T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİKARAR
ESAS NO: 2015/919 Esas
KARAR NO: 2022/206
HAKİM:... ...
KATİP: ... ...
DAVACI/KARŞI
DAVALI: ... -(...) ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI/KARŞI
DAVACI: ...(...)
VEKİLİ: AV. ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/04/2015
KARAR TARİHİ: 03/03/2022
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: ...
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
TALEP : Davacı/karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkil öğrenci sevrisi taşıma işi ile istigal ettiğini, davalının da kendisine ait ... ve Anaokulu adı altına kreş ve anaokulu bulunduğunu, müvekkil davalı borçlunun öğrencilerine taşıma hizmeti verdiğini, bu hizmeti için davalıya 2014 yılı altıncı ayına kadar fatura tanzim etmiş, ancak davalı taraftan iş bu fatura bedellerini tahsil tahsil edemediğini, alacağın tahsili için borçlu/davalı hakkında icra takibi açma zorunluluğun hasıl olduğunu, davalıya müvekkil tarafından 2014 yılı 6,7,8,9,10 aylara ilişkin taşıma hizmeti sürdürülmüş ve bu aylara ilişkin fatura da 26.829,92 TL olarak davalı borçluya ihtarname ile tebliğ edilmediğini, iş bu bedelden müvekkile sadece 21.000,00 TL parça parça ödenmiş ancak başkaca bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle bakiye 6.829,92 TL'nin davalıdan fatura tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, davalı borçlunun Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptaline, takibin devamına, takip miktarının %20'sinden az olmamak kaydı ile davalı borçlunun inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı/karşı davacının cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkil arasında taşıma hizmet sözleşmesi bulunduğunu, davacının müvekkile ait anaokulu öğrencilerinin servisi ile ilgili yapmış olduğu hizmete karşılık bütün hakları tamamen ödendiği halde haksız yere icra takibi başlatıldığını ve devamında da haksız olarak davanın açıldığını, davacı 2013-2014 öğretim yılı çerçevesinde hizmet vermiş takiben 2014-2015 yılı öğretim yılında da aynı şekilde servis hizmeti için anlaşma yapılmış olduğu halde taşıma hizmetini vermeyerek müvekkili maddi ve manevi olarak zarara uğrattığını, müvekkil ile davalı arasında 05/06/2014 tarihli hizmet sözleşmesi imzalanmış olup, bu hizmet sözleşmesinde geçmiş döneme ilişkin hesaplaşma yapılmış 2014 yılı Nisan ayı sonuna kadar 13.000,00 TL alacağı olduğu, ayrıca Mayıs ayı alacağının olduğu sözleşmeye yazıldığını, taraflarca imzalanan bu sözleşmeye gere davacının geçmiş döneme ait 13.000 Mayıs ayı 4160 TL olmak üzere toplam 17.160,00 TL alacağının olduğu hesaplaşma suretiyle anlaşıldığını, bu tutarın müvekkil tarafından ödendiğini, diğer yandan davacı 2014-2015 yılına ait 05/06/2014 tarihli sözleşmeyi imzalamış olduğu halde bu tarihten itibaren işi terk ederek müvekkilini zor durumda bırakdığını, söz konusu döneme ait hizmetin ..., ... plakalı araçlarla ..., ... adlı kişiler tarafından sağlandığını, davacı tarafından 12/01/2015 tarih ve ... sayılı Adana 14.Noterliği ihtarıyla 26.829,00 Tl tutarındaki alacağın ödenmediği ihtar edildiğini, ihtardan sonra ve geçmişe dönük faturaları dayanak yaparak 14/010/2015 tarihinde Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı dosyasından takip başlatılmasın bir çelişki ve kötü niyet göstergesi olduğunu, davacının 2013 yılından beri alacağı olduğu iddiası hayatın olağan akışı ve ticari teamüllere aykırı olduğunu, o zamandan beri ödemelerin bir çoğunun nakden elden ödendiği halde bunu inkar etmesi karşısında 2014 yılına kadar servis hizmetlerini maddi olarak yapabilmesinin mümkün olmadığını haksız takip nedeni ile müvekkil lehine 10.000,00 TL manevi tazminat taleplerinin olduğunu beyan etmiştir.
Davalı/karşı davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davacı arasında imzalanan 05/06/2014 tarihli servis taşımacılığına ilişkin sözleşme gereğince edimini davacı yerine getirmediğini, 2014-2015 öğretim döneminde ....Ltd.Şti.'nin servis hizmetini yaptığı ... ödeme dekontlarından anlaşıldığını, davacının işi terk etmesi nedeniyle bu tarihten sonra servis işi ... ve ... adlı kişiler tarafından yapıldığını, bahsedilen sözleşme gereğince dönem içerisinde işi bırakma durumunda doğacak mağduriyet için kalan ayların toplam servis ücretinin yarısı tazminat olarak müvekkil ... Anaokuluna ödenmesinin gerektiğini, 2014/2015 Eğitim Öğretim dönemi Eylül 2014 tarihinde başlayıp Haziran 2015 tarihinden sona erdiğinde bu döneme ilişkin toplam 10 aylık servis ücreti 40.000,00 TL olup bunun yarısı olan 20.000,00 TL'nin müvekkile tazminat olarak ödenmesi gerektiğini, müvekkiline ait ... plakalı aracın davacıya satılmış olup, davacı tarafından araç bedeli ödenmemiş ancak 04/12/2012 tarihli tahsilat fişinde davacının alacağı ile mahsuplaşma yapıldığını, söz konusu mahsuplaşmada araç bedeli 42.000,00 TL kabul edilerek hesap edilen 44.211,00 TL alacaktan düşürülmüş ve 2.211,00 TL alacak bakiyesi kaldığını, davacının araç bedeli ile ilgili hiçbir ödeme yapmadığı alacağı ile mahsuplaştığı halde tahsilat fişinin para ödenmiş gibi düzenlenmiş olması karşısında müvekkilinin 8.150,00 TL bakiye alacağı olduğu açıkça yazıldığını, söz konusu 04/12/2012 tarihli tahsilat fişinde mahsuplaşma gerçekleşmiş olduğu halde bunun davacı tarafından inkar edilmiş olması durumunda açıkça anlatılan alacak bakiye davalarının konusu edildiğini, müvekkil defter ve belgeleri incelendiğinde ve ödeme dekontlarına göre davacıya 2014 yılında fazladan avans ödemesi yapıldığını, bilirkişi tarafından incelendiğinde de görüleceği üzere davacının 2014 yılı beş aylık hizmet faturası 34.111,00 TL olduğunu, ancak davalıya müvekkil tarafından toplam 38.978,00 TL ödeme yapıldığını, fazladan avans olarak ödenen tutar 4.867,00 TL olduğunu, müvekkil ile davacı arasında en son hesaplaşma ve sözleşme 05/06/2014 tarihi itibariyle yapılmış olup, bu sözleşme esas alındığında bu tarihten önce Nisan ayı sonuna kadar müvekkilinin bakiye borcu 13.000,00 TL Mayıs ayı hizmet bedeli 4.160,00 TL olduğu halde 17.160,00 TL alacağı taraflarca mutabakata varıldığını, ödeme dekontlarına göre söz konusu borcun fazlasıyla ödendiğini belirterek, müvekkil lehine 10.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini, haklı olan karşı davalarının kabulü ile; davacı karşı davalıdan 32.950,00 TL alacağının olduğunun tespiti ile davalıya ödettirilmesine, masraf ve vekalet ücretinin davacı karşı davalıya ödettirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat talebine ilişkin olup; davacı ile davalı arasında öğrenci taşıma işi ile nedeni ile davacının 107.239,00 TL alacağının çıktığını, davalı tarafından borcun ödenmemesi nedeni ile Adana 3. İcra müdürlüğünün 2015/... esas sayılı takip dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalı/borçlu tarafından icra takibine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davalının yapmış olduğu itirazın haksız olması nedeni ile itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dava İcra İflas Kanunu 67. Maddesine dayanan itirazın iptali davasıdır.
Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine toplam 114.003,60 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafındanborca, takibe, faiz ve ferilerine itiraz edildiği, bu nedenle takibin durduğu anlaşıldı.
Mahkememizce bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişiler tarafından 03/10/2016 tarihli raporunda; davacının 2013 yılı defterlerinin boş olduğu(yevmiye defterinin sadece 46.sayfasında kapanış bilançosunun yazılı olduğu) 2014 yılına ait defteri kebir ile envanter defterinini hiç işlenmediği, davacının 2013 yılı bilançosuna göre davalıdan 2013 yılından dolayı alacağının bulunmadığı, davacının davalıdan alacağının olmadığını mahkememize bildirmişlerdir.
Tarafların bilirkişi raporuna karşı beyanları doğrultusunda ek rapor düzenlenmesi için bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişiler tarafından 19/06/2017 tarihli raporunda; davacının 2013 yılı defterlerinin boş olduğu,(yevmiye defterinin sadece 46.sayfasında kapanış bilançosunun yazılı olduğu) 2014 yılına ait defteri kebir ile envanter defterinin hiç işlenmediği, davacının 2013 yılı bilançosuna göre davalıdan 2013 yılından dolayı hiç alacağının olmadığı, kök rapordan sonra davacı tarafından ibraz edilen defterlerin noter tasdikli olmadığı, resmi nitelik taşımadığı, her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğu, bundan dolayı da sahibi lehine delil teşkil etmediği, dosya kapsamına göre, davacının takip/dava tarihi itibariyle davalıdan alacağının olmadığı, davalının dava tarihi itibariyle davacıdan 5.840,00 TL alacağının olduğunu mahkememize bildirmiştir.
Dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olduğu, mahkemece alınan 22/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda; incelenen davacı şirkete ait 2013-2014 yılı açılış ve kapanış tasdik tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, fakat yıl içerisinde yapılan muhasebe kayıtlarının defterlere dökülmediği, 2013 yılı tasdikli yevmiye defterinin sadece 46.sayfasında 31/12/2013 tarihli kapanış kaydının yer aldığı, öncesindeki tüm sayfaların boş olduğu, 2014 yılında da defter dökümlerinin yapılmadığı bu anlamda ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacı yanın dava dosyasına sunmuş olduğu tasdiksiz defter dökümlerine göre 31/12/2014 yılsonu ve 14/05/2015 takip tarihi itibariyle davalı yandan 101.410,03 TL alacaklı göründüğü, ancak resmi defterler yazdırılmamış olduğundan söz konusu alacak bakiyesinin resmi ticari kayıtlar ile doğrulanmasının mümkün olmadığı, incelenen davalı şirkete ait 2013-2014 yılı açılış ve kapanı tasdik tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, bu anlamda ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı yanın kendi ticari defter kayıtlarına nazaran, 31/12/2014 yılsonu ve 14/05/2015 tarih tarihi itibariyle davacı yandan 6.106,25 TL alacaklı göründüğü, davalı yan ticari defterlerinde davacı yanın takibe ko4nu ettiği tüm faturaların kayıtlı olduğu dikkate alındığında, sorunun, davalı yanın tüm bu fatura bedellerini ödeyip ödemediğinin tespiti noktasında toplandığı, dosyaya sunulu ödeme dekontları, celp edilen belge ve dökümler dikkate alınarak yapılan değerlendirmelerde, rapor içerisinde detaylarına yer verilen ödeme kalemlerinin ispatlandığı ancak, diğer ödeme iddialarının ispata muhtaç durumda olduğu, tüm bunların dışında davacı yanın, davalı yanın yapmış olduğu ödemeleri ticari ilişki çerçevesinde yaptığını ispatlayamadığı, iddiaları, davalı yanın ise özellikle 05/06/2014 tarihli sözleşmede yer verilen 13.000,00 TL tutarındaki, önceki dönem bakiye mutabakatının dikkate alınması gerektiği yönündeki savunmaları dikkate alındığında, ayrıca davacı yanın bahse konu sözleşmedeki imzaları da reddetmesi karşısında, tarafların arasındaki borç alacak ilişkisinin taraf ticari defter kayıtları ve dosyaya sunulu ödeme dekontları ile tespitinin mümkün olmadığını belirtmişlerdir.
Dosyanın davacı vekilinin itirazları değerlendirilmek sureti ile İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak önceki bilirkişilerden ek rapor düzenlenmesinin istenildiği, bilirkişiler tarafından 27/05/2021 tarihli raporlarında; kök raporda yer verilen tespit ve değerlendirmeler özü itibariyle aynen muhafaza edildiğini mahkememize bildirmişlerdir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda davacı ile davalı arasında taşıma hizmet sözleşmesi nedeni ile alacağının ödenmemesi nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun talep edilen borca, takibe, ve ferilerine itiraz edildiği, bu nedenle takibin durmasına karar verildiği, dosyaya ibraz edilen bilimsel ve hüküm tesisine elverişli bilirkişi raporuna göre; davalı şirkete ait 2013-2014 yılı defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, takip tarihi itibariyle davacıdan 6.106,25 TL alacaklı olduğu, tüm faturaların davalı defterlerine kayıtlı olduğu, davalının bu fatura bedellerini ödeyip ödemediği, ödeme dekontları, ödeme kalemlerinin ispatlandığı diğer ödeme iddialarının davalı tarafından ispatnamadığı, davacının, davalının yapmış olduğu ödemeleri ticari ilişki çerçevesinde yaptığını ispatlayamadığı, davalının ise 05/06/2014 tarihli sözleşmede yer alan 13.000,00 TL tutarındaki önceki dönem bakiye mutabakatının dikkate alınması gerektiği yönündeki beyanları dikkate alındığında ayrıca davacının sözleşmedeki imzaları da kabul etmemesi dikkate alındığında, taraflar arasındaki borç-alacak ilişkisinin taraf ticari defter ve kayıtları dosyaya sunulan ödeme dekontları ile tespitinin mümkün olmadığı hususları dikkate alınarak davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, aleyhine delil niteliği taşıdığı, dosya kapsamına göre davalının ve davacının bilirkişi raporları ve ek raporları ile tarafların borç/alacak ilişkisi karşılıklı olarak ispatlanamadığından Asıl dava yönünden davanın reddine, Karşı dava yönünden davanın reddine,Davalı/karşı davacının manevi tazminat talebinin reddine,karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl dava yönünden davanın reddine,
-Asıl dava yönünden Alınması gereken 80,70 TL red harcından, peşin alınan 1.848,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.767,76TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde asıl davacıya iadesine,
-Davalı/karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 14.137,71 TL vekalet ücretinin davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya ödenmesine,
2- Karşı dava yönünden davanın reddine,
Davalı/karşı davacının manevi tazminat talebinin reddine,
-Karşı dava yönünden alınması gereken 80,70 TL red harcından, peşin alınan 734,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 653,30 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davalı/karşı davacıya iadesine,
-Maddi tazminat davası yönünden Davacı/karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya ödenmesine,
-Manevi tazminat davası yönünden Davacı/karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00TL vekalet ücretinin davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya ödenmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
4-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı 03/03/2022
Katip ...
Hakim ...