T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/885 Esas - 2022/248
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/885 Esas
KARAR NO: 2022/248 Karar
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: 1- ... ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: ... -...
DAVALI: 2- ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 20/11/2017
KARAR TARİHİ: 10/03/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 20/11/2017 tarihli dava dilekçesi ile; müvekkilinin 26/10/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığını ve vücudunun çeşitli yerlerinde kırıkların meydana geldiğini, davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı 2006 model ... marka aracın, müvekkili ...- ADANA istikameti ... karayolunu takiben seyir halinde iken ... Kavşağını yaklaşık 2 km geçtikten sonra yolun sağ tarafında bulunan petrol ofisinden çıkarak sola dönüşün yasak olduğu yoldan sola dönüş yaptığı sırada müvekkilinin kullandığı ... plakalı motosiklete hızla çarptığını, çarpması sonucu müvekkilinin BTM ile giderilemez şekilde ağır yaralandığını, davalının kazaya tam kusuruyla sebebiyet verdiğini, davacının kaza nedeniyle Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde günlerce yoğun bakımda kaldığını, 26/11/2016 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak başvuruya cevap verilmediğini, davacının astsubay olarak görev yapmaktayken bu kazayı geçirdiğini, mesleğinin gerektirdiği spor faaliyetlerini ve hareketlerini yapamadığı için girdiği sınavlarda başarısız olduğunu ve görevinde yükselemediğini, mesleki olarak ilerlemesinin bu kaza nedeniyle durduğunu, acı ve elem duyan davacı için manevi tazminat talep etmelerinin de gerektiğini beyan ederek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 100 TL geçici maluliyet tazminatının, davalı sigorta şirketi yönünden başvuru tarihi olan 25/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle, 500 TL kalıcı maluliyet tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden başvuru tarihi olan 25/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle bilirkişi tarafından tespit edilecek gerçek zarar ve tazminatı dava ve talep etme ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla davalılardan tahsiline, 20.000 TL manevi tazminatın davalı ...’dan 26/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP:
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 18/12/2017 tarihli cevap dilekçesi ile; davalı müvekkilinin dava konusu olayda üzerine düşen yükümlülüklerine yerine getirip davacı yanın gerekli evraklarla başvurusu üzerine yaptırılan aktüerya hesabı sonucunda davacı yana 28/11/2017 tarihinde 4.091,00 TL ödemede bulunduğunu, bu nedenle davalı müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğinden işbu davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirkete sigortalı aracın asli kusurlu olduğu iddiasının yersiz olduğunu, Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/... Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporu ve beyanlar ışığında kusur oranlamasının İstanbul ya da Ankara Trafik İhtisas Daire Başkanlığı tarafından yapılmasının gerektiğini, davacı yanın 100,00 TL üzerinden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak açtığı işbu davada geçici işgörmezlik tazminatı talebinin poliçe teminatı dışında bulunduğunu, geçici iş görmezlik tazminatı talebinin zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi genel şartnamesinin A.5 maddesinin b bendi uyarınca sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu, davacı yanın işbu davasının bu yönden de reddinin gerektiğini, davacı yanın dava konusu olayda kazanın meydana gelmesindeki kusuru dışında, davacı yanın motorsiklet kaskının ve dizliklerinin takılı olmaması, sürücü belgesinin olmaması nedeniyle efor kaybının artmasında müterafik kusurunun bulunduğunu, davacı yanın işbu müterafik kusuru nedeniyle TBK. Madde 51 ve 52 uyarınca %20 müterafik kusur indiriminin yapılmasının yasa ve içtihat gereği olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber davacı yanın zararının uzman ve teknik bilirkişiler eliyle hesaplanmasının gerektiğini, ayrıca davacı yanın bu trafik kazasından dolayı Sosyal Güvenlik Kurumundan yardım alıp almadığının ve ekonomik durumunun da araştırılmasının gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerlerin nazara alınmasıyla hesaplanmasının gerektiğinin, riziko tarihindeki destekten yoksun kalınan miktarın peşin sermaye değerinin tespitinin gerektiğini, riziko tarihinden sonraki katsayı ve değer artışlarının nazara alınmayacağını, davacı yanın eksik evraklarla başvuru tarihi olan 26/11/2016 tarihinin yasa ve poliçe şartnamesine göre temerrüt tarihi olamayacağını, müvekkilinin başvuru üzerine ödeme yapması nedeniyle temerrütten bahsedilemeyeceğini beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
YARGILAMA:
Mahkememizce, dava konusu kazaya ilişkin Adana 18.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/... sayılı dosyası, Adana Trafik Tescil Şube Müdürlüğünden, Davalı ... Aş.'den, Yalova İl Emniyet Müdürlüğünden, Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğünden, Yalova Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünden, Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliğine ve Yalova Devlet Hastanesi Başhekimliğinden tedavi belgeleri, araç kaydı ve hasar dosyası celp edilmiş, davacının ve davalıların sosyal ekonomik durumu araştırılarak, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı sorgulanmıştır.
Mahkememizce, meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının tespiti bakımından bilirkişiden alınan raporda; 11/04/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasının oluşumunda, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın %100 (YÜZDE YÜZ) aranında tamamen kusurlu olduğu, aydınlatmaların bulunmadığı karanlık yolda doğru istikamekte normal olarak seyretmekte olan ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ün ise kusuru olmadığı belirtilmiştir.
Mahkememizce İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan 22/09/2020 tarihli maluliyet raporunda özetle, davacının tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı belirtilmiştir.
Mahkememizce, hesap bilirkişisinden alınan 08/02/2021 tarihli raporda özetle; Olayın meydana geliş şekli, kazazedenin yaşı, gelir durumu, maluliyet oranı ve kazadaki kusur oranı tüm belgeler birlikte değerlendirildiğinde davacı ... için talep edilebilecek; geçici işgöremezlik tazminatının ve sürekli işgücü kaybı tazminatının bulunmadığı belirtilmiştir.
GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Davanın, TBK'nun 54/3 ve 55.md gereğince açılmış ve çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden kaynaklanan maddi-manevi tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının tüm vücut engellilik oranının %0 olması sebebi ile kalıcı işgöremezlik zararının oluşmadığı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği rapor edilmiş ise de davacının iyileşme süresinde maaşının tamamını aldığı, geçici işgöremezlik sebebi ile eksik ödeme yapılmadığı, geçici işgöremezlik zararının oluşmadığı anlaşıldığından maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesi ile talep olunan manevi tazminata ilişkin talep yönünden; 6098 sayılı TBK m. 56. Maddesi uyarınca, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Mahkememizce aldırılan kusur raporu ve maluliyet raporu birlikte değerlendirildiğinde 11/04/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasının oluşumunda, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın %100 (YÜZDE YÜZ) aranında tamamen kusurlu olduğu, aydınlatmaların bulunmadığı karanlık yolda doğru istikamekte normal olarak seyretmekte olan ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ün ise kusuru olmadığı, davacının tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, davacı ... için talep edilebilecek; geçici işgöremezlik tazminatının ve sürekli işgücü kaybı tazminatının bulunmadığı, kazanın oluşmasında davalı ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın asli kusurlu olması, manevi tazminatın zenginleşmeye sebebiyet vermemesi, kazayı özlenir hale getirmemesi, davalı yanı ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin, davalıyı, gerekli özeni gösterme konusunda daha dikkatli olmaya sevk etmek hedeflenerek ve davacının yaralanmasına sebebiyet veren kaza nedeniyle davacının duyduğu elem ve acı ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları da dikkate alınarak, manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile;6.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminata ilişkin davanın REDDİNE,
2-Manevi tazminata ilişkin davanın KISMEN KABULÜ İLE;
-6.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Maddi tazminata ilişkin alınması gereken 80,70 TL red harcından, 31,40TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 49,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Manevi tazminata ilişkin alınması gereken 409,86 TL karar harcının davalı ...'dan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından maddi tazminat yönünden yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı tarafından manevi tazminat yönünden yapılan 31,40 TL başvuru gideri, 2.236,45 TL (bilirkişi raporu, posta gideri) yargılama gideri olmak üzere toplam 2.267,85TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 1.747,57 TL'nin davalı ... davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ... dan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,
8-Davalı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,
9-Davalılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap olunan 600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu DAVALILARA ÖDENMESİNE,
10-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2022
Katip ...
Hakim ...