmının bayiler
üzerinden gerçekleştiği dikkate alındığında Zaman Gazetesi’nin, toplam satışlarını bu 1340
şekilde artırmayı amaçlayıcı bir faaliyet içerisine girmiş olduğuna ilişkin kanaatinin
makul gerekçelere dayanmadığı düşünülmektedir.
Konuya ilişkin olarak Zaman Gazetesi yetkilisi Yusuf SUBAŞI tarafından ABC
Türkiye‘ye gönderilen yazıda “Bayilerden insanların gazeteyi nasıl ve ne şekilde
aldıkları bizim kontrolümüzde ve sorumluluğumuzda olan bir konu değil. Bayilere
dağılımı da YAY-SAT’ın planlama sistemi yapmaktadır. Bahsedilen son satıcı kimdir,
bu şahıs gerçekten var mı yoksa hayali mi, bu şahıs Zaman Gazetesi personeli
midir? Konu ile Gazetemizin uzaktan yakından hiçbir ilgisi yoktur.” ifadelerine yer
verilmektedir.
Zaman Gazetesi yukarıda yer verilen üç temel hususa dayanılarak denetlenebilir en 1350
yüksek tirajlı bağımsız yayın özelliğini kaybetmesi nedeniyle 22.2.2006 tarihinde ABC
Türkiye yönetim kurulundan çıkarılmış olup bu durum gerek ABC Türkiye web
sayfasında yayımlanan duyuru ve medya iletişim dünyası temsilcilerine gönderilen
yazılı açıklamayla gerekse ABC Türkiye 1. yıl değerlendirme toplantısı kapsamında
kamuoyuna duyurulmuştur.
07-34/347-127
34
İkili bir pazar yapısına sahip yazılı basın piyasasında tiraj rakamlarının reklam yeri
piyasasındaki doğrudan etkisine ilişkin değerlendirmeler dikkate alındığında, ABC
Türkiye’nin yukarıda yer verilen gerekçelere dayanarak Zaman Gazetesi’nin yönetim
kurulu üyeliğinin düşürülmesi ve tiraj denetimi dışında bırakılması kararı, Zaman
Gazetesi’nin yazılı basın reklam yeri piyasasındaki faaliyetlerini zorlaştırıcı etki 1360
doğurabilecek niteliktedir.
Denetim şirketi doğal olarak Türkiye’ye özgü durumlar (dikey bütünleşme ve bedelsiz
gazete dağıtımları gibi) nedeniyle denetim standartlarını oldukça sıkı tutmuştur. Bu
çerçevede yapılan denetimlerin bir kısmı Zaman Gazetesi tarafından kendi okurlarını
uzaklaştıracak şekilde algılanmış, denetçilerin okurlara sormaları gereken soruların
içeriğinden ziyade denetimin yapılma tarzı ve okuyucu kayıtlarının yerinde
incelenmesi yerine denetçilere teslim edilmesi hususunda güvensizlik yaşanmıştır.
Buna karşın, abonelerin aranması ve bilgilerinin teyidi açısından BPA Worldwide
denetçisinin yaptığı denetimde denetçinin Zaman Gazetesi’nin müşteri destek hattını
kullanarak okuyucuları aramakta, Zaman Gazetesi’nden aradıklarını belirttikten sonra 1370
okuyucunun isim, adres ve ödeme bilgilerini teyit etmekte, ne kadar süredir yayına
abone olunduğunu ve yayının düzenli olarak kendilerine ulaşıp ulaşmadığını
sormakta olduğunu, bu şekilde yapılan bir denetimin okuyucuları rahatsız etmediğini
ve şirkete özel bilgilerin de şirket dışına taşınmadığını belirtmişlerdir.
Bu açıdan bakıldığında, Zaman Gazetesi’nin denetlenmesine ilişkin olarak ortaya
çıkan sorunların bir kısmının Zaman Gazetesi’nin denetlemenin başladığı döneme
ilişkin altyapısının elverişli olmamasından, denetim şirketinin bu konudaki
tecrübesizliğinden ve ABC Yönetim Kurulu’nun ön hazırlık aşamasında kaynaklanan
sorunlar nedeniyle Zaman Gazetesi’ne ön yargılı bir şekilde yaklaşmalarından
kaynaklandığı kanaati oluşmuştur. 1380
Özetlemek gerekirse, denetim standartlarının sıklıkla değişmesi ve Zaman
Gazetesi’nden yeni şeylerin talep edilmesinin ardında yatan nedenin Zaman
Gazetesi’ne ilişkin ön yargılı algılama veya güven eksikliği olduğu düşünülmektedir.
ABC Türkiye’nin Zaman’ı bu oluşumun dışına iterek rekabeti kısıtlamaya yönelik
kasıtlı bir faaliyet içinde olduğuna dair her hangi bir delile rastlanmamış olmakla
birlikte, yukarıda ayrıntılı bir şekilde yer verilen kararlar ve bunlar neticesinde yapılan
uygulamalar, Zaman Gazetesi’nin veya sisteme dâhil olan ve abonelik sistemiyle
satış yapan başka bir yayınıcın süreli yayınlar reklâm yeri piyasasındaki faaliyetlerini
zorlaştırıcı etki doğurabilecek niteliktedir.
Bununla birlikte, Zaman Gazetesi’nin denetlenememesinin ve ABC Türkiye Yönetim 1390
Kurulu üyeliğinden çıkarılmasının şu ana kadar geçen sürede anılan gazetenin
faaliyetlerini zorlaştırdığına dair bir bulguya da rastlanmamıştır. Bu konudaki en
önemli etken ise ABC Türkiye’nin faaliyete geçmesinden bu yana kısa bir süre
geçmiş olması, ABC ölçütlerinin ve denetiminin henüz bir endüstri standardı haline
gelmemiş olmasıdır.
Ancak standartlar ve uygulamalar mevcut haliyle devam ettirildiği takdirde, tiraj
denetiminin net ve objektif standartlara kavuşmaması ve bazı yayıncıların istedikleri
ve yükümlülüklerini getirdikleri halde denetim dışında kalmaları veya denetim
standartlarının oluşturulması konusunda söz sahibi olmamaları, objektif kriterlere
dayanmayan kurallar neticesinde denetlenemeyen gazete ve dergilerin reklam 1400
pastasından pay almasının engellenmesi gibi hususlar piyasadaki rekabeti
kısıtlayacaktır.
07-34/347-127
35
Bu nedenlerden dolayı bu aşamada ABC Türkiye hakkında Kanun’un 4. ve 6.
maddeleri kapsamında soruşturma açılmasına gerek olmadığı; ancak ABC’nin
Türkiye’deki toplam tirajın %70’ini denetliyor olması ve sektörde belirleyici rol
üstlenme yönündeki çalışmaları da dikkate alındığında, abonelik sistemi ile çalışan
gazeteleri dışlama ihtimali olan uygulamaların yakın bir zaman diliminde ortaya
çıkabilecek olması nedeniyle, 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, yukarıda yer verilen hususların ivedilikle düzeltilmesi ve bu konudaki
tereddütlerin giderilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. 1410
J.4. Küçük Gazetelerin Sisteme Dâhil Olamaması
Dosya kapsamında gündeme gelen bir diğer iddia da ABC’nin bir tek denetçi firma ile
çalışarak denetim maliyetlerinin yükselmesini sağladığı, bu durumun ABC’nin tiraj
denetime tabi olmak isteyebilecek küçük gazeteleri engelleme amacını taşıdığıdır.
Yerinde inceleme sırasında elde edilen belgelerde ve ABC yetkililerinden alınan
bilgilerde görüldüğü üzere, ABC Yönetim Kurulu söz konusu denetim işinin
gerçekleştirilmesi amacıyla yurtdışında bu işi yapmakta olan üç büyük firmadan teklif
alma girişiminde bulunmuş, iki firma ABC’ye teklif vermiş ve ABC bu tekliflerden
düşük maliyetli olanını tercih etmiştir.
Bedelin diğer ülkelere oranla yüksek olmasının nedeni olarak da, diğer ülkelerde 1420
gazete sayısının yoğun olarak abonelik sistemi ile yapıldığı, abonelere ilişkin sağlıklı
veritabanlarının bulunduğu, ödemelerin kredi katı ile yapıldığı; bayilik satışları
aşamasında ise, bayiler, ara bayiler, dağıtım şirketleri ve yayıncı kuruluşların
birbirlerinde bağımsız oldukları ve bu nedenle aralarındaki kayda, fatura ilişkilerine
bakarak denetimin kolaylıkla yapılabildiğini, bayilikler açısından geniş saha
araştırmalarına gerek duyulmadığı ve bu nedenle maliyetlerin düşük olabileceği
belirtilmiştir.
Türkiye’de ise yayıncı kuruluşlar ile dağıtım şirketlerinin aynı teşebbüslerin
bünyesinde bulunması nedeniyle manipülasyonları önlemek amacıyla daha geniş ve
ayrıntılı saha araştırmalarına gerek duyulduğu bunun da maliyeti arttırdığı ifade 1430
edilmiştir.
Bu açıdan bakıldığında, denetim bedelinin yüksekliğinin küçük teşebbüsleri dışlama
amacından kaynaklanmadığı, iki büyük medya kuruluşunun aynı zamanda dağıtım
şirketlerine sahip olmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Yerinde incelemelerde
aynı zamana, ABC Yönetimi’nin yerel gazetelerin daha düşük bir bedel ödemesine
olanak sağlayacak bir çalışma içinde olduğu ve denetim şirketinden bu yönde talepte
bulunduğu da anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında, bu aşamada konuya ilişkin
soruşturma açılmasına gerek olmadığına, ancak 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin
üçüncü fıkrası uyarınca ABC Türkiye’ye; “kararın tebliğinden itibaren belirli bir süre 1440
içinde Denetim standartlarında gerekli değişiklikleri yapması ve üye olan yayıncıların
birden fazla denetim şirketi ile çalışmasına ve denetim bedelinin rekabetçi bir
düzeyde belirlenerek aşağı çekilmesine olanak sağlayacak bir akreditasyon sistemi
oluşturması gerekmektedir.
J.5. ABC Türkiye’nin Yapısına İlişkin Değerlendirme
Daha önce de belirtildiği üzere, bir gazetenin maliyetlerinin pek az bir kısmı
okuyucudan alınan bedelle karşılanabilmekte iken bu maliyetin büyük bir kısmı
reklam yerlerinden elde edilen gelirlerden karşılanmaktadır. Bir başka deyişle,
gazetelerin asıl “müşterisi”ni reklam veren teşebbüsler oluşturmaktadır. Bu nedenle
07-34/347-127
36
tiraj rakamlarının denetlenebilmesi ve bu denetimin objektif bir şekilde olması hem 1450
gazetelerin satışlarına orantılı bir reklam geliri elde edebilmesi ve piyasadaki
faaliyetlerini sürdürebilmesi açısından önemlidir; hem de reklam verenlerin reklam
harcamalarını yönlendirecekleri mecraları doğru bir şekilde seçebilmesi açısından
önemlidir.
Yukarıda sayılan nedenlerden ötürü de Rekabet Kurulu “ABC Tiraj Denetim
Kurulu”nun oluşmasını yararlı görmüş, söz konusu oluşuma menfi tespit vermiştir.
Bahse konu menfi tespit kararında;
− ABC Yönetim Kurulu’nun oluşumuna bakıldığında, “…iki medya grubunun diğer
medya organlarını ya da gruplarını bu oluşumdan dışlamak gibi rekabet hukuku
açısından sorun teşkil edebilecek bir olasılık ortaya çıkardığı”nın görüldüğü, 1460
− Ancak daha sonra bu gruplardan bağımsız medya kuruluşlarının da yönetim
kurulu üyeliğine gelecekleri ve yönetim kurulu karar alma nisabının 7(/12)
olduğu, Reklamcılar Derneği ve Reklam Verenler Derneği üyelerinin her birinin
en az bir olumlu oyunun gerekli olduğu, toplantıların şeffaf olmasının ve
gözlemci bulundurulmasının öngörüldüğü dikkate alındığında;
− “ABC Türkiye’nin herhangi bir yayın grubunun etkisi altında diğerlerinin
faaliyetlerini zorlaştırıcı bir şekilde faaliyette bulunma ihtimali önemli ölçüde
zayıflamaktadır” denilmekte, “yönetim kurulunda temsilcisi olmayan üyelere
toplantılarda gözlemci üye olarak bulunabilme hakkının tanınmasının yönetim
kurulunun işleyişi hakkında şüpheleri olan şirketler açısından olumlu bir gelişme 1470
olarak kabul edilebileceği”
belirtilmekte, çoğulculuk, şeffaflık ve objektiflik ilkeleri vurgulanmaktadır.
Ne var ki, yapılan inceleme ve tespitler neticesinde, gerek denetim standartlarına
gerekse bu standartların oluşturulması ve yorumlanmasına ilişkin olarak elde edilen
bulgular ABC’nin hâlihazırdaki yapısının henüz kurumsallaşmaktan, çoğulculuktan ve
arzu edilen objektifliği sağlamaktan uzak olduğunu göstermektedir. Daha açık
ifadelerle;
− ABC’nin bir “proje” olarak isimlendirilmiş olması ve tüzel kişiliğinin olmaması,
dernek, vakıf gibi tüzel kişiliklerden farklı olarak belirli kayıtları tutma
zorunluluğunun olmaması ve bu yükümlülükleri karşılamadığı takdirde herhangi 1480
bir yaptırıma tabi olmaması gibi nedenlerle, karar alma ve itiraz süreçleri
konusunda bir belirlilik yoktur.
Örnek vermek gerekirse; ABC Projesi’nin belgeleri arasında yer alan “Yönetim
Kurulu Karar Defteri”nde, toplam 96 sayfalık metin bulunmakta ve bu
metinlerden 25 tanesi “ABC Tiraj Denetim Projesi Toplantı Notu”, bir tanesi
“ABC Türkiye Denetim Çalışma Grubu Toplantısı Notu” ve 4 tanesi “ABC
YÖNETİM KURULU KARARI” başlıklarını taşımaktadır.
Söz konusu metinlerden anlaşıldığı kadarıyla, her ay yapılan toplantılar “ABC
Tiraj Denetim Projesi Toplantı Notu” başlığı altında kaydedilmekte; bu
toplantılara Yönetim Kurulu Üyelerinin yanısıra denetçi firmadan da temsilcilerin 1490
katıldığı anlaşılmaktadır. Toplantı notlarında imza için yer açılmamakta, notlara
ilişkin sayfaların paraflanması ile yetinilmektedir. Denetim Standartları ve hatta
Kuruluş Sözleşmesi’ne ilişkin birçok değişikliğin bu formatta yapıldığı
görülmektedir.
07-34/347-127
37
Anılan toplantılarda Kuruluş Sözleşmesi’nde ve Kuruluş Sözleşmesi’nin
ayrılmaz parçası olarak kabul edilen Denetim Standartları’nda sıklıkla
değişiklikler yapıldığı, değişikliklerin yapıldığı metinlerin altına imza atılmak
yerine paraflandığı, bu aşamada asgari üye sayısı ile yetinildiği görülmektedir.
Ayrıca bu durumun, Yönetim Kurulu üyeliğince tüm toplantılara katıldığı belirtilen
ve toplantıya katılanlara dair listede ismi geçen Zaman Gazetesi temsilcisinin, 1500
bu metinlerden hiçbirinin altında imzasının veya parafının bulunmadığı ve bu
durumun Zaman Gazetesi temsilcisi Yusuf SUBAŞI’nın “Yönetim kurulu üyesi
olduğumuz dönemde tüm yönetim kurulu toplantılarına katılmış olmamıza
rağmen bu toplantılara ilişkin kararlar daha sonra imzaya açılmış ancak bize
sunulmamıştır. Dolayısıyla, alınan kararlar altında imzamız yoktur. Ayrıca,
toplantılarda dile getirdiğimiz ya da yazılı olarak sunduğumuz itirazlar dikkate ve
kayıtlara alınmamıştır. Denetim standartlarının değiştirilmesine ilişkin kararlara
katılmamız söz konusu değildir.”, şeklindeki ifadesine uygun gösterdiği
anlaşılmaktadır.
Aynı şekilde, yapılan inceleme ve tespitlere ilişkin kısımda da belirtildiği üzere, 1510
Zaman Gazetesi temsilcisi Yusuf SUBAŞI’nın ABC Yönetim Kurulu
toplantılarının işleyişine ve karar alma sürecine ilişkin olarak ABC Yönetim
Kurulu’na sunduğu eleştiri ve öneri metni de dikkate alınmamıştır.
Yukarıda sayılan nedenlerle, yönetim kurulu üyelerinin ve ABC üyesi
kuruluşların taleplerinin Yönetim Kurulu’nda ne şekilde tartışıldığı, hangi
gerekçelerle reddedildiğine dair ayrıntılı bilgiler ve şerhler bulunmamakta, tüm
kararların oybirliği ile alındığı izlenimi ortaya çıkmaktadır. Nitekim, Doğan
Dağıtım temsilcisinin 31.1.2006 tarihli toplantıda el yazısı ile yazmış olduğu bir
şerh ve 13.9.2006’da yer alan iki şerh dışında alınan kararlara dair toplantı
tutanaklarına yansıyan bir itiraz olmamıştır. 1520
9.9.2005 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile Kuruluş Sözleşmesi değiştirilmiştir.
Kuruluş sözleşmesi değişikliği için asgari dokuz üyenin oyu ve Reklâmcılar
Derneği, Reklâm Verenler Derneği ve yayıncı kuruluşlardan en az birinin oyu
gerekirken, söz konusu Yönetim Kurulu kararı, Reklam Verenler Derneği
temsilcisi olmaksızın, sekiz üye ile ve yalnızca Reklamcılar Derneği Başkanı ile
Doğan ve Merkez gruplarının temsilcilerinin katılımıyla alınmıştır.
− ABC’nin Kuruluş Sözleşmesi ve Denetim Standartları’nda yapmış olduğu
değişiklikler nedeniyle, anılan metinler Rekabet Kurulu’nun menfi tespit
belgesine konu olan sözleşmeden ve denetim standartlarından farklılaşmış,
ancak bu durum Rekabet Kurulu’na bildirilmemiştir. ABC’nin söz konusu 1530
değişiklikleri Rekabet Kurulu’na bildirme zorunluluğu olmamakla birlikte, yapılan
değişiklikler ve fiiliyattaki durum menfi tespit açısından yeni bir değerlendirmeyi
zorunlu kılmaktadır.
− Denetim Standartlarında bu kadar sık değişiklik yapılması, şu aşamada sistemin
henüz tam anlamıyla oturmamış olmasının bir göstergesi olmakla beraber, bu
standartların oluşumunda iki büyük grubun dışındaki medya kuruluşlarının
katkısının ve müdahalesinin sınırlı olduğu görülmekte, uzun vadede Yönetim
Kurulu’nda temsilci bulundurmayan kuruluşlar aleyhine sonuç doğurma riskini
taşımaktadır.
− Aynı paralelde gündeme gelen bir diğer sakınca da, Yönetim Kurulu’nun, dernek 1540
vb. kuruluşlardan farklı olarak, tüm temsilcilerden oluşan bir genel kurul
tarafından eşit oylar çerçevesinde seçilmemesi, bilakis medya piyasasındaki
07-34/347-127
38
gücün Yönetim Kurulu’na doğrudan yansıması şeklindedir. Bir başka deyişle,
Kurucu Üye sıfatını haiz iki büyük medya grubunun üyeliklerinin ve bu
çerçevede 15 kişilik Yönetim Kurulu’nda üçer sandalyelerinin sabit olması; buna
karşın belirli bir dönemde “en çok satan” gazete ve dergiler için Yönetim
Kurulu’nda toplam üç sandalyenin ayrılması, düşük tirajlı gazete ve dergiler ile
bölgesel gazete ve dergilerin yönetim kurulunda temsil edilebilme olanaklarını
engellemekte, uzun vadede söz konusu yayın kuruluşları aleyhine oluşabilecek
gelişmelerin fark edilmesini güçleştirmektedir. 1550
Objektif ve eşitlikçi bir şekilde tiraj denetimi yapılabilmesi ve reklam verenlerin
bundan fayda sağlayabilmesi açısından reklam veren kuruluşları ve reklamcıları
temsilen sabit üyeliklerin bulunması makul iken denetime konu olacak
teşebbüslerden bir kısmının yönetim kurulu üyeliklerinin doğrudan garanti altına
alınmış olması denetime tabi olacak diğer gazete ve dergi yayıncıları açısından
eşitliği bozucu bir yapı arz etmektedir. Nitekim, İngiltere, Yeni Zelanda ve
Avustralya’daki ABC oluşumlarında da reklam verenler ve reklamcılar açısından
üyelik sayısı sabitlenmiş iken, medya kuruluşlarının kendi aralarında yaptıkları
seçimler sonucunda yönetimde söz sahibi olabildikleri gözlemlenmektedir.
Ayrıca, önceki bölümlerde de belirtildiği üzere, yoğun olarak abonelik sistemi ile 1560
çalışan önaraştırma sürecinde kendileri ile görüşülen iki basın kuruluşunun
yetkilileri de, ABC Türkiye’nin halihazırdaki yapılanmasının iki büyük gruba
avantaj sağlar göründüğünü, ABC yönetiminin daha katılımcı hale gelmediği
müddetçe ABC Türkiye’ye üye olmanın anlamlı olmayacağını ifade etmiştir.
Bu çerçevede, Cumhuriyet Gazetesi’nin de bu oluşuma dahil olarak ABC
Türkiye Yönetim Kurulu’nda yer almak istediği, ancak ABC Türkiye Yönetim
Kurulu’nun 8.9.2005 tarihli toplantı notunun 2 numaralı maddesindeki “YK
yapısının Kuruluş Sözleşmesi ile belirlenmiş olması itibariyle, Cumhuriyet
Gazetesi’nin üyeliğinin şu anda mümkün olmadığı tespit edildi.” ifadesinden de
anlaşıldığı üzere buna imkan bulamadığı görülmektedir. 1570
− Dikkate alınması gereken bir başka husus da, ABC Türkiye oluşumun etkisinin
her geçen gün artması ve bu oluşumda meydana gelecek ayrımcı davranışların
sistematik olarak bütün medya endüstrisindeki rekabeti bozucu bir hale gelmesi
riskidir: Hâlihazırda ABC Türkiye Tiraj Denetim Kurulu, kendisinin denetleyip ilan
ettiği rakamların BİAK ve Basın İlan Kurumu tarafından da kullanılması yönünde
girişimlerde bulunmaktadır. Bu çerçevede Basın İlan Kurumu’nun ABC Türkiye
verilerini kullanması idarelerin vermekte oldukları ilanlarının yönlendirilmesi,
BİAK’ın ABC Türkiye verilerini kullanması da BİAK araştırmalarının kapsamı ve
örneklem büyüklüğü açısından önem taşımaktadır. Söz konusu girişimler olumlu
sonuçlandığı takdirde, tirajları ABC Türkiye tarafından denetlenmeyen gazete ve 1580
dergilerin reklâm ve ilan gelirlerinin azalması ya da bunların ABC sistemine
girmeye “zorlanması” gündeme gelecek ve bu durumda oluşumunda,
gelişiminde ve değişiminde söz sahibi olamadıkları ve olamayacakları kurallara
tabi olmak durumunda kalacaklardır.
Yukarıda yer verilen hususlar değerlendirildiğinde;
1. Rekabet Kurulu’nun menfi tespit belgesini verdiği 11.3.2005 tarihinden sonraki
18. günden itibaren ABC Yönetimi’nin Denetim Standartlarının ve ABC Türkiye
Kuruluş Sözleşmesi’ni değiştirmeye başladığı, Kuruluş Sözleşmesi’nin
ayrılmaz bir parçası olan Denetim Standartları’nın da, en az dört değişik
07-34/347-127
39
versiyonunun yayınlandığı, dolayısıyla menfi tespit belgesi verilen oluşum, 1590
kurallar ve ilkeler bütününde değişiklikler meydana geldiği,
2. ABC Yönetiminin, bu değişikliklerin esasa ilişkin olmadığı ve Rekabet
Kurulu’na sunulan oluşumdan ve belgelerden büyük farklılıklar arzetmediğine
dair öne sürdüğü görüş kabul edilse bile, ABC’nin mevcut yapısının,
uygulamalarının ve oluşumun etkilerinin menfi tespit verilmesi aşamasında
öngörülen olumlu niteliklerden uzaklaştığı; bir başka deyişle Kuruluş
Sözleşmesi’nde ve Denetim Standartlarında değişiklik olmasaydı dahi ABC
Türkiye’nin karar alma süreçlerinin, fiili yapısının ve uygulamalarının menfi
tespit kararında öngörülenden farklılaştığı ve menfi tespit ile öngörülen
faydaları sağlamasının mümkün görünmediği, 1600
3. ABC’nin mevcut yapısının ve uygulamalarının Rekabet Kurulu’nun ABC
oluşumuna menfi tespit belgesi vermesi aşamasında ısrarla vurguladığı
çoğulculuk, şeffaflık ve objektiflik ilkelerinin gereklerini karşılamaktan uzak
olduğu,
4. ABC Türkiye’nin “reklam mecrası niteliğindeki süreli yayınların tiraj rakamlarını
tek çatı altında ve tarafsız biçimde denetleyerek oluşturmak, bu konuda
karşılaştırılabilir onaylı belgeler hazırlamak” şeklinde belirtilen ve sektörde
rekabet ortamına olumlu etkide bulunacağı düşünülen amacına ters düştüğü,
5. ABC’nin bu yapısı ile iki büyük medya kuruluşu dışındaki medya kuruluşlarının
katılımcılığını sağlamada yetersiz kaldığı, sürekli değişen denetim standartları 1610
nedeniyle belirli bir piyasa gücüne sahip olmayan kuruluşlarının denetim dışı
kalma ve dolayısıyla olası reklâm gelirlerinden mahrum kalma riskinin
bulunduğu ve bu durumun yayıncılık piyasasındaki rekabeti kısıtlayacağı
dikkate alındığında, Rekabet Kurulu tarafından ABC Kuruluş Sözleşmesi’ne verilmiş
olan menfi tespit belgesinin 4054 sayılı Kanun’un 13.maddesinin (a) bendi gereğince
geri alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Menfi tespit belgesinin hangi tarihten itibaren geri alınacağı hususunda ise, Kurum
kayıtlarına ulaşan ve 11.3.2005 tarih ve 05–14/160–57 sayılı Rekabet Kurulu kararı
ile Menfi Tespit Belgesi’nin sonrasındaki döneme denk gelen en eski Denetim
Standartları versiyonunun Mayıs 2005’e ait olduğunun göz önünde bulundurularak 1620
menfi tespit belgesinin 1.5.2005 tarihinden itibaren geri alınması gerektiği kanaatine
ulaşılmıştır.
Diğer yandan, 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesine göre, Kurul’un menfi tespit
verilmesi görüşünden 13. madde çerçevesinde dönmesi durumunda, “taraflara
Kurul’un görüş değiştirmesine kadar geçen süre için cezai müeyyide
uygulanmayacağı.” hükmü gereğince taraflara herhangi bir cezai müeyyide
uygulanmasına mahal olmadığı düşünülmektedir.
Diğer yandan, tirajların doğru ve objektif bir şekilde ölçümünün gerek gazete ve
dergiler gerekse reklam verenler açısından önemli ve gerekli olduğu dikkate
alındığında; 1630
- Reklam verenler ve reklamcılara ilişkin meslek örgütlerinin tabi üyeliklerinin
gerekli olduğu, ancak medya kuruluşları için bu tür bir “doğal üyelik”
yaklaşımının ve bu çerçevede iki büyük medya grubuna doğrudan üyelik
sağlayan yapının eşitlik ve çoğulculuk ilkeleri ile bağdaşmayacağı,
07-34/347-127
40
- Dolayısıyla, ABC Yönetim Kurulu üyeliklerinin rekabet hukuku normlarına uygun
olarak “teşebbüs” bazında belirlenmesinin gerektiği, dolayısıyla bir medya
grubunun her ne surette olursa olsun birden fazla üyeliğe ve oy hakkına sahip
olmaması gerektiği ve medya kuruluşlarının üyeliklerinin tiraj vb. kıstaslara bağlı
olmaksızın ABC’ye üye olan medya kuruluşlarının eşit bir şekilde temsilini
sağlayacak şekilde belirli süreliğine seçilmesi gerektiği, 1640
- Yukarıdaki bentte belirtilen seçim sürecinde, gazetelerin, dergilerin, bölgesel ve
ulusal yayınların eşit bir şekilde temsilini teminen bu gruplar bazında
kontenjanlar tanınabileceği, ancak bu durumun bir medya grubunun birden fazla
üyelik elde etmesin olanak vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği,
- Aynı şekilde, toplantı ve karar nisaplarına ilişkin eşiklerin yükseltilmesi, ABC
kayıtlarının tutulması, toplantı gündemin gönderilmesi, tartışmaların ve farklı
görüşlerin kaydedilmesi gibi konuların da kurala bağlanarak katılımcılık
konusundaki olası tereddütlerin giderilmesi gerektiği,
- Bölgesel yayınların denetimine olanak verecek bir maliyet yapısının ortaya
konulması, bu çerçevede İngiltere vb. ülkelerdeki gibi birden fazla akredite 1650
denetim firması ile çalışılması veya diğer ülkelerde ABC’nin kardeş kuruluşları
tarafından akredite edilen teşebbüslerin belirli koşullar çerçevesinde ülkemizde
de denetim yapabilmesine olanak sağlayacak bir yapının oluşması gerektiği,
- Denetim standartlarının sık sık değiştirilmesinin standartlara ve ölçümlere olan
güvenilirliği ve karşılaştırılabilirliği azalttığı dikkate alındığında, bu standartların
en başta kapsamlı ve objektif olarak belirlenmesi ve olası değişikliklerin az
sayıda olmasını, katılımcı bir şekilde belirlenmesini ve abonelik sistemi ile
çalışan gazeteler açısında ayrımcılık yaratmayacak şekilde uygulanmasını
sağlayacak bir yapılanmanın oluşturulması gerektiği,
- Ayrıca, okuyuculara bedelsiz olarak sunulan ve sadece reklâm gelirlerine bağlı 1660
olarak varlığını sürdüren gazetelerin de uzun vadede medya sektöründe yer
alabileceğinde hareketle, denetim standartlarının ve üyeliklerinin bunları da
kapsayacak şekilde belirlenmesi gerektiği,
yukarıda sayılan hususları karşılayacak ve tereddütleri giderecek düzenlemelerin
yapılarak Rekabet Kurulu’na bildirilmesi durumunda ABC Türkiye oluşumunun
yeniden değerlendirilebileceği, aksi takdirde ABC Türkiye’nin yönetiminde temsilcisi
bulunun teşebbüs ve teşebbüs birlikleri hakkında Kanun kapsamında işlem
başlatılacağı sonucuna ulaşılmıştır.
J. SONUÇ 1670
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1. a) Zaman Gazetesi’nin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırıldığı hususunda,
denetim standartlarının sıklıkla değişmesi ve Zaman Gazetesi’nden yeni
taleplerde bulunulmasının ardındaki nedenin Zaman Gazetesi’ne ilişkin ön yargılı
algılama veya güven eksikliği olduğu; ABC Türkiye’nin Zaman Gazetesi’ni bu
oluşumun dışına iterek rekabeti kısıtlamaya yönelik kasıtlı bir faaliyet içinde
olduğuna dair her hangi bir delile rastlanmamış olmakla birlikte, yapılan
uygulamaların Zaman Gazetesi’nin veya sisteme dahil olan ve abonelik sistemiyle
satış yapan başka bir yayıncının süreli yayınlar reklam yeri piyasasındaki
faaliyetlerini zorlaştırıcı etki doğurabilecek nitelikte olduğuna; ABC Türkiye’nin 1680
faaliyete geçmesinden bu yana kısa bir süre geçmiş olması, ABC ölçütlerinin ve
07-34/347-127
41
denetiminin henüz bir endüstri standardı haline gelmemiş olması ve Zaman
Gazetesi’nin faaliyetlerini zorlaştırdığına dair bir bulguya da rastlanmaması
nedeniyle bu aşamada ABC Türkiye hakkında Kanun’un 4. ve 6. maddeleri
kapsamında soruşturma açılmasına gerek olmadığına;
b) Ancak, ABC Türkiye’nin Türkiye’deki toplam tirajın %70’ini denetliyor olması ve
sektörde belirleyici rol üstlenme yönündeki çalışmaları da dikkate alındığında,
abonelik sistemi ile çalışan gazeteleri dışlama ihtimali olan uygulamaların
etkilerinin yakın bir zaman diliminde ortaya çıkabilecek nitelikte olması nedeniyle,
4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ABC Türkiye’nin, 1690
denetim standartlarını bu kararın değerlendirme kısmında yer verilen ilkeler
doğrultusunda katılımcı bir şekilde belirleyip, objektif, kapsamlı, karşılaştırılabilir
ve istikrarlı bir hale getirerek 90 gün içinde Kurul’a tevsik etmesine;
2. a) ABC Türkiye’nin öngördüğü denetim bedelinin yüksekliğinin küçük teşebbüsleri
dışlama amacından kaynaklanmadığı, iki büyük medya kuruluşunun aynı
zamanda dağıtım şirketlerine sahip olmasından kaynaklandığı ve belirli bir tirajın
altında kalan gazeteler için daha düşük bir bedel talep edilmesi hususunda
çalışmalar yaptıkları dikkate alındığında, bu aşamada konuya ilişkin soruşturma
açılmasına gerek olmadığına,
b) Ancak 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ABC 1700
Türkiye’ye; Rekabet Kurulu kararının kendilerine tebliğinden itibaren 90 (doksan)
gün içinde Denetim standartlarında gerekli değişiklikleri yapması ve üye olan
yayıncıların birden fazla denetim şirketi ile çalışmasına ve denetim bedelinin
rekabetçi bir düzeyde belirlenerek aşağı çekilmesine olanak sağlayacak bir
akreditasyon sistemi oluşturması ve bu durumu Kurul’a tevsik etmesine,
3. a) Menfi tespit kararının verildiği günden bu tarafa ABC Türkiye Kuruluş
Sözleşmesi’nde ve Denetim Standartları’nda yapılan değişiklikler, ABC’nin mevcut
yapısının ve uygulamalarının Rekabet Kurulu’nun ABC oluşumuna menfi tespit
belgesi vermesi aşamasında ısrarla vurguladığı çoğulculuk, şeffaflık ve objektiflik
ilkelerinin gereklerini karşılamaktan uzak olduğu ve şu anki yapısı ile iki büyük 1710
medya kuruluşu dışındaki medya kuruluşlarının katılımını sağlamada yetersiz
kaldığı, sürekli değişen denetim standartları nedeniyle belirli bir piyasa gücüne
sahip olmayan kuruluşlarının denetim dışı kalma ve dolayısıyla olası reklam
gelirlerinden mahrum kalma riskinin bulunduğu ve bu durumun yayıncılık
piyasasındaki rekabeti kısıtlayacağı dikkate alındığında, Rekabet Kurulu
tarafından ABC Kuruluş Sözleşmesi’ne verilmiş olan menfi tespit belgesinin,
4054 sayılı Kanun’un 13. maddesinin (a) bendi gereğince 1.5.2005 tarihinden
itibaren geçerli olmak üzere geri alınmasına,
b) Ancak, 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesinin son fıkrası uyarınca taraflara
herhangi bir cezai müeyyide uygulanmasına yer olmadığına, 1720
4. Tirajların doğru ve objektif bir şekilde ölçümünün gerek gazete ve dergiler
gerekse reklamverenler açısından önemli ve gerekli olduğu dikkate alındığında;
ABC’nin bu kararın değerlendirmeler kısmında belirtilen önerileri dikkate alacak
şekilde;
- medya kuruluşlarının ABC yönetiminde tiraj vb. kıstaslara bağlı olmaksızın eşit
bir şekilde temsilini sağlayacak,
07-34/347-127
42
-yönetime ilişkin ilkelerin, kararların ve görüşlerin oluşturulması ve
değerlendirilmesine ilişkin kayıt standartları ve kuralları oluşturularak bunlara bağlı
kalınmasını sağlayacak,
- katılımcılık konusundaki olası tereddütleri giderecek, 1730
- bölgesel yayınların denetimine olanak verecek bir maliyet yapısının ortaya
koyacak, birden fazla denetim firması ile çalışılmasına olanak sağlayacak,
- denetim standartlarının kapsamlı ve istikrarlı bir şekilde belirleyerek abonelik
sistemi ile çalışan gazeteler açısından ayrımcılık yaratmayacak şekilde
uygulayabilecek,
- denetim standartları ve üyeliklerini okuyuculara bedelsiz olarak sunulan ve
sadece reklâm gelirlerine bağlı olarak varlığını sürdüren gazeteleri de kapsayacak
şekilde oluşturan bir yapılanmaya gittiği ve bunu 90 (doksan) gün içinde Rekabet
Kurulu’na tevsik ettiği takdirde yeni yapılanmanın 4054 sayılı Kanun çerçevesinde
yeniden değerlendirilebileceğine; 1740
5. Yukarıda sayılan hususları karşılayacak ve tereddütleri giderecek düzenlemelerin
belirtilen süre içinde yapılarak Rekabet Kurulu’na bildirilmemesi durumunda ise;
4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem başlatılacağının ilgili taraflara bildirilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy