T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/674 Esas
KARAR NO: 2022/355 Karar
İcra dosyası : Mersin 4. İcra Müdürlüğü 2016/... Esas
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... -
...
VEKİLLERİ: Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVALI: ... -
...
VEKİLLERİ: Av. ... - ...
Av. ... - ...
Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/06/2017
KARAR TARİHİ: 07/04/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan ve Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/... E. - 2018/... K. Sayılı yetkisizlikle mahkememize gönderilen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesine 2017/... E. Sayılı dosyasına sunmuş olduğu 18/06/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ... numaralı hattından kaynaklı ödenmemiş 3 adet fatura alacağının bulunduğu, davalı tarafın ödemede bulunmaması üzerine davalı şirket hakkında Mersin 4. İcra Müdürlüğünün 2016/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra yoluyla takip başlattıklarını, ekte sunmuş oldukları fatura bilgilerinden de anlaşılacağı üzere davalı tarafın müvekkil şirkete borcu bulunduğunu, davalı şirket tarafında haksız ve kötü niyetli itirazın üzerine takibin durdurulduğunu, fatura bilgilerinden borcun belli olduğunu beyan ederek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ayrıca alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili vasıtasıyla verdiği 21/08/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Menfi tespit ve istirdat davaları davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceği, somut olayda müvekkili firmanın faaliyet adresinin ... Mah. ... Sok. No ... .../... olduğundan dolayı Adana Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, takip konusu alacaktan kaynaklı Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/... esas sırasına kayıtlı menfi tespit davası açıldığını, adı geçen dosyanın bekletici mesele yapılmasını, yetki itirazının kabul edilmediği takdirde bu dosya ile Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/... esas sayılı dosyasının birleştirilmesini, birleştirme talebinin kabul olmadığı taktirde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın öncelikle 28/07/2017 tarihinde Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2017/... E. - 2018/... K. Sayılı yetkisizlik kararı verilerek mahkememize gönderildiği görülmüştür.
YARGILAMA ve GEREKÇE:
Mahkememizce, Mersin 4. İcra Müdürlüğünün 2016/... Esas sayılı takip dosyası ve Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/... Esas sayılı dosya örneği celp edilmiştir.
Mersin 4. İcra Müdürlüğünün 2016/... Esas Sayılı dosyasında davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine toplam 10.229,70TL tahsili amacıyla icra takibi açıldığı, borçlu tarafın itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/... Esas 2018/... karar sayılı dosyasının incelenmesinde, dosyamız davalısı tarafından 26/01/2015 tarihinde menfi tespit davası açıldığı, davaya konu 21/12/2021 tarihli toplu SMS sözleşmesi üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı, davacı şirket .... adına atfen atılan imzaların davacı şirket temsilcileri olan ..., ... ve ...'a ait olmadığı, bu nedenle davacının davaya konu fatura dönemine ilişkin kullanımlarının normal tarife uyarınca bilirkişilere hesaplattırıldığı ve davacının davaya konu fatura dönemi içerisinde normal tarife uyarınca yapılan hesaplama sonucu 1.652,12TL lik kullanımı olduğu tespit edilerek, davacının davaya konu 31/12/2014 tarihli 9.157,50 TL lik fatura nedeni ile 7.505,38 TL borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun 23/03/2021 tarihinde esastan reddine kesin olarak karar verildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasının bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi ...'nin mahkememize sunmuş olduğu 10/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda; 21.12.2012 tarihli SMS sözleşmesi üzerinde yapılan incelemede davalı şirket adına atfen atılan imzaların, şirket temsilcilerine ait olmadığının belirlenmesi sebebiyle Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/... Esas sayılı dava dosyasına da konu olan 9.157,50 TL faturanın yerine normal tarifeye göre indirimsiz olarak hesaplanan fatura bedelinin 1.652,12 TL olması gerektiği, hatalı hesaplanan 9.157,50 TL bedelli faturanın son ödeme tarihinde ödenilmemesi üzerine müteakip dönemlerdeki dava konusu diğer 2 fatura kapsamında tahakkuk eden gecikme bedellerinin de talep edilemeyeceği, dolayısıyla bu faturalarında yapılan yeniden hesaplamalarda tutarlarının 55,30 TL olarak düzeltilmesi gerektiği, sonuç itibari ile davalının dava konusu olan 3 adet fatura dolayısıyla toplam borcunun 1.762,72 TL olduğu, bu faturalardan sorumlu olunan 1.652,12 TL nin, ilk faturada 9.157,50 TL olarak yansıtılmış olması nedeni ile Adana 1.Asliye Ticaret mahkemesinin 2015/... esas ve 2018/... karar nolu sayılı menfi tespit davasında yapılan yargılamanın da konusu olduğu belirtilmiştir.
Davalı vekilinin itirazıyla dosya tekrar bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 04/02/2020 ek raporda özetle; davalı vekilinin rapora karşı yaptığı itirazlarda, 1.652,10 TL tutarlı borç kabul edilse dahi; otomatik ödeme talimatı nedeni ile bu bedellerin tahsil edilmiş olduğunu beyan etmiş bulunduğundan arz edilen ödeme tablosunun incelenmesinde, ödeme yapılan faturaların dava konusu faturalar olmadığı, dava konusu olan 3 adet faluranın açıkça görüldüğü üzere hukuka sevk edildiği dolayısıyla dava konusu olması nedeni ile ödenilmemiş olduğu, davacı vekili itirazlarında, davaya konu SMS sözleşmesinin 21.12.2012 tarihinde davalı tarafından imzalandığını beyan etmişse de yapılan hesaplamalarda 2015/... Esas sayılı dava dosyasında alınan ve sayın Mahkeme tarafından da kabul edilen bilirkişi raporlarına göre; 9.157,50 TI. tutarlı faturanın davalı tarafından kabul ve imza edilmeyen sözleşmeye istinaden, tek taraflı olarak haksız yere tahakkuk ettirilmiş olması nedeni ile bu bedelin ödenilmemesi, dolayısıyla gecikme bedelinin de talep edilemeyeceği kanaatine varıldığı belirtilmiş, dosya itirazlar doğrultusunda tekrar ek rapora gönderilmiş, bilirkişi 06/07/2021 tarihli 2.ek raporda, ödeme yapıları faturaların dava konusu faturalar olmadığı, dava konusu olan 3 adet faturanın açıkça görüldüğü üzere hukuka sevk edildiği dolayısıyla dava konusu olması nedeni ile ödenilmemiş olduğu, ayrıca dava konusu olan Ocak 2015 son ödeme tarihli 9.157,50 TL bedelli yüksek meblağlı ilk faturanın otomatik ödeme talimatı ile ödenilmediği müteakiben düzenlenen ( şubat, mart, nisan, mayıs, haziran ve temmuz 2015 dönemlerine ait ) faturaların eski borç hanelerinde de ödenilmediğinin belirtildiğinin görüldüğü, sonuç olarak; kök ve ek raporda belirtilen hesaplamalar ve tespitleri değiştirecek nitelikte yeni bir belge ve bilgi bulunmadığı belirtilmiştir.
Mahkememiz dosya faiz hesabı ve taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi için hesap bilirkişine tevdi edilmiş, bilirkişi Demet Meteoğlu’nun mahkememize sunmuş olduğu 09/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda; hatalı hesaplanan 9.157,50 TL bedelli fatura bedelinin davalı tarafa yansıtılmış olması nedeniyle, Adana 1.Asliye Ticaret mahkemesinin 2015/... esas ve 2018/... karar no ve Adana BAM 5.Hukuk Dairesi 23.03.2021 tarih 2019/... E. -2021/... Kararında 1.652,12-TL'lik kullanım olduğunun tespit edildiği, hatalı hesaplanan 9.157,50 TL bedelli faturanın son ödeme tarihinde ödenilmemesi üzerine müteakip dönemlerdeki dava konusu diğer 2 fatura kapsamında tahakkuk eden gecikme bedellerinin de talep edilemeyeceği, dolayısıyla bu faturalarında daha önceki bilirkişi tarafından yapılan yeniden hesaplamalarda tutarlarının 55,30 TL olarak düzetildiği, yapılan düzeltmeler sonucu davalı tarafından ödenen faturaların mahsubu ile yapılan hesaplama sorucunda; davacı kurumun takip tarihi itibari ile, asıl alacak 710,17-TL, faiz 49,85-TL olmak üzere toplam 760,02-TL alacağı olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafından davalı hakkında ödenmediği iddia edilen üç adet faturaya dayalı olarak Mersin 4. İcra Müdürlüğünün 2016/... Esas Sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafından ilk olarak Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde itirazın iptali davası açıldığı, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2017/... E. - 2018/... K. sayılı yetkisizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği, dosyamız davacısı tarafından Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/... Esas 2018/... karar sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığı, bu dosyadan yapılan yargılama sonucunda davacının davaya konu 31/12/2014 tarihli 9.157,50 TL lik fatura nedeni ile 7.505,38 TL borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun 23/03/2021 tarihinde esastan reddine kesin olarak karar verildiği, mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, davacının icra takibinde dayanmış olduğu faturalardan 9.157,50 TL lik fatura nedeni ile borçlunun 7.505,38 TL borçlu olmadığı, diğer iki faturanın hatalı hesaplanan 9.157,50 TL bedelli faturanın son ödeme tarihinde ödenilmemesi üzerine tahakkuk ettirildiği, ancak 9.157,50 TL bedelli faturanın davalı tarafından kabul ve imza edilmeyen sözleşmeye istinaden, tek taraflı olarak haksız yere tahakkuk ettirilmiş olması nedeni ile bu bedelin ödenilmemesi sebebiyle gecikme bedelinin de talep edilemeyeceği, hükme esas alınan bilirkişi raporları doğrultusunda bu faturaların tutarlarının 55,30 ' ar TL olduğu, davalı tarafından yapılan ödemelerin mahsubu sonucunda icra takibinde talep edilebilecek asıl alacağın 710,17-TL, faizin 49,85-TL olduğu anlaşılmış, bu sebeple davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
-Davalının Mersin 4. İcra Dairesinin 2016/... E. Sayılı yapmış olduğu itirazın 710,17TL asıl alacak, 49,85TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 760,02TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına,
2- Asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Davalının kötü niyet tazminat talebinin şartlar oluşmaması nedeniyle reddine,
4-Alınması gereken 80,70 TL harcın hazineye gelir kaydına, peşin alınan 123,55 TL harçtan mahsubu ile bakiye 42,85 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde DAVACIYA İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 1.441,40 TL bilirkişi, müzekkere, başvuru harcı ve tebligat gideri olmak üzere yargılama giderinden kabul red oranına karşılık gelen 107,08 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT'ne göre hesaplanan 760,02 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT'ne göre hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
10-Hüküm kesinleştiğinde varsa kullanılmayan gider avansının ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/04/2022
Katip ...
Hakim ...