Khan / Birleşik Krallık – 11987/11 - 28.1.2014 tarihli Karar [IV. Bölüm]
Olaylar – Pakistan vatandaşı olan başvuran, 2006 yılında öğrenci vizesi ile Birleşik Krallık’a gelmiştir. 2009 yılında başvuranın yanı sıra dört Pakistan vatandaşı daha terör eylemleri gerçekleştirme şüphesiyle gözaltına alınmışlardır. Bu kişiler hapis cezası almadan polis tarafından serbest bırakılmış; ancak sınır dışı edileceklerine ve göçmen hapishanesine götürüleceklerine dair bir bildirim almışlardır. Başvuran kendi isteği ile Birleşik Krallık’tan 2009 yılında ayrılmıştır. Başvurana, 2009 yılının Aralık ayında, kendisinin Birleşik Krallık’ta kalmasının kamu yararına olmayacağı sebebi ve ulusal güvenliğe ilişkin sebepler dolayısıyla Devlet Bakanı’nın bu ülkede kalma iznini iptal etme kararına ilişkin bir mektup tebliğ edilmiştir. Mektupta ayrıca başvuranın radikal İslamcı eylemlere karışmış olmaktan yargılandığı da bildirilmiştir. Başvuranın izninin iptal edilmesi kararına itirazı Özel Göçmen İtiraz Komisyonu (“SIAC”) tarafından reddedilmiştir. Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptığı başvuruda, diğerlerinin arasında, Sözleşme’nin 2, 3, 5 ve 6. maddelerinin ihlal edildiğinden şikayetçi olmuştur.
Hukuki değerlendirme – 1. madde: 2, 3, 5 ve 6. maddelerin mevcut davada ihlal konusu olup olmaması, başvuranın Birleşik Krallık’ın “yargı alanında” olup olmadığı hususunu gündeme getirmiştir. Bir Devletin 1. madde kapsamında yargısal yetkinliği öncelikle bölgeseldir; ancak Mahkeme bu ilkeye yönelik, “Devlet temsilcisine yönelik yetki ve kontrol” ve “bir bölgeye yönelik etkin kontrol” olmak üzere iki istisna sunmuştur[1]. Başvuranın gönüllü olarak Pakistan’a döndüğü mevcut davada, özellikle de başvuran Pakistan’daki İngiliz diplomat ve elçilik temsilcilerinin davranışları ile ilgili şikayette bulunmadığından ve bu ülkede Birleşik Krallık temsilcileri tarafından herhangi bir kontrole tabi tutulmadan hayatına devam etmekte özgür olduğundan dolayı bu iki istisna da geçerli olmamıştır. Ayrıca, başvuranın belirttiklerinin aksine, bir Sözleşmeci Devletin yargı alanında bulunup oradan gönüllü olarak ayrılan bir kişi ile aynı Devletin yargı alanında hiç bulunmamış bir kişi arasında bir ayrım yapılması için herhangi bir gerekçe bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra, Mahkeme’nin içtihatlarında da Devletin 3. madde kapsamındaki yükümlülüklerinin, kişiler Devletin yargı yetkisi kapsamı dışında dahi olsa bu kişilerin aleyhinde karar verilmesinde söz konusu hükmü göz önünde bulundurmalarını gerektirdiğine yönelik, başvuranın iddialarını destekleyecek herhangi bir unsur bulunmamaktadır. Son olarak, yargı yetkisi yalnızca SIAC önündeki davalar temel alınarak belirlenemez. Yalnızca başvuranın kalma izninin iptaline itiraz etme hakkından faydalanmış olmasının bile, kendisinin Pakistan’da karşılaşma riski olduğunu iddia ettiği kötü muamele, tutukluluk ve yargılamaya ilişkin şikayetlerinin Birleşik Krallık’ın yargı yetkisi kapsamına girip girmeyeceği üzerinde doğrudan bir etkisi bulunmamaktadır; konuyla ilgili olan, yalnızca başvuranın şikayetinin konusu olan unsurlardır.
Sonuç: kabul edilemez (uyumsuz ratione loci)
[1] Bk. Al-Skeini ve Diğerleri / Birleşik Krallık [BD], 55721/07, 7 Temmuz 2011, 143 Sayılı Bilgi Notu
Full & Egal Universal Law Academy